﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Güncel | Akademik Kaynak</title>
	<atom:link href="https://www.akademikkaynak.com/guncel/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.akademikkaynak.com</link>
	<description>Akademik Düşünce Enstitüsü yayın organı akademikkaynak.com - bilimin ışığıyla.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 09 Jun 2026 11:52:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2018/04/cropped-akademikkaynak-fovicon-32x32.png</url>
	<title>Güncel | Akademik Kaynak</title>
	<link>https://www.akademikkaynak.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye&#8217;de Posta Reformlarının Gelişimi ve Dönemsel Analizi</title>
		<link>https://www.akademikkaynak.com/turkiyede-posta-reformlarinin-gelisimi-ve-donemsel-analizi.html</link>
					<comments>https://www.akademikkaynak.com/turkiyede-posta-reformlarinin-gelisimi-ve-donemsel-analizi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kaan Akman]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jun 2026 11:38:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilimsel Çalışma Tanıtımları]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.akademikkaynak.com/?p=13605</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de posta hizmetlerinin kamu aracılığıyla vatandaşlara sunulma yolculuğu, 1840 yılında &#8220;Posta Nezareti&#8221;nin kurulmasıyla başladı. O günden bugüne PTT, hem teknolojik gelişmelere hem de değişen ekonomik politikalara uyum sağlayarak büyük bir dönüşüm geçirdi. Peki, 1840&#8217;tan günümüze posta hizmetleri hangi evrelerden geçti?  Türkiye’deki posta reformlarının üç ana dönemi: 1. İlk Adımlar: Kurumsallaşma ve Teknik İyileştirme (1953-1997) Cumhuriyet’in [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/turkiyede-posta-reformlarinin-gelisimi-ve-donemsel-analizi.html">Türkiye’de Posta Reformlarının Gelişimi ve Dönemsel Analizi</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="paragraph normal ng-star-inserted" style="text-align: justify;" data-start-index="274"><span class="ng-star-inserted" data-start-index="274"><span class="ng-star-inserted" data-start-index="274">Türkiye’de posta hizmetlerinin kamu aracılığıyla vatandaşlara sunulma yolculuğu, 1840 yılında &#8220;Posta Nezareti&#8221;nin kurulmasıyla başladı. </span></span>O günden bugüne PTT, hem teknolojik gelişmelere hem de değişen ekonomik politikalara uyum sağlayarak büyük bir dönüşüm geçirdi. Peki, 1840&#8217;tan günümüze posta hizmetleri hangi evrelerden geçti?</div>
<div style="text-align: justify;" data-start-index="274"></div>
<div class="paragraph normal ng-star-inserted" style="text-align: justify;" data-start-index="274"><strong> Türkiye’deki posta reformlarının üç ana dönemi:</strong></div>
<div class="paragraph normal ng-star-inserted" style="text-align: justify;" data-start-index="274">
<div role="heading" data-start-index="655" aria-level="2"></div>
<div class="paragraph heading2 ng-star-inserted" role="heading" data-start-index="655" aria-level="2"><strong><span class="ng-star-inserted" data-start-index="655">1. İlk Adımlar: Kurumsallaşma ve Teknik İyileştirme (1953-1997)</span></strong></div>
</div>
<div class="paragraph normal ng-star-inserted" style="text-align: justify;" data-start-index="718"><span class="ng-star-inserted" data-start-index="718">Cumhuriyet’in ilk yıllarında kurumsallaşma sürecini tamamlayan posta teşkilatı için asıl reform süreci, 1954 yılında PTT’nin </span><b class="ng-star-inserted" data-start-index="843">Kamu İktisadi Teşebbüsü (KİT)</b><span class="ng-star-inserted" data-start-index="872"> statüsüne geçirilmesiyle ivme kazandı.</span></div>
<ul class="ng-star-inserted" style="text-align: justify;">
<li class="paragraph list-item normal ng-star-inserted" style="text-align: justify;" data-start-index="911"><b class="ng-star-inserted" data-start-index="911">Teknik Odak:</b><span class="ng-star-inserted" data-start-index="923"> Bu dönemin reformları, mektup ve telgraf gibi hizmetlerin daha hızlı sunulmasını amaçlayan teknik iyileştirmelerle sınırlıydı         </span></li>
<li class="paragraph list-item normal ng-star-inserted" style="text-align: justify;" data-start-index="1050"><b class="ng-star-inserted" data-start-index="1050">PTT ve Telekom Ayrılığı:</b><span class="ng-star-inserted" data-start-index="1074"> Dönemin en kritik dönüm noktası 1995 yılında yaşandı. Posta ve telefon hizmetleri birbirinden ayrılarak, </span><b class="ng-star-inserted" data-start-index="1180">Türk Telekom AŞ</b><span class="ng-star-inserted" data-start-index="1195"> kuruldu. Bu</span><span class="ng-star-inserted" data-start-index="1203"> ayrışma, posta hizmetlerinin kendi içine odaklanmasına ve daha bütüncül reformların önünün açılmasına olanak sağladı.</span></li>
</ul>
<div class="paragraph heading2 ng-star-inserted" style="text-align: justify;" role="heading" data-start-index="1325" aria-level="2"><strong><span class="ng-star-inserted" data-start-index="1325">2. Serbestleşme ve Avrupa Birliği Uyum Süreci (1997-2019)</span></strong></div>
<div class="paragraph normal ng-star-inserted" style="text-align: justify;" data-start-index="1382"><span class="ng-star-inserted" data-start-index="1382">1990’ların sonundan itibaren, dünyadaki neoliberal politikalara paralel olarak posta hizmetlerinde &#8220;kamu hizmeti&#8221; anlayışından &#8220;piyasa temelli&#8221; bir yapıya geçiş tartışılmaya başlandı.</span></div>
<ul class="ng-star-inserted" style="text-align: justify;">
<li class="paragraph list-item normal ng-star-inserted" style="text-align: justify;" data-start-index="1565"><b class="ng-star-inserted" data-start-index="1565">AB Direktifleri:</b><span class="ng-star-inserted" data-start-index="1581"> Bu dönemin ana yönlendiricisi Avrupa Birliği Posta Direktifleri oldu. </span><span class="ng-star-inserted" data-start-index="1650">Temel hedef, posta tekelinin kademeli olarak kaldırılması ve sektörün rekabete açılmasıydı. </span></li>
<li class="paragraph list-item normal ng-star-inserted" style="text-align: justify;" data-start-index="1743"><b class="ng-star-inserted" data-start-index="1743">Anonim Şirketleşme:</b><span class="ng-star-inserted" data-start-index="1762"> 2013 yılında çıkarılan </span><b class="ng-star-inserted" data-start-index="1786">6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu</b><span class="ng-star-inserted" data-start-index="1821"> ile PTT, bir kamu iktisadi teşebbüsü olmaktan çıkarılarak </span><b class="ng-star-inserted" data-start-index="1880">Anonim Şirket</b><span class="ng-star-inserted" data-start-index="1893"> statüsüne dönüştürüldü.</span></li>
<li class="paragraph list-item normal ng-star-inserted" style="text-align: justify;" data-start-index="1917"><b class="ng-star-inserted" data-start-index="1917">Posta Tekeli Tartışması:</b><span class="ng-star-inserted" data-start-index="1941"> Kanunla serbestleşme hedeflense de Türkiye’de posta tekeli henüz tam anlamıyla kaldırılmamıştı. </span></li>
</ul>
<div class="paragraph heading2 ng-star-inserted" style="text-align: justify;" role="heading" data-start-index="2076" aria-level="2"><strong><span class="ng-star-inserted" data-start-index="2076">3. Dijital Çağ ve Pandeminin Etkisi (2019-Günümüz)</span></strong></div>
<div class="paragraph normal ng-star-inserted" style="text-align: justify;" data-start-index="2126"><span class="ng-star-inserted" data-start-index="2126">İçinde bulunduğumuz bu üçüncü dönem, dijitalleşme ve </span><b class="ng-star-inserted" data-start-index="2179">e-ticaretin</b><span class="ng-star-inserted" data-start-index="2190"> yükselişiyle şekilleniyor. Özellikle COVID-19 pandemisi, posta hizmetlerinin sadece ticari bir faaliyet değil, kritik bir kamusal ağ olduğunu yeniden kanıtladı.</span></div>
<ul class="ng-star-inserted" style="text-align: justify;">
<li class="paragraph list-item normal ng-star-inserted" style="text-align: justify;" data-start-index="2351"><b class="ng-star-inserted" data-start-index="2351">E-Ticaretin Can Suyu:</b><span class="ng-star-inserted" data-start-index="2372"> Mektup hacminin düşmesiyle daralan sektör, e-ticaretle birlikte kargo taşımacılığında büyük bir büyüme yakaladı.  </span><span class="ng-star-inserted" data-start-index="2484">PTT, bu süreçte </span><b class="ng-star-inserted" data-start-index="2502">e-PttAVM</b><span class="ng-star-inserted" data-start-index="2510"> gibi iştirakleriyle dijital pazarda yerini aldı. </span></li>
<li class="paragraph list-item normal ng-star-inserted" style="text-align: justify;" data-start-index="2559"><b class="ng-star-inserted" data-start-index="2559">Olağanüstü Dönemlerde PTT:</b><span class="ng-star-inserted" data-start-index="2585"> Pandemi sürecinde ücretsiz maske dağıtımı, sosyal yardım ödemeleri ve aşıların taşınması gibi görevler, kamusal niteliğe sahip bir posta teşkilatının önemini bir kez daha ortaya koydu. Benzer bir durum 6 Şubat depremlerinde de görülmüş; bölgeye ücretsiz yardım malzemesi taşınmasında PTT aktif rol oynamıştır.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">Gerçekleştirilen bu akademik çalışmanın teorik arka planına, kapsamlı analiz adımlarına ve spesifik kurumsal bulgularına daha detaylı bir biçimde erişim sağlamak amacıyla aşağıda paylaşılan tam metin dosyası incelenebilir.</p>
<hr />
<p>Bu yazıda tanıtılan makaleye <span style="color: #000000;"><strong><a style="color: #000000;" href="https://www.tid.gov.tr/kurumlar/tid.gov.tr/tum-sayilar(2)/2001-2025/2025/aralik/04.pdf">buraya</a></strong></span> tıklayarak erişebilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/turkiyede-posta-reformlarinin-gelisimi-ve-donemsel-analizi.html">Türkiye’de Posta Reformlarının Gelişimi ve Dönemsel Analizi</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.akademikkaynak.com/turkiyede-posta-reformlarinin-gelisimi-ve-donemsel-analizi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bütünleşik Afet Yönetimi Bağlamında Büyükşehir Belediyelerinin 2025-2029 Stratejik Planlarının Analizi</title>
		<link>https://www.akademikkaynak.com/butunlesik-afet-yonetimi-baglaminda-buyuksehir-belediyelerinin-2025-2029-stratejik-planlarinin-analizi.html</link>
					<comments>https://www.akademikkaynak.com/butunlesik-afet-yonetimi-baglaminda-buyuksehir-belediyelerinin-2025-2029-stratejik-planlarinin-analizi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Öğr. Üyesi Ozan Yetkin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:49:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilimsel Çalışma Tanıtımları]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.akademikkaynak.com/?p=13600</guid>

