TR

Olağanüstü Hal Yönetimi

Yazımız da olağanüstü yönetim şekilleri incelenecektir.Bunların yeni sistem karşısındaki konumları ve ohal sonrası kanunlaşan yasayla birlikte yeniden değerlendirilmesi yapılacaktır.

Yazımız 4 (dört) başlıktan oluşmaktadır:

  • Genel Olarak
  • Yeni Sistemde Ohal Nasıl Düzenlendi?
  • 7145 Sayılı Kanunun İncelenmesi
  • Ohal Sistemine Bir Öneri

1.Genel Olarak

Olağanüstü yönetim şekilleri devletlerin zor bir evrede tutunacakları bir dal misali anayasalarına koydukları meşru bir yönetim usulüdür.Meşruluğunu ait bulunduğu anayasadan alır.

Hukuk toplumsal hayatın vazgeçilmez bir unsurudur. Toplum zor zamanlardan gene hukuk vasıtasıyla kurtulmayı amaçlamalıdır..

Olağanüstü yönetim şekilleri bir geçişi veya bir sıkıntıyı daha hızlı ve etkili yollarla atlatmak, bu sürede devlet otoritesinin etkinliğini korumak amacıyla varlık gösterirler.

Deprem,sel gibi doğal afetlerde savaş,kalkışma,darbe gibi devletin bağımsızlığına yönelik eylemlerde devletler kamunun güvenliği, kişi hak ve hürriyetleri ve sorunların çözümü için bu usulleri çokça kullanır.Kullanmakta da fayda vardır. Zira bu usuller aracılığıyla çok hızlı çözümler üretilmekte ve sarsılan devlet otoritesi yeniden tesis edilebilmektedir.

Ülkemizde Ohal ve sıkıyönetim çokça kullanılmış anayasal yönetim biçimidir.En son 15 Temmuz 2016 tarihinde asker kılığına girmiş teröristler tarafından ülkemiz işgale açık hale getirilmeye çalışılmış ve halkımız ihanete dur demişti.20 Temmuz’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu Ohal ilan etmiş ve 2 yıl boyunca ülkemizde ohal varlığını sürdürmüştür.

Örnek Karar(Bakanlar Kurulu)

Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından alınan Ohal ilan kararı meclis onayına tabidir.

Örnek Karar(TBMM)

Ülkemizde uzun dönem sıkıyönetim veya ohal uygulanan bölgeler vardır:Örneğin Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bazı illerde 24 yıl boyunca olağanüstü yönetim usulleri varlık göstermiştir. 2

Anayasal düzeni sağlamak amacıyla ilan edilen sıkıyönetim ve olağanüstü hal(OHAL) kavramlarını tanımlayalım:

OHAL, anayasal düzenin belli oranda zedenlenmesi sonucu anayasal düzeni sağlamak üzere bir bölgede veya tüm ülkede 6 ayı geçmemek üzere ilan edilen,bazı yükümlülükleri içinde barındıran,geçici olarak temel hak ve hürriyetlerin kısmen veya tamamen durdurulmasına sebep olabilen, istisnaen vatandaşlara çalışma yükümlülüğü getiren olağan dışı anayasal yönetim biçimidir.OHAL kavramı ülkenin toplumsal bir sarsıntı sonucu anayasal düzenin sağlanamamasından ötürü söz konusu olmaktadır.3

Sıkıyönetim,anayasal düzenin büyük bir oranda zedelenmesi ve bu zedelenmeye OHAL’in yeterli gelmemesi sonucu, bir bölgede veya tüm ülkede 6 ayı geçmemek üzere ilan edilen,geçici olarak temel hak ve hürriyetlerin kısmen veya tamamen durdurulmasına sebep olabilen,yönetimin askeri organlar eliyle yürütülmesine imkan veren olağandışı anayasal yönetim biçimidir.4

OHAL ve Sıkıyönetim süresi boyunca alınan kararların hukukilik kazanması yani hukuki düzende karşılık bulması “kanun hükmünde kararname(khk)” ile mümkün olabilmektedir. KHK’lar yoluyla hızlı ve etkili kararlar alınmakta bu da bozulan anayasal düzenin biran önce olması gereken düzeye gelmesini sağlamaktadır. Etkili olmakla birlikte doğru ve mantıklı kullanılmazsa sorunlar çıkarabilir.

