TR

Dijital Çağın Küreselleşen Terörü: Post-Modern Terörizm

DİJİTAL ÇAĞIN KÜRESELLEŞEN TERÖRÜ:

POST-MODERN TERÖRİZM 

Ali Fuat GÖKÇE

Kilis 7 Aralık Üniversitesi,

ÖZET

Dehşet ve korku belirten terör kavramı ile bu kavrama süreklilik ve siyasal içerik katan terörizm kavramı dünya siyasetinin gelişmesinde emperyalist devletler tarafından hedef ülkeler üzerinde aktif ve sürekli bir şekilde kullanılmaktadır.

Terörizmle ilgili olarak birçok tanım ve yaklaşımlar bulunmaktadır. Hollandalı siyaset bilimci Alex P Schmid, terörizmin 140 ayrı tanımı saptamıştır. Bu tanımlar arasında farklılıklar yer alsa da amaç ve işlevleri bakımından ortak noktalar da yer almaktadır. Bu ortak noktalar “şiddet veya zor kullanımı, bir siyasal amacın olması, dehşet ve korku salma, tehdit, toplumda uyandırılan psikolojik etki” şeklinde belirtilebilir.

Sosyal Bilimler Ansiklopedisi’nin “terrorism” maddesini yazan J.B.S. Hardman, terörizmi “önceden belirlenmiş hedefleri elde etmek için şiddet kullanan, şiddete başvuran bir grubun veya partinin kullandığı metot” şeklinde tanımlarken, W.T. Mallison ile S.V. Mallison ise terörü “sosyal ve siyasal amaçları elde etmek için aşırı ölçülere varan şiddet kullanma ve şiddet tehdidi” olarak tanımlamıştır

Bu bilimsel yaklaşımların yanı sıra terörizm kavramına toplumsal ve siyasal egemenliğin bulunduğu tarafa göre de farklı yaklaşılmış, bazı ülkeler egemenliklerine karşı mücadele eden grupları terörist olarak adlandırırken, söz konusu gruplar onları destekleyen diğer devletler tarafında özgürlük savaşçısı olarak adlandırılmıştır.

Terörizm siyaset yapma biçiminin en radikal şeklidir. Şiddetle yapılan, sonuca ulaşmak için her türlü yöntemin mübah sayıldığı, bunlar arasında silahın da kullanıldığı bir savaş şeklidir. Terörizmde tarafları, egemen ile egemene karşı çıkan kesimler oluşturur. Terörizm, güçsüzün güçlüye karşı verdiği bir mücadele şeklidir.

Terörizm bir ideoloji, bir düşünce sistemi değildir. Şiddet içeren, kendine has yöntem, taktik ve stratejisi olan savaşı ve çatışmayı önceleyen bir siyaset biçimidir. Terörizm belirli bir ideolojiye sahip olanların başvuracağı bir mücadele biçimi de değildir. Hem sağ hem sol hem de diğer radikal gruplar tarafından benimsenip uygulanabilir.

Şiddet içermesi ve isteklerinin karşı tarafa zorla kabul ettirme şeklinde düşünüldüğünde terörizm çeşitleri arasına devlet terörizmini de eklemek gerekmektedir. Devlet tarafından hükümet dışı siyasal amaçlı şiddet kullanımı ya da devlet tarafından göz yumulan gayri meşru şiddet kullanımıdır. Devlet terörü, totaliter rejimlerde görülen ve devletin bütün topluma gizli polis teşkilatlarıyla korku salmayı ve baskı altına almayı amaçlar. Bu rejimlerde devletin bireyle yıllarca irtibatı olmasa bile ortamdaki korku iklimi devlet terörünün sonucudur. Devlet terörü totaliter rejimlerin yanı sıra bazı demokratik devletlerde de kendi vatandaşlarına yönelik ya da dış politika amaçlı olarak kullanılmaktadır.