					<description><![CDATA[<p>Afetlerin küresel ve yerel ölçekte artan yıkıcı etkileri, kentlerin bu tür krizlere karşı daha dirençli hâle getirilmesini ve yerel yönetimlerin afet yönetimi kapasitelerinin güçlendirilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu gereksinimden hareketle kaleme alınan &#8220;Bütünleşik Afet Yönetimi Bağlamında Büyükşehir Belediyelerinin 2025-2029 Stratejik Planlarının Analizi&#8221; başlıklı çalışmada, Türkiye&#8217;de bulunan 30 büyükşehir belediyesinin kurumsal afet yönetimi yaklaşımları incelenmiştir. Araştırmanın teorik [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/butunlesik-afet-yonetimi-baglaminda-buyuksehir-belediyelerinin-2025-2029-stratejik-planlarinin-analizi.html">Bütünleşik Afet Yönetimi Bağlamında Büyükşehir Belediyelerinin 2025-2029 Stratejik Planlarının Analizi</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Afetlerin küresel ve yerel ölçekte artan yıkıcı etkileri, kentlerin bu tür krizlere karşı daha dirençli hâle getirilmesini ve yerel yönetimlerin afet yönetimi kapasitelerinin güçlendirilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu gereksinimden hareketle kaleme alınan &#8220;Bütünleşik Afet Yönetimi Bağlamında Büyükşehir Belediyelerinin 2025-2029 Stratejik Planlarının Analizi&#8221; başlıklı çalışmada, Türkiye&#8217;de bulunan 30 büyükşehir belediyesinin kurumsal afet yönetimi yaklaşımları incelenmiştir. Araştırmanın teorik çerçevesi, afetlerin sadece oluştuktan sonraki müdahale boyutuyla değil; zarar azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirme evrelerini bir bütün olarak kapsayan bütünleşik afet yönetimi modeli üzerine inşa edilmiştir,. Söz konusu yaklaşımda, kriz yönetiminden ziyade proaktif risk yönetimine odaklanılmakta olup, büyükşehir belediyelerinin uzun vadeli kurumsal stratejilerinin bütünleşik afet yönetiminin hangi evrelerinde yoğunlaştığı sorgulanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Araştırmanın metodolojisi bağlamında, nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi tekniği kullanılmış ve çalışma betimsel bir araştırma deseni üzerinden kurgulanmıştır. Nitel veri seti olarak belirlenen 30 büyükşehir belediyesinin 2025-2029 dönemi stratejik planları, MAXQDA 2018.2 veri analizi programı aracılığıyla derinlemesine incelenmiştir. Bu kapsamda stratejik planlarda yer alan GZFT (güçlü yönler, zayıf yönler, fırsatlar ve tehditler) analizleri, misyon, vizyon, temel değerler ve performans hedeflerinin yer aldığı hedef kartları ayrıntılı bir biçimde taranmıştır. Afet yönetimiyle ilişkili kavramlar tespit edilerek bütünleşik afet yönetiminin dört temel evresi ekseninde kodlanmış; böylece belediyelerin stratejik öncelikleri, risk algıları ve kurumsal kapasite düzeyleri nesnel bir şekilde ortaya konulmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">Uygulanan içerik analizi neticesinde elde edilen bulgular, yerel yönetimlerin afet yönetimi pratiklerine ve stratejik planlama kapasitelerine dair önemli sorun alanlarını gün yüzüne çıkarmıştır. Stratejik planlardaki GZFT analizleri incelendiğinde, büyükşehir belediyelerinin bütünleşik afet yönetiminin daha çok &#8220;müdahale&#8221; aşamasına yoğunlaştığı; üretilen stratejilerin ağırlıklı olarak bina, araç, ekipman ve personel maksimizasyonuna dayandırıldığı tespit edilmiştir. Önleyici bir anlayışı temsil eden zarar azaltma evresinden ziyade, müdahale odaklı geleneksel kriz yönetimi anlayışının hâlen belediyelerde hâkim paradigma olduğu gözlemlenmiştir. Bunun yanı sıra, GZFT analizlerinin oluşturulma sürecinde &#8220;kopyala-yapıştır&#8221; yöntemiyle nesnellikten ve özgünlükten uzaklaşıldığı, güçlü yönler ile fırsatların veya zayıf yönler ile tehditlerin birbirine karıştırıldığı saptanmıştır. Ayrıca, belediyelerin afet algılarının tüm afet türlerini kapsayıcı bir nitelik taşımaktan ziyade, büyük ölçüde sadece deprem ve orman yangınları ile sınırlandırıldığı sonucuna ulaşılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Kurumsal kapasite ve mali kaynak tahsisi boyutunda gerçekleştirilen incelemelerde ise, afet yönetimine ayrılan finansal kaynakların oldukça yetersiz olduğu belirlenmiştir. Belediyelerin 2025-2029 dönemi için öngördükleri toplam stratejik plan bütçesinin yalnızca %4,77’lik kısmının afet yönetimiyle ilişkili hedeflere tahsis edildiği hesaplanmıştır. Performans göstergeleri ve hedef riskleri üzerinden yapılan değerlendirmelerde; kurumlararası koordinasyon sorunları, siyasi çekişmelerin karar alma mekanizmalarında yarattığı aksaklıklar, veri paylaşımındaki isteksizlikler ve mevzuattan kaynaklanan boşluklar, afet yönetimini sekteye uğratan temel engeller olarak raporlanmıştır. Tüm bu bulgulara ek olarak, sahada nitelikli teknik personele yoğun bir şekilde ihtiyaç duyulduğu ve ilgili mevzuat düzenlemelerinin üzerinden zaman geçmesine karşın kimi büyükşehir belediyelerinde Afet İşleri Dairesi Başkanlıklarının henüz kurulamadığı veya teşkilat yapısına tam anlamıyla dâhil edilemediği belgelenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Sonuç itibarıyla, büyükşehir belediyelerinin afet yönetimi alanında daha kapsayıcı, önleyici ve bütüncül stratejiler kurgulamasına ihtiyaç duyulduğu, bu doğrultuda kurumsal ve finansal kapasitelerin ivedilikle artırılması gerektiği değerlendirilmiştir. Bütünleşik afet yönetimi felsefesinin yerel yönetimlerce tam anlamıyla içselleştirilmesinin, merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin ve yasal altyapının kentsel gereksinimlere uygun hâle getirilmesinin, afetlere karşı dirençli şehirlerin inşasında kritik bir aşama olduğu vurgulanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Gerçekleştirilen bu akademik çalışmanın teorik arka planına, kapsamlı analiz adımlarına ve spesifik kurumsal bulgularına daha detaylı bir biçimde erişim sağlamak amacıyla aşağıda paylaşılan tam metin dosyası incelenebilir.</p>
<hr />
<p>Bu yazıda tanıtılan makaleye <span style="color: #000000;"><strong><a style="color: #000000;" href="https://dergipark.org.tr/tr/pub/afet/article/1754867">buraya</a></strong></span> tıklayarak erişebilirsiniz.</p>The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/butunlesik-afet-yonetimi-baglaminda-buyuksehir-belediyelerinin-2025-2029-stratejik-planlarinin-analizi.html">Bütünleşik Afet Yönetimi Bağlamında Büyükşehir Belediyelerinin 2025-2029 Stratejik Planlarının Analizi</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.akademikkaynak.com/butunlesik-afet-yonetimi-baglaminda-buyuksehir-belediyelerinin-2025-2029-stratejik-planlarinin-analizi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Siyasal, Şiddet, Savaş ve Terörizm</title>
		<link>https://www.akademikkaynak.com/siyasal-siddet-savas-ve-terorizm.html</link>
					<comments>https://www.akademikkaynak.com/siyasal-siddet-savas-ve-terorizm.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2026 18:33:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kitap Önerileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.akademikkaynak.com/?p=13566</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe’nin kaleme aldığı Siyasal Şiddet, Savaş ve Terörizm, günümüz dünyasında sıkça karşılaşılan çatışma, savaş, terör ve güç mücadelelerini kapsamlı bir bakış açısıyla ele alan önemli bir çalışmadır. Kitap, yalnızca kavramsal tanımlar sunmakla kalmayıp siyasal şiddetin tarihsel gelişimini, nedenlerini, yöntemlerini ve sonuçlarını da detaylı biçimde incelemektedir. Eserde öncelikle şiddet kavramı genel çerçevede [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/siyasal-siddet-savas-ve-terorizm.html">Siyasal, Şiddet, Savaş ve Terörizm</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe’nin kaleme aldığı <em>Siyasal Şiddet, Savaş ve Terörizm</em>, günümüz dünyasında sıkça karşılaşılan çatışma, savaş, terör ve güç mücadelelerini kapsamlı bir bakış açısıyla ele alan önemli bir çalışmadır. Kitap, yalnızca kavramsal tanımlar sunmakla kalmayıp siyasal şiddetin tarihsel gelişimini, nedenlerini, yöntemlerini ve sonuçlarını da detaylı biçimde incelemektedir.</p>
<p>Eserde öncelikle şiddet kavramı genel çerçevede değerlendirilmekte, ardından siyasal şiddetin ne olduğu, hangi koşullarda ortaya çıktığı ve toplumlar üzerindeki etkileri açıklanmaktadır. Bu yönüyle kitap, okuyucuya sadece olayları değil, olayların arkasındaki siyasi, ekonomik ve toplumsal dinamikleri de görme fırsatı sunmaktadır.</p>
<p>Kitabın dikkat çeken bölümlerinden biri savaş konusuna ayrılmıştır. Savaşın tarihsel süreci, türleri ve değişen karakteri ele alınırken konvansiyonel savaşlardan asimetrik çatışmalara kadar geniş bir değerlendirme yapılmaktadır. Ayrıca terörizm bölümü, terör ve terörizm kavramları arasındaki farkları açıklayarak okuyucunun konuya daha bilinçli yaklaşmasını sağlamaktadır. Terör örgütlerinin yöntemleri, teknolojiyi kullanma biçimleri ve terörle mücadelede uygulanan stratejiler de ayrıntılı şekilde incelenmektedir.</p>
<p>Eserin en özgün taraflarından biri ise küresel sermaye, emperyalizm ve sömürgecilik ilişkisini siyasal şiddet bağlamında ele almasıdır. Yazar, uluslararası güç odaklarının savaş ve terör gibi araçları nasıl kullandığını örneklerle açıklamaktadır. Bunun yanında sabotaj ve suikast gibi siyasal şiddet yöntemleri de ayrı başlıklar altında incelenmiştir.</p>
<p>Akademik bir kaynak niteliği taşıyan bu kitap; siyaset bilimi, uluslararası ilişkiler ve güvenlik çalışmaları  alanlarına ilgi duyan herkes için değerli bir başvuru eseridir. Anlaşılır dili ve kapsamlı içeriği sayesinde hem öğrenciler hem araştırmacılar hem de güncel dünya sorunlarını anlamak isteyen okuyucular için önemli bir rehber niteliğindedir.</p>
<div class="ead-preview"><div class="ead-document" style="position: relative;padding-top: 90%;"><div class="ead-iframe-wrapper"><iframe src="//docs.google.com/viewer?url=https%3A%2F%2Fwww.akademikkaynak.com%2Fwp-content%2Fuploads%2F2026%2F04%2Ftanitim-kitap1_merged.pdf&amp;embedded=true&amp;hl=en" title="Embedded Document" class="ead-iframe" style="width: 100%;height: 100%;border: none;position: absolute;left: 0;top: 0;visibility: hidden;"></iframe></div>			<div class="ead-document-loading" style="width:100%;height:100%;position:absolute;left:0;top:0;z-index:10;">
				<div class="ead-loading-wrap">
					<div class="ead-loading-main">
						<div class="ead-loading">
							<img title="loading Siyasal, Şiddet, Savaş ve Terörizm  "decoding="async" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/plugins/embed-any-document/images/loading.svg" width="55" height="55" alt="loading Siyasal, Şiddet, Savaş ve Terörizm  ">
							<span>Loading...</span>
						</div>
					</div>
					<div class="ead-loading-foot">
						<div class="ead-loading-foot-title">
							<img title="EAD-logo Siyasal, Şiddet, Savaş ve Terörizm  "decoding="async" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/plugins/embed-any-document/images/EAD-logo.svg" alt="EAD-logo Siyasal, Şiddet, Savaş ve Terörizm  " width="36" height="23"/>
							<span>Taking too long?</span>
						</div>
						<p>
							<div class="ead-document-btn ead-reload-btn" role="button">
								<img title="reload Siyasal, Şiddet, Savaş ve Terörizm  "decoding="async" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/plugins/embed-any-document/images/reload.svg" alt="reload Siyasal, Şiddet, Savaş ve Terörizm  " width="12" height="12"/> Reload document							</div>
							<span>|</span>
							<a href="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2026/04/tanitim-kitap1_merged.pdf" class="ead-document-btn" target="_blank">
								<img title="open Siyasal, Şiddet, Savaş ve Terörizm  "loading="lazy" decoding="async" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/plugins/embed-any-document/images/open.svg" alt="open Siyasal, Şiddet, Savaş ve Terörizm  " width="12" height="12"/> Open in new tab							</a>
					</div>
				</div>
			</div>
