﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Akademik Sunumlar | Akademik Kaynak</title>
	<atom:link href="https://www.akademikkaynak.com/guncel/sunumlar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.akademikkaynak.com</link>
	<description>Akademik Düşünce Enstitüsü yayın organı akademikkaynak.com - bilimin ışığıyla.</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Oct 2022 16:25:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2018/04/cropped-akademikkaynak-fovicon-32x32.png</url>
	<title>Akademik Sunumlar | Akademik Kaynak</title>
	<link>https://www.akademikkaynak.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kümelenme Teorisinin İktisadi Etkileri Üzerine Bir Bakış</title>
		<link>https://www.akademikkaynak.com/kumelenme-teorisinin-iktisadi-etkileri-uzerine-bir-bakis.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Öğr. Gör. Ayten Nahide KORKMAZ]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Sep 2022 05:59:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Akademik Sunumlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi ve Finans]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[İktisat]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkarılmış İçerik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.akademikkaynak.com/?p=12669</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8211;Bu metin 03.Eylül .2022 tarihli Türkiye Ekonomi Kurumu&#8217;nun hazırladığı &#8220;ICE-TEA2022 8th International Conference on Economics&#8221; adlı uluslararası İktisat Kongresi&#8217;nde  sunulmuştur.- &#160; KÜMELENME TEORİSİNİN İKTİSADİ ETKİLERİ ÜZERİNE BİR BAKIŞ ÖZET 1990’dan itibaren yoğunlaşan kümelenme çalışmalarına uzun zaman öncesinde de rastlamak   mümkündür. İşletmelerin coğrafik olarak yığılma özelliği göstermesi bu duruma birçok kentte örnek teşkil etmiştir. Peki, neden [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/kumelenme-teorisinin-iktisadi-etkileri-uzerine-bir-bakis.html">Kümelenme Teorisinin İktisadi Etkileri Üzerine Bir Bakış</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8211;<strong>Bu metin 03.Eylül .2022 tarihli Türkiye Ekonomi Kurumu&#8217;nun hazırladığı &#8220;ICE-TEA2022</strong><br />
<strong>8th International Conference on Economics&#8221; adlı uluslararası İktisat Kongresi&#8217;nde </strong> <strong>sunulmuştur.-</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>KÜMELENME TEORİSİNİN İKTİSADİ ETKİLERİ ÜZERİNE BİR BAKIŞ</strong></p>
<p><strong>ÖZET</strong></p>
<p style="text-align: justify">1990’dan itibaren yoğunlaşan kümelenme çalışmalarına uzun zaman öncesinde de rastlamak   mümkündür. İşletmelerin coğrafik olarak yığılma özelliği göstermesi bu duruma birçok kentte örnek teşkil etmiştir. Peki, neden aynı ürünü veya hizmeti üreten birden çok sayıda işletme farklı coğrafi alanda ekonomik faaliyetlerini sürdürmeyi istemeyip aynı alanı paylaşırken karşımıza çıkmaktadır? Aslında tarihin ilk zamanlarından beri uygulanan kümelenme olgusu üzerine Harvard Üniversitesi ekonomi ve yönetim bilimleri profesörü olan Micheal Everett Porter 1990’da Kümelenme Teorisi üzerine çalışmalar yapmıştır. Kümelenme birbiriyle bağlantılı olan işletmelerin ve kurumların belirli yerlerde coğrafi olarak yoğunlaşmalarıdır. Kümelenmeler, rekabet açısından önemli olan birbiriyle bağlantılı endüstrileri içine alır. Bu şekilde bir arada olmalarının nedeni aslında onların arasındaki rekabetin yanı sıra işbirliğinin de var olmasıdır. Sıkı bir rekabet içinde olsalar da ellerindeki müşteriyi kaybetmemek için biri bir diğerinin işletmesini önererek tüketicinin alanı terk etmesinin önüne geçerler. Kümelenme olgusu üç temel özelliğe sahiptir. Bunlar yakınlık, ağ oluşturma ve uzmanlaşmadır. Yakınlık; şirketlerin uzman işgücüne erişim, zımni ve somut bilgilerin değişimi avantajlarından ötürü, birbirlerine yakın mesafede olmalarıdır. Ağ Oluşturma; yerel tedarikçiler, müşteriler, rakipler, üniversiteler ve araştırma merkezleri arasındaki bağlantıları ve ortak çalışma ilişkilerini olanaklı kılmaktadır. Uzmanlaşma ise iş bölümünün endüstrideki yansıması olarak düşünülebilir.</p>
<p style="text-align: justify">Bu çalışmanın ana amaç olarak Porter tarafından öne sürülen Kümelenme Teorisi’nin işletmeler, bireyler ve ekonomi için anlamlandırılmasını sağlamak güdülmüştür. Bu minvalde Geleneksel Konum ve Yığılma Teorileri ile Endüstriyel Bölge gibi geliştirilen ilk teoriler daha çok kümelenmenin de temeli olan coğrafik yığılmaya vurgu yapılacaktır.  Sonrasında İtalyan Sanayi Bölgeleri ve Yenilikçi Çevreler, Yeni Sanayi Odakları ve Yeni Ekonomik Coğrafya teorileri incelenmiştir.  Bölgesel İnovasyon Sistemleri ve Öğrenen Bölgeler teorileri ile bağlantılar kurulmaya çalışılmış, teorinin gelişimine katkı sağlayan tüm bu teorilerin günümüze taşınması adına çözüm önerileri sunulacaktır. İnovasyon kavramına değinilip kavramın teoriyle olan bağlantıları açıklanacaktır.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>Anahtar Kelimeler: </strong>Micheal Everett Porter, Kümelenme Teorisi, Uzmanlaşma, Coğrafi Yığılma, Rekabet.</p>
<p style="text-align: justify"><strong> A LOOK AT THE EFFECT OF THE CLUSTER THEORY ON ECONOMY</strong></p>
<p style="text-align: justify"><strong> </strong><strong>ABSTRACT</strong></p>
<p style="text-align: justify">It is possible to come across clustering studies that have intensified since 1990 and also a long time ago. The geographical agglomeration of businesses has set an example for this situation in many cities. Why do we come across multiple businesses that produce the same product or service when they do not want to continue their economic activities in different geographical areas and share the same area? In reality, on the clustering phenomenon, which has been practiced since the earliest time of history, Harvard University professor of economics and management sciences, Micheal Everett Porter, worked on the Cluster Theory in 1990. Clustering is the geographical concentration of interconnected businesses and institutions in specific locations. Clusters include interconnected industries that are competitively important. The reason why they are together in this way is that there is cooperation as well as competition between them. Even though they are in tight competition, they prevent the consumer from leaving the field by suggesting one another’s business in order not to lose the customer they have. The clustering phenomenon has three basic features. These are proximity, networking, and specialization. Proximity is a component that companies are close to each other according to the prons of access to a specialized workforce and exchange of tacit and tangible data. Networking enables connections and collaborative working relationships between local suppliers, customers, competitors, universities, and research centers. Specialization can be thought of as the reflection of the division of labor in the industry.</p>
<p style="text-align: justify">The main purpose of this study is to make the Cluster Theory that Porter puts forward to be meaningful for businesses, individuals, and the economy. In this way, the traditional location and agglomeration theories and the first theories developed such as the Industrial Zone will be emphasized more geographical accumulation, which is also the basis of the Clustering. Afterward, Italian Industrial Zones and Innovative Environments, New Industrial Focuses, and New Economic Geography theories were examined. It has been tried to establish connections with the theories of Regional Innovation Systems and Learning Regions, and solution suggestions will be presented in order to carry all these theories that contribute to the development of the theory. The concept of innovation will be mentioned and its connections with theory will be explained.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>Key Words: </strong>Micheal Everett Porter, The Cluster Theory, The Spezialisierung, The Geographic Agglomeration, The Rivalry.</p>
