TR

Gücün Niteliksel Unsurları: Türkiye ve Kudüs Örneği

Gücün Niteliksel Unsurları: Türkiye ve Kudüs Örneği

Güç: Karşısındakine etki etme, eldeki imkânlar doğrultusunda bir şeylerin durumunu değiştirme.

Niteliksel Güç: Ülkelerin inanç sistemleri, kendilerine özgü farklılıkları, değer sistemleri gibi unsurların ülkenin gücü ve politikaları üzerindeki etkidir.

Gücün Niteliksel Unsurları

1-Ulusal Karakter: ulusal karakter demek ulusların yapısında sık sık değişen karakteristik ve entelektüel özelliklerdir. Bu özellik, ülkelerin hem dış hem de iç politikalarının oluşumunda en önemli etkenlerden birincisidir. Daha geniş ifadeyle milletlerin karakteristik özellikleri de diyebiliriz.

2-Ulusal Moral: Bu özellik, hem iç politikada hem dış politikada çıkan sonuçların ülke vatandaşlarında uyandırdığı etkiyi gösterir. Ulusal morali vatandaşı bakımından zayıf olan ülkelerde, herhangi bir savaş, barış, karşılıklı antlaşmalar ikinci ülkelerle yapılırken sıkıntı yaratacaktır. Bu sebeple iç politika ve dış politika girdi-çıktıları ulusal moral ile bağlantılı olmalıdır.

3-Diplomasinin Niteliği: Bu özellik, gücün iletişim aracıdır. Dış politikada ve iç politikada diplomasinin güçlü oluşu, dış devletlerle etkileşimde söz sahibi olmayı kazandırır. Diplomasi gücünün etkin kullanılabilmesi demek güçlü devlet olmanın potansiyelini arttırmak demektir.

4-Hükümetin Niteliği: Bu özellik, yukarıda saydığımız üç unsurun aslında ana etkenidir. Üç unsuru oluşturabilmek için belli başlı bir hükümetin olması elzemdir. Demokratik ve çağdaş hükümetler hem içerde hem de dışarda daha etkin daha güçlü olurlar. Nitekim hükümetler politikada belirlemede öncelikle iç tansiyonu ölçmeli ve kamuoyunu yoklamalıdır.

Klasik anlamdaki savunmada amaç rakibe başarılı bir şekilde direnmektir. Yani gelen baskıyı en iyi şekilde defans yaparak püskürtmek. Yukarıda saydığımız ilk iki nitelikler kurtuluş savaşı sırasında Türk milletinde tavan yapmış ve son iki nitelikler sonrasında gelişen başarılar ile birlikte oluşan duyguların yansımasıdır. Türk halkı manda ve himaye yanlısı olmamış, o zamanlar nicel anlamda zayıf olan ülkelerini nitel anlamda güçlendirip savaşın kaderini değiştirmişlerdir. Nitekim nitel güç unsurları nicel güç unsurlarına baskın olmuştur. Halk moralini yüksek tutmuştur, savaştan galip ayrılmış ve hükümetin niteliğini güçlendirmiş aynı zamanda diplomatik olarak dışarıda söz sahibi olabilmesini sağlamıştır. Sonucunda da bir millet bağımsızlığına kavuşmuştur.

Nitekim günümüzde de Filistin devleti ve halkı nicel güç anlamında güçsüz olsalar da nitel güç unsurlarının tavan yaptığı bir halk olarak manda ve himaye karşında durmaktalar, toprak parçalarına sahip çıkmaktalar. İşgalci devletlere karşı gereken mesajları bu şekilde vererek nicel güç unsurlarının bir savaşı yenmek için yeterli olmadığını göstermekteler. Filistin halkı bu dört unsuru da eksiksiz yaparak uluslararası camianında desteğini yanına alarak mücadelesine devam etmektedir. İşgalci İsrail’e karşı zorlu bir mücadele vermeye devam etmekteler. Nitekim Kudüs Filistin toprağıdır ve öyle kalacaktır.

KAYNAKLAR: Bilal Eryılmaz ‘Kamu Yönetimi’, Faruk Sönmezoğlu ‘Uluslararası Politika ve Dış Politika Analizi, Tayyar Arı ‘Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika’,


Akademik Kaynak
 

 TR