TR

İlköğretim ve Lise Öğrencilerinin Yazılarında “Atatürk” “Atatürkçülük” Ve “Atatürkçü Düşünce Sistemi””

GİRİŞ

Günümüz eğitim anlayışı içinde test tekniğinin sisteme hâkim oluşu çoğu zaman öğrencilerin duygu ve düşüncelerini yazılı ifade edebilmeleri konusunda zorlandıklarını göstermektedir. Hazırlanan bu çalışmada her sınıf grubundan birer sınıf seçilerek ilköğretim ve lise öğrencilerinin gözüyle “Atatürk” ve “Atatürkçülük” ile ilgili duygu ve düşüncelerin neler olduğu araştırılmaya çalışılmıştır. Başka bir deyişle ilköğretim ve lise öğrencilerinin Atatürkçülükten ne anladığını ortaya çıkarmaya yönelik bir çalışma sunulacaktır.

Öğrencilere yönelik böyle bir çalışma yapılmasının bir diğer amacı da yaşanan bu zorluğu bir nebzede olsa hafifletebilmektir. Örneğin test sınavlarında akademik olarak çok başarılı olabilen bir öğrencinin ilgili bir konuda yazılı sınav yapılması halinde bilgi hataları ve kavram kargaşası içinde olduğu durumlarla karşılaşılabilmektedir. Biz eğitimcilerin öncelikle öğrencilerde var olan kavram karmaşalarını tespit etmek ve bilgi eksikliklerini tamamlamak gibi bir görevi de üstlenmeleri gerekmektedir.

 DERS KİTAPLARINDA GEÇEN “ATATÜRKÇÜLÜK” VE “ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE SİSTEMİ” KAVRAMLARININ TANIMLARI ÜZERİNE KISA BİR DEĞERLENDİRME

8.sınıf T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük, dersi ders kitabında Atatürkçülüğün tanımı şöyledir; “Atatürkçülük, Türk devleti ile toplumun her alanda çağdaşlaşmasıyla ilgili genel hedefleri, amaçları ve ilkeleri belirten bir düşünce sistemidir.”

Yapılan tanım kısa ve anlaşılırdır. Özellikle ilköğretim öğrencilerinin konunun bütününü yalın bir şekilde öğrenebilmeleri amacıyla yapılan tanım Atatürkçü düşünce sistemi ve çağdaşlaşma kavramlarıyla, ilişkilendirilmiştir. Nitekim tanımın devamında “Bu nedenle Atatürkçülüğe Atatürkçü düşünce sistemi adı da verilir.” şeklinde diğer bir bilgiyle tanım güçlendirilmeye ve daha anlaşılır hale getirilmeye çalışılmıştır. Konunun anlatımının devamında ise Atatürkçülük tanımını destekleyen ve güçlendiren bilgiler de verilmiştir. Verilen bilgilere dair birkaç örnek: “Atatürkçü düşüncenin hedeflerinden birisi tam bağımsızlıktır”, “Atatürkçülük, milli egemenliğe dayalı, güçlü bir devleti öngörür.”, “Atatürkçülük, milli kültürümüzün aklın ve bilimin yol göstericiliğinden en kısa sürede çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkarılmasını amaçlar.”

Lise sınıfları için hazırlanan T. C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük ders kitabında ise Atatürkçülük tanımı şöyle yapılmıştır; “Türk milletinin bugün ve gelecekte tam bağımsız, huzur ve refaha sahip olması, devletin milli egemenlik esasına dayandırılması, aklın ve ilmin rehberliğinde Türk kültürünün çağdaş uygarlık düzeyi üzerine çıkarılmasın amacı ile temel esasları yine Atatürk tarafından belirtilen devlet hayatına, fikir hayatına, ekonomik hayata, toplumun temel müesseselerine ilişkin gerçekçi fikirlere ve ilkelere Atatürkçülük denir.”

Yapılan tanımı irdelediğimizde görüyoruz ki tam bağımsızlık, huzur refah, milli egemenlik, akıl ve bilim, gerçekçi fikirlerin varlığı ve Atatürk ilkeleri Atatürkçülük ve Atatürkçü düşünce sisteminin anlaşılabilmesi için öncelikle iyi özümsenmesi gereken kavramlardır. Çünkü tüm bu kavramların anlaşılması Atatürkçülüğün ve düşünce sisteminin de anlaşılması anlamına gelmektedir. Kitabın ikinci alt başlığında yapılan tanımı destekleyici ve daha anlaşılır hale getirmeye çalıştırıcı bilgiler verilmiştir. Verilen bu bilgiler de “Atatürkçülüğün Nitelikleri” başlığı altında iki madde olarak verilmiştir. Bunlar;