<p><strong>1.Giriş</strong></p>
<p>1990’dan itibaren sıklıkla karşımıza çıkan kümelenme kavramına aslında uzun zaman öncesinde de rastlamak   mümkündür. Coğrafik yakınlıkla ekonomik performans arasındaki ilişki  kümelenme kavramının Harvard Üniversitesi ekonomi ve yönetim bilimleri profesörü olan Micheal Everett Porter 1990’daki çalışmasına kadar çok da popüler olmadığını söylememiz yerindedir denebilir. Kümelenme genel olarak benzer ve birbirleri ile ilişkili faaliyetleri olan işletmelerin ve kurumların bölgesel yoğunlaşmalarıdır. Bu yüzden kümelenme teorisini öncelikle coğrafi yığılmayı açıklamaya çalışan teoriler çerçevesinde incelemenin daha anlamlı olduğu düşünülebilir.</p>
<p>Bu çalışmanın ana amaç olarak Porter tarafından öne sürülen Kümelenme Teorisi’nin işletmeler, bireyler ve ekonomi için anlamlandırılmasını sağlamak güdülmüştür. Bu minvalde Geleneksel Konum ve Yığılma Teorileri ile Endüstriyel Bölge gibi geliştirilen ilk teoriler daha çok kümelenmenin de temeli olan coğrafik yığılmaya vurgu yapılacaktır.  Sonrasında İtalyan Sanayi Bölgeleri ve Yenilikçi Çevreler, Yeni Sanayi Odakları ve Yeni Ekonomik Coğrafya teorileri incelenmiştir.  Bölgesel İnovasyon Sistemleri ve Öğrenen Bölgeler teorileri ile bağlantılar kurulmaya çalışılmış, teorinin gelişimine katkı sağlayan tüm bu teorilerin günümüze taşınması adına çözüm önerileri sunulacaktır. İnovasyon kavramına değinilip kavramın teoriyle olan bağlantıları açıklanacaktır.</p>
<p><strong>2.Kümelenme Teorisini Anlamak</strong></p>
<p>Kümelenme birbiriyle bağlantılı olan işletmelerin ve kurumların belirli yerlerde coğrafi olarak yoğunlaşmalarıdır.Kümelenmeler,rekabet açısından önemli olan birbiriyle bağlantılı endüstrileri içine alır. Bu şekilde bir arada olmalarının nedeni aslında onların arasındaki rekabetin yanı sıra işbirliğinin de var olmasıdır. Sıkı bir rekabet içinde olsalar da ellerindeki müşteriyi kaybetmemek için biri bir diğerinin işletmesini önererek tüketicinin alanı terk etmesinin önüne geçerler.Kümelenme olgusu üç temel özelliğe sahiptir. Bunlar yakınlık, ağ oluşturma ve uzmanlaşmadır. Yakınlık; şirketlerin uzman işgücüne erişim, zımni ve somut bilgilerin değişimi avantajlarından ötürü, birbirlerine yakın mesafede olmalarıdır. Ağ Oluşturma; yerel tedarikçiler, müşteriler, rakipler, üniversiteler ve araştırma merkezleri arasındaki bağlantıları ve ortak çalışma ilişkilerini olanaklı kılmaktadır. Uzmanlaşma ise iş bölümünün endüstrideki yansıması olarak düşünülebilir.</p>
<p>Kümelenme teorisine etki eden teoriler çok geniş ve heterojen bir görünüm sergilemekte olup kümelenme teorisinin her yönüyle anlaşılmasına temel teşkil etmektedir. Bu teorilerden ilki Tarımsal Lokasyon Teorisinin temellerini atan von Thünen (1826), Endüstriyel Lokasyon Teorisini ortaya koyan Alfred Weber (1909) ve şehirlerin yerleşimlerini açıklamaya çalışan Christaller (1933) ve Lösch’ün (1939) çalışmalarına dayanan Geleneksel Konum ve Yığılma Teorileridir. Sonrasında Marshall (1890) mal veya hizmet piyasasında endüstri yoğunlaşması sonucunda, endüstriye yeni giren işletmenin öncekilerin maliyetlerinde azalma meydana getireceği görüşü ile coğrafik yığılmayı başka bir boyutta incelemiştir. Becattini (1979) Marshall’ın görüşlerinden de etkilenerek yığılmanın sosyal boyutunu da hesaba katmıştır. Yeni Sanayi Odakları çeşitli araştırmacıların görüşleri ile şekillenmiş olsa da Yenilikçi Çevre Yaklaşımının etkilerini taşımaktadır. Krugman, Yeni Ekonomik Coğrafya’da Marshall’ın (1890) görüşlerini esas almıştır. Porter’a (1990) kadar kümelenmeden değil daha çok coğrafik yığılmadan bahsedilen bu çalışmalar kümelenme teorisinin alt yapısını oluşturmaktadır. Bu yaklaşımların ortak özelliği coğrafik yığılmanın maliyet etkinliğini artırması ile ölçek ekonomisinden yarar sağlanabileceği varsayımıdır.</p>
<p><strong>3)Geleneksel Konum ve Yığılma Teorileri</strong></p>
<p>Coğrafi yoğunlaşmayı açıklamaya ilk katkıyı geleneksel konum teorileri sağlamıştır. Konum teorisi geleneksel ekonomik analizlerde yer unsurunun ele alınmamasına tepki olarak geliştirilmiş olup üç önemli çalışmaya dayanmaktadır. Bunlardan ilki, tarımsal lokasyon teorisinin temellerini atan von Thünen, diğeri endüstriyel lokasyon teorisini ortaya koyan Alfred Weber sonuncusu ise bir piyasa merkezi olarak şehirlerin yerleşimini açıklamaya çalışan Christaller-Lösch tarafından yapılan çalışmalardır (Fujita vd., 1999:26).</p>
<p>Geleneksel konum teorisinin kökeni, bir Alman arazi sahibi olan J. H. von Thünen’in 1826 yılında yayımladığı eserine kadar gitmektedir (von Thünen, 1966). Konum teorisinin kurucusu olan von Thünen’in ortaya koyduğu Tarımsal Arazi Kullanım Modeli/Teorisi dünyanın ilk coğrafi teorisi/modeli olarak da anılmaktadır (Wheeler vd., 1998:305). von Thünen, merkezi bir şehrin etrafında gelişen tarımsal arazi kullanımının özelliklerini coğrafi mesafe, ulaşım maliyetleri ve arazi fiyatlarını göz önüne alarak açıklamaya çalışmıştır. von Thünen analizinin sonucunda tarımsal üretimin ve arazi kullanımının mekânsal düzeninin merkezi bir şehirden (yani piyasadan) çevreye doğru bir dizi dairesel halkalar şeklinde gelişme gösterdiğini ortaya koymuştur. Modele göre bahçecilik ve süt üretimi gibi getirisi yüksek faaliyetler pazara yakın konumlanırken, hayvancılık gibi daha az gelir getiren faaliyetler pazara uzak konumlanmaktadır (vom Hofe ve Chen,2006:5).</p>
<p><strong>4) Endüstriyel Bölgeler Teorisi</strong></p>
<p>Günümüzdeki küme kavramına en yakın kavrama ilk defa Marshall’ın Principles of Economics (1890) adlı eserinde yer verilmiştir. Endüstriyel bölge olarak tanımlanan bu kavramı Marshall, belirli bir sektörde faaliyet gösteren işletmelerin iyi tanımlanmış ve nispeten küçük bir coğrafi alanda yığılmaları olarak tanımlamıştır (Sîrb,2013:318). Geleneksel yerleşim ekonomistlerinden farklı olarak sadece tek bir firmanın konumlanmasından çok ortak konumlanmanın yararları üzerinde durmuştur. Alfred Marshall’ın kapsamlı yaklaşımı, endüstrilerin coğrafi yoğunlaşmalarını açıklamada daha fazla dikkat çekmiştir. Marshall’a göre işletmeler önemli ölçek ekonomileri elde edebilecekleri yerlerde konumlanırlar. Ölçekler dışsal ve içsel olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Dışsal ölçek ekonomileri endüstriyel gelişmeyi ve bölgesel yoğunlaşmayı sağlar (Potter ve Watts,2014:604). İçsel ölçek ekonomisi ise organizasyonel ve yönetimsel etkinlikle ilgilidir. Dışsal ölçek ekonomilerinin bir sonucu olan sanayi kümesi, küme içindekilerin etkinliğini ve verimliliğini artırır.</p>
<p><strong>5) İtalyan Sanayi Bölgeleri ve Yenilikçi Çevreler Teorisi</strong></p>
<p>1960’lı yıllara gelindiğinde, Marshall’ın 1900’lerin başlarında ortaya koymuş olduğu görüşler, endüstri kavramı çerçevesinde teorik analizleri destekleyici unsur olmuştur (Sforzi, 2002:442). Marshallyan Endüstriyel Bölge, İtalya’da Üçüncü İtalya2 olarak da adlandırılan bölgeler ile tekrar gündeme gelmiştir (Morgan, 2004:38). İtalyan Sanayi Bölgeleri ve Yenilikçi Çevreler temelde Marshall’ın görüşlerine dayanan yaklaşımlar olsa da farklarının ve küme teorisine yaptıkları en önemli katkının sosyal ilişkiler, güven, ortak bir kültürü paylaşmak gibi aktörler arasındaki iş birliğini artıran kavramlar üzerinde durulması olduğunu söylemek mümkündür. Zaten söz konusu kavramlar da bölgesel inovasyonu artıran özelliklerin başında gelmektedir.</p>
<p><strong>6) Yeni Sanayi Odakları Teorisi</strong></p>
<p>Çeşitli araştırmacıların katkısıyla şekillenen bu yaklaşım 3 vaka çalışmasına dayanır. Bu çalışmalar üçüncü İtalya, Silikon Vadisi ve Güney Paris bölgesindeki Bilimsel şehir 2 çalışmalarıdır ve bu alanların bazı ortak özellikleri vardır. Bunlar: Coğrafik yığılma, esnek üretim sistemleri (pazar koşullarına hızlıca uyum sağlayabilen sistemler), iş gücünün toplumsal bir bölümünün varlığı, dışsal ölçek ekonomileri, yüksek hayat standardı ve iş ortamının elverişli olmasıdır.</p>
<p>Yeni endüstriyel bölgeler sadece üretim sistemlerinin yığınlaşmasını değil aynı zamanda çeşitli etkenlerle sosyal düzenleme sistemi de içerir (Storper ve Scott,2003,s.582).</p>