		</div></div>The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/siyasal-siddet-savas-ve-terorizm.html">Siyasal, Şiddet, Savaş ve Terörizm</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.akademikkaynak.com/siyasal-siddet-savas-ve-terorizm.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Agatha Christie-Doğu Ekspresinde Cinayet</title>
		<link>https://www.akademikkaynak.com/agatha-christie-dogu-ekspresinde-cinayet.html</link>
					<comments>https://www.akademikkaynak.com/agatha-christie-dogu-ekspresinde-cinayet.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kaan Akman]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jan 2026 12:51:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öne Çıkarılmış İçerik]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.akademikkaynak.com/?p=13492</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yazar: Raksana Abdurahmanli (Bu yazı, makale gönder bölümünden gelmiştir) Agatha Christie. Modern dünya edebiyatı. “Doğu Ekspresinde Cinayet” tarihsel olarak dünya edebiyatında çeşitli türlerde eserler yazılmıştır. Her yazılı eser, onu yazan yazarın yaratıcı düşüncesinin bir ürünü olarak yaratılmıştır. Ancak yaratıcı düşünce derken sadece bireyin beyin ürününü kastetmek doğru olmaz. Çünkü bir eserin yazarının yazdığı fikirler, tarihsel [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/agatha-christie-dogu-ekspresinde-cinayet.html">Agatha Christie-Doğu Ekspresinde Cinayet</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yazar:</strong> Raksana Abdurahmanli</p>
<p>(Bu yazı, makale gönder bölümünden gelmiştir)</p>
<p style="text-align: justify;">Agatha Christie. Modern dünya edebiyatı. “Doğu Ekspresinde Cinayet” tarihsel olarak dünya edebiyatında çeşitli türlerde eserler yazılmıştır. Her yazılı eser, onu yazan yazarın yaratıcı düşüncesinin bir ürünü olarak yaratılmıştır. Ancak yaratıcı düşünce derken sadece bireyin beyin ürününü kastetmek doğru olmaz. Çünkü bir eserin yazarının yazdığı fikirler, tarihsel olarak gelişmiş olup, günümüze kadar oluşan fikirlerin yanı sıra, bir bütün olarak ülkenin geleneklerini ve halkın milli düşüncelerini de içermektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir tür olarak polisiye eserler, daha geniş olay örgüsü ve fikir zenginliği açısından üretken özellikleriyle her zaman ilgimi çekmiştir. Dedektif aynı zamanda bir kişinin psikolojisini incelemeye yardımcı olan bir türdür. Polisiye &#8220;Doğu Ekspresinde Cinayet&#8221; hem içerik açısından hem de insan psikolojisini kapsamlı bir şekilde anlatması açısından dünyaca ünlü yazar Agatha Christie&#8217;nin ünlü bir eseri olarak dikkatimi çekti.</p>
<p style="text-align: justify;"> Genel olarak bu polisiyede değineceğim ana noktaları dikkatinize sunmak isterim:</p>
<p style="text-align: justify;">✓ Poirot karakteri;</p>
<p style="text-align: justify;">✓ Tanıkların ve şüphelilerin sorgulanması;</p>
<p style="text-align: justify;">✓ Gerçeği araştırmak;</p>
<p style="text-align: justify;">✓ Gerçeğin ortaya çıkarılmasında psikolojik faktörlerin etkisi.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir birey olarak Hercule Poirot, Agatha Christie&#8217;nin yazdığı tüm polisiye romanlarda en çok dikkat çeken karakterlerden biri olduğunu vurgulamak isterim ve mesleği gereği olayın zamanı ve yeri ne olursa olsun her zaman doğru zamanda ortaya çıkabildiğini belirtmek isterim. Sanki olayların kendisi Poirot’yu suç mahalline getiriyor ya da cezai sürecin katılımcılarıyla tanışıyor. Suçun soruşturması başladığı anda Hercule Poirot&#8217;nun kendine özgü yaklaşımı öne çıkmaya başlar. Bir süreç olarak dikkat çekiyor. Sadece “Doğu Ekspresinde Cinayet”i okuyarak Hercule Poirot&#8217;nun soruşturmasının adım adım gelişimini görmek mümkün.</p>
<p style="text-align: justify;">Hercule Poirot için boş yere söylenmiş bir kelime, bir cümle, bir fikir ya da düşünce diye bir şey yoktur. Olayın mahiyeti ve şiddeti ne olursa olsun, olayın meydana geldiği ana kadar, olayın meydana geldiği an ve olay gerçekleştikten sonraki aşamalar üçü de birbiriyle bağlantılıdır ve biri diğerine yardımcı olur. Matematikte Euler-Venn diyagramını duymuş olduğunuzu varsayıyorum. Hatırlatmak adına kısa bir özet olarak anlatayım.</p>
<p><img title="22-300x239 Agatha Christie-Doğu Ekspresinde Cinayet  "loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-13495 aligncenter" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2026/01/22-300x239.png" alt="22-300x239 Agatha Christie-Doğu Ekspresinde Cinayet  " width="300" height="239" srcset="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2026/01/22-300x239.png 300w, https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2026/01/22.png 365w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Bu şemada her dairenin kendine has özellikleri vardır. Çemberin kesişen kısımları ortak özelliklerini temsil eder. Hercule Poirot, duruşmaya katılanlarla röportaj yaparken olay öncesi, olayın meydana geldiği an ve olay sonrası tüm detayları aldıktan sonra onlarla kesişir. Aralarında belli bir düzenliliğin olması doğaldır. Poirot&#8217;nun suç soruşturması stratejisi zamanla tanıdık gelmeye başlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Hercule Poirot&#8217;nun ortak sonuçları (Euler-Venn şemasına dayalı olarak), nihai sonuca varmasına yardımcı olacak bir araçtır. Diyagrama bakıldığında üç dairenin de kesiştiği noktalar ve dairelerin birbiriyle kesiştiği ortak kısımlar bulunmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">“Doğu Ekspresinde Cinayet”te, bir vagonda yaşanan bir suç olayı, Hercule Poirot&#8217;nun soruşturma planının ortaya çıkmasına yardımcı olur. İlk bakışta farklı nedenlerle seyahat eden insanların tren vagonlarında birleştiğini görüyoruz. Olay öncesinde Hercule Poirot&#8217;nun bu kişilerden bazılarıyla yaptığı sohbet, kendisini Hadisədən əvvəl Hadisə vaxtı Hadisəd ən sonra Puaro nəticələri bekleyen süreçlerde ilerlemesine yardımcı olur. Çünkü sohbet sırasında bu kişilerden bazıları onun bazı fikirler oluşturmasına neden oldu. Faytondaki cinayetin ardından olayla ilgili soruşturmayı Hercule Poirot&#8217;nun üstlendiği biliniyor. Öldürülen kişi ölmeden önce arabada Poirot ile konuştu. Ölümle tehdit edildiğini hissetti ve bunu Poirot&#8217;ya bildirdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Euler-Venn şemasında bahsettiğim üçüncü bölümde cinayetten sonraki aşama da oldukça ilginç. Diyagrama göre Hercule Poirot&#8217;nun analizine dayanan sorular, üç aşamanın kesişiminden ortaya çıkıyor ve bu da cinayeti işleyen kişinin bulunmasına yol açıyor:</p>
<ol style="text-align: justify;">
<li>Üzerinde &#8220;H&#8221; yazan mendil kimin?</li>
<li>Boru fırçası. Kim düşürdü? Albay mı, yoksa başka biri mi?</li>
<li>Kırmızı kimonoyu kim giydi?</li>
<li>Rehberin kitabına giren kadın veya erkek kimdir?</li>
<li>Saat neden 1:15&#8217;i gösteriyordu?</li>
<li>Suç o sırada mı işlendi?</li>
<li>Yoksa daha önce mi işlenmişti?</li>
<li>Yoksa sonradan mı işlendi?</li>
<li>Ratchett&#8217;in (öldürülen kişi) birden fazla kişi tarafından bıçaklandığından emin olabilir miyiz?</li>
<li>Vücudundaki yaralar başka nasıl açıklanabilir?</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">Listelenen bu sorular aslında Hercule Poirot&#8217;nun vardığı sonuçlardır. Sorulara doğru cevap verebilmek için yaptığı çıkarımlar, suçun tüm aşamalarının düğümlerini çözerek gerçeğin ortaya çıkmasına yol açar. Eserde okuyucuya öğretilen temel noktalardan biri, insanın hayatta gördüğü her şeyin gerçekte olduğu gibi olmadığıdır. Her ne kadar bilindiği gibi akraba olmayan kişilerin vagonlarda seyahat ettiği hayal edilse de aslında bu kişilerin her biri yeni işlenen bir suçla birleşiyor. Bu, işin doruk noktasıdır. Arabadaki insanlar bir fikir etrafında birleşiyor. Yıllar önce yaşanan bir suçun intikam duygusu&#8230; Küçük bir kızın kaçırılması ve öldürülmesi gibi bir suçu işleyen katilden intikam alma fikri etrafında birleşen insanlar amacına ulaşır. Katili bulup canını alırlar. Darbeler bir kişi tarafından mı yoksa birkaç kişi tarafından mı yapıldı?</p>
<p style="text-align: justify;">Hercule Poirot yukarıdaki soruların cevabını ve gerçekleri bir yönüyle ortaya koyuyor. Bu taktiksel çalışmayı bir isimle sunmak istiyorum. Tarihte bu tür strateji ve plana anaconda planı (politika) adı verilmiştir. Bu plan ilk kez 1861-1865 Amerikan İç Savaşı sırasında General Winfield Scott tarafından uygulanmıştır. O zamanlar Amerika Birleşik Devletleri endüstriyel kuzey ve köle sahibi güney olarak ikiye bölünmüştü. Amaç güney eyaletlerini kuzeye bölmekti. Planın temeli denizden kuşatmaydı. Bununla güney eyaletlerini ablukaya alan kuzey kazandı. Denizden gelen kuşatma, anakonda yılanının geri dönüşünü hatırlattı.</p>
<p style="text-align: justify;">Bana göre okuyucularda anakonda politikası hakkında belli bir fikir oluşturabildim. Şimdi Hercule Poirot&#8217;nun bunu nasıl uyguladığını açıklamaya çalışalım. Cinayetin işlendiği trenin bir dizi inci olduğunu düşünelim. Tren bir iptir ve insanlar inci rolünü oynarlar. Suç işlenmeden önce incilerin ipe değil yere saçıldığı görüldü. Ancak işin sonunda tam tersini görüyoruz. Poirot her birini astı. Gerçek ortaya çıkana kadar trendeki her yolcu ayrı ayrı sorguya çekilir. Ancak bu son değil. Poirot&#8217;nun fikirlerinin doğru mu yanlış mı olduğunu öğrenmesinin ardından ifade veren herkes gerçekleri söylemek zorunda kalır. Gerçek gerçek ortaya çıktıktan sonra inciler zincire vurulur. toplar. Anakonda, avını kuşatıp boğarak amacına ulaştığında, Poirot da sürecin katılımcılarını tek tek sorgulayıp birbirine bağlamış, işin sonundan da anlaşılacağı üzere her birini bir merkezde toplayıp karşı karşıya getirmiş ve bunun sonucunda gerçek gerçek, sürecin katılımcıları tarafından anlatılmış. Geri çekilmelerine imkan yoktu.</p>
<p style="text-align: justify;">Hercule Poirot karakteri hakkında pek çok görüş ortaya çıkabilir. Ancak görüşlerimi dünya görüşüme ve düşünce analizlerime göre açıklamaya çalıştım. Pek çok fikri okuyucuya ulaştırmak isteyen dünyaca ünlü yazar ve Nobel ödüllü Agatha Christie&#8217;nin eserlerine farklı ve zengin fikirler yansıyor. Aynı zamanda insanın hayatında ihtiyaç duyacağı birçok dersi bu eserlerden çıkarmak mümkündür. Yaşanan her olayın gerçek bir nedeni vardır. Önemli değil, aynı zamanda iyi bir olay da olabilir. , kötü bir olay. Kötü bir olayı yaratacak nedenleri bildiğiniz zaman onu olumluya yönlendirmek ve olayların gidişatını değiştirmek mümkündür. Önemli olan, onu bilinçli olarak anlamanızdır. Sonunda Hercule Poirot gibi o da ceza davasını yeniden açmamak için başka bir seçeneği seçiyor .Ratchett hakkında verilen ölüm cezasının infaz edildiği anlaşılıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/agatha-christie-dogu-ekspresinde-cinayet.html">Agatha Christie-Doğu Ekspresinde Cinayet</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.akademikkaynak.com/agatha-christie-dogu-ekspresinde-cinayet.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Halkları Tarihine Giriş</title>
		<link>https://www.akademikkaynak.com/turk-halklari-tarihine-giris.html</link>