A-Atatürkçülük Bir Bütündür,

B- Atatürkçülük Yabancı Siyasi Akımlar ve İdeolojilerle Açıklanamaz

Bu bilgilere ek olarak 5. Sınıflar Sosyal Bilgiler ders kitaplarında da Atatürkçülük ile ilgili tanım araştırması yapılmıştır. 5. sınıf eski sosyal bilgiler ders kitabında Atatürkçülük söyle tanımlanmıştır; “Devlet hayatının her alanını ve toplumun fikir hayatını kapsar. Türk milletinin bugün ve gelecekte tam bağımsızlığa, huzur ve refaha sahip olmasını amaçlar. Devletin, millet egemenliği esasına dayandırılmasını öngörür. Aklın ve bilimin öncülüğünde, Türk kültürünün, çağdaş uygarlık düzeyi üzerine çıkarılmasını hedef alır”. (Komisyon kitabı, 1995). Yeni sosyal bilgiler programlarına göre, İlköğretim Genel Müdürlüğü tarafından yazdırılan ilköğretim 5. sınıf sosyal bilgiler ders kitabında da Atatürkçülük, “Atatürkçü Düşünce Sistemi” konu baslığı altında “Atatürk’ün ilkelerine bağlı olarak çağdaş uygarlığın üzerine çıkma yolunda yürümek, ülkemizi yükseltmek idealine denir. Bu düşünce sisteminin temel esasları Atatürk tarafından benimsenmiştir.” olarak tanımlanmıştır.

İKİ AYRI KAYNAKTAN “ATATÜRKÇÜLÜK” TANIMLARI

Öğrenci yazılarına yönelik değerlendirmeye geçmeden önce iki ayrı kaynaktan alınan “Atatürkçülük” tanımlarının verilmesini çalışmanın bu kısmında yararlı olacaktır.

“Fikrî miras” olarak Atatürkçülükten, bugün de yaşayan bir ideoloji, Türkiye’nin bugünkü ve yarınki güncel meselelerinin çözümünde kullanılabilecek bir inanç sistemi, aksiyon programı ve metodu anlaşılmalıdır.[1]

“…Kemalizm, bugünkü adı ile Atatürkçülük çağdaş bir öğretidir. Türk toplumuna yetmiştir, yetecektir; pek çok milletlere örnek olmuş, bir model olarak benimsenmiştir…”[2] Atatürkçülük gerçekliklere, ilime ve toplumun temel ihtiyaçlarına yönelik öğretilere dayanır. Sorunların çözüm noktasında izlenecek yol Atatürkçülük programı içinde aranmalıdır. Bağımsızlık mücadelesi yolunda zorlu ve çok kayıplı süreçler geçiren Türk milletinin uygarlık yolunda ki en doğru yol göstericisidir Atatürkçülük. Atatürkçülük, Cumhuriyet döneminde Atatürk’ün önderliğinde gerçekleştirilen devrimlerin düşünsel yönü ve kaynağıdır”.[3] 

YÖNTEM

Araştırma evreni İzmir il merkezinde özel bir lisenin ilköğretim ve lise sınıflarında öğrenim gören öğrencilerinden oluşmaktadır. Araştırmada 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. 10. ve 11. sınıflarda okuyan 104 ilköğretim, 44 lise öğrencisinin konu ile ilgili yazıları kullanılmıştır.

Veri Toplama Aracı ve Çözümlemesi

İlköğretim ve lise öğrencilerinin Atatürkçülük dendiğinde neler düşündüklerini ve neler anladıklarını ortaya çıkarmaya yönelik bu araştırmada öğrencilerden “Atatürkçülükten ne anlıyorsunuz” konulu bir yazı yazmaları istendi. Yazılar içerik olarak incelendi. Öğrencilerin yazdıkları ile Atatürkçülük konseptinin içeriği karşılaştırılmaya çalışıldı.

Çalışma İzmir İl merkezinde özel bir lisenin ilköğretim ve lise olmak üzere toplam 148 öğrencisi ile sınırlıdır. 18, 3. sınıf öğrencisinin, 20, 4. sınıf öğrencisinin, 14, 5. sınıf öğrencisinin 22, 6. sınıf öğrencisinin, 15, 7. sınıf öğrencisinin, 15, 8. sınıf öğrencisinin, 17, 9. Sınıf öğrencisinin, 10, 10.sınıf öğrencisinin, 17, 11.sınıf öğrencisinin “Atatürk”, “Atatürkçülük” ve “Atatürkçü Düşünce Sistemi” üzerine kaleme aldıkları yazıları incelenmiştir.

Araştırmanın Soruları

3.,4., 5., 6., 7., ve 8. sınıf öğrencilerine: Atatürk ve Atatürkçülük dendiğinde ne anlıyorsun?

9., 10., ve 11. sınıf öğrencilerine: Atatürkçülük ve Atatürkçü Düşünce Sistemi dendiğinde ne

       anlıyorsun?

SONUÇLAR ve YORUMLAR

  1. sınıf öğrencileri;
  2. sınıf öğrencileri, aşağıdaki gibi Atatürkçülük tanımları yapmıştır.

Cesur, kahraman ve lider olmak demektir.

Laiklik, önderlik ve kurtarıcı olmak demektir.

Yenilik yapmak demektir.

Çok başarılı olmak demektir.

Akıllı ve yenilikçi olmak demektir.

Sabırlı, çalışkan ve barışçı olmak demektir.

Eşsiz olmak demektir.

Özgürce yaşamak demektir.

Bu dünyayı aydınlatan güneş demektir.

Hoşgörülü olmak herkesi sevmek demektir.

Kararlı, açık sözlü, eşitlikçi ve ileri görüşlü olmak demektir.