<p>Bu etkenler:</p>
<ul>
<li>Endüstriyel sistemlerde firmaların ileriye ve geriye doğru bağlantıların dinamikleri</li>
<li>Birden fazla işyeri çevresinde yoğun yerel işgücü piyasalarının oluşumunu ve Öğrenmenin ve inovasyonun etkisini artıran yerel bölgesel varlıkların (ve ağların) oluşmasıdır.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>7)Yeni Ekonomik Coğrafya Teorisi</strong></p>
<p>Ekonomi ve uluslararası ticaret teorilerinden gelen Krugman (1991), uluslararası ticaret teorilerindeki kavramlar üzerinde inşa edilen ve yeni ekonomik coğrafya olarak isimlendirilen yaklaşımın ardındaki mimar olmuştur (Fujita vd., 1999; Krugman, 2000). Krugmanın coğrafyayı genel ekonominin içinde canlandırmasının arkasındaki genel ve kısa fikir şu ifadelerde görülebilir (Krugman, 2000,s.49): ―Marstan -ya da gerçek dünyadan- bir adam ekonomik coğrafya ve uluslararası ticaret teorilerinin birbirinden kesin çizgilerle ayrılmış alanlar olmasına şaşıracaktır” Yeni ekonomik coğrafya (YEC) paradigmasının amacı coğrafi mekânda meydana gelen çok çeĢitli ölçeklerdeki ekonomik yığılmanın/kümelenmenin oluşumunu monopolistik rekabet, dıĢsal ekonomiler ve artan getiriler gibi mikro ekonomik kavramlar çerçevesinde matematiksel modellemeler kurarak açıklamaktır (Fujita ve Krugman, 2004, s.140). Ekonomik faaliyetlerin yığınlaşması veya kümelenmesi farklı coğrafik faaliyetlerde ve farklı seviyelerde olabilir.</p>
<p><strong>6)Kümelenme Teorisi</strong></p>
<p>Küme yaklaşımı çeşitli sanayileşmiş ülkelerde yapılmış olan ulusal rekabetçilik çalışmalarıyla 1980‘lerin sonlarına doğru başlamıştır. Çalışmanın sonucunda Porter herkesçe bilinen Ulusların Rekabet Üstünlüğü (1990) isimli kitabını çıkarmıştır. Kitap Porter‘ın stratejik yönetim ve organizayonel ekonomi alt yapısından ve 1980‘lerin sonu 1990‘ların başında geliĢen (Freeman, 1987; Lundvall, 1992; Nelson, 1992; Edquist, 1997) inovasyon ekonomisine dair düşüncelerinden oldukça etkilenmiştir. 1990‘daki kitabında Porter küme kavramını coğrafik bağlamda kullanmıştır. Endüstrilerin kümeleri üzerinde durmuş sonraki çalışmalarında da coğrafik boyutu eklemiştir. Bulgularına göre ulusların rekabet üstünlüğü coğrafyayla da oldukça ilişkilidir. Porter kümeleri şu şekilde tanımlanmıştır: “Kümelenme birbiriyle bağlantılı olan işletmelerin ve kurumların belirli yerlerde coğrafi olarak yoğunlaşmalarıdır. Kümelenmeler, rekabet açısından önemli olan birbiriyle bağlantılı endüstrileri ve diğer kurumları içine alır. Bunlar bileşen, makine ve hizmet sağlayan ihtisaslaşmış tedarikçileri ve ihtisaslaşmış altyapı sağlayıcılarını kapsar. Kümelenmeler genelde dikey olarak tedarik kanallarını ve müşterileri, yatay olarak tamamlayıcı ürünler üretenleri ve yetenekler, teknoloji veya ortak girdi kullanımı yönünden ilgili olan sanayilerdeki işletmeleri kapsayacak şekilde genişler. Son olarak, kümelenmeler kamu kurumlarını ve üniversiteleri, standart belirleyici ajansları ve danışmanları, mesleki eğitim kurumlarını ve sendikalar gibi ihtisaslaşmış eğitim, öğretim, araştırma, bilgi ve teknik destek sağlayan diğer kurumları kapsar (1998a,s.78). Bir kümenin coğrafik kapsamı tek bir şehir, eyalet veya ülke olabileceği gibi komşu ülkelerde olabilir (1998b,s. 199). Porter‘ın (1990) küme tanımının kökleri, ülkelerin rekabet üstünlüğünün dört faktörden (firma stratejisi, firma yapısı ve rekabet; girdi koşulları; talep koşulları ve ilgili ve destek endüstriler) oluşan ulusal rekabet elmasına dayandığını ifade ettiği çalışmasına dayanmaktadır.(Elmas Modeli)</p>
<p>Porter‘a (1998a) göre kümeler, kapsamına ve fonksiyonlarına göre 2 boyutta incelenebilir.  Kümeleri oluşturan aktörler: Porter bir kümenin genel olarak Ģu öğelerden oluĢtuğunu ifade etmiştir. Özel girdilerin tedarikçileri, endüstriye özgü altyapı sağlayıcıları, müşteriler ayrıca sektöre özgü yeteneklerle, teknolojilerle veya ortak girdilerle ilgili işletmeler de kümede yer almaktadır. Ayrıca birçok küme endüstriye özgü eğitim ve bilgi veren, araştırma yapan ve teknik destek sağlayan kamu ve diğer kuruluşlardan (üniversiteler, standart enstitüleri, beyin takımları, mesleki eğitim sağlayıcıları ve ticaret birlikleri) oluşur (s.78). ii. Aktörler arasındaki bağlar: Porter aktörler arasındaki işbirliğinin ve rekabetin büyümeyi, inovasyon faaliyetlerini ve rekabet gücünü artıracağını ifade etmiĢtir. Ona göre bu artış 3 yolla gerçekleşir a) İŞletmelerdeki üretkenliğin artmasıyla b) inovasyonu yönlendirmesi ve ilerleme hızını artırmasıyla ve c) yeni işletmelerin oluşumunu teşvik etmesiyle.</p>
<p><strong>8) Bölgesel İnovasyon Sistemleri ve Öğrenen Bölgeler</strong></p>
<p>Porter‘ın yaklaşıma benzer olarak bölgesel inovasyon sistemleri (BIS) ve öğrenen bölgeler literatürü ulusal inovasyon sistemi (UIS) literatürü (Freeman, 1987; Lundvall, 1992; Nelson, 1992; Edquist, 1997) ile 1990‘ların sonunda ortaya çıkmıĢ olup temel mantığı, ülkeler arası farklılıkların bölgeler arasında da olabileceğidir. BIS yaklaĢımına yapılan en önemli katkılar Cooke (1992), Braczyk ve diğerleri (1998), Cooke ve Morgan (1998) ile birlikte Cooke ve diğerlerinden (2004) gelmiĢtir. Bölgesel İnovasyon Sistemi; ortaklaşa öğrenmeyi ve sürekli yeniliği teşvik eden ve firmalar arası iletişimin güçlü olduğu, sosyo-kültürel yapı ve kurumsal çevrenin oluşturduğu bir bütündür (Jain,2005:.3). Daha geniş bir tanıma göre bölgesel inovasyon sistemi; firmaların, kurum/kuruluşların ve hükümetlerin, ortaklaĢa ya da bireysel olarak, bölgesel düzeyde inovasyonun desteklenmesine nasıl katkıda 16 bulunduklarını açıklamaya yönelik bir kavramdır. Bu tip bir inovasyon ağı, firmalar, araştırma ve teknoloji ajansları, inovasyon destek kuruluşları, risk sermayesi şirketleri ve yerel/merkezi hükümet kurumlarından oluĢmaktadır. Bu kurumlar arasındaki bağlantılar, bilginin rekabet üstünlüğüne dönüştürülmesi açısından oldukça önemlidir.</p>
<p><strong>SONUÇ</strong></p>
<p>Kümelenme çalışmaları daha çok 1990’lardan itibaren başlamıştır. Ama öncesinde herhangi bir sanayi kümesi yoktur gibi bir görüşe kapılmak da yanlış olacaktır. Çünkü kümelenmenin esası olan coğrafik yığılmanın geçmişi uzun zaman öncesine dayanmaktadır. İşletmeler her dönemde çeşitli avantajlara sahip olacakları düşüncesi ile coğrafik yığılma özelliği göstererek kümelenmeye temel teşkil etmişlerdir. Kümelenme teorisine katkı yaptıkları düşünülerek ele alınan Geleneksel Konum ve Yığılma ile Endüstriyel Bölge Teorileri genel olarak maliyet etkinliği sağlamak amacıyla işletmelerin bölgesel yoğunlaşma eğiliminde olduklarını ifade eder. Maliyet etkinliği taşımada, kaynaklara ulaşmada veya pazara ürün sunmada olabilir. Buna göre bu teoriler sadece işletmelerin bölgesel yoğunlaşma nedenlerine değinmişlerdir. Ancak daha sonra yine bu teorilere de dayanan İtalyan Sanayi Bölgeleri ve Yenilikçi Çevreler, Yeni Sanayi Odakları ve Yeni Ekonomik Coğrafya yaklaşımları coğrafik yığılmanın statikliğini aktörler arasındaki ilişkileri de göz önüne alarak dinamik bir açıdan ele almışlardır. Ekonomik küreselleşme ve bölgesel yerelleşmenin eşanlı gelişmeler olması endüstriyel kümelenmelerin daha çok önem kazanmasına yol açmıştır. Buradan ekonomik kalkınma süreci açısından endüstriyel küme politikalarının tasarımı ve yürütülmesinde radikal bir bakış açısı değişiminin gerekli olduğu sonucu çıkmaktadır. Bu durum için de politika yapıcıların kümelenme stratejilerini uygulamaya koymaları yerinde bir karar olacaktır.</p>
<p><strong>KAYNAKÇA</strong></p>
<p>Fujita, M., Krugman, P., &amp; Venables, A. J. (1999). Spatial Economy. Cambridge: MIT Press</p>
<p>Jain, A. (2005). The Regional Innovation Sysmtes in the City of Casey: Prospective Evaluation. Deakin University School of Accounting, Economics and Finance Working Paper No: 2005-22, 1-16.</p>
<p>Morgan, J. Q. (2004), The Role of Regional Industry Clusters In Urban Economic Development: An Analysis of Process and Performance (Yayınlanmamış Doktora Tezi). Raleigh: North Caroline State University</p>