Devlet terörünün dışında başka bir terör biçimi ise uluslararası terördür. Uluslararası alanda siyasal şiddeti kullanan grupların terör örgütü olarak kabul edilip edilmemesini etkileyen husus ülkelerin menfaatleridir. Ülkeler kendi coğrafyalarında güçlü kalabilmek amacıyla komşularının ya da rakiplerinin sürekli iç kargaşa ve mücadele içinde olmasını isterler. Bu durumda siyasal şiddeti kullanan gruplar, o ülkeler için özgürlük savaşçısıdır. Bu örgütler vasıtasıyla diğer ülkelere zarar vermek ve o ülkeyi kontrol altında tutmak için destek verilir. Desteğin mahiyeti, terör örgütlerine para, eğitim, silah, patlayıcı, saklanma yeri, istihbarı bilgi, seyahat belgeleri ve lojistik malzeme sağlama şeklinde olabilir. Burada devletin terör örgütleriyle arasında bir yönetim ilişkisi söz konusu değildir.

Küreselleşme, yerkürenin farklı bölgelerinde yaşayan insanlar, toplumlar ve devletler arasındaki karşılıklı etkileşim ve karşılıklı bağımlılık olarak kısaca belirtilebilir. Küreselleşmenin başlangıcını, uygarlık tarihinin önemli evrelerinden olan Aydınlanma çağının meyvesinin alındığı 19. yüzyılın sonlarına kadar götürmek mümkündür. 1914’lere kadar birinci dönem, 1945-50’lere kadar olan ikinci dönem ve 1945-1950 sonrası dönem olarak safhalara ayrılabilir.

1945-1950 sonrası dönem içerisinde soğuk savaşın iki kutuplu dünyasında ülkeler iç ve dış siyasetlerini güvenlik politikaları üzerinde yoğunlaştırırken, iktisadi ve teknolojik gelişmede de yarış içerisine girmişlerdir.

Soğuk savaşın sona ermesiyle birlikte önderliğini Amerika Birleşik Devletleri’nin yaptığı ve dünya siyasetini yönlendirdiği tek kutuplu yeni düzende ekonomik, siyasi ve kültürel küreselleşme, terörizmde de küreselleşmeyi beraberinde getirmiştir. Teknoloji, iletişim, ulaşım ve bilişim alanındaki gelişmeler küreselleşme olgusunu yaygınlaştırırken, terör örgütleri de bu süreçten faydalanarak, meydana gelen siyasal, ekonomik, kültürel ve teknolojik değişmelere ayak uydurarak kendileri de küreselleşmiştir. Bilişim dünyasındaki gelişme, internet, küresel ölçekli uydular ve mobil iletişim sistemlerindeki gelişme, bilgiye erişimi hızlandırdığı kadar dünyanın herhangi bir yerinden en uzak noktada olan insanlara ulaşma ve iletişim sağlama imkânı tanımaktadır. Bu sayede terör örgüt üyeleri birbiri ile daha kolay ve izlenmeksizin haberleşebilirken, eylemler, bildiriler, fetvalar canlı olarak internet üzerinden yayınlanabilmektedir. Web siteleri, on-line dergiler, doktrinler, bomba ve benzeri araçların yapım kılavuzları ile yüklüdür.

11 Eylül 2001 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’nde ikiz kulelere uçakla yapılan saldırı ile birlikte terör ve terörizmin görüntülerinde yeni bir dönem başlamıştır. Terör örgütleri çağın sunduğu imkanları kullanarak sadece belirli bir toplum üzerinde değil küresel anlamda etki yaratacak eylemler yapmaya başlamışlardır. Düzenli orduların karşı karşıya geldiği klasik savaş ve çatışmalardan, orduların kullanılmadığı, devletler ya da onların destekledikleri veya üyesi oldukları yapılar arasında devlet–altı grupların ya da terör örgütlerinin kullanıldığı düşük yoğunluklu çatışmalara doğru gelişme yaşanmıştır.

Terör örgütlerinin konvansiyonel ya da gerilla taktiği gereği hafif silah kullanmasının ötesine geçilmiş, biyolojik, kimyasal silah kullanmaya başlamışlar, hatta nükleer silah sahibi olma girişimleri olmuştur. Tank ya da zırhlandırılmış araçlar kullanmaya, karadan havaya füzeler kullanmaya başlamışlar, “drone” olarak tabir edilen insansız hava araçları kullanarak çatışma alanlarında etkili olmuşlardır.