3.sınıf öğrencilerinin yazılarında öğrencilerin özellikle Atatürk’ün kişilik özelliklerine dair düşüncelerini yazdıkları görülmüştür. Atatürk, düşünceli, akıllı, iyi kalpli, dürüst, temiz, düzenli, planlı, çalışkan, başarılı, azimli, kararlı, önder, ileri görüşlü ve vatanını çok seven bir lider olarak görülmektedir. Düşmanları yurttan atması vatanı kurtarması öğrencilerin hemen hepsinin yazılarında özellikle vurgulanan bir konudur. Atatürk’e duydukları sevgiyi ve özlemi çok güzel cümlelerle ifade etmişlerdir. Çocukları çok seven bir lider olduğu sıklıkla tekrar edilmiştir. “Atatürk’ü çoook seviyoruuuum.” tarzında ifadelere de yazıların tamamında rastlanmaktadır.

Öğrenciler Atatürk’ün özellikle yaptığı yeniliklere de vurgu yapmışlar kadınlara verdiği haklar konusunda övgü dolu cümleler kurmuşlardır. Öğrenciler inkılap ve ilkelere örnek vermektedirler. Özellikle kız öğrencilerin kadın haklarından daha fazla söz ettikleri görülmüştür. Hemen hepsi onun gibi olmak istediği benze cümlelerle ifade etmişlerdir. Öğrenciler Atatürkçülüğün kendilerine yüklediği misyonun farkında olduklarını gösteren cümleler yazmışlardır. Örneğin, “Senin izinden gideceğiz. Senin gibi çalışkan olacağız.”, “Biz de onun gibi yurdumuzu koruyacağız.”, “Yaktığın uygarlık meşalesi sonsuza kadar sönmeyecektir.”

  1. sınıf öğrencileri Atatürkçülüğü şöyle tanımlamaktadır;

Atatürk’ün bize verdiği imkânlardan yararlanmaktır.

Atatürk’ün yaptığı iyilikleri verdiği mücadeleleri unutmamaktır.

Atatürk’ü sevmek saymak demektir.

Atatürk’ün yaptıklarına inanmak, bu vatan için verdiği emekleri unutmamak demektir.

Özgürlük, bağımsızlık ve bilim demektir.

Atatürk’ü düşünüp mutlu olmak demektir.

Geriye değil, ileriye bakmak Atatürk yolunda ilerlemek demektir.

Atatürk gibi düşünmek, Atatürk gibi olmak demektir.

Mucize demektir.

Akıllı ve ileri görüşlü olmak demektir.

Çağdaşlık demektir.

Planlı, dürüst ve güvenilir olmak demektir.

Ben demek değil, biz demektir.

Atatürk’ün ilkelerini ve inkılaplarını anlamak demektir.

Atatürk’ü içimizde yaşatmak demektir.

Atatürk yolunda ilerlemek, Atatürk gibi düşünmektir.

Bu sınıf düzeyinde de öğrenciler Atatürk’ün kişilik özelliklerinden ve yaptıklarından hareke ederek “Atatürkçülük” ten neler anladıklarını basit ve sade cümlelerle anlatmışlardır. Atatürk gibi doğru, cesur, cömert, bilime inanan, planlı, yardımsever, kendine güvenen, dürüst ve çalışkan bir insan olmanın gerekliliğini vurgulamışlardır.

Öğrenciler, özgürlük, bağımsızlık, bilim ve hak gibi kavramları daha sık dile getirmişlerdir. Atatürk’ün çocukları sevdiğini ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı çocuklara armağan ettiğini yazmışlardır.

  1. sınıf öğrencileri;

5.sınıf öğrencilerinin yazılarında sıklıkla “Benim görüşlerime göre” ifadelerine rastlanmıştır. Bu sınıf grubunda ki öğrenciler “Atatürkçü Düşünce Sistemi” ne de vurgu yapmışlardır. Tanımları aşağıdaki gibidir.

Atatürk’ün bize verdiği nasihatlere uymak demektir.

Özgür düşünce demektir.

Akıl ve bilim demektir.

Atatürk’ün yaptığı yeniliklerin arkasında durmak demektir.

Hem ülke içinde hem ülkeler arasında ki fikir özgürlüğüdür.

Düşünceleri rahatlıkla söyleyebilmektir.

Bu öğrenciler özellikle Atatürkçü olmanın sadece Atatürk’ün resimlerini veya rozetlerini yakalara takmakla olmayacağını yazılarında sıkça vurgulamışlardır. “Atatürkçüyüm derken gerçekten Atatürkçü müsünüz? diye kendinize sorun” gibi cümlelere yazılarda rastlanmıştır.5.sınıf öğrencilerinin yazılarında dikkat çeken bir diğer özellik öğrencilerin Atatürkçülük ile ilgili herkesin aynı duyarlılıkta olmadığını düşünmeleridir. “Ben Atatürkçü düşünce sistemine kesinlikle katılıyorum fakat insanların böyle olduğunu düşünmüyorum. Çünkü her yerde kötü insanlar ve kötülükler var” gibi cümleler yazılarda farklı cümlelerle ifade edilmiş. Öğrenciler yazılarında tanımdan ziyade Atatürk’e duydukları sevgi ve hayranlığı dile getirmişlerdir.