					<comments>https://www.akademikkaynak.com/turk-halklari-tarihine-giris.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Süleyman KIZILTOPRAK]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2025 20:52:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kitap Analizi]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap Tanıtımı]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.akademikkaynak.com/?p=13330</guid>

					<description><![CDATA[<p>↓MAKALEYİ İNDİR &#160;</p>
The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/turk-halklari-tarihine-giris.html">Türk Halkları Tarihine Giriş</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2025/10/Turk-Halklari-Tarihine-Giris.pdf" target="_blank" rel="noopener"><strong>↓MAKALEYİ İNDİR</strong></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<div class="ead-preview"><div class="ead-document" style="position: relative;padding-top: 90%;"><div class="ead-iframe-wrapper"><iframe src="//docs.google.com/viewer?url=https%3A%2F%2Fwww.akademikkaynak.com%2Fwp-content%2Fuploads%2F2025%2F10%2FTurk-Halklari-Tarihine-Giris.pdf&amp;embedded=true&amp;hl=en" title="Embedded Document" class="ead-iframe" style="width: 100%;height: 100%;border: none;position: absolute;left: 0;top: 0;visibility: hidden;"></iframe></div>			<div class="ead-document-loading" style="width:100%;height:100%;position:absolute;left:0;top:0;z-index:10;">
				<div class="ead-loading-wrap">
					<div class="ead-loading-main">
						<div class="ead-loading">
							<img title="loading Türk Halkları Tarihine Giriş  "loading="lazy" decoding="async" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/plugins/embed-any-document/images/loading.svg" width="55" height="55" alt="loading Türk Halkları Tarihine Giriş  ">
							<span>Loading...</span>
						</div>
					</div>
					<div class="ead-loading-foot">
						<div class="ead-loading-foot-title">
							<img title="EAD-logo Türk Halkları Tarihine Giriş  "loading="lazy" decoding="async" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/plugins/embed-any-document/images/EAD-logo.svg" alt="EAD-logo Türk Halkları Tarihine Giriş  " width="36" height="23"/>
							<span>Taking too long?</span>
						</div>
						<p>
							<div class="ead-document-btn ead-reload-btn" role="button">
								<img title="reload Türk Halkları Tarihine Giriş  "loading="lazy" decoding="async" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/plugins/embed-any-document/images/reload.svg" alt="reload Türk Halkları Tarihine Giriş  " width="12" height="12"/> Reload document							</div>
							<span>|</span>
							<a href="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2025/10/Turk-Halklari-Tarihine-Giris.pdf" class="ead-document-btn" target="_blank">
								<img title="open Türk Halkları Tarihine Giriş  "loading="lazy" decoding="async" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/plugins/embed-any-document/images/open.svg" alt="open Türk Halkları Tarihine Giriş  " width="12" height="12"/> Open in new tab							</a>
					</div>
				</div>
			</div>
		</div></div>The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/turk-halklari-tarihine-giris.html">Türk Halkları Tarihine Giriş</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.akademikkaynak.com/turk-halklari-tarihine-giris.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>II. Göbeklitepe’den Bugüne Türkiye’nin Tarihi ve Kültürel Mirası Sempozyumu Tam Metin Bildiri Kitabı</title>
		<link>https://www.akademikkaynak.com/ii-gobeklitepeden-bugune-turkiyenin-tarihi-ve-kulturel-mirasi-sempozyumu-tam-metin-bildiri-kitabi.html</link>
					<comments>https://www.akademikkaynak.com/ii-gobeklitepeden-bugune-turkiyenin-tarihi-ve-kulturel-mirasi-sempozyumu-tam-metin-bildiri-kitabi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Muhammed Aksu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Sep 2025 20:59:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset Bilimi]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Bilimler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.akademikkaynak.com/?p=13305</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsanlık tarihinin en eski yerleşim alanlarından biri olan Göbeklitepe, yalnızca Anadolu’nun değil tüm dünyanın ortak mirasıdır. Bu bağlamda düzenlenen II. Göbeklitepe’den Bugüne Türkiye’nin Tarihi ve Kültürel Mirası Sempozyumu 12-13 Nisan 2025 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilmiş, siyaset bilimi, kamu yönetimi, uluslararası ilişkiler, tarih, arkeoloji, sanat tarihi ve farklı disiplinlerden çok sayıda akademisyeni bir araya getirmiştir. Sempozyumda sunulan [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/ii-gobeklitepeden-bugune-turkiyenin-tarihi-ve-kulturel-mirasi-sempozyumu-tam-metin-bildiri-kitabi.html">II. Göbeklitepe’den Bugüne Türkiye’nin Tarihi ve Kültürel Mirası Sempozyumu Tam Metin Bildiri Kitabı</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">İnsanlık tarihinin en eski yerleşim alanlarından biri olan Göbeklitepe, yalnızca Anadolu’nun değil tüm dünyanın ortak mirasıdır. Bu bağlamda düzenlenen II. Göbeklitepe’den Bugüne Türkiye’nin Tarihi ve Kültürel Mirası Sempozyumu 12-13 Nisan 2025 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilmiş, siyaset bilimi, kamu yönetimi, uluslararası ilişkiler, tarih, arkeoloji, sanat tarihi ve farklı disiplinlerden çok sayıda akademisyeni bir araya getirmiştir. Sempozyumda sunulan bildiriler, Anadolu’nun kültürel mirasının derinliğini ve çeşitliliğini ortaya koyarken, aynı zamanda bu mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması yönünde bilimsel bir platform sağlamıştır. Sempozyumun gerçekleşmesine katkı sunan kurum ve kuruluşlara özellikle teşekkür ederiz. Başta Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ankara Miras ve Çankaya Belediyesi olmak üzere destek veren tüm paydaşların katkıları, bu bilimsel buluşmayı ve ortaya çıkan bildiriler kitabını mümkün kılmıştır. Ayrıca, düzenleme kurulunda yer alan Doç. Dr. Damla MURSÜL ve Dr. Öğr. Üyesi Ozan YETKİN başta olmak üzere emeği geçen tüm kurul üyelerine şükranlarımızı sunarız. Bildirileriyle katkı veren değerli akademisyenlere, hakemlik sürecinde görev alan bilim insanlarına ve organizasyona destek sağlayan tüm katılımcılara da gönülden teşekkür ederiz. Bu kitabın, sempozyumda dile getirilen akademik görüşleri kayıt altına alarak hem bilim dünyasına hem de kültürel mirasın korunmasına yönelik çalışmalara uzun vadeli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Anadolu’nun köklü tarihinin ve kültürel zenginliğinin daha geniş kitlelere ulaşması ve akademik literatürde kalıcı bir yer edinmesi en büyük temennimizdir.</p>
<div class="ead-preview"><div class="ead-document" style="position: relative;padding-top: 90%;"><div class="ead-iframe-wrapper"><iframe src="//docs.google.com/viewer?url=https%3A%2F%2Fwww.akademikkaynak.com%2Fwp-content%2Fuploads%2F2025%2F09%2FTam-Metin-Bildiri-E-Kitabi.pdf&amp;embedded=true&amp;hl=en" title="Embedded Document" class="ead-iframe" style="width: 100%;height: 100%;border: none;position: absolute;left: 0;top: 0;visibility: hidden;"></iframe></div>			<div class="ead-document-loading" style="width:100%;height:100%;position:absolute;left:0;top:0;z-index:10;">
				<div class="ead-loading-wrap">
					<div class="ead-loading-main">
						<div class="ead-loading">
							<img title="loading II. Göbeklitepe’den Bugüne Türkiye’nin Tarihi ve Kültürel Mirası Sempozyumu Tam Metin Bildiri Kitabı  "loading="lazy" decoding="async" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/plugins/embed-any-document/images/loading.svg" width="55" height="55" alt="loading II. Göbeklitepe’den Bugüne Türkiye’nin Tarihi ve Kültürel Mirası Sempozyumu Tam Metin Bildiri Kitabı  ">
							<span>Loading...</span>
						</div>
					</div>
					<div class="ead-loading-foot">
						<div class="ead-loading-foot-title">
							<img title="EAD-logo II. Göbeklitepe’den Bugüne Türkiye’nin Tarihi ve Kültürel Mirası Sempozyumu Tam Metin Bildiri Kitabı  "loading="lazy" decoding="async" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/plugins/embed-any-document/images/EAD-logo.svg" alt="EAD-logo II. Göbeklitepe’den Bugüne Türkiye’nin Tarihi ve Kültürel Mirası Sempozyumu Tam Metin Bildiri Kitabı  " width="36" height="23"/>
							<span>Taking too long?</span>
						</div>
						<p>
							<div class="ead-document-btn ead-reload-btn" role="button">
								<img title="reload II. Göbeklitepe’den Bugüne Türkiye’nin Tarihi ve Kültürel Mirası Sempozyumu Tam Metin Bildiri Kitabı  "loading="lazy" decoding="async" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/plugins/embed-any-document/images/reload.svg" alt="reload II. Göbeklitepe’den Bugüne Türkiye’nin Tarihi ve Kültürel Mirası Sempozyumu Tam Metin Bildiri Kitabı  " width="12" height="12"/> Reload document							</div>
							<span>|</span>
							<a href="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2025/09/Tam-Metin-Bildiri-E-Kitabi.pdf" class="ead-document-btn" target="_blank">
								<img title="open II. Göbeklitepe’den Bugüne Türkiye’nin Tarihi ve Kültürel Mirası Sempozyumu Tam Metin Bildiri Kitabı  "loading="lazy" decoding="async" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/plugins/embed-any-document/images/open.svg" alt="open II. Göbeklitepe’den Bugüne Türkiye’nin Tarihi ve Kültürel Mirası Sempozyumu Tam Metin Bildiri Kitabı  " width="12" height="12"/> Open in new tab							</a>
					</div>
				</div>
			</div>
		</div></div>The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/ii-gobeklitepeden-bugune-turkiyenin-tarihi-ve-kulturel-mirasi-sempozyumu-tam-metin-bildiri-kitabi.html">II. Göbeklitepe’den Bugüne Türkiye’nin Tarihi ve Kültürel Mirası Sempozyumu Tam Metin Bildiri Kitabı</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.akademikkaynak.com/ii-gobeklitepeden-bugune-turkiyenin-tarihi-ve-kulturel-mirasi-sempozyumu-tam-metin-bildiri-kitabi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Soft Power in Public Diplomacy: A Critical Discourse Analysis of the Film “Ayla”</title>
		<link>https://www.akademikkaynak.com/soft-power-in-public-diplomacy-a-critical-discourse-analysis-of-the-film-ayla.html</link>