<p>Potter, A., &amp; Watts, H. D. (2014), Revisiting Marshall’s Agglomeration Economies:Technological Relatedness and the Evolution of the Sheffield Metals Cluster, Regional Studies, 48(4):603–623.</p>
<p>Sîrb, L. (2013), The Organizational Benefits Generated By The Membership To A Conglomerate Of Regional Clustering Type. The Implications Of “Roşia Montană Project” on Creating A Mining Cluster In The “Apuseni Mountains” Area From Romania, Oeconomica, 15(1):318-332.</p>
<p style="text-align: justify"><strong> </strong></p>The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/kumelenme-teorisinin-iktisadi-etkileri-uzerine-bir-bakis.html">Kümelenme Teorisinin İktisadi Etkileri Üzerine Bir Bakış</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öğrenmenin Bilimi: Etkili Öğrenme Nasıl Olmalıdır?</title>
		<link>https://www.akademikkaynak.com/ogrenmenin-bilimi-etkili-ogrenme-nasil-olmalidir.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Öğr. Gör. Ayten Nahide KORKMAZ]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Feb 2022 05:42:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Akademik Sunumlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.akademikkaynak.com/?p=12433</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsanoğlunun var olduğu ilk andan beri en büyük amacı… Kimileri için bir tutku kimileri için keyif kimileri için ise işkence… Ama her zaman bir zorunluluk hali yaşamın her evresi  için. Sayısız yeni bilgi zamanla yarışarak hafızalarda yerlerini alırken bu bilgileri edinip içselleştirmek artık olmazsa olmazımız. Ya öğrenip başkalaşacağız ya da bu ışık hızıyla akıp giden [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/ogrenmenin-bilimi-etkili-ogrenme-nasil-olmalidir.html">Öğrenmenin Bilimi: Etkili Öğrenme Nasıl Olmalıdır?</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanoğlunun var olduğu ilk andan beri en büyük amacı… Kimileri için bir tutku kimileri için keyif kimileri için ise işkence… Ama her zaman bir zorunluluk hali yaşamın her evresi  için. Sayısız yeni bilgi zamanla yarışarak hafızalarda yerlerini alırken bu bilgileri edinip içselleştirmek artık olmazsa olmazımız. Ya öğrenip başkalaşacağız ya da bu ışık hızıyla akıp giden bilgi okyanusunda boğulup yok olacağız.</p>
<p>Öğrenmek;  öğrenmeyi öğrenmek, bilgileri en kısa zamanda kavramak, yaşama adapte etmek ve hatta asla unutmamak kendini öğrenmeye adamış herkesin hayali. Peki bunu nasıl başaracağız? Nasıl daha kolay ve etkin öğreneceğiz? Bu yol veya yollar sabit şablonlara mı dayanır  yoksa kişiden kişiye değişiklik mi gösterir? Yoksa doğuştan gelen bir yetenek midir? Eğer bu bir yetenekse geliştirilebilir miyiz?</p>
<p>Bambaşka tanımlarla karşımıza çıkan öğrenme bu kavram üzerinde birçok çalışması olan Felder ve Silverman tarafından  “bireylerin bilgiyi alma, tutma ve işleme sürecindeki karakteristik güçlülük ve tercihler’’ olarak tanımlanmaktadır    (Felder-Silverman, 674-681). Öğrenme ‘anlam çıkarmadır’ bilgiye, bilgilenmeye yol açan bir süreçtir (Dixon, 1999, 1). Jensen (2005, 55)’in Heene ve Sanchez (1997, 6)’den aktardığına göre, öğrenme, bir bireyin bilgi birikiminde değişimlerin meydana geldiği sürece denir.</p>
<p>Bir toplumdaki bireyler işbirliği sayesinde farklı bakış açılarını, farklı ilgileri vb. öğrenir. Bu ‘hareketli öğrenme’ kişinin bir aktiviteyle meşgul iken öğrenebilmesi ve öğrendikleri anlamına gelir. Bir birey farklı bir hareket yapmayı öğrendiğinde, yeni bir bilgi birikimine sahip olmuş demektir. Bunu, veriden enformasyon aracılığıyla bilgiye dönüşüm süreciyle birleştirerek çevirdiğimizde aşağıdaki zinciri elde ederiz (Jensen, 2005, 55).</p>
<p><strong><em><u>Veri(Data)→Enformasyon (Information)→Bilgi (Knowledge)→Eylem (Action)→ Öğrenme (Learning)→ Yeni Bilgi (New Knowledge) </u></em></strong><em><u>   </u></em></p>
<p>Öğrenme hali ve öğrenmek için harcanan zaman, kişiden kişiye değişen bir durum olup birçok unsuru da barındırır. Birçok bilim insanı ve araştırmacı da öğrenme metodları ile ilgili çok sayıda görüş ortaya atmışlardır. Bu öğrenme metodlarından  Felder-Silverman’a göre dört boyut içeren öğrenme stil modeli yer almaktadır:</p>
<ol>
<li><em> Öğrenciler hangi tip bilgiyi almayı tercih etmektedirler? <strong>Hissederek </strong>(dış kaynaklı) – görüntüler, sesler, bedensel duyular ya da <strong>Sezgisel </strong>(iç kaynaklı) – olasılıklar, algılar ve önseziler. </em></li>
<li><em> Dış kaynaklı bilgi hangi tip kanalla en etkin şekilde alınmaktadır? <strong>Görsel </strong>– resimler, diyagramlar, grafikler, gösteriler ya da <strong>İşitsel </strong>– yazılı ya da sözlü açıklamalar. </em></li>
<li><em> Öğrenci bilgiyi nasıl bir süreçle işlemeyi tercih etmektedir? <strong>Yaparak</strong>– bedensel bir aktivite ya da tartışma ile ya da <strong>Düşünerek </strong>– bireysel muhakeme yoluyla. </em></li>
<li><em> Öğrenci bilgiyi anlama sürecinde nasıl bir yol izlemektedir? <strong>Sıralı – </strong>birbirini takip eden küçük adımların mantıklı bir şekilde ilerlemesiyle ya da <strong>Bütünsel </strong>– bir bütün olarak</em>( Felder-Silverman, 674-681).</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<p>Carl Jung da psikolojik tiplerin tanımlanmasında en çok etkiye sahip kişilerden biridir. “Jung’a göre, insanı anlayabilmek, tanıyabilmek için sadece cinsiyet ve güçlülük arzusu ile yetinemeyiz. Bütün insan faaliyetleri yalnız cinsiyete, güçlülük arzusuna dayanmazlar. İnsanlar, özellikle psikolojik alanda birbirlerinden çok farklıdırlar.” (Özgü, 1976). Jung metodunda temelde içine kapalı ve dışadönük olmak üzere iki insan yapısından bahsetmiştir. Bu kişilik yapılarının özellikleri ise şu şekildedir; Eğer kişi daha çok dış dünyayla ilgileniyorsa dışadönük, iç dünyayla ilgileniyorsa içedönük olarak adlandırılmaktadır. Dışadönük kişi, aktif ve kendine güvenli, diğer insanlarla zaman geçirmekten hoşlanan, bir şeyleri denemek isteyen ve eylemlerin, insanların dış dünyasına odaklanan kişidir. içedönük kişi, diğer insanlarla zaman geçirmekten pek hoşlanmayan, düşüncelere ve hislere odaklanan, düşünmeyi tercih eden kişidir (Given, 1996 , Felder, 1996).</p>
<p>Jung’a göre algılama süreci de algısallar ve sezgiseller olarak ikiye ayrılmaktadır. Sezgiseller içedönük olasılık dahilindeki hayali kavramlara odaklanırken, algısallar kanıtlanabilir olguları tercih ederler, uygulanabilir kavramlar onlar için önem arz etmektedir.</p>
<p>Jung’un kavramlarını beynin yarıküreleriyle ilgili yapılan araştırmalarla birleştiren Gregoric, öğrenme stilleri modelinde iki boyuta yer vermiştir (Gregoric Learning Styles, 2005 ):</p>
<p><strong>1) Algısal tercihler </strong></p>
<ol>
<li>a) somut</li>
<li>b) soyut</li>
</ol>
<p><strong>2) Sıralama tercihi</strong></p>
<ol>
<li>a) aşamalı</li>
<li>b) dağınık.</li>
</ol>
<p>Gregorc’a göre her zihnin dünyayı somut ya da soyut olarak algılama ve doğrusal ya da doğrusal olmayan dağınık bir biçimde örgütleme yeteneği vardır. Bazı insanlar dünyayı diğerlerinden daha somut algılar. Bazıları da bilgileri daha doğrusal düzenler ya da bunun tam tersi gerçekleşir. Algı yeteneği soyuttan somuta, düzenleme yeteneği de doğrusallıktan dağınıklığa uzanan bir çizgi üzerinde değişmektedir (Gregorc Learning Styles, 2005).</p>
<p>Peki öğrenme süreci nasıl işlemektedir? Bu soruyu şu şekilde açıklayabiliriz; beyin öğrenme süreci içerisinde bilgiyi duyular yoluyla tarayıp, işleyip depolar ve gerekli olduğu zaman geri çağırır. Bu aşamada gelen her bilgi, beyindeki sinir ağlarının yapısında çeşitli değişimlere neden olur. Bütün öğrenme süreçlerinde beyindeki sinir hücrelerinin yapıları farklılaşır ve sinir hücreleri arasındaki kimyasal ve elektriksel iletişime olanak sağlayan sinapsların sayıları artar. Yeni bir şeyler öğrenmeye devam ettikçe, beyindeki bu sinir ağları büyüyüp karmaşıklaşır; kişi, olaylar arasındaki bağlantıları daha kolay kurabilmeye başlar. Bu noktada ise duyu organlarının sağlıklı olmasının önemi ortaya çıkar. Girişte yani duyu organlarından alınan bilgide meydana gelen sorunlarda işlem sürecinde de sorun devam eder ve sinir ağlarının oluşumunda sorunlu yapılar meydana gelebilir. Bu, daha sonraki süreçte örneğin işitmeyle ilgili bir sorunda, yanlış şekilde duyulan ya da öğrenilen harfin beyinde yanlış işlemlenmesine bağlı olarak, çocuğun okuma yazma sürecinde bu harfle sorun yaşamasına neden olabilir.  Yani ilk etapta duyu organları tarafından bilginin doğru şekilde girmesi çok önemlidir. Duyu organlarıyla gelip işlenen bilgi, gerektiğinde kullanılmak üzere uzun süreli bellekte kodlanır. Yani öğrenme sürecinin üçüncü aşamasında geçen bellek kavramı, öğrenme sürecinde çok önemli bir yer kaplar (1).</p>