  1. sınıf öğrencileri;
  2. sınıf öğrencilerinin yazılarında, “Atatürk benim için…”, “Bana göre…”, “Atatürk benim hayatımı…”, “Benim kahramanım…” gibi ifadelerle başlayan cümlelere sıklıkla rastlanmaktadır. Öğrenciler daha çok Atatürk’ün kendileri için ne ifade ettiğini yazmışlardır. Öğrencilere göre Atatürk;

En önemli entelektüel insanlardan biridir.

O dünyamızın en büyük lideridir.

Çok iyi bir insandır.

Dünyanın en başarılı insanlarından biridir.

Türkiye’nin tek liderdir.

Çok cesur, çok kültürlü bir yöneticidir.

Çok zeki ve bilge bir insandır.

O tam bir kahramandır.

Fiziksel açıdan çok güçlü olmasa da zihinsel açıdan çok güçlü biridir.

Büyük bir lider, komutan, öğretmen, baba, mimar, doktor, dost ve arkadaştır.

Demokrasinin simgesidir.

O Türkiye demektir.

Bir öğrenci Atatürk’ü çiçeğe benzetmiştir. Öğrencinin yazısından aynen alınan cümleler şunlardır: “…Atatürk’ü bir çiçeğe benzetiyorum. Yapraklarını açıp herkesi içine alan sıcacık bir yuva gibidir. Başka hiçbir şeye benzemeyen, başka türü olmayan nadir bir çiçek gibidir. Güzelliğini ve nadideliğini içinde saklayan…”

İleri görüşlü bir dâhidir.

Bir güneş gibidir.

Hayatımın kahramanıdır.

Bizi felaketlerden kurtaran bir kahramandır.

Bu sınıf düzeyinde de genelde kız öğrenciler kadın haklarını ve kız çocuklarının okutulmasının önemini vurgulamışlardır. Yazılarda öğrencilerin özellikle Atatürk ve Atatürk’ün yaptıkları üzerine düşüncelerini ve duygularını kaleme aldıkları görülmüştür. İfadeler ve betimlemeler oldukça duygusal ve sevgi doludur. Atatürk’ün olmaması durumunda neler olabileceği yine yazılarda vurgulanan konudur.

  1. sınıf öğrencileri;

7.sınıf öğrencilerinden Türkçe dersinde “Atatürk Benim İçin……” konulu bir yazı yazmaları istenmiş. Yazıların, çoğunlukla “Atatürkçülük” ve “Atatürkçü Düşünce Sistemi” üzerine kurulu yazılar olduğu görülmüştür. Öğrenciler aşağıdaki tanımları yapmışlardır.

Atatürk ve Atatürkçülük karanlıktaki ışıktır.

Halkın bağımsız olması demektir.

Atatürk güzel bir rüya gibidir.

Kahramanlığın simgesidir.

Atatürk Türkiye’nin öğretmenidir.

Alçakgönüllü olmak demektir.

Yazılarda “Atatürk olmasaydı…” ile başlayan pek çok cümle kurulmuştur. Bir öğrenci Atatürk’ü yazısında şöyle anlatmıştır: “Atatürk, bir lider, bazılarına göre bir baba, bazılarına göreyse her şeydir. Ama aslında Atatürk bizim içimizde biz de Atatürk’ün mirasını sonsuza dek yaşatacak minik Atatürkleriz”

  1. sınıf öğrencileri;

Sınıf ve yaşın büyümesiyle birlikte öğrencilerin Atatürkçülük kavramına daha geniş ve farklı açılardan baktıkları görülmüştür.

Öğrencilerin “Atatürkçülükle” ilgili tanımları aşağıdaki gibidir:

“Atatürkçülük” bir insanın düşünce ve yaşam tarzıdır.

Ülkesini sevmesinin, “ben Türküm” demesinin diğer bir türüdür.

Asrın lideri olmayı başarabilmiş, tüm dünyada saygı ve sevgiyle anılan bir insana sahip çıkmaktır.

Atatürk’ün düşünce tarzını benimseyebilmek, onun düşüncelerine ters düşecek davranışlara utanmadan, çekinmeden karşı çıkabilmektir.

Sokakta, evde işte sıkılmadan ben Atatürkçüyüm diyebilmektir.

Tarihini araştırırken, kitap okurken bir kez daha gururlanmaktır.

Eğitime ve bilime önem vermek, kendi çıkarlarını değil de milletin çıkar ve ihtiyaçlarını her şeyden üstün tutmaktır.

Vatanı için kendi canını vermektir.

Kendini sevmek, tüm insanlara değer vermektir Atatürkçülük.

Atatürkçülük bir yaşam tarzından çok yaşamın ta kendisidir.

Şu dünyada görüp görebileceğimiz en iyi düşünce biçimidir Atatürkçülük…

Atatürkçülük, onun peşinden gitmek, ülkeye katkı sağlamak, ülkeyi savunmaktır.

Atatürk’ün yaptıklarını, söylediklerini taklit etmek değil, davranışlarını ve düşünce şeklini örnek almaktır.