					<comments>https://www.akademikkaynak.com/soft-power-in-public-diplomacy-a-critical-discourse-analysis-of-the-film-ayla.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Amine TUĞ KIZILTOPRAK]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Sep 2025 20:20:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Medya ve İletişim Çalışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset Bilimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.akademikkaynak.com/?p=13301</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özet Uluslararası ilişkilerde yürütülen geleneksel veya klasik diplomasi yöntemlerin haricinde farklı ilişki/iletişim yollarını benimseyen kamu diplomasisi, hedef ülkelerle ve onların halklarıyla başarılı iletişim kurmak, verilmek istenen mesajları ulaştırmak, yanlış düşünceleri düzeltmek ve ekonomik, siyasi, kültürel ortaklıklar sağlamak için gerçekleştirilmektedir. Kamu diplomasisisin önemli unsurlarından biri olan yumuşak güç ise bu amaca hizmet etmektedir. Öyle ki, yumuşak [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/soft-power-in-public-diplomacy-a-critical-discourse-analysis-of-the-film-ayla.html">Soft Power in Public Diplomacy: A Critical Discourse Analysis of the Film “Ayla”</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>Özet</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Uluslararası ilişkilerde yürütülen geleneksel veya klasik diplomasi yöntemlerin haricinde farklı ilişki/iletişim yollarını benimseyen kamu diplomasisi, hedef ülkelerle ve onların halklarıyla başarılı iletişim kurmak, verilmek istenen mesajları ulaştırmak, yanlış düşünceleri düzeltmek ve ekonomik, siyasi, kültürel ortaklıklar sağlamak için gerçekleştirilmektedir. Kamu diplomasisisin önemli unsurlarından biri olan yumuşak güç ise bu amaca hizmet etmektedir. Öyle ki, yumuşak güç aracılığıyla ülkeler, başka ülkelerle ve onların halklarıyla kurduğu ilişkilerde başarıya ulaşmayı amaçlamaktadır. Ülkelerin sahip olduğu yumuşak güç unsurlarından biri olan sinema da, istenilen ülkelerle/halklarla olumlu iletişim kurmak ve amaçlanan hedeflere ulaşmak için etkin şekilde kullanılmaktadır. Bu doğrultuda yapılan çalışmanın amacı, kamu diplomasisi bağlamında yumuşak güç unsuru olarak “Ayla” filminin nasıl kullanıldığını ve hangi kodların öne çıkarıldığını ortaya çıkarmaktır. Bununla birlikte çalışmada ele alınan filmde, yumuşak güç bağlamında söylemlerin, karakterlerin, mekanların ve olay örgüsünün nasıl oluşturulduğunu tespit etmek de amaçlanmıştır. Çalışmada, Fairclough’un eleştirel söylem analizi yöntemi kullanılmış ve 2017 Türkiye yapımı “Ayla” filmi incelenmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre film, Türkiye &#8211; Güney Kore ekseninde kamu diplomasisine katkı sağlayacak unsurlar içermekte, dolayısıyla bir yumuşak güç unsuru olarak kullanılmaktadır. Filmde, senaryo, oyuncular ve diyaloglar ile iki ülke arasındaki ortak bağlara vurgu yapılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Anahtar Kelimeler: Kamu Diplomasisi, Yumuşak Güç, Sinema</strong></em></p>
<p style="text-align: center;"><a href="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2025/09/Soft-Power-in-Public-Diplomacy-A-Critical-Discourse-Analysis-of-the-Film-Ayla.pdf" target="_blank" rel="noopener"><span style="text-decoration: underline;"><strong>↓MAKALEYİ İNDİR</strong></span></a></p>
<div class="ead-preview"><div class="ead-document" style="position: relative;padding-top: 90%;"><div class="ead-iframe-wrapper"><iframe src="//docs.google.com/viewer?url=https%3A%2F%2Fwww.akademikkaynak.com%2Fwp-content%2Fuploads%2F2025%2F09%2FSoft-Power-in-Public-Diplomacy-A-Critical-Discourse-Analysis-of-the-Film-Ayla.pdf&amp;embedded=true&amp;hl=en" title="Embedded Document" class="ead-iframe" style="width: 100%;height: 100%;border: none;position: absolute;left: 0;top: 0;visibility: hidden;"></iframe></div>			<div class="ead-document-loading" style="width:100%;height:100%;position:absolute;left:0;top:0;z-index:10;">
				<div class="ead-loading-wrap">
					<div class="ead-loading-main">
						<div class="ead-loading">
							<img title="loading Soft Power in Public Diplomacy: A Critical Discourse Analysis of the Film “Ayla”  "loading="lazy" decoding="async" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/plugins/embed-any-document/images/loading.svg" width="55" height="55" alt="loading Soft Power in Public Diplomacy: A Critical Discourse Analysis of the Film “Ayla”  ">
							<span>Loading...</span>
						</div>
					</div>
					<div class="ead-loading-foot">
						<div class="ead-loading-foot-title">
							<img title="EAD-logo Soft Power in Public Diplomacy: A Critical Discourse Analysis of the Film “Ayla”  "loading="lazy" decoding="async" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/plugins/embed-any-document/images/EAD-logo.svg" alt="EAD-logo Soft Power in Public Diplomacy: A Critical Discourse Analysis of the Film “Ayla”  " width="36" height="23"/>
							<span>Taking too long?</span>
						</div>
						<p>
							<div class="ead-document-btn ead-reload-btn" role="button">
								<img title="reload Soft Power in Public Diplomacy: A Critical Discourse Analysis of the Film “Ayla”  "loading="lazy" decoding="async" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/plugins/embed-any-document/images/reload.svg" alt="reload Soft Power in Public Diplomacy: A Critical Discourse Analysis of the Film “Ayla”  " width="12" height="12"/> Reload document							</div>
							<span>|</span>
							<a href="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2025/09/Soft-Power-in-Public-Diplomacy-A-Critical-Discourse-Analysis-of-the-Film-Ayla.pdf" class="ead-document-btn" target="_blank">
								<img title="open Soft Power in Public Diplomacy: A Critical Discourse Analysis of the Film “Ayla”  "loading="lazy" decoding="async" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/plugins/embed-any-document/images/open.svg" alt="open Soft Power in Public Diplomacy: A Critical Discourse Analysis of the Film “Ayla”  " width="12" height="12"/> Open in new tab							</a>
					</div>
				</div>
			</div>
		</div></div>The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/soft-power-in-public-diplomacy-a-critical-discourse-analysis-of-the-film-ayla.html">Soft Power in Public Diplomacy: A Critical Discourse Analysis of the Film “Ayla”</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.akademikkaynak.com/soft-power-in-public-diplomacy-a-critical-discourse-analysis-of-the-film-ayla.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’nin Orta Vadeli Programı (OVP) 2026-2028: Ekonomik, Sosyal ve Sektörel Etkiler Üzerine Derinlemesine Bir İnceleme</title>
		<link>https://www.akademikkaynak.com/turkiyenin-orta-vadeli-programi-ovp-2026-2028-ekonomik-sosyal-ve-sektorel-etkiler-uzerine-derinlemesine-bir-inceleme.html</link>
					<comments>https://www.akademikkaynak.com/turkiyenin-orta-vadeli-programi-ovp-2026-2028-ekonomik-sosyal-ve-sektorel-etkiler-uzerine-derinlemesine-bir-inceleme.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Merve Işık]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Sep 2025 14:25:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkarılmış İçerik]]></category>
		<category><![CDATA[CARİ AÇIK]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[Enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[İhracat Hedefleri]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Vadeli Program (OVP)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.akademikkaynak.com/?p=13262</guid>

					<description><![CDATA[<p>Giriş Türkiye’nin Orta Vadeli Programı (OVP), ülkenin ekonomisini yönlendiren en önemli belgelerden biri olup, üç yıllık bir dönemde hedeflenen makroekonomik göstergeleri, bütçe politikalarını, sektör stratejilerini ve hedef büyüme oranlarını içermektedir. 2026-2028 dönemi için açıklanan OVP, Türkiye’nin uzun vadeli kalkınma stratejisinin temellerini oluşturmakta olup, özellikle ekonomik istikrarın sağlanması, sürdürülebilir büyümenin elde edilmesi ve enflasyonla mücadele gibi [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/turkiyenin-orta-vadeli-programi-ovp-2026-2028-ekonomik-sosyal-ve-sektorel-etkiler-uzerine-derinlemesine-bir-inceleme.html">Türkiye’nin Orta Vadeli Programı (OVP) 2026-2028: Ekonomik, Sosyal ve Sektörel Etkiler Üzerine Derinlemesine Bir İnceleme</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Giriş</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye’nin Orta Vadeli Programı (OVP), ülkenin ekonomisini yönlendiren en önemli belgelerden biri olup, üç yıllık bir dönemde hedeflenen makroekonomik göstergeleri, bütçe politikalarını, sektör stratejilerini ve hedef büyüme oranlarını içermektedir. 2026-2028 dönemi için açıklanan OVP, Türkiye’nin uzun vadeli kalkınma stratejisinin temellerini oluşturmakta olup, özellikle ekonomik istikrarın sağlanması, sürdürülebilir büyümenin elde edilmesi ve enflasyonla mücadele gibi kritik öncelikleri içermektedir. Bu makale, Türkiye’nin Orta Vadeli Programı’nın (OVP) ekonomik, sosyal ve sektörel etkilerini ayrıntılı bir şekilde incelemeyi ve mühendislik sektörü özelinde analiz yapmayı amaçlamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">OVP, sadece ekonomik göstergelere dayalı bir belge olmanın ötesinde, çeşitli sektörlerdeki paydaşların, özellikle kamu ve özel sektör firmalarının, stratejik planlama ve yönelimlerini etkileyen bir yapıya sahiptir. Bu bağlamda, 2026-2028 OVP’sinin Türkiye ekonomisi üzerindeki yansımaları, sektörlere göre detaylı bir şekilde ele alınacaktır. Ayrıca, mühendislik sektörü özelinde OVP’nin olası etkileri ve firmaların stratejik yönelimleri üzerine de derinlemesine bir analiz yapılacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Orta Vadeli Program (OVP) Nedir?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Orta Vadeli Program, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından her yıl açıklanan ve Türkiye&#8217;nin üç yıllık ekonomik yol haritasını belirleyen stratejik bir plandır. Bu plan, büyüme oranları, enflasyon hedefleri, dış ticaret dengesi, işsizlik oranları, kamu harcamaları ve bütçe açıkları gibi makroekonomik hedeflere dayalı olarak şekillenir. OVP, aynı zamanda sektörel politikalar, yatırımlar ve yapısal reformlara yönelik stratejiler içermektedir. Türkiye’nin 2026-2028 OVP’si, ekonomik istikrarı sağlamak ve büyümeyi sürdürülebilir kılmak amacıyla büyük bir öneme sahiptir.</p>
<p style="text-align: justify;">OVP’nin temel hedefleri arasında ekonomik büyümenin artırılması, işsizliğin düşürülmesi, enflasyon oranlarının kontrol altına alınması, kamu borçlarının sürdürülebilir seviyelere çekilmesi ve dış ticaret açığının daraltılması bulunmaktadır. 2026 yılı için büyüme hedefi %3.8, 2027 için %4.3 ve 2028 için %5 olarak belirlenmişken, enflasyonun 2025 sonu itibariyle %28,5 iken, 2028&#8217;de %8 seviyelerine çekilmesi öngörülmektedir (Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2025).</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>OVP’nin Türkiye Ekonomisine Genel Etkileri</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye’nin 2026-2028 dönemi için belirlediği ekonomik hedefler, büyüme oranlarının istikrarlı bir şekilde artırılmasını ve enflasyonun düşürülmesini amaçlamaktadır. Ancak, bu hedeflerin gerçekleştirilmesi, birçok iç ve dış faktöre bağlıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Büyüme Hedefleri ve Ekonomik Dönüşüm</strong></p>
<p style="text-align: justify;">2026-2028 OVP’sinin büyüme hedefleri, Türkiye ekonomisinin daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşması için önemli bir adımdır. Büyüme oranlarının artırılması, özellikle yatırımların teşvik edilmesi, üretim kapasitesinin artırılması ve dijitalleşme süreçlerine yatırım yapılması ile mümkün olacaktır. Ancak, OVP’nin öngördüğü büyüme hedeflerinin tutmaması, kamu maliyesinin zorlanması ve enflasyonun yükselmesi gibi durumlar, sektörel bazda farklı etkilere yol açabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">OVP’nin büyüme hedeflerini tutturabilmesi, dış ticaret açığının daraltılması, ihracatın artırılması ve ithalatın sınırlanması gibi stratejilere dayanmaktadır. Bununla birlikte, global ekonomik belirsizlikler, döviz kuru dalgalanmaları ve dış yatırımcıların Türkiye’ye bakış açısı, büyüme hedeflerinin gerçekleşmesini zorlaştırabilecek risk faktörleri olarak öne çıkmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Enflasyon ve Faiz Oranı Politikaları</strong></p>