OHAL ve Sıkıyönetim ilanı Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kuruluna aittir.Meclis onayı gereklidir.

2.Yeni Sistemde Ohal Nasıl Düzenlendi?

16 Nisan 2017 tarihinde Türkiye yeni sistemini oylamak için halkoylamasına gitti. Halkoylamasında halk “evet” diyerek yeni sistemi onayladı.

Halkoylamasında yeni sistemin mahiyeti gereği yapılan değişikliklerin yanında bazı başka konularda da değişiklikler gözlendi. Sıkıyönetim teriminin kaldırılması ve ohal çatısı altında toplama da bunlardan biri

Burhan Kuzu bu değişiklik için şöyle diyor: “Olağanüstü hal, 15 Temmuz hain darbe girişiminin sonuçları ve terör tehditleri de göz önüne alınarak yeniden tanımlanıyor.”5

Aslında getirilen değişiklik sadece ohal ve sıkıyönetimin ayrımının sona erdirilmesi ve ohal başlığı altında yaşanan olağanüstülüklerin derlenmesidir. Ayrıca sıkıyönetim ilan edildiğinde askeri makamların etkinliği artıyordu.Bu değişiklikle bu ihtimal de ortadan kaldırılmış oldu.

Anayasamızın 119.maddesinde düzenlenen olağanüstü hal yönetiminin ayrıntılarına değinelim.

Eskiden Bakanlar Kurulu tarafında ilan edilen Ohal artık sistem değişikliğine uygun olarak Cumhurbaşkanı tarafından ilan edilecek ve meclis onayına sunulacaktır. Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde ise derhal toplantıya çağırılır; Meclis gerekli gördüğü takdirde olağanüstü halin süresini kısaltabilir, uzatabilir veya olağanüstü hali kaldırabilir.

Olağanüstü hallerde Cumhurbaşkanı, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda, Anayasanın 104 üncü maddesinin onyedinci fıkrasının ikinci cümlesinde belirtilen sınırlamalara(temel haklar,kişi hakları,siyasi hak ve hürriyetler hakkında da Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarılabilir.) tabi olmaksızın Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir. Kanun hükmündeki bu kararnameler Resmî Gazetede yayımlanır, aynı gün Meclis onayına sunulur.

Olağanüstü hal sırasında çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri üç ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülür ve karara bağlanır. Aksi halde olağanüstü hallerde çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnamesi kendiliğinden yürürlükten kalkar.

Peki Cumhurbaşkanı hangi durumlarda Ohal ilan edebilir?(Ayrıntı için Anayasa md.119)

  • savaş(eski sistemde sıkıyönetim)
  • savaşı gerektirecek bir durumun başgöstermesi (eski sistemde sıkıyönetim)
  • seferberlik
  • ayaklanma  (eski sistemde sıkıyönetim)
  • vatan veya Cumhuriyete karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışma  (eski sistemde sıkıyönetim)
  • ülkenin ve milletin bölünmezliğini içten veya dıştan tehlikeye düşüren şiddet hareketlerinin yaygınlaşması  (eski sistemde sıkıyönetim)
  • anayasal düzeni veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerinin ortaya çıkması (eski sistemde hem ohal hem de sıkıyönetim sebebi olarak sayılmaktaydı.)
  • şiddet olayları nedeniyle kamu düzeninin ciddî şekilde bozulması (eski sistemde de ohal sebebiydi.)
  • tabiî afet veya tehlikeli salgın hastalık (eski sistemde de ohal sebebiydi.)
  • ağır ekonomik bunalımın ortaya çıkması  (eski sistemde de ohal sebebiydi.)