Post modern terörizm insan kaynağı açısından da çeşitlenmiştir. İnsan kaynakların çeşitlenmesiyle birlikte terör örgütleri yeni organizasyon modelleri geliştirmiş, dünyanın her tarafında hücreler oluşturarak gerektiğinde bu hücreleri sosyal medya ya da dijital teknolojinin sunduğu imkanları kullanarak harekete geçirecek taktikler geliştirmişlerdir. Yine insan kaynaklarının çeşitlenmesi terör örgütlerinin devletlerin ya da hedef grubun bilişim alt yapılarına yönelik siber saldırılar gerçekleştirebilme yeteneği kazandırmıştır.

Çalışmanın temel bulgusu, terör örgütlerinin bilişim dünyasında ve iletişim alanındaki teknolojileri kullanarak bunları terör sahasında uygulamaları, ülkeleri hem kendi içinde hem de uluslararası alanda yeni tedbirler almaya yöneltmeleridir. Kamu yönetiminin bir parçası olan silahlı kuvvetler ile kolluk amir ve memurları, terör örgütlerinin kullandığı taktik ve tekniklere karşı tedbir almaya yönelmek zorunda kalmaktadır.

Bu çalışmanın amacı, küreselleşmeyle beraber terör faaliyetlerinde, terör örgütlerinin taktik ve tekniklerinde meydana gelen gelişmelerin ve değişmelerin siyaset kurumu ve kamu yönetimi ile olan ilişkisini açıklamaktır.

Bu bağlamda öncelikle kuramsal olarak terör, terörizm kavramları açıklandıktan sonra terör örgütlerinin küreselleşmeyle beraber değişen ve gelişen taktik ve teknikleri örneklerle açıklanacak, siyasal mekanizma ile kamu yönetimlerinin güvenlik ve siyasal alanda aldığı karşı tedbirler açıklanmaya çalışılacaktır.

*Bu bildiri   Isparta’da düzenlenen   KAYFOR 15’de sunulmuştur.

Anahtar Kelimeler: Post-Modern Terörizm, Terör, Dijital,

THE GLOBALIZED WORLD OF DIGITAL ERA:

POST-MODERN TERRORISM

ABSTRACT

The concept of terror, which imply horror and fear and the concept of terrorism that adds continuity and political content to this concept, is being actively and continuously used by imperialist states on the target countries in the development of world politics.

There are many definitions and approaches to terrorism. Dutch political scientist Alex P Schmid has identified 140 different definitions of terrorism. Although there are differences between these definitions, there are common points in terms of their purpose and functions. These common points can be stated as “violence or difficult use, a political goal, terror, horror, threat, psychological impact in society”.

J.B.S. Hardman, author of the “terrorism” article of the Encyclopedia of Social Sciences, defines the terrorism as a method of a group or party using violence to achieve pre-determined goals. On the other hand, W.T. Mallison and S.V. Mallison have described terror as “use or threat of extreme violence in order to obtain social and political aims”. Besides these scientific approaches, different social and political sovereigns have attributed different meanings to the concept. While some countries called the groups that are fighting against their sovereignty as terrorists, on the other hand the mentioned groups are seen as freedom warriors by other countries who support them.

Terrorism is the most radical form of politics. It is a form of war that is made violently and in which all methods are used to attain the result, among which weapons are also used. In terrorism, the parties are constituted by sovereigns and the opposing segments to sovereigns. Terrorism is a form of struggle laid by weak parties against power.

Terrorism is not an ideology, a system of thought. It is a form of politics that involves violence, possess its own method, tactics and strategy, and prioritizes war and conflict. Terrorism is not a form of struggle for those with a particular ideology. It can be adopted and applied by both rightist and leftist radical groups.