<p>Oakley’e göre ise bu süreç öğrenmek istediğimiz şeye odaklanıp tüm dikkatimizi ona verdiğimizde, beynimizdeki odaklanma sinir ağı sistemini harekete geçirerek başlıyor. Ancak bu şekilde beynimizin çok küçük bir bölümünü çalıştırmış oluyoruz ve tam anlamıyla öğrenme gerçekleşemiyor. <strong>Öte yandan başımızı öğrenmeye çalıştığımız şeyden kaldırıp başka şeylerle ilgilendiğimizde beynin öğrenmeyle ilgili diğer sinir ağları devreye giriyor.</strong> Arka planda Oakley’in yayılma adını verdiği ağlar çalışırken alınan bilgileri işleme ve öğrenme süreci de devam ediyor. Üzerinde çalıştığımız şeye geri döndüğümüzde ise onu artık anladığımızı fark ediyoruz. Bu durum, hepimizin yaşadığı, bir şeye ikinci kez baktığımızda anlama gerçekleşiyor(2).</p>
<p>Öğrenmeyi öğrenmek, öğrenmeyi kolaylaştırmaya çalışmak ve bilginin bellekte uzun süre kalmasını sağlamak birçok öğrenici için çok önemli olsa gerek. Kalıcı bilgiyi elde tutmak için beslenmeden uyku düzenine, birçok egzersiz ve metoda kadar çok fazla unsurun gerekli olduğunu  bilmekteyiz. Ama öğrenmenin en önemli ve ilk koşulunun istemek ve öğrenme motivasyonuna sahip olmak olduğu asla unutulmamalıdır. İnsanlığın kendi varlığını tanımladığından beri süregelen öğrenme tutkusu bu yaşam serüveninde hiçbir zaman yok olamamak üzere yer almaya devam edecektir.</p>
<p><strong>Kaynakça</strong></p>
<p>Dixon, N. M. (1999). Organizational Learning Cycle: How We Can Learn Collectively. Abingdon, Oxon, GBR: Gower Publishing Limited.</p>
<p>Gregorc Learning Styles (2005). [Online]: http://www.usd.edu/~ssanto/gregorc.html adresinden 12.06.2005 tarihinde indirilmiştir</p>
<p>Heene, A. ve Sanchez, R. (1997). Strategic Learning and Knowledge Management. Wiley: Chichster (Jensen, 2005, s. 55’den alıntı).</p>
<p>Jensen, P. E. (2005). A Contextual Theory of Learning and the Learning Organization. Knowledge and Process Management, 12(1), 53–64</p>
<p>Felder, R. M., Silverman L. (1988). Learning and Teaching Styles in Engineering Education. Engineering Education 78(7), 674-681.</p>
<p>Özgü, H. (1976). Psikoloji Dünyasının Üç Büyükleri:Freud, Adler ve Jung (1. Baskı). Ankara: Ararat Yayınları.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/ogrenmenin-bilimi-etkili-ogrenme-nasil-olmalidir.html">Öğrenmenin Bilimi: Etkili Öğrenme Nasıl Olmalıdır?</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilimsel Makale Okuma Yöntemi</title>
		<link>https://www.akademikkaynak.com/bilimsel-bir-makale-okuma-yontemi.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aynur Tekke]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Jan 2022 13:14:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Akademik Sunumlar]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkarılmış İçerik*]]></category>
		<category><![CDATA[Akademik Kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[Bilimsel Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Bilimsel Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Stratejik Okuma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.akademikkaynak.com/?p=12419</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilimsel makaleler stratejik okuma yöntemleriyle beraber okunduğunda daha verimli bir okuma süreci gerçekleştirilmektedir. Makale okurken ayrılan sürenin yönetilmesi, makalenin kapsamının anlamlandırılması noktasında uygun yöntemleri keşfetmek önemlidir. Bu noktada ilk olarak bilimsel bir makalenin net olarak anlaşılması ve hedeflenen amaca uygun olarak değerlendirilmesi için şu sorulara cevap aranmalıdır: Makale bütününde hangi sorulara yanıt vermektedir? Makalenin ana [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/bilimsel-bir-makale-okuma-yontemi.html">Bilimsel Makale Okuma Yöntemi</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="text-align: justify; font-size: 16px;">Bilimsel makaleler stratejik okuma yöntemleriyle beraber okunduğunda daha verimli bir okuma süreci gerçekleştirilmektedir. Makale okurken ayrılan sürenin yönetilmesi, makalenin kapsamının anlamlandırılması noktasında uygun yöntemleri keşfetmek önemlidir. Bu noktada ilk olarak bilimsel bir makalenin net olarak anlaşılması ve hedeflenen amaca uygun olarak değerlendirilmesi için şu sorulara cevap aranmalıdır:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;">Makale bütününde hangi sorulara yanıt vermektedir?</li>
<li style="text-align: justify;">Makalenin ana teması/fikri nedir?</li>
<li style="text-align: justify;">Makalede varılan sonucu destekleyen noktalar nelerdir?</li>
<li style="text-align: justify;">Makalede elde edilen veriler/bulgular gerçekten sonuçları desteklemekte midir?</li>
<li style="text-align: justify;">Makalenin bulguları ve sonuçları birbiriyle örtüşmekte midir?</li>
<li style="text-align: justify;">Makalenin sonuçları nasıl sentezlenmiştir?</li>
</ul>
<p>Satish Keshav tarafından oluşturulmuş olan &#8220;Üç<em> Geçişli Yaklaşım (The Three-Pass Approach)</em>&#8221; stratejik bir makale okuma yöntemi olarak literatürde yer almaktadır. Üç Geçişli Yaklaşım&#8217;ın temel fikri; makaleyi baştan sona düz bir metin gibi okumamak bunun yerine üç geçiş aşamasında makaleyi okuyarak değerlendirmektir. Her geçişin kapsadığı bir hedef vardır ve temel amaç bu hedeflere ulaşmaktır. Her geçiş, belirli hedeflere ulaşmakta ve bir önceki geçişin üzerine inşa edilmektedir. İlk geçiş, makaleyi okuyan kişiye makale hakkında genel bir fikir vermektedir. İkinci geçiş, kağıdın içeriğinin kavranmasına olanak tanımakta ancak bu makalenin ayrıntılarına henüz bu geçişte ulaşılmamaktadır. Son olarak üçüncü geçiş, makalenin derinlemesine anlaşılmasına, anlamlı hale getirilmesine aracılık etmektedir. Dolayısıyla bu aşamayla beraber makalenin bütün detayları erişilebilir ve anlaşılır hale gelmektedir.</p>
<p><img title="Kirmizi-Beyaz-Yararli-Ilk-Yardim-Yaniklar-Saglik-Aciklamasi-Sosyal-Medya-Gonderisi-e1643325899831 Bilimsel Makale Okuma Yöntemi  "fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-12421 aligncenter" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2022/01/Kirmizi-Beyaz-Yararli-Ilk-Yardim-Yaniklar-Saglik-Aciklamasi-Sosyal-Medya-Gonderisi-e1643325899831.png" alt="Kirmizi-Beyaz-Yararli-Ilk-Yardim-Yaniklar-Saglik-Aciklamasi-Sosyal-Medya-Gonderisi-e1643325899831 Bilimsel Makale Okuma Yöntemi  " width="1024" height="576" /><br />
<strong>Birinci Geçiş: </strong>Makaleyi kuşbakışı görmek adına yapılan hızlı taramayı kapsamaktadır. Bu geçiş aşaması yaklaşık olarak 5-10 dk sürmekte ve aşağıdaki adımlardan oluşmaktadır:</p>
<ol style="text-align: justify;">
<li>Başlık, özet ve giriş dikkatlice okunur.</li>
<li>Bölüm ve alt bölüm başlıkları okunur ancak diğer her şeyi göz ardı edilir.</li>
<li>Sonuçlar okunur.</li>
<li>Daha önce okunan literatür zihinsel olarak işaretlenir ve makalenin literatürüne bakılır.</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">İlk geçişin sonunda şu beş tür soru yanıtlanabilmelidir:</p>
<ol style="text-align: justify;">
<li>Kategori: Bu makalenin türü nedir? (Derleme, araştırma vs.)</li>
<li>Bağlam: Bu makale başka hangi çalışmalarla ilgilidir? Hangi teorik temeller kullanılmıştır?</li>
<li>Doğruluk: Makalede sunulan varsayımlar geçerli görünmekte midir?</li>
<li>Katkılar: Makalenin literatüre sunduğu ana katkılar nelerdir?</li>
<li>Açıklık: Makale iyi yazılmış mıdır?</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">Bu sorulara verilen yanıtlara göre ya daha fazla okumamak seçilebilir ya da okuma eylemi sürdürülebilir.</p>