Başarmanın ve ileriye taşınmanın tek yoludur.

Atatürk ve Atatürkçülük barış, cesaret ve vatan sevgisi demektir.

Atatürk gibi düşünebilmek, bunları hayata yansıtabilmektir.

Atatürk’ü anlamak ona saygı duymaktır.

8.sınıf öğrencilerinin yazılarına baktığımızda karamsar ifadelere rastlanmıştır. Öğrenciler, çevrelerinde olup biten gelişmeler karşısında yer yer kötümser, geleceğe dair umutsuz düşünceler içeren cümleler yazmışlardır. “Atatürkçülük deyince aklıma kaybedilmiş değerler geliyor”, “Atatürkçülük diye bir şey yoktur. Eğer olsaydı, yeni nesil böyle olmazdı” bu tür cümlelerden en dikkat çekici olanlardır. Ayrıca yazılarda, Atatürk’ün ve onun kurduğu cumhuriyetin değerini bilmeyen insanların varlıklarından duyulan rahatsızlıklarda dile getirilmiştir.

Atatürk ve Atatürkçülüğe dair övgü dolu cümleler de yazıların tamamında yer almaktadır. “O mavi gözlerde ışığı görmek…”, “Kemal Atatürk imzasını görünce duygulanmak…” bu övgü cümlelerinden sadece birkaçıdır.

Atatürk’ün sadece Türkler için değil tüm dünya milletleri için de büyük bir lider olduğu öğrenciler tarafından özellikle vurgulanmıştır.

  1. sınıf öğrencileri;

Öğrencilerin konu ile ilgili düşünceleri;

“Atatürkçülük özgür ve bağımsız olmak, doğru yoldan hiçbir zaman ayrılmamak, zorluklara gerektiğinde tek başına katlanmak, baskı altında kalmadan yaşamak, millet olma duygusu ve her zaman ileriye bakmaktır.

“Atatürkçülük, Atatürk’ün siyaset ve bilim stratejilerinin, Türkiye’nin kalkınması için yaptığı çalışmaların temelindeki çağdaş ve laik olan düşünce sistemidir. Bu sistemi güneş sistemine benzetebiliriz. Gezegenler Atatürk’ün hedefleri ve ilkeleri güneşte aklın ve mantığın ışığı”.

“Atatürkçülük yan yollara ve ara sokaklara sapmadan o yolda ilerlemektir. Sadece o yolu takip etmektir”.

“Atatürkçülük yaşam gezegeninin on binlerce sokağından en güzelidir”.

“Atatürkçülük, biraz Mimar Sinan, biraz Kanuni, biraz Newton biraz Beethoven, biraz eğlence, biraz bilim, biraz kültür ve sanattır”.

“Atatürkçülüğün emperyalizme bir tekme, monarşizme bir Osmanlı tokadı atmak olduğunu. Söylesene cehalet desene benim en büyük düşmanımdır diye. Evet, Atatürkçülük cehalete karşı olup bilinçlenmektir”.

“Atatürkçülük mantıklı yaşamaktır; bu mantığın sonucunda ödüllendirilmektir barışla, huzurla ve güvenle”.

“Atatürkçülük hüzünlere karşı ayakta durabilmektir”.

“Atatürkçülük, demek geçmişe saplanmak demek değil, geçmişten ilham alarak, düşünce tarzını benimseyip geleceği sağlam temeller üstüne inşa etmektir”.

“Atatürkçülük, Atatürk’ün kurduğu bu ülkeye layık olmaya çalışmaktır”.

“Atatürkçülük özgür ve özgün düşüncelere sahip çağdaş bir toplum oluşturacak bir düşünce sistemi yaratabilmektir”.

“Atatürkçülük şeffaf bir bardakta ki sudur mesela. O bardağa uzaktan boş gözlerle bakarsın ve: o bardakta su var dersin. Ama asıl önemli olan o bardağın yanına gidebilmektir. Hatta bardağın yanına gidip oradaki suyu içebilmektir. Çünkü o suyu içtiğimiz zaman biliriz ki içimiz ferahlayacak. Aynı şekilde eğer bizde Atatürkçülüğü hayatımızın temeline koyabilirsek ferahlarız, bütün karanlıklardan kurtuluruz…”

“Atatürkçülük Mustafa Kemal’in izinden gitmek değil, ideal toplum yapısını günümüz Türkiye’sine uyarlamaktır”.

Bu grup öğrencilerin yazılarından bazı cümleler olduğu gibi alındığı için tırnak içinde yazılmıştır. Düşünceler ve yorumlar daha soyut kavramlarla anlatılmış, sıklıkla özgün betimlemeler kullanılmıştır. Cümleler daha uzun, sözcüklere yüklenen anlamlar daha kapsamlıdır. Yazılarda eleştirel bakış açısı, günümüz siyasal ve sosyal yapının değerlendirilmesinde sıklıkla kullanılmıştır.

Bazı yazılarda Atatürk’ün de bir insan olduğu ve onun da hatalarının olabileceği farklı cümlelerle ifade edilmiştir. Öğrencilere göre Atatürk’ü körü körüne sevmek kadar tanımadan sevmemekte aynı oranda tehlikeli bir durumdur. Bu sınıf grubunda bulunan öğrencilerin yazılarında ki saptamalar, değerlendirmeler ve görüşler öğrencilerin basın yayın organlarını takip ederek siyasi günceli de takip ettiklerini göstermektedir.