<p style="text-align: justify;">OVP’de enflasyon oranlarının düşürülmesi temel hedeflerden bir diğeridir. Enflasyonun %28,5’ten %8 seviyelerine çekilmesi, Türkiye&#8217;nin ekonomisini istikrara kavuşturmak için kritik bir hedeftir. Bu hedefin gerçekleştirilmesi, maliyetlerin kontrol altına alınması, üretim süreçlerinde verimliliğin artırılması ve enerji maliyetlerinin düşürülmesi gibi önlemleri gerektirecektir. Enflasyonla mücadelede faiz oranlarının yükseltilmesi veya sabit tutulması, tüketici harcamalarını sınırlayabilir, ancak aynı zamanda yatırımcı güvenini artırarak, ekonomiyi stabil hale getirebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">OVP’deki enflasyon hedeflerine ulaşmak için hükümetin sıkı maliye politikaları uygulaması, vergilerin artırılması ve kamu harcamalarının kısılması gibi tedbirler alması beklenmektedir. Bununla birlikte, enflasyonun kontrol altına alınamaması, özellikle işgücü maliyetlerini yükseltebilir ve sektörel büyümeyi tehdit edebilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sektörel Bazda OVP’nin Etkileri</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye’nin 2026-2028 OVP’sinin sektörel bazdaki etkileri, her sektöre özgü stratejilerin oluşturulması ve bu stratejilerin uygulamaya konulması ile şekillenecektir. OVP’deki genel ekonomik hedeflerin her sektöre yansıması farklı olacaktır. Altyapı, sanayi, inşaat ve hizmet sektörleri, OVP’den doğrudan etkilenecek başlıca sektörlerdir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Altyapı ve İnşaat Sektörü</strong></p>
<p style="text-align: justify;">OVP’de altyapı projelerine büyük yatırımlar öngörülmektedir. Bu yatırımlar, özellikle ulaşım, enerji, sağlık ve eğitim gibi temel alanlarda yoğunlaşacaktır. Altyapı projeleri, Türkiye’nin büyüyen nüfusuna ve hızla gelişen şehirlerine hizmet sağlayan önemli unsurlar olacaktır. Altyapı projelerindeki artış, inşaat sektöründe yeni iş imkanları yaratacak ve sektördeki büyümeyi destekleyecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bununla birlikte, yüksek enflasyon ve hammadde fiyatlarının dalgalanması, inşaat sektöründeki maliyetleri artırabilir. İnşaat sektöründeki firmaların, yüksek faiz oranları ve artan finansman maliyetlerine karşı daha dikkatli bir mali planlama yapması gerekecektir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sanayi ve İmalat Sektörü</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye’nin sanayi ve imalat sektörü, OVP’deki büyüme hedeflerinin gerçekleştirilmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Sanayi yatırımlarındaki artış, özellikle dijitalleşme, otomasyon ve yeşil enerji gibi alanlara yatırım yapılmasını gerektirecektir. Türkiye’nin sanayi sektörü, küresel ticaretteki değişen dinamiklere uyum sağlamak için üretim süreçlerini hızlandırmalı ve verimliliği artırmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Sanayi sektöründeki büyüme, mühendislik ve teknolojik altyapıya yatırım yapan firmalar için fırsatlar yaratacaktır. Bununla birlikte, küresel tedarik zincirindeki aksaklıklar ve döviz kuru dalgalanmaları, maliyet artışlarını tetikleyebilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Mühendislik Sektörüne Olan Etkiler</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Mühendislik sektörü, Türkiye’nin kalkınma hedeflerine ulaşmasında kritik bir rol oynamaktadır. OVP, mühendislik projelerinin arttığı bir dönemde, sektörün büyümesini destekleyecek politikalar içermektedir. Özellikle altyapı projeleri ve sanayi yatırımları, mühendislik firmaları için önemli fırsatlar yaratacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Mühendislik sektöründe faaliyet gösteren firmalar, OVP’nin sunduğu fırsatları değerlendirebilmek için dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik stratejilerine odaklanmalıdır. Teknolojik yenilikler ve dijitalleşme, sektördeki firmaların daha verimli çalışmasını sağlayacak ve küresel pazarda rekabetçi olmalarına yardımcı olacaktır. Ayrıca, mühendislik firmalarının, projelerde kullanılan malzeme ve ekipmanların yeşil ve sürdürülebilir olmasına özen göstermesi, çevre dostu projelere olan talebin artmasını sağlayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Dijital Dönüşüm ve İnovasyon</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Mühendislik firmalarının dijital dönüşümü benimsemesi, rekabet avantajı yaratmalarına olanak tanıyacaktır. Otomasyon, yapay zekâ ve veri analitiği gibi dijital teknolojiler, mühendislik projelerinin daha hızlı ve verimli bir şekilde tamamlanmasını sağlayacaktır. Bu sayede, firmalar hem maliyetlerini azaltabilir hem de proje teslim sürelerini kısaltabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Mühendislik Firmalarına Yönelik Stratejik Yönelimler</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Mühendislik firmalarının, 2026-2028 OVP’sinin sunduğu fırsatlardan yararlanabilmesi için birkaç strateji izlemeleri gerekecektir:</p>
<ol style="text-align: justify;">
<li><strong>Dijitalleşme ve Teknolojik Yeniliklere Yatırım Yapmak</strong>: Mühendislik firmalarının dijital dönüşüm süreçlerine yatırım yapmaları, verimliliklerini artırmalarına ve projelerdeki hataları minimize etmelerine yardımcı olacaktır.</li>
<li><strong>Yeşil Ekonomiye Uyum Sağlamak</strong>: Çevre dostu projeler ve sürdürülebilir inşaat tekniklerine yatırım yaparak, uzun vadeli iş fırsatları yaratılabilir.</li>
<li><strong>Uluslararası Pazarlara Yönelmek</strong>: Türkiye’nin ekonomik büyüme hedefleri doğrultusunda, mühendislik firmaları uluslararası pazarlara açılarak, yurtdışındaki projelere katılabilir.</li>
</ol>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sonuç ve Değerlendirme</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye’nin 2026-2028 Orta Vadeli Programı, ekonomik büyüme hedeflerinin gerçekleştirilmesi adına önemli adımlar atılmasını öngörmektedir. Ancak, bu hedeflerin gerçekleştirilmesi için sektörler arası iş birliği, kamu ve özel sektör ortaklıkları ve dijitalleşme süreçlerine yatırım yapılması gerekecektir. Mühendislik sektörü, özellikle altyapı projeleri ve sanayi yatırımları sayesinde büyüme fırsatları yakalayacaktır. Ancak, enflasyon, döviz kuru dalgalanmaları ve yüksek faiz oranları gibi riskler, sektörün geleceğini tehdit edebilir. Bu nedenle mühendislik firmalarının stratejik planlama ve sürdürülebilirlik odaklı projelere yönelmeleri büyük önem taşımaktadır.</p>
<p><strong>Kaynakça</strong></p>
<ol>
<li>Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanlığı. (2025). <em>Orta Vadeli Program 2026-2028</em>. https://www.hmb.gov.tr</li>
<li>Güler, İ. (2023). <em>Türkiye Ekonomisinde Büyüme, Enflasyon ve Altyapı Yatırımlarının Sektörel Etkileri</em>. Ankara: Akademik Yayın.</li>
<li>Şimşek, H., &amp; Yılmaz, M. (2024). <em>Sanayi Politikaları ve Ekonomik Dönüşüm: OVP’nin Sektörler Üzerindeki Yansımaları</em>. İstanbul: Ekonomi Araştırmaları Yayıncılık.</li>
<li>Arslan, T. (2022). <em>Dijital Dönüşüm ve Yeşil Ekonomi: Türkiye’nin Mühendislik Sektörüne Etkisi</em>. İstanbul Teknik Üniversitesi Yayınları.</li>
<li>Türkstat. (2025). <em>2025 Yılı Ekonomik Göstergeler ve Yıllık Büyüme Beklentileri</em>. Türkiye İstatistik Kurumu.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/turkiyenin-orta-vadeli-programi-ovp-2026-2028-ekonomik-sosyal-ve-sektorel-etkiler-uzerine-derinlemesine-bir-inceleme.html">Türkiye’nin Orta Vadeli Programı (OVP) 2026-2028: Ekonomik, Sosyal ve Sektörel Etkiler Üzerine Derinlemesine Bir İnceleme</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.akademikkaynak.com/turkiyenin-orta-vadeli-programi-ovp-2026-2028-ekonomik-sosyal-ve-sektorel-etkiler-uzerine-derinlemesine-bir-inceleme.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>VUCA Çağında Türkiye ve Dünya: Psikososyal Kırılganlık ve Stratejik Dayanıklılık</title>
		<link>https://www.akademikkaynak.com/vuca-caginda-turkiye-ve-dunya-psikososyal-kirilganlik-ve-stratejik-dayaniklilik.html</link>
					<comments>https://www.akademikkaynak.com/vuca-caginda-turkiye-ve-dunya-psikososyal-kirilganlik-ve-stratejik-dayaniklilik.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Erkan Döner]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Aug 2025 06:20:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre Sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[İşletme]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkarılmış İçerik]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkarılmış İçerik*]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Bilimler]]></category>
		<category><![CDATA[Yönetim Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Belirsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[değişkenlik]]></category>
		<category><![CDATA[iklim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[komplekslik]]></category>
		<category><![CDATA[muğlaklık]]></category>
		<category><![CDATA[Savaş]]></category>
		<category><![CDATA[VUCA]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.akademikkaynak.com/?p=13231</guid>

					<description><![CDATA[<p>İçinde bulunduğumuz dönemin atmosferini tanımlamak için VUCA kavramı yeni normal olarak kabul edilmektedir. Bu kavram, akronim biçiminde oluşarak Oynaklık (volatility), Belirsizlik (uncertainty), Karmaşıklık (complexity) ve Muğlaklık (ambiguity) faktörlerinin bir araya gelmesiyle bütünlük kazanmıştır (Bennett ve Lemoine, 2014) Bu dört unsur, artık yalnızca askeri stratejilerin ya da yönetim bilimlerinin kavramsal repertuvarında yer alan teknik ifadeler olmaktan [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/vuca-caginda-turkiye-ve-dunya-psikososyal-kirilganlik-ve-stratejik-dayaniklilik.html">VUCA Çağında Türkiye ve Dünya: Psikososyal Kırılganlık ve Stratejik Dayanıklılık</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify">İçinde bulunduğumuz dönemin atmosferini tanımlamak için <strong>VUCA</strong> kavramı yeni normal olarak kabul edilmektedir. Bu kavram, akronim biçiminde oluşarak Oynaklık (<em>volatility</em>), Belirsizlik (<em>uncertainty</em>), Karmaşıklık (<em>complexity</em>) ve Muğlaklık (<em>ambiguity</em>) faktörlerinin bir araya gelmesiyle bütünlük kazanmıştır (Bennett ve Lemoine, 2014) Bu dört unsur, artık yalnızca askeri stratejilerin ya da yönetim bilimlerinin kavramsal repertuvarında yer alan teknik ifadeler olmaktan çıkmış; bireylerin gündelik hayatını, kurumların işleyişini ve toplumların kolektif psikolojisini belirleyen yapısal gerçeklikler haline gelmiştir.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>Türkiye’de VUCA’nın Yansımaları</strong></p>
<p style="text-align: justify">Türkiye’de VUCA’nın etkileri çok boyutlu olarak gözlenmektedir. Ekonomik alanda enflasyon ve döviz oynaklığı, yalnızca finansal piyasaları değil, vatandaşların gündelik yaşam pratiklerini de doğrudan etkilemektedir. Genç nüfus, yüksek işsizlik oranları ve istihdam piyasasındaki güvencesizlik nedeniyle uzun vadeli plan yapma konusunda zorlanırken (Akcan, 2018); çalışanlar, giderek karmaşıklaşan görev tanımları ve performans baskıları karşısında tükenmişlik riskiyle karşı karşıyadır (Karacaoğlu ve Çetin, 2015). Emekliler ise alım güçlerindeki belirsizlikler nedeniyle geleceğe dair kaygı yaşamaktadır (Çakan ve Gök, 2022). Bütün bu dinamikler, bireysel düzeyde başlayan psikolojik baskıların toplumsal güven erozyonuna dönüştüğünü göstermektedir.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>Dünya’da VUCA Yansımaları</strong></p>