<p><strong>İkinci Geçiş: </strong>Bu geçişte makale daha dikkatli okunmalıdır Okurken kilit noktalar not alınabilir ya da paragraf aralarında yorumlar yapılabilir. Şu adımların takip edilmesi yararlı olacaktır:</p>
<ol style="text-align: justify;">
<li>Makalede yer alan tablo, şekil, grafik, şema, resim gibi ögeler dikkatli bir şekilde incelenir. Bu ögeler, bulgular hakkında genel bilgileri vermektedir.</li>
<li>Daha fazla okumak için ilgili okunmamış, literatürde araştırılmamış kaynaklar işaretlenmelidir. Çünkü bu makalenin teorik arka planı hakkında bilgi edinilmesini sağlamaktadır.</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">İkinci geçiş Keshav&#8217;ın önerisine göre 1 saat kadar sürmektedir. Bu geçişten sonra, makalenin içeriği net bir şekilde kavranabilmektedir. Bu noktadan itibaren makalenin ana teması/fikri destekleyici cümlelerle beraber farklı bir kişiye anlatılır hale gelinebilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Üçüncü Geçiş: </strong>Makalenin tam olarak anlaşılması gereken geçiş aşaması burasıdır. Bu geçiş detaylara büyük bir özen gösterilmesini gerektirmektedir. Bu geçişte çalışmanın eksik kaldığı noktalar tespit edilebilir, bu eksiklerin nasıl giderilebileceği düşünülebilir. Bu geçiş, yeni başlayanlar için yaklaşık dört veya beş saat ve deneyimli bir okuyucu için yaklaşık bir saat sürebilir. Üçüncü geçişin sonunda, makalenin yapısal ve içeriksel özellikleri net bir şekilde anlaşılır hale gelmelidir. Zayıf ve güçlü yönleri belirlenebilir, eksik alıntılar, olası sorunlar tespit edilebilir.</p>
<p><strong>Not: Bu yazı hazırlanırken Satish Keshav’ın &#8220;Bir Makale Nasıl Okunur&#8221; başlıklı çalışmasından yararlanılmıştır.<br />
</strong><br />
<strong>Kaynakça: </strong>Keshav, S. (2007). How to Read a Paper. <em>ACM SIGCOMM Computer Communication Review</em>, <em>37</em>(3), 83–84.</p>The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/bilimsel-bir-makale-okuma-yontemi.html">Bilimsel Makale Okuma Yöntemi</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Thorstein B. Veblen’in “Aylak Sınıf” Kavramı ve “Gösterişçi Tüketim Teorisi”nin Günümüzdeki Karşılığı</title>
		<link>https://www.akademikkaynak.com/thorstein-b-veblenin-aylak-sinif-kavrami-ve-gosterisci-tuketim-teorisinin-gunumuzdeki-karsiligi.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Öğr. Gör. Ayten Nahide KORKMAZ]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Jan 2022 12:03:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Akademik Sunumlar]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi ve Finans]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Bilimler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.akademikkaynak.com/?p=12391</guid>

					<description><![CDATA[<p>İktisadi düşünce tarihinde “Kurumsal İktisat” kavramını ilk yerleştiren düşünür olarak kabul edilen Amerikalı iktisatçı ve sosyolog Thorstein Bunde Veblen’in (1857-1928) 1899 yılında yayımlanan “The Theory of the Leisure Class” (Aylak Sınıf Teorisi) adlı eserinde ileri sürdüğüne göre, özellikle sanayi devrimi sonrası belirginleşen “aylak sınıf”ı aristokratlar, bir başka deyişle zenginler oluşturmaktaydı. Burjuva veya kapitalistler olarak da [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/thorstein-b-veblenin-aylak-sinif-kavrami-ve-gosterisci-tuketim-teorisinin-gunumuzdeki-karsiligi.html">Thorstein B. Veblen’in “Aylak Sınıf” Kavramı ve “Gösterişçi Tüketim Teorisi”nin Günümüzdeki Karşılığı</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify">İktisadi düşünce tarihinde “Kurumsal İktisat” kavramını ilk yerleştiren düşünür olarak kabul edilen Amerikalı iktisatçı ve sosyolog Thorstein Bunde Veblen’in (1857-1928) 1899 yılında yayımlanan “The Theory of the Leisure Class” (Aylak Sınıf Teorisi) adlı eserinde ileri sürdüğüne göre, özellikle sanayi devrimi sonrası belirginleşen “aylak sınıf”ı aristokratlar, bir başka deyişle zenginler oluşturmaktaydı. Burjuva veya kapitalistler olarak da isimlendirilebilecek “aylak sınıf”, üretime hiçbir şekilde katkıda bulunmamaktaydı ve emekçilerin yarattığı artık değerler ile geçinmekteydi. Yine Veblen’e göre, toplum içindeki bazı bireyler temel fizyolojik ve güvenlik ihtiyaçları haricinde sadece başkalarını etkileme amacı güderek de (yani gösteriş amacı ile) tüketimde bulunabilirlerdi. Bireyler böylelikle sosyal statülerinde farklılık yaratarak toplum içindeki prestijlerini arttırdıklarını düşünmekteydiler.</p>
<p style="text-align: justify">Geliştirdiği “gösterişçi tüketim teorisi”nde Veblen, sınıfsal ayrımların çeşitlendirilmiş tüketim davranışları ile ortadan kalkabileceğini ileri sürmekteydi. Bu yazıda,  Veblen ve onun Ortodoks iktisada yönelttiği eleştiriler çerçevesinde “gösterişçi tüketim teorisi”nin ve “aylak sınıf” kavramının günümüz iktisat literatüründeki karşılıkları araştırılıp tartışılacaktır. Ayrıca, çalışmada kapitalizmle birlikte gelişen tüketim davranışlarının değişimi ve bu değişim sürecinde toplumda “yeni nesil bir aylak sınıfı” oluştuğu iddiası incelenip değerlendirilecektir.</p>
<p style="text-align: justify">Veblen içinde yaşadığı toplumu acımasızca eleştirerek ekonomideki, sosyal yapıdaki dengesizlikleri temel almıştır. O kadar sıkı  eleştirmiştir ki Amerikan ekonomisinden beslenen en iyi Amerikan ekonomisi eleştirmeni olarak bilinir (Demir, 1996, 88). Veblen’e göre aylak sınıf üyeleri kendi aralarında prestij ve statü için devamlı  rekabet halindeydiler. Veblen gösterişçi tüketimi sergileyen aylak sınıfın özelliklerini açıklarken şu eleştirel ifadeleri kullanmıştır:</p>
<p style="text-align: justify"><em>&#8220;Çalışmayan kesimin barışsever centilmenleri, yiyecek, uyuşturucu, barınma, hizmet, süs eşyası, giyim-kuşam, eğlence gibi her şeyin en iyisini ve en pahalısını tüketirler. Ancak bu centilmenlerin, her şeyin iyisini özgürce tüketme zorunlulukları ile yakından ilişkili olarak, bunları en iyi şekilde nasıl sergileyeceklerini bilmek zorunlulukları da vardır. Boş vakitler de onların “dolu hayatları” gerektiği gibi yaşanmalıdır. Boş zaman başarının en büyük simgesidir. Soylu tavırları ve yasam tarzları ile gösterişçi işsizlikleri ve gösterişçi tüketim standartları uyum içinde olmalıdır. Bu sınıf evlerini, iş yerlerini, eşlerini ve kız çocuklarını, zenginliklerini ve güçlerini sergileyecek araçlar olarak görmüştür. Nesnelerin müsrifçe tüketimi, imtiyaz ve asilliğin işaretleridir. Doğal olarak hayatın lüks ve konforlu nesneleri aylak sınıfa aittir” </em>(Veblen: 2007: 52-53).</p>
<p style="text-align: justify">Günümüzde de çoğu kez karşılaştığımız “gösterişçi tüketim” olgusu bireyin kendini kanıtlama çabası için üst sınıflara benzeme isteği ile çoğu kez gösteriş ve kıskandırma amacıyla yaptığı tüketim davranışları olarak yorumlanabilir. Bu davranış kişileri insanların özendiği, kendilerini olduğundan başka göstererek statü kazandığına inandığı bir hal almasına neden olmaktadır. Kapitalizm ile birlikte günümüz tüketim dünyasında istekler, ihtiyaçlar, eğilimler; moda, reklam vb unsurlarla dijital dünyanın da yardımı ile hızla değişiklik gösterebilmekte ve kitleleri etkisi altına alabilmektedir. Veblen’den günümüze kadar aylak sınıfın değişiklik göstermediğini düşünerek “yeni bir aylak sınıf” ın var olduğu iddiasına George Blecher bir makalesinde yer vermektedir (www.eurozine.com.erişim tarihi 3 Ocak 2013). Amerika’daki tüketim davranışlarını inceleyerek birer tüketim canavarına dönüştüğünü düşündüğü insanların aşırı borç yüklerinin altına girdiğini vurgulamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify">Thorstein Bunde Veblen, evrim kavramının Darwin’in seçilim teorisi çerçevesinde maddi hayatın birikimli sürecini değişim süreci olarak değerlendirerek eski çağlardan günümüze kurumsal evrimi adıyla incelemiştir. Kurumsal evrim teorisine göre toplumun değişimi toplumsal düşünce ve alışkanlıklarındaki değişime bağlı olarak farklılaşır. Toplumun düşünce alışkanlıkları ise teknolojik değişimdeki farklılıklara bağlıdır. Bu yüzden de teknolojik değişim kurumsal evrim teorisinin itici gücüdür. Bu durum değişimin dinamik boyutunun teknoloji tarafından sağlanmasından dolayıdır. Sonuç olarak hızla gelişen teknoloji ile dünyanın büyük bir küresel pazar haline gelmesi bireylerin ürünleri ihtiyaçlarını giderici bir unsur olmaktan çıkarmıştır ve bireyler ürünleri onlara kazandıracağı imajlar olarak görmüştür. Günümüz “yeni aylak sınıf”ı göstermelik tüketimleri ile eskiden olduğu gibi statü kazanma güdüsüyle hareket etmeye devam ediyor diyebiliriz.</p>