Atatürk’ü öğrenmeden, tanımadan, anlamadan Atatürkçülüğün ne olduğunu bilmenin mümkün olamayacağı farklı cümlelerle yazılarda dile getirilmiş. Ülkede bir kavram karmaşası yaşandığı pek çok insanın kavramların içini dolduramadıkları için ya da yanlış bildikleri için özellikle devlet kurumlarında Atatürkçülük anlayışının eksik olmasından dolayı duyulan rahatsızlıklar da yazılarda kaleme alınan konulardan biridir.

Yazılarda Atatürk’le ilgili övgü dolu cümlelerde yer alır. “Bu milleti yeniden yaratırken, kendi ideallerini, ilkelerini, tecrübelerini ve yapmış olduğu detaylı araştırmalarını harmanlayarak, dünyadaki en güçlü soyut silahı yapmıştır. Bu silah, gücünü milli kültürden, akıl ve bilimden, adaletten, doğruluktan ve milletin ihtiyaçlarından almıştır. …….tarihçiler tarafından –Kemalizm- diye anılır, fakat biz Türk vatandaşları bu silaha Atatürkçülük diyoruz”. Bir öğrenci yazısından alınan bu bölümde öğrencinin düşüncelerini ve Atatürk’e dair duygularını çok güçlü bir şekilde ifade ettiğini görüyoruz. Öğrencinin konu ile ilgili bilinç düzeyinin yüksek olduğu ve konuyla ilgili olarak kaynak karıştırdığı bilgi birikimini artırdığı anlaşılmaktadır.

Toplumda Atatürk ve Atatürkçülük karşıtı görüş ve davranışların var olduğu, bunun geleceğe dair aydınlık düşünceleri gölgelediği kaleme alınan konulardan biridir. Atatürkçülüğün özelliklerine de vurgu yapılan yazılarda öğrenciler güçlü kavramsal bilgiler içeren uzun ve düzgün cümleler içeren paragraflarla konuyu irdelemişlerdir.

Öğrenciler yazılarına, “Ben de Atatürkçüyüm…”, “Günümüz ve Atatürkçülük”, Atatürkçülük ve Kemalizm” gibi başlıklar koyarak düşüncelerini bu başlıklar çerçevesinde ele almışlardır.

  1. sınıf öğrencileri;

10.sınıf öğrencileri, konuyu faklı açılardan ayrıntılı bir şekilde ele almışlar ve içerik olarak çok yoğun yazılar kaleme almışlardır. Bilgi birikimlerini, konuya yaklaşımlarını ve bakış açılarını çok güçlü ifadelerle dile getirmişlerdir. Yazılarını, kompozisyon şeklinde verdikleri başlıklar altında şekillendirmişlerdir. Yazılarında şu başlıkları kullanmışlardır: “Batmayan Güneş”, “Su”, “Dün ve Bugün”, “Farklılaşma”, Her şeye”, “Günümüzde Atatürkçülük”, “Atatürk’ü Sevmek”, “Atatürkçü Olmak”.

Öğrencilerin yazılarından bazı kesitler:

“Batmayan Güneş” başlıklı yazıdan: “Atatürk’ün idealizmini yaşatmak demek; ceketin yakasında Atatürk rozeti veya bayrak taşımakla yetinmek değil, hayatın her alanında milli menfaatler doğrultusunda Atatürk’ün bize emanet ettiklerini korumak ve nesilden nesile adeta bu meşaleyi, alevini söndürmeden taşıma edasıyla aktarmaktır”.

“Su” başlıklı yazıdan: “Zor olan gerçeği görmek mi? gerçeği görüp de gözlerini kapamak mı? Yoksa kendi gerçeğini yaratmak mı? Atatürk’ün kurduğu düzen yeni bir gerçeklik…”…..Tepeye baktığımızda gözlerinin yansıttığı maviliği gördük. Güven ve umut var orada, bunu görünce rahatladık. Adam cebinden pusula çıkardı, bize gülümsedi ve var gücüyle koşmaya başladı. Hepimiz berrak suya vardık…” Sadece birkaç cümle alınan bu yazının tamamında öğrenci büyük bir ustalıkla edebi bir dil kullanmış ve verdiği başlık altında çok başarılı betimlemelerle Atatürk’ü ve Atatürkçülüğü ele almıştır. Atatürk’ü büyük bir kahraman ve lider olarak aydınlık yarınların berrak suyu olarak tasvir etmiştir. Günümüzün siyasi ve sosyal oluşumları içinde berrak suyu bulanıklaştırılmaya çalışıldığını da oldukça başarılı ifadelerle kaleme almıştır.