<p style="text-align: justify">Türkiye’nin yaşadığı bu tablo, küresel ölçekteki gelişmelerden bağımsız değildir. <strong>Rusya–Ukrayna savaşı</strong>, yalnızca bölgesel güvenlik dengelerini değil, aynı zamanda Avrupa’da enerji piyasalarını ve dünya çapında gıda arzını etkileyerek küresel ölçekte oynaklığı artırmıştır (Chowdhury vd.,2023) <strong>ABD–Çin rekabeti</strong>, özellikle teknoloji ve yapay zekâ alanlarında, öngörülemezliği derinleştirmektedir (Kim, 2019). <strong>İklim krizi</strong> ve iklim krizinin yansımaları (seller, kuraklıklar, deniz seviyesinin yükselmesi, sıcak hava dalgalarına bağlı yangınlar) hem fiziksel hem de psikososyal düzeyde bir kırılganlık yaratmaktadır (Zadow vd. 2019). Nitekim Dünya Sağlık Örgütü (WHO), iklim değişikliğini 21. yüzyılın en büyük halk sağlığı ve ruh sağlığı risklerinden biri olarak tanımlamaktadır. Göç hareketleri, artan toplumsal kutuplaşma ve dijital bilgi akışındaki muğlaklık, küresel düzeyde VUCA’nın çok boyutlu etkilerini gözler önüne sermektedir.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>Psikososyal Etkiler ve Toplumsal Güven</strong></p>
<p style="text-align: justify">Yakın dönemde geliştirilen <strong>“Algılanan VUCA Maruziyeti Ölçeği (Perceived VUCA Exposure”</strong> (Döner ve Efeoğlu, 2023), bireylerin bu koşulları nasıl algıladığını ölçmeye olanak tanımaktadır. Bu ölçek, değişkenlik ve belirsizliğin bireysel stres düzeyini yükselttiğini; karmaşıklık ve muğlaklığın ise karar alma süreçlerini zorlaştırdığını göstermektedir. İstanbul’da üniversite öğrencisinin iş bulma kaygısıyla, Berlin’de bir ebeveynin enerji faturaları konusundaki endişesi, farklı bağlamlarda aynı psikososyal mekanizmaların devreye girdiğini kanıtlamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify">Psikoloji literatürü, bu koşulların bireysel düzeyde kaygı, tükenmişlik ve motivasyon kaybına yol açtığını ortaya koyarken; sosyoloji, bu bireysel kırılganlıkların toplumsal güveni aşındırdığını, kurumsal meşruiyeti sorgulattığını ve dayanışma ağlarını zayıflattığını vurgulamaktadır (Woodward, 2017). Dolayısıyla VUCA yalnızca bireyin iyi olma hali ve ruh sağlığı ile değil, toplumların kolektif dayanıklılığıyla da doğrudan bağlantılıdır.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>Dayanıklılık ve Stratejik Uyum</strong></p>
<p style="text-align: justify">Bununla birlikte, VUCA’yı yalnızca tehdit olarak okumak eksik bir bakış açısı olur. Çünkü belirsizlik aynı zamanda <strong>yaratıcılık, bilişsel esneklik ve toplumsal dayanışma reflekslerinin gelişebildiği bir iklim</strong> yaratmaktadır. Türkiye’de krizler karşısında ortaya çıkan genç girişimcilik girişimleri, Avrupa’da hız kazanan yeşil enerji dönüşümü ya da Asya’da dijitalleşmeye verilen stratejik yanıtlar, belirsizlik koşullarında doğan yenilikçi adaptasyon örnekleridir.</p>
<p style="text-align: justify">Bu noktada, politika yapıcıların önceliği bireysel psikolojik sağlamlığı ve toplumsal dayanıklılığı artıracak stratejilere yönelmek olmalıdır. Eğitim sistemlerinde eleştirel ve esnek düşünme becerilerinin geliştirilmesi, iş dünyasında esnek ve kapsayıcı çalışma modellerinin teşvik edilmesi, kamu yönetiminde şeffaf iletişim ve öngörülebilirlik mekanizmalarının güçlendirilmesi, VUCA’nın yıpratıcı etkilerini azaltacak başlıca stratejiler olarak öne çıkmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>Sonuç</strong></p>
<p style="text-align: justify">Nihayetinde, VUCA çağında Türkiye ve dünya aynı yapısal dinamiklerle yüz yüzedir. Ekonomik dalgalanmalar, siyasal kırılganlıklar, teknolojik belirsizlikler ve iklim krizinin çok katmanlı etkileri, yalnızca bireyleri değil, toplumların kolektif bağışıklığını da sınamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>Asıl sermaye</strong>, doğal kaynaklar ya da teknolojik araçlar değil; bireyin zihinsel dayanıklılığı ve toplumun güven duygusudur. Bu sermaye güçlendirildiğinde, belirsizlik çağının yalnızca riskleri değil, aynı zamanda sunduğu fırsatlar da görünür hale gelecektir.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>REFERANSLAR</strong></p>
<p>Akcan, A. T. (2018). Türkiye’de genç işsizlik sorunu ve çözüm önerileri. <i>Gençlik Araştırmaları Dergisi</i>, <i>6</i>(14), 35-54.</p>
<p>Bennett, N., &amp; Lemoine, G. J. (2014). What a difference a word makes: Understanding threats to performance in a VUCA world. <i>Business horizons</i>, <i>57</i>(3), 311-317.</p>
<p>Chowdhury, P. R., Medhi, H., Bhattacharyya, K. G., &amp; Hussain, C. M. (2023). Severe deterioration in food-energy-ecosystem nexus due to ongoing Russia-Ukraine war: A critical review. <i>Science of The Total Environment</i>, <i>902</i>, 166131.</p>
<p>Çakan, S., &amp; Gök, B. (2022). Türkiye’de emekli bireylerin iş yaşamlarına yeniden dönmelerine ilişkin sosyoekonomik nedenler. <i>Journal of Awareness</i>, <i>7</i>(3), 97-110.</p>
<p>Döner, E., &amp; Efeoğlu, İ. E. (2023). Being Affected By VUCA Factors? Developing The “Perceived VUCA Exposure” Scale. <i>GAB Akademi</i>, <i>3</i>(2), 28-53.</p>
<p>Karacaoğlu, K., &amp; Çetin, İ. (2015). İş yükü ve rol belirsizliğinin çalişanlarin tükenmişlik düzeyleri üzerine etkisi: afad örneği. <i>Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi SBE Dergisi</i>, <i>5</i>(1), 46-69.</p>
<p>Kim, M. H. (2019). A real driver of US–China trade conflict: The Sino–US competition for global hegemony and its implications for the future. <i>International Trade, Politics and Development</i>, <i>3</i>(1), 30-40.</p>
<p>Woodward, M. (2017). How to thrive in a VUCA world: the psychology of navigating volatile, uncertain, complex, and ambiguous times. <i>Psychology Today</i>, <i>31</i>.</p>
<p>Zadow, A., Dollard, M. F., Parker, L., &amp; Storey, K. (2019). Psychosocial safety climate: a review of the evidence. <i>Psychosocial safety climate: A new work stress theory</i>, 31-75.</p>The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/vuca-caginda-turkiye-ve-dunya-psikososyal-kirilganlik-ve-stratejik-dayaniklilik.html">VUCA Çağında Türkiye ve Dünya: Psikososyal Kırılganlık ve Stratejik Dayanıklılık</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.akademikkaynak.com/vuca-caginda-turkiye-ve-dunya-psikososyal-kirilganlik-ve-stratejik-dayaniklilik.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güvenli Kent Yaklaşımı Bağlamında Suçun Değerlendirilmesi</title>
		<link>https://www.akademikkaynak.com/guvenli-kent-yaklasimi-baglaminda-sucun-degerlendirilmesi.html</link>
					<comments>https://www.akademikkaynak.com/guvenli-kent-yaklasimi-baglaminda-sucun-degerlendirilmesi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Öğr. Üyesi Berfin GÖKSOY SEVİNÇLİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 May 2024 22:21:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli kent]]></category>
		<category><![CDATA[suç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.akademikkaynak.com/?p=13101</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ahi Doğa ve tüm çocukların güvenli yerlerde yaşaması ümidiyle… 2000&#8217;li yıllarda 11 Eylül olaylarıyla birlikte kentsel güvenliğin küresel boyutu güvenlik konusu çerçevesine girmiştir. Planlama disiplininde Sağlıklı Kent Planlama adı altında güvenlik konusu ayrı olarak “Güvenli Kent Yaklaşımı” adı altında yeniden tanımlanmıştır. Kentsel güvenliği etkileyen içsel 6 ve dışsal 7 etkenler yerel ve ulusal yönetimlerin güvenlik [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/guvenli-kent-yaklasimi-baglaminda-sucun-degerlendirilmesi.html">Güvenli Kent Yaklaşımı Bağlamında Suçun Değerlendirilmesi</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">Ahi Doğa ve tüm çocukların güvenli yerlerde yaşaması ümidiyle…</p>
<p style="text-align: justify;">2000&#8217;li yıllarda 11 Eylül olaylarıyla birlikte kentsel güvenliğin küresel boyutu güvenlik konusu çerçevesine girmiştir. Planlama disiplininde Sağlıklı Kent Planlama adı altında güvenlik konusu ayrı olarak “Güvenli Kent Yaklaşımı” adı altında yeniden tanımlanmıştır. Kentsel güvenliği etkileyen içsel 6 ve dışsal 7 etkenler yerel ve ulusal yönetimlerin güvenlik politikalarını değiştirmek zorunda bırakmıştır. Bunun sonucunda, yönetim şekli ve siyasalar yeni yönetişim yapılanmasında daha etkin olarak yer almaya başlamıştır. Teknik ve bireysel kontroller kamu alanlarında sıkılaşmıştır. Dolayısıyla, yalnızca suç önleme şemsiyesi altında politikaların geliştirilmesi yeterli olmamış, güvenliğin hissettirilmesi özeline odaklanılmıştır (Aksoy, 2007:13).</p>
<p style="text-align: justify;">Güvenli Kent Yaklaşımı; güvenli kenti oluşturabilmeye yönelik eylemlerin tümüdür. Bu eylemler: kent planlaması, bina tasarımları, trafik düzeni, kent bilgi ve güvenlik sistemleri, suça ilişkin sosyolojik, ekonomik, politik boyutlar dâhil kentin tasarımı vb. Tüm bu eylemler, güvenlik kaygıları ve kamu düzeni bağlamında, suçların önlenmesi için ideal sosyal ve fiziki koşulları sağlamaya çalışan, suç işlendikten sonra da suçluların yakalanmasını kolaylaştıran kentle ilgili aktivitelerdir (Gündüzöz, 2016: 335). Güvenli kentler, suçlarla etkin bir biçimde mücadele edilen, suç fırsatlarının verilmediği, suçluların barınamadığı, çarpık yapılaşmanın olmadığı, içinde yaşayanların çağdaş uygarlık seviyesine ulaşma azim ve iradesini gösterdiği, mutlu olduğu, tüm gereksinimlerini karşılayabildiği ve yaşam kalitesinin yüksek olduğu mekânlardır (Aytaç vd., 2015: 261). Hulasaten güvenli kent yaklaşımı, güvenli kente varmaya yönelik eylemler bütünüdür. Güvenli kent yaklaşımında iki temel yaklaşım mevcuttur:</p>
<p style="text-align: justify;">I. İlk yaklaşım, Wekerle ve Whitzman’ın güvenli kentler oluşturmada tasarım, yönetim ve planlamaya yer verdikleri yöntemlerdir. Kentsel suçun azaltılmasında ya da suçun kentteki gelişimini engelleyen müdahalelerin belirlemesindeki yöntemler şunlardır (Wekerle ve Whitzman, 1995: 5- 25):</p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 40px;">i. Bunlardan ilki olan baskın yaklaşımın suçu önleme önerileri şunlardır: polis sayısının artırılması, katı kanunlar ve caydırıcı cezalar üretmek, kentte suça meyledenlerin diğer bir ifade ile sorun çıkaranların kentten arındırılarak ıslah evlerine götürülmesi vb.<br />
ii. Yöntem, suçun oluşma nedenlerinin temeline inen ve temel nedenler 10 olarak tanımlanmaktadır. Önerileri şunlardır: iş fırsatlarının artırılması, gençlerin sosyalleştirilmesi, eğitim ve kültür donanımının artırılması,<br />
iii. Son yöntem ise güvenli kent olarak tanımlanmaktadır. Önerileri: marjinal gruplar öncelikli olmak üzere yönetici- kentli iş birliğinin sağlanması, toplumsal gelişim, eğitim ve kentsel tasarımla güvenli  kent mekanlarının oluşturulması, kentteki fiziksel değişimlerle sosyal koruma sisteminin birleştirilmesidir. Burada kent yönetimi, kentli ve tasarım arasındaki iletişim önem kazanmaktadır. Yani yönetişim kavramı burada önemlidir. Ayrıca burada suçun değil suç korkusunun belirlenmesine de yer verilmiştir (Wekerle ve Whitzman, 1995: 5- 25).</p>