<p><strong>Kaynakça</strong></p>
<p>Blecher, George, “The Leisure Class and I” (2004) www.eurozine.com (erişim tarihi 3 Ocak 2013).</p>
<p>Demir, Ö. (1996). Kurumcu İktisat. <em>Vadi  Yayınları</em>, Ankara.</p>
<p>Giddens, Anthony (2008). Sosyolojide Kuramsal Düşünme. (Yay. Haz.: Cemal Güzel), Kırmızı Yayınları, İstanbul. Demir, Ö. (1996). Kurumcu iktisat. <em>Vadi Yayınları</em>, Ankara</p>
<p>Gürkan, Ceyhun (2007). Veblen, Schumpeter ve Teknoloji. E. Özveren(der.), <em>Kurum-sal İktisat</em>, İmge Kitabevi, İstanbul, 241-242.</p>
<p>Veblen, Thorstein, <em>The Theory of the Leisure Class </em>(ed. Martha Banta), (Oxford, GBR: Oxford University Press, 2007.</p>
<ul>
<li style="text-align: justify">Bu metin,  5-7 Kasım 2021 tarihinde düzenlenen 21. Ulusal İktisat Kongresi (Ekon-Tek 2021)&#8217;nde özet bildiri olarak sunulmuştur.</li>
<li>Orijinal özet metne erişmek için EkonTek-21 Kongre Programı&#8217;nı  ziyaret edebilirsiniz.</li>
</ul>The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/thorstein-b-veblenin-aylak-sinif-kavrami-ve-gosterisci-tuketim-teorisinin-gunumuzdeki-karsiligi.html">Thorstein B. Veblen’in “Aylak Sınıf” Kavramı ve “Gösterişçi Tüketim Teorisi”nin Günümüzdeki Karşılığı</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Temel Değerler  ve Sınır Güvenliği Bağlamında Avrupa Birliği’nin Suriye Politikasındaki Açmazları</title>
		<link>https://www.akademikkaynak.com/temel-degerler-ve-sinir-guvenligi-baglaminda-avrupa-birliginin-suriye-politikasindaki-acmazlari.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Akademik Kaynak]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2020 14:58:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Akademik Sunumlar]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası İlişkiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.akademikkaynak.com/?p=10750</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hazırlayanlar: Ceyda KURT/Kaan AKMAN Sunucu Adı:Ceyda KURT Sunum Başlığı: Temel Değerler ve Sınır Güvenliği Bağlamında Avrupa Birliğinin Suriye Politikasındaki Açmazları Sunum Yeri:Karadeniz Teknik Üniversitesi Kongre Tarihi: 21 Aralık 2018 &#160; Ekteki dosya görüntülenmezse sayfayı yenileyiniz. İndirmek isterseniz tıklayınız.</p>
The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/temel-degerler-ve-sinir-guvenligi-baglaminda-avrupa-birliginin-suriye-politikasindaki-acmazlari.html">Temel Değerler  ve Sınır Güvenliği Bağlamında Avrupa Birliği’nin Suriye Politikasındaki Açmazları</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hazırlayanlar:</strong> Ceyda KURT/Kaan AKMAN</p>
<p><strong>Sunucu Adı:</strong>Ceyda KURT</p>
<p><strong>Sunum Başlığı:</strong> Temel Değerler ve Sınır Güvenliği Bağlamında Avrupa Birliğinin Suriye Politikasındaki Açmazları</p>
<p><strong>Sunum Yeri:</strong>Karadeniz Teknik Üniversitesi</p>
<p><strong>Kongre Tarihi:</strong> 21 Aralık 2018</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ekteki dosya görüntülenmezse sayfayı yenileyiniz. İndirmek isterseniz <a href="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2020/07/CEYDA-KURT-KAAN-AKMAN.pptx"><span style="text-decoration: underline;"><strong>tıklayınız.</strong></span></a></p>
<div class="ead-preview"><div class="ead-document" style="position: relative;padding-top: 90%;"><div class="ead-iframe-wrapper"><iframe src="//docs.google.com/viewer?url=https%3A%2F%2Fwww.akademikkaynak.com%2Fwp-content%2Fuploads%2F2020%2F07%2FCEYDA-KURT-KAAN-AKMAN.pptx&amp;embedded=true&amp;hl=en" title="Embedded Document" class="ead-iframe" style="width: 100%;height: 100%;border: none;position: absolute;left: 0;top: 0;visibility: hidden;"></iframe></div>			<div class="ead-document-loading" style="width:100%;height:100%;position:absolute;left:0;top:0;z-index:10;">
				<div class="ead-loading-wrap">
					<div class="ead-loading-main">
						<div class="ead-loading">
							<img title="loading Temel Değerler  ve Sınır Güvenliği Bağlamında Avrupa Birliği’nin Suriye Politikasındaki Açmazları  "decoding="async" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/plugins/embed-any-document/images/loading.svg" width="55" height="55" alt="loading Temel Değerler  ve Sınır Güvenliği Bağlamında Avrupa Birliği’nin Suriye Politikasındaki Açmazları  ">
							<span>Loading...</span>
						</div>
					</div>
					<div class="ead-loading-foot">
						<div class="ead-loading-foot-title">
							<img title="EAD-logo Temel Değerler  ve Sınır Güvenliği Bağlamında Avrupa Birliği’nin Suriye Politikasındaki Açmazları  "decoding="async" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/plugins/embed-any-document/images/EAD-logo.svg" alt="EAD-logo Temel Değerler  ve Sınır Güvenliği Bağlamında Avrupa Birliği’nin Suriye Politikasındaki Açmazları  " width="36" height="23"/>
							<span>Taking too long?</span>
						</div>
						<p>
							<div class="ead-document-btn ead-reload-btn" role="button">
								<img title="reload Temel Değerler  ve Sınır Güvenliği Bağlamında Avrupa Birliği’nin Suriye Politikasındaki Açmazları  "loading="lazy" decoding="async" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/plugins/embed-any-document/images/reload.svg" alt="reload Temel Değerler  ve Sınır Güvenliği Bağlamında Avrupa Birliği’nin Suriye Politikasındaki Açmazları  " width="12" height="12"/> Reload document							</div>
							<span>|</span>
							<a href="https://docs.google.com/viewer?url=https%3A%2F%2Fwww.akademikkaynak.com%2Fwp-content%2Fuploads%2F2020%2F07%2FCEYDA-KURT-KAAN-AKMAN.pptx&#038;hl=en" class="ead-document-btn" target="_blank">
								<img title="open Temel Değerler  ve Sınır Güvenliği Bağlamında Avrupa Birliği’nin Suriye Politikasındaki Açmazları  "loading="lazy" decoding="async" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/plugins/embed-any-document/images/open.svg" alt="open Temel Değerler  ve Sınır Güvenliği Bağlamında Avrupa Birliği’nin Suriye Politikasındaki Açmazları  " width="12" height="12"/> Open in new tab							</a>
					</div>
				</div>
			</div>
		</div></div>The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/temel-degerler-ve-sinir-guvenligi-baglaminda-avrupa-birliginin-suriye-politikasindaki-acmazlari.html">Temel Değerler  ve Sınır Güvenliği Bağlamında Avrupa Birliği’nin Suriye Politikasındaki Açmazları</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dezavantajlı Grup Olarak Turizm Çalışanları</title>
		<link>https://www.akademikkaynak.com/turizm-calisanlari.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yonca TARİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2020 19:35:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Akademik Sunumlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Politika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.akademikkaynak.com/?p=9765</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ead-preview"><div class="ead-document" style="position: relative;padding-top: 90%;"><div class="ead-iframe-wrapper"><iframe src="//docs.google.com/viewer?url=https%3A%2F%2Fwww.akademikkaynak.com%2Fwp-content%2Fuploads%2F2020%2F04%2FDEZAVANTAJLI-GRUP-OLARAK-TUR%C4%B0ZM-%C3%87ALI%C5%9EANLARI-AKADEM%C4%B0K.pptx%3F1774797583&amp;embedded=true&amp;hl=en" title="Embedded Document" class="ead-iframe" style="width: 100%;height: 100%;border: none;position: absolute;left: 0;top: 0;visibility: hidden;"></iframe></div>			<div class="ead-document-loading" style="width:100%;height:100%;position:absolute;left:0;top:0;z-index:10;">
				<div class="ead-loading-wrap">