“Farklılaşma” başlıklı yazıdan: “…Asıl Atatürkçü olanlar, Atatürk’ün düşüncesini savunduğu kadar düşüncelerini uygulayanlar değil midir?..”, “….Ülkeyi korumak ve geliştirmek istiyorsak, Atatürk’ün uygulamak ve çalışmak yeterlidir. Tüm halk birleşip bunu yapabilirsek belki bir Atatürk olabiliriz”. Yazıda öğrenci Atatürkçülüğe bakışın dün ve bugün arasında farklılaşan bakış açıları ile ilgili değerlendirmeler yapmıştır. Günümüz bakış açılarına ve uygulamalarına karşı sitemkâr bir dil ve üslup kullanılmıştır.

“Her Şey’e” başlıklı yazıdan: “…Vatan elden giderken ülkenin dört bir yanında savaştı Her Şey…. En büyük öğretmen, lider, önder, düşünürdü Her Şey… Ben, Siz, Hepimiz oyduk. Bizler onun eseriydik, onun evlatlarıydık…”   Öğrenci yazısında büyük öndere duyduğu sevgi ve hayranlığı anlatan ifadelere yer vermiş, ulusal kurtuluş savaşında yaşanan sıkıntıları dile getirmiştir. Dili sade ve akıcı, duyguları içten ve sıcaktır.

10.sınıf öğrencilerinin tüm yazılarını değerlendirdiğimizde öğrencilerin günümüz koşullarını gerçekçi ve objektif olarak ele aldıklarını görüyoruz. Zaman zaman ifadelerin sert ve keskin olduğu, öfkenin ağır bastığı cümlelerin sıklıkla kullanıldığı görülmüştür.

  1. sınıf öğrencileri;

Çalışmanın son incelenen sınıf grubu olan 11. Sınıf öğrencilerinin konu ile ilgili yazılarına baktığımızda ifadelerin uzun, kullanılan dil ve üslubunda daha akademik olduğu görülmektedir. Bir öğrenci “Atatürkçü Gençlik” başlığı altında duygularını mısralara dökmüştür. Birkaç mısra:

“……Acınası bir haldeki devleti,

Tam tersine çevirdi.

Aldığı cesedi canlı hale getirdi.

Tümüyle çok güzeldi ilkeleri,

Ülkeyi zirveye getirdi…”

  1. sınıf öğrencileri de yazılarını verdikleri başlıklar altında kaleme almışlardır. Bazı başlıklar ve yazılardan kesitler: “Işık”, “Gerçekten Atatürkçü müyüz?”, “Atatürkçü Türkiye”, “Atatürk’ü Anlamak”, “Atatürkçü Gençlik”, “Doğru Yolu Ancak Doğru Rehber Gösterebilir”.

“Doğru Yolu Ancak Doğru Rehber Gösterebilir” başlıklı yazıdan: “Rotası olmayan bir geminin gideceği yere dalgalar karar verir…. Atatürkçülük en zor anlarımızda sığınabileceğimiz bir limandır. O bizim pusulamızdır. Yolumuzu kaybettiğimizde bize doğru yolu gösterecek olandır…”

“Atatürkçülük dimdik durmaktır. Atatürkçülük adalettir…”

“Atatürkçülük hiç durmadan düşünmektir…”

“…Atatürkçülük, bu vatanın evladı için bir düşünce sistemi değil, yaşayış tarzıdır…”

“….Atatürkçülük Atatürk’ü anlamak, bilmek ve sevmektir…”

“Işık” başlıklı yazıdan bir kesit: “Atatürkçülüğün yani Atatürk ilke ve inkılaplarının önümüzdeki yolu aydınlattığını, geleceğimizi şekillendireceğini, en azından öyle olması gerektiğini düşünüyorum. Fakat bu mirasın başka emellere alet edilebileceğinin de farkındayım…” Öğrenci yazısının bütününde olması gerekenler ile olanlar hakkında düşüncelerini dile getirmiştir. Karamsar bir tablo yazının bir kısmına hâkim olmuştur. Yazıda günümüz anlayışları ve yaşanan olumsuzluklar ağır bir dille eleştirmiştir.

  1. sınıf öğrencileri yazılarını kavramlar üzerine kurmuşlardır. Atatürk ve Atatürkçülük konularında gerek bireysel gerekse toplumsal olarak pek çok eksik bilgiye sahip olunduğunu vurgulamışlardır. Yazılar ciddi, ağır ve objektiftir. Eleştirel ve sorgulayıcı bakış açısı tüm yazılarda hâkim düşünce olarak dikkat çekmektedir.

 

SONUÇ VE DEĞERLENDİRMELER

Öğrenci yazılarının tamamına bakıldığında, öğrencilerin öncelikle Atatürk’ü nasıl anladıkları, Atatürkçülüğü nasıl yorumladıkları görülmektedir. Yapılan yorumlar, tanımlar ve değerlendirmeler öncelikle ve özellikle eğitimcilerin öğrencilere aktarımı sırasında kazandırmaları gereken bilgiler olarak değerlendirilebilir.

Yazıların içeriği, kullanılan dil ve üslup öğrencilerin yaş ve sınıf özelliklerine göre değişkenlikler göstermektedir. Küçük sınıf öğrencileri konuyu daha basit ve kısa cümlelerle değerlendirirken, sınıf ve yaşın büyümesiyle ifadeler, yorumlar ve değerlendirmeler daha çok soyut kavramların yer aldığı uzun cümlelerle ifade etme şekline dönüşmüştür. Yine alt sınıflarda öğrenciler Atatürk’ün yaşamına dair önemli bilgileri yinelemekte, onun askeri başarılarından gururla söz etmektedirler. Sınıfların büyümesiyle beraber kullanılan ifadeler, yazım dili ve üslup eleştirel, sorgulayıcı ve tartışmacı bir şekle dönüşmektedir.