<p style="text-align: justify;">II. Güvenli kenti oluşturmaya yönelik ikinci yaklaşım ise Lab’a aittir. Lab’ın suç önlemeye yönelik üç müdahale önerisi bulunmaktadır (2000: 25- 73):</p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 40px;">i. Müdahale: Bu aşamada fiziksel ve sosyal müdahaleler yer almaktadır. Amaç suç gerçekleşmeden önce suçu engellemektir. Belirlenen müdahaleler suçu ve toplumda suça karşı duyulan endişe ve korkuyu başlamadan önler. Çevre tasarımı, mahalle izleme, genel caydırma yöntemleri, toplumsal eğitim, sosyal suç olaylarını önleme, komşuluk birimleri tasarımı, ışıklandırma sistemleri, özel güvenlik sistemleri gibi müdahaleler ön plana çıkmaktadır.<br />
ii. Müdahale: I. müdahaleye destek olarak güvenlik birimlerinin uygulaması gereken müdahalelerdir. Sorun yaratan kişilerin kimlik bilgileri, suç alanına ait analizler, problemin kaynağını belirleme, toplum destekli polis sistemi, okullarda suçu önleme eylemleri ii. Müdahaleyi oluşturmaktadır.<br />
iii. Müdahale: Bu müdahale ise ii. müdahale gibi güvenlik güçlerinin uygulayabileceği eylemler bütünü olarak görülmektedir. Yıldırma, kısıtlama, sorunlu kişilerin tedavisi, planlamayla birlikte alanların sağlıklaştırılması gibi eylemleri içermektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Lab’a göre, bu üç müdahale uygulanan yere göre sırası değiştirilerek ya da yeni müdahale eylemleri belirlenerek uygulanabilir (2000). Bu hususta son olarak belirtmek gerekir ki, güvenli kent yaklaşımına konu olan özel güvenlik akıllara her ne kadar bireyselleşme, sosyal tabakaların artışı gibi konuları düşündürse de benzer bir şekilde Frevel de güvenlik için yeni bir isim veya en azından güvenlik vaat eden semboller, örneğin özel güvenlik hizmetleri veya polis devriyeleri şeklinde ihtiyaçların ortaya çıkmakta olduğunu ifade etmektedir (2006: 12). Unutulmamalıdır ki, kentlerdeki kamusal yaşam, köy yaşamından farklıdır. Kentlerde vatandaşlar daha yüksek bir özgürlük ve anonimlik derecesine sahiptir ve daha az ölçüde gayri resmi sosyal kontrol bulunmaktadır. Bununla birlikte, toplumsal ayrımcılık ve şehirlerde sosyal çevrenin tecritiyle, farklı veya yabancı olanlara karşı hoşgörünün gerekli erdeminin azaldığı ortaya çıkmaktadır (Frevel, 2006: 12).</p>
<p style="text-align: justify;">Aslında Frevel burada, kırsalda olan homojenliğin ve insanlar arasındaki iletişimin  kentte olmadığına atıf yapmaktadır. Haliyle nüfus bakımından kalabalık, çeşitli toplumsal sınıfların yer aldığı kentte, anonimliğin de kolay olması sebebiyle suç işleyip kolayca gizlenme düşüncesi suç oranlarının artmasında bir faktör olarak değerlendirilebilir. Elbette suç tek bir boyuttan ele alınamayacak kadar geniş kapsamlı bir konudur. Ancak kentlerde suç oranlarının daha yüksek olduğu literatürde sıkça dile getirilmektedir. Bu bağlamda kentlerde güvenlik açığı oluşturabilecek, güvenli kent oluşturmada engel olarak görülebilecek hususlar şunlardır: Yoksulluk ve yoksunluk, işsizlik, adaletsiz gelir dağılımı, zayıf veya kötü yönetim algısı, sağlıksız kentleşme, göç, sınıfsal ayrımlar ve dışlanma, suç korkusu ilk akla gelenlerdir. Burada kafa karışıklığını önlemek adına suç korkusu hususuna değinmekte fayda görülmektedir. Zira, suça maruz kalmaktan korkma durumunda nasıl olur da suç oranı yükselebilir?</p>
<p style="text-align: justify;">Durum şudur ki suç korkusu: suç oranlarını arttırabilen gizli bir faktördür. Zira, herhangi bir suçun tanık ya da mağdurları sessiz kalmaları için tehdit edilebilirler veya kişilerdeki endişe ve korku hali suç durumunun devlet kurumlarına intikalinin önüne geçebilmektedir (Leones 2006: 139-141). Peki güvenli kenti oluşturmaya engel olan bu sorunlar nasıl aşılabilir? Bu sorunun cevabı teoriler üzerinden değerlendirerek verilmeye çalışılmaktadır. Sosyal dengesizlik teorisine göre suç, sosyal çözülmenin en fazla görüldüğü kent yapısında ortaya çıkmaktadır. Bu sonuca, Chicago Okulu’nun çemberler teorisi baz alınarak ulaşılmıştır. Sosyal dengesizlik teorisine göre, kentin merkez ve çevresinde yer alan çöküntü alanlarında suç gelişmektedir. Bu kuram; heterojen yapı, çöküntü bölgeleri, sosyal hareketlilik, sanayileşme ve kentleşme gibi değişkenlerin, doğrudan veya dolaylı olarak suçluluk üzerindeki etkilerine dikkat çekmektedir (Kızmaz, 2005: 151). Eğer bir kentte bu teorideki gibi çöküntü alanları mevcutsa; merkezi ve yerel yönetimlerin iş birliğiyle çöküntü alanları peyderpey iyileştirilmeli, bu alanlar kent planlamasına dâhil edilmeli ve bu alanların sosyo- ekonomik anlamda dışlanmışlığının önüne geçilmelidir. Bu bağlamda sosyo- kültürel faaliyetlerin gerçekleştirileceği mekanlar inşa edilmeli, istihdam alanları yaratılmaya çalışılmalıdır. Sosyal çözülmeler üzerinden suç ve suç korkusunu inceleyen bir diğer teori de, toplumsal kontrol teorisidir. Bu teoriye göre, toplumsal bağlarda ortaya çıkan zayıflama durumu suça karşı duyarsızlık oluşturmaktadır. Savunulan odur ki, toplumdaki dayanışma ve yardımlaşma ile enformel kontrolle güven ortamının sağlanması; kolluk kuvvetleri ve kamu kurum ve kuruluşlarınca formel olarak güven ortamını sağlayıp güvenlik için üzerlerine düşeni yapmaları halinde güvensizlik ve suç korkusunun daha az olacağıdır (Karakuş, 2013:5).</p>
<p style="text-align: justify;">İz teorisi, kentin algılanış biçimine odaklanmıştır. Burada kentin kentlileri etkilediğinden hareketle, doğru bir şekilde biçimlenmiş anlamlı bir kentin kentlilere olumlu olarak yansıdığı ileri sürülmektedir. Kentlilerin mekânı anlamlı bulması beş temel nokta çerçevesinde olmaktadır: izler, düğüm noktaları, sınırlar, röper noktaları, geniş alanlar (Lynch, 1960: 57). Suç bağlamında en çok üzerinde durulan iki unsur izler ve düğüm noktalarıdır. Zira kenti suç bağlamında tanımlamadaki en önemli işaretlerdir. Çünkü, düğüm noktaları; kentteki buluşma yerlerini ve izler ise; bu noktalara çıkan ana yolları tanımlamaktadır. Yani kentin en yoğun, karmaşık ve en canlı alanları düğüm noktaları ve izlerdir. Haliyle bu alanlar, suç gelişiminin de yoğunlaştığı yerlerdir (Moughtin vd., 2003: 73- 183). İz teorisine benzer diğer bir yaklaşım ise, Suç Deseni Teorisidir. Bu teoriye göre, suçluların suç işlemek için tercihleri kentlerin en canlı ve yoğun yerleri olan düğüm noktaları ve kent merkezleridir (Beavon ve Brantinghams, 1994: 115- 149). Bu sebeple suçların önlenmesi için, düzenli aralıklarla kent planlarında düğüm noktaları ve izler yeniden gözden geçirilmelidir. Nüfus arttıkça düğüm noktaları ve izler fazlalaşabilir ya da yeni düğüm noktaları ve izlerin tespit edilmesi gerekebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">“Jacobs’un Kaldırımların Kullanımı; Güvenlik” başlıklı çalışmasında, mahalle kültürü, komşuluk ilişkileri, mahalle dayanışması yöntemleriyle yabancıların kolay bir şekilde belirlenmesiyle kentsel mekânda doğal bir güvenliğin sağlanacağını öne sürmektedir. Böylelikle her mahallede güvenlik sağlanacak ve dolayısıyla kent güvenli hale gelecektir. Ayrıca kenti güvenli hale getirmek için kentsel tasarım da önemlidir. Bu noktada alınması gereken fiziki önlem ise kentte sürekli olarak yeni ve farklı sokak yapıları, caddeler, meydanlar ve farklı mekanlara açılan sürpriz çıkışların tasarlandığı street ballettir (1961: 39- 122).</p>
<p style="text-align: justify;">Benzer olarak savunulabilir mekân teorisinde de Jeffery ve Newman kentsel tasarımla suçun önlenebileceğini ileri sürmektedirler. Bu bağlamda Newman savunulabilir mekânın özelliklerini sıralamaktadır: alan sahipliği, yasal ve doğal izleme, savunulabilirlik (görüntü ve çevre)  (Lab, 2000: 25- 73). Kırık camlar teorisine göre ise, suça uğrama endişesiyle terk edilmiş, bakımsız yerlerden uzak durulması ile bu alanlarda suçun artma durumu gündeme gelmektedir. Bu sebeple kentlerde çevre düzenine, kaldırımların, bankların, çöp kutularının ve özellikle aydınlatmaların durumları itina ile kontrol edilmelidir. Kentlerde fiziki olarak düzensizliğe yer bırakılmamalıdır. Aksi halde hem suç korkusu hem de suç durumu ortaya çıkabilecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kırık camlar teorisinin sahipleri olan Wilson ve Kelling, kentlerde suçları önlemek için; toplum bilincini sağlayarak toplumsal ilişkiler ağını kuvvetlendirmek, kentte işlenen küçük bir suçun bile devlet organlarınca ceza almasını sağlamak gibi öneriler geliştirmişlerdir. Aksi halde kentlerde işlenen küçük suçların cezasız kalması halinde daha büyük suçlara sebebiyet verileceğinin altını çizmektedirler (1982: 29- 38). Sosyal problem perspektifiyle günümüz koşullarına uyarlanan diğer bir teori ise, medyanın etkisi modelidir. Medya, geniş ağı ile kalabalık kitleleri etkileme gücüne sahip olduğu gibi suçun yayılıp etkilerinin de devamlılığını sağlayabilir. Medya, araçları haber yaparken suç ve suç unsurlarının sayısal verilerinin artışını sunmakta ve haberin sunuluş şekli ile dikkatleri üzerine çekmektedir (Yavuz, 2019: 43).</p>
<p style="text-align: justify;">Güvenli kenti oluşturmaya yönelik engellerin nasıl aşılacağına dair literatürdeki teoriler genel itibarıyla yukarıdaki gibidir. Türkiye’de yerel güvenlik hizmetlerinin yerine getirilmesinde ve Avrupa Kentli Hakları Bildirgesi’nde yer alan “Güvenli Kent’in” oluşturulmasında İçişleri Bakanlığı iç güvenliği sağlama görevini kendisine bağlı kuruluşlarla sağlamaktadır (Çalı, 2012: 12). Güvenliğin sağlanmasından sorumlu olan devletin, oluşturduğu politikaların uygulanmasını sağlayan aktörler ise polis, jandarma, çarşı ve mahalle bekçisi, zabıta, köy korucusu, özel güvenliktir.</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye’de güvenli kent mekanları oluşturmaya yönelik güncel güvenlik uygulamaları incelendiğinde ise, 2006 yılında uygulamaya başlanan ve zaman içerisinde ülkenin tamamına yayılan Toplum Destekli Polislik (TDP) uygulamasıyla suçların önlenmesi ve suçtan korunma konularında kentliler bilinçlendirilmektedir. Aynı proje kapsamında komşu kollama uygulaması da uygulanmaktadır. Bu uygulamalar, yukarıda da izah edildiği üzere güvenli kent yaklaşımlarında güvenli kenti oluşturmaya yönelik olan uygulamalardır. Türkiye’de önem taşıyan diğer bir uygulama ise, önceden belirlenen sıkıntılı yerlerde polis tedbirlerinin artırılmasıdır. 21 Mayıs 2007 tarihinde uygulamaya proje kapsamında; halkın yoğun olarak bulunduğu yerlerde işlenen, gasp, kapkaç, yankesicilik, dolandırıcılık, oto hırsızlığı ve benzeri mala karşı suçlara anında el koymak ve failleri suçüstü yakalamak amaçlanmaktadır (Ataç ve Gürbüz, 2009: 36-38).</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye kentlerinde güvenliği sağlama amacı da olan bir politika olarak kentsel dönüşüm uygulaması yer almaktadır. Nitekim bu durumun yasal dayanağı olarak “6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun” ile kentsel dönüşümün güvenli yaşama çevreleri teşkil etmesine dair ifadeye yer verilmiştir:</p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 40px;">“<em>Bu Kanunun amacı; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların</em><br />
<em>bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli</em><br />
<em>yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları</em><br />
<em>belirlemektir</em>” (6306/ m.1).</p>
<p style="text-align: justify;">Söz konusu Kanun, kentsel dönüşümün çerçevesini çizerek, idareye riskli alanlarda ya da risk taşıyan yapılarda kamu gücü kullanılarak bir dönüşümün zorlanması olanağı tanıyan bir düzenlemedir (Küçük ve Özden, 