					<div class="ead-loading-main">
						<div class="ead-loading">
							<img title="loading Dezavantajlı Grup Olarak Turizm Çalışanları  "loading="lazy" decoding="async" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/plugins/embed-any-document/images/loading.svg" width="55" height="55" alt="loading Dezavantajlı Grup Olarak Turizm Çalışanları  ">
							<span>Loading...</span>
						</div>
					</div>
					<div class="ead-loading-foot">
						<div class="ead-loading-foot-title">
							<img title="EAD-logo Dezavantajlı Grup Olarak Turizm Çalışanları  "loading="lazy" decoding="async" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/plugins/embed-any-document/images/EAD-logo.svg" alt="EAD-logo Dezavantajlı Grup Olarak Turizm Çalışanları  " width="36" height="23"/>
							<span>Taking too long?</span>
						</div>
						<p>
							<div class="ead-document-btn ead-reload-btn" role="button">
								<img title="reload Dezavantajlı Grup Olarak Turizm Çalışanları  "loading="lazy" decoding="async" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/plugins/embed-any-document/images/reload.svg" alt="reload Dezavantajlı Grup Olarak Turizm Çalışanları  " width="12" height="12"/> Reload document							</div>
							<span>|</span>
							<a href="https://docs.google.com/viewer?url=https%3A%2F%2Fwww.akademikkaynak.com%2Fwp-content%2Fuploads%2F2020%2F04%2FDEZAVANTAJLI-GRUP-OLARAK-TUR%C4%B0ZM-%C3%87ALI%C5%9EANLARI-AKADEM%C4%B0K.pptx&#038;hl=en" class="ead-document-btn" target="_blank">
								<img title="open Dezavantajlı Grup Olarak Turizm Çalışanları  "loading="lazy" decoding="async" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/plugins/embed-any-document/images/open.svg" alt="open Dezavantajlı Grup Olarak Turizm Çalışanları  " width="12" height="12"/> Open in new tab							</a>
					</div>
				</div>
			</div>
		</div><p class="embed_download"><a href="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2020/04/DEZAVANTAJLI-GRUP-OLARAK-TURİZM-ÇALIŞANLARI-AKADEMİK.pptx" download>İndir [404.90 KB] </a></p></div>The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/turizm-calisanlari.html">Dezavantajlı Grup Olarak Turizm Çalışanları</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tez Sunumu: Suriyeli Sığınmacılara Yönelik Belediyelerin Politikaları</title>
		<link>https://www.akademikkaynak.com/tez-sunumu-suriyeli-siginmacilara-yonelik-belediyelerin-politikalari.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kaan Akman]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2020 20:59:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Akademik Sunumlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.akademikkaynak.com/?p=10176</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hazırlayanlar: Kaan AKMAN Sunum Başlığı: Tez Sunumu: Suriyeli Sığınmacılara Yönelik Belediyelerin Politikaları Ekteki dosya görüntülenmezse sayfayı yenileyiniz. İndirmek isterseniz tıklayınız.</p>
The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/tez-sunumu-suriyeli-siginmacilara-yonelik-belediyelerin-politikalari.html">Tez Sunumu: Suriyeli Sığınmacılara Yönelik Belediyelerin Politikaları</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hazırlayanlar: Kaan AKMAN</p>
<p>Sunum Başlığı: Tez Sunumu: Suriyeli Sığınmacılara Yönelik Belediyelerin Politikaları</p>
<p>Ekteki dosya görüntülenmezse sayfayı yenileyiniz. İndirmek isterseniz <a href="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2020/04/18.03.2019-7.pdf"><strong><span style="text-decoration: underline;">tıklayınız.</span></strong></a></p>
<div class="ead-preview"><div class="ead-document" style="position: relative;padding-top: 90%;"><div class="ead-iframe-wrapper"><iframe src="//docs.google.com/viewer?url=https%3A%2F%2Fwww.akademikkaynak.com%2Fwp-content%2Fuploads%2F2020%2F04%2F18.03.2019-7.pdf&amp;embedded=true&amp;hl=en" title="Embedded Document" class="ead-iframe" style="width: 100%;height: 100%;border: none;position: absolute;left: 0;top: 0;visibility: hidden;"></iframe></div>			<div class="ead-document-loading" style="width:100%;height:100%;position:absolute;left:0;top:0;z-index:10;">
				<div class="ead-loading-wrap">
					<div class="ead-loading-main">
						<div class="ead-loading">
							<img title="loading Tez Sunumu: Suriyeli Sığınmacılara Yönelik Belediyelerin Politikaları  "loading="lazy" decoding="async" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/plugins/embed-any-document/images/loading.svg" width="55" height="55" alt="loading Tez Sunumu: Suriyeli Sığınmacılara Yönelik Belediyelerin Politikaları  ">
							<span>Loading...</span>
						</div>
					</div>
					<div class="ead-loading-foot">
						<div class="ead-loading-foot-title">
							<img title="EAD-logo Tez Sunumu: Suriyeli Sığınmacılara Yönelik Belediyelerin Politikaları  "loading="lazy" decoding="async" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/plugins/embed-any-document/images/EAD-logo.svg" alt="EAD-logo Tez Sunumu: Suriyeli Sığınmacılara Yönelik Belediyelerin Politikaları  " width="36" height="23"/>
							<span>Taking too long?</span>
						</div>
						<p>
							<div class="ead-document-btn ead-reload-btn" role="button">
								<img title="reload Tez Sunumu: Suriyeli Sığınmacılara Yönelik Belediyelerin Politikaları  "loading="lazy" decoding="async" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/plugins/embed-any-document/images/reload.svg" alt="reload Tez Sunumu: Suriyeli Sığınmacılara Yönelik Belediyelerin Politikaları  " width="12" height="12"/> Reload document							</div>
							<span>|</span>
							<a href="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2020/04/18.03.2019-7.pdf" class="ead-document-btn" target="_blank">
								<img title="open Tez Sunumu: Suriyeli Sığınmacılara Yönelik Belediyelerin Politikaları  "loading="lazy" decoding="async" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/plugins/embed-any-document/images/open.svg" alt="open Tez Sunumu: Suriyeli Sığınmacılara Yönelik Belediyelerin Politikaları  " width="12" height="12"/> Open in new tab							</a>
					</div>
				</div>
			</div>
		</div></div>The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/tez-sunumu-suriyeli-siginmacilara-yonelik-belediyelerin-politikalari.html">Tez Sunumu: Suriyeli Sığınmacılara Yönelik Belediyelerin Politikaları</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilimsel Çalışmalar Nasıl Okunur?</title>
		<link>https://www.akademikkaynak.com/bilimsel-calismalar-nasil-okunur.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Akademik Kaynak]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Oct 2017 08:50:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Akademik Sunumlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.akademikkaynak.com/?p=1772</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaynak: https://nataliarodriguez.myportfolio.com/</p>
The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/bilimsel-calismalar-nasil-okunur.html">Bilimsel Çalışmalar Nasıl Okunur?</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img title="how-to-read Bilimsel Çalışmalar Nasıl Okunur?  "loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-1773 size-full aligncenter" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2017/10/how-to-read.jpg" alt="how-to-read Bilimsel Çalışmalar Nasıl Okunur?  " width="638" height="1559" srcset="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2017/10/how-to-read.jpg 638w, https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2017/10/how-to-read-123x300.jpg 123w, https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2017/10/how-to-read-419x1024.jpg 419w" sizes="auto, (max-width: 638px) 100vw, 638px" /></p>
<p><span style="font-size: 10px;">Kaynak: https://nataliarodriguez.myportfolio.com/</span></p>The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/bilimsel-calismalar-nasil-okunur.html">Bilimsel Çalışmalar Nasıl Okunur?</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