It is necessary to add state terrorism among the types of terrorism when it is considered to contain violence and to force the other side to accept the request. It is the use of non-governmental political violence by the state or the use of illegitimate violence by the state. State terror is aimed at terrorizing and suppressing the state, which is seen in totalitarian regimes, with all collective secret police organizations. Even if the state does not have contact with the individual for many years in these regimes, the climate of fear in the environment is the result of state terrorism. State terrorism is used in totalitarian regimes, as well as in some democratic states, either for its own citizens or for foreign policy purposes.

Another form of terrorism other than state terrorism is international terrorism. It is the interests of countries that affect whether the groups using political violence in the international arena are regarded as terrorist organizations. Countries want their neighbors or opponents to be in constant internal turmoil and struggle in order to be able to stay strong in their own geography. The groups that use political violence in this case are freedom fighters for those countries. Through these organizations, support is given to harm other countries and keep these countries under control. The nature of the attack may be to provide terrorist organizations with money, education, weapons, explosives, hiding places, intelligence, travel documents, and logistical supplies. There is no administrative relationship between the state and terrorist organizations here.

Globalization can be briefly described as mutual interaction and interdependence between people, societies and states living in different regions of the earth. It is possible to trace back the beginning of globalization to the end of the nineteenth century, when the fruits of the Age of Enlightenment, the important stages of civilization history, were taken. The periods can be divided into phases such as: The first period until 1914, the second period until 1945-50s, and the period after 1945-1950s.

During the post-1945-1950 period, in the bipolar world of cold war, the countries intensified their domestic and foreign policies on security politics, and they entered the race in economic and technological development.

With the end of the Cold War, in the new order in which the USA becomes leader and leading the world politics, economic, political and cultural globalization brought together with globalization in terrorism. While advances in technology, communication, transportation and information have widened the globalization phenomenon, terrorist organizations have become globalized by taking advantage of this process and keeping up with the political, economic, cultural and technological changes that took place. The development in the world of IT, the development of the internet, global scale satellites and mobile communication systems, accelerates access to information, as well as the ability to reach and communicate with people who are farthest from any part of the world. In this respect, members of the terrorist organization can communicate with each other more easily and without being monitored; actions, notifications, fatwas broadcast live on the internet. Their web-sites are loaded with online magazines, doctrines, construction guides for bombs and similar tools.

On September 11, 2001, with the attack on the twin towers in the United States, a new era began in the images of terror and terrorism. Terrorist organizations have begun to take action not only in a specific society but in the global sense, using the opportunities that the age has offered. There have been developments in the understanding of classical wars and conflicts and the use of regular armies have overthrown, and low-intensity conflicts in which subordinate groups or terrorist organizations are used by states between the states or the structures they support or are members of.

Terrorist organizations have gone beyond using light weapons, such as conventional or guerrilla tactics, to start using biological, chemical weapons, or even attempting to possess nuclear weapons. They began to use tankers or armored vehicles, ground-to-air missiles, and were effective in conflict areas by using unmanned aerial vehicles called “drone”.

Post-modern terrorism has also been diversified in terms of human resources. With the diversification of human resources, terrorist organizations have developed new organizational models, creating cells around the globe, where they have developed tactics that will act by using the opportunities offered by social media or digital technology. Again, diversification of human resources has given the ability of terrorist organizations to carry out cyber-attacks on the subordinate structures of states or target groups.

The main finding of the study is that terrorist organizations are implementing terror into the field by using the world of information and communication technologies and force the countries to take new measures both internally and internationally. The armed forces, law enforcement officers, and civil servants, which are part of the public administration, are obliged to take measures against the tactics and techniques used by terrorist organizations.

The aim of this work is to explain the developments and changes in the tactics and techniques of terrorist organizations in relation to globalization and terrorist activities and their relationship with the political institution and public administration.

In this context, firstly, after the concepts of terror and terrorism are explained, the terrorist organizations’ tactics and techniques changing with globalization will be explained with examples and political measures and countermeasures taken by public administrations in security and political contexts will be tried to be explained.

Key Words: Post-Modern Terrorism, Terror, Digital

YAZAR

Doç. Dr. Ali Fuat Gökçe/ Gaziantep Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Iletişim adresi: afgscem@gmail.com

İLETİŞİM


Akademik Kaynak
 

 TR