Üst sınıf öğrencileri günceli daha yakından takip eder cümlelerle mevcut siyasi ve sosyal oluşumları eleştirmekte ve sorgulamaktadırlar. Yazıların hemen hepsinde Atatürk’e duyulan sevgi, hayranlık ve bağlılık dile getirilmiştir.

Tüm yazılar incelendiğinde bazı bilgilerin sıklıkla tekrarlandığını, ortak duyguların ve düşüncelerin ifade edildiği görülmektedir. Düşüncelerini düzgün cümlelerle ifade edemeyen öğrencilerde vardır. Öğrenciler Atatürk’e duydukları sevgi ve hayranlığı içten ve samimi duygularla kâğıtlara dökmüşlerdir. Bu geleceğe dair sevindirici ve umut vericidir. Atatürk ülkesi için canını ortaya koymuş lider bir karakterdir öğrencilerin gözünde. Onun izinden gitmek, hiç durmadan tıpkı onun gibi çalışmak gereklidir. Öğrenciler yazılarında Atatürk’ün izinden gideceklerine dair söz vermişlerdir.

Yazılardan çıkan sonuçlardan biri öğrencilerin tarihsel sıralamayla ilgili bilgilerinin çok iyi olduğudur. Savaşların sıralaması, yenilikler ve yapılan yeniliklerin sıralaması kronolojik olarak tam ve eksiksiz verilmiştir. Tarihsel bilginin bu denli iyi biliniyor olması da ayrıca bir gurur ve mutluluk kaynağıdır.

Tüm sınıf grubundaki öğrenciler bayramlardan da söz etmiştir. Yazılarında yaş gruplarına göre en iyi bildikleri ve öğrendikleri milli bayramlardan övgü ve gurur dolu cümlelere yer vermişlerdir. İlköğretim birinci kademe öğrencileri “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” ndan sıklıkla söz ederken ikinci kademe ve lise öğrencileri “19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı” na dair düşüncelere yazılarında yer vermişlerdir.

Yazılardan çıkarılabilecek ve biz eğitimcileri sevindirecek sonuçlardan biri de öğrencilerde “Atatürkçülük “bilincinin oldukça iyi olduğu gerçeğidir. Bu başarı sayılabilecek bir neticedir. Bu başarıda sadece anlatımların değil görsel materyallerin de etkisi olduğu düşünülebilir. Atatürk’ü anlatan belgeseller, filmler ve ona dair anılar da öğrencilerde ki bilinç düzeyinin artmasında oldukça etkili bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır.


KAYNAKÇA

ŞAHİN Recep, “İdeoloji ve Atatürkçülük” Yeni Forum, C.10, S.246, (1-15 Aralık 1989), (35-42), s.35.

POLAT O.Fazıl, “Atatürk” (Komutan, Devrimci ve Devlet Adamı Yönleriyle)T.C. Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı Yayınları, Genelkurmay Basımevi, Ankara, 1980, s.501.

KÖKLÜGİLLER Ahmet, “Atatürk’ün İlkeleri ve Düşünceleri” Toplumsal Dönüşüm Yayınları, Zafer Matbaası, İstanbul, 2000, s.96.

5. Sınıflar Sosyal Bilgiler Kitabı – Komisyon Kitabı, Ankara, 1995.

8. Sınıflar T.C İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Kitabı – Çiğdem Ataş, Ufuk Ataş, Koza Yayıncılık, Ankara, 2018, s.s., 111-120.

Lise Sınıfları için hazırlanan T.C İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Kitabı – Akif Çevik, Gül Koç, Koray Şerbetçi, Ders Kitapları, MEB Yayınları, Ankara, 2018, s.s.100-104

[1]Recep Şahin, “İdeoloji ve Atatürkçülük”,Yeni Forum, C.10, S.246, (1-15 Aralık 1989), ( 35-42), s.35.

[2]O.Fazıl Polat, “Atatürk” (Komutan, Devrimci ve Devlet Adamı Yönleriyle), T.C. Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı Yayınları, Genelkurmay Basımevi, Ankara, 1980, s.501.

[3] Ahmet Köklügiller, “Atatürk’ün İlkeleri ve Düşünceleri”, Toplumsal Dönüşüm Yayınları, Zafer Matbaası, İstanbul, 2000, s.96.

YAZAR

Lisans: Ege Üniversitesi Edebiyat Fak. Tarih Bölümü, Yüksek Lisans: Dokuz Eylül Ünv. Atatürk İlke ve İnkılapları Ens., Yüksek Lisans: Ege Ünv. Eğitim Bilimleri, Eğitim Yönetimi, Denetimi, Teftişi ve Planlaması Böl. (henüz öğrenci) Çalışılan Kurum: İzmir Özel Ege Lisesi

İLETİŞİM


Akademik Kaynak
 

 TR