Cumhurbaşkanı bu durumlarda süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilan edebilir.

3.7145 Sayılı Kanunun İncelenmesi

24 Haziran 2018 seçim döneminde meydanlarda her Cumhurbaşkanı adayı seçilirse Ohal’in kaldırılacağını ifade etti.Seçim sonuçları doğrultusunda Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilmiş ve Ohal kaldırılmıştır.

Ohal sonrası dönem için planlanan düzenlemeleri barındıran 7145 sayılı kanun 31/07/2018 tarihinde kanunlaşmıştır.

En önemli maddelere değinilecektir:

5442 sayılı İl İdaresi Kanununda değişiklik yapılmıştır: ” Vali, kamu düzeni veya güvenliğinin olağan hayatı durduracak veya kesintiye uğratacak şekilde bozulduğuna ilişkin ciddi belirtilerin bulunduğu hâllerde on beş günü geçmemek üzere ildeki belirli yerlere girişi ve çıkışı kamu düzeni ya da kamu güvenliğini bozabileceği şüphesi bulunan kişiler için sınırlayabilir; belli
yerlerde veya saatlerde kişilerin dolaşmalarını, toplanmalarını, araçların seyirlerini düzenleyebilir veya kısıtlayabilir.”

2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununda da değişiklik yapılmıştır: “Açık yerlerdeki toplantılar ile yürüyüşler
gece vaktinin başlamasıyla dağılacak şekilde, kapalı yerlerdeki toplantılar ise saat 24.00’e kadar yapılabilir.”

Bu değişiklik bazı hukukçularca “toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı”na aykırı görülüp eleştirilmiştir.

Anayasamızda  “toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı” 34.maddede düzenlenmiştir:

“Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir. ”

1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu 7145 sayılı kanunla yürürlükten kaldırılmıştır.

Üç yıl süreyle; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar veya örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar bakımından: ” Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren kırk sekiz saati, toplu olarak işlenen suçlarda dört günü geçemez.”

Üç yıl süreyle;terör örgütlerine veya MGK’ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı,oluşum veya gruplara üyeliği,mensubiyeti veya iltisakı veyahut irtibatı olduğu değerlendirilenler için görevden alınmalar devam edecek.

4.Ohal Sistemine Bir Öneri

OHAL döneminde çıkarılan kanun hükmünde kararnameler yargı denetimine tabi değildir.

Anayasa Mahkemesi 2016 Kasım ayına kadar OHAL KHK’larını isme bakmaksızın denetliyordu.2016 Kasım ayında bu içtihadını değiştirip verilmeyen yetkinin kullanılamayacağını ifade etmiştir.

Görüşüm:

Anayasa Mahkemesi verilmeyen yetkileri kullanmamalıdır.Asıl sorun OHAL KHK’larının denetlenmesi yetkisinin verilmemesidir.

Hukuk devleti olmanın yegane ölçütü itiraz hakkının var olmasıdır.

Yargısal denetim yapılan işin güvenilirliğini artırır.


Kaynakça

1- ERDOĞAN, Mustafa “Hukuk ve Adalet”

2-GÖZLER,Kemal “Türk Anayasa Hukuku Dersleri” sf.378 (Ağustos 2016)

3,4- DOĞAN,Yamaç ” Anayasal Bir Araç: Ohal ve Sıkıyönetim”

5-KUZU, Burhan “Her Yönü ile Başkanlık Sistemi”

Ayrıca;

ÖZBUDUN, Ergun, ” Türk Anayasa Hukuku” adlı eserden yararlanılmıştır.

 

 

 

 

 

YAZAR

Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesi 4.Sınıf Lisans Öğrencisi #Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi 3.Sınıf Lisans Öğrencisi ##Hukukça Bakış Dergisi , Akademik Kaynak, Akademik Haberler ve Mornota İnternet Sitelerinde Yazar ##SDÜ Ombudsmanlık ve Arabuluculuk Topluluğu Başkan Yardımcısı

İLETİŞİM


Akademik Kaynak
 

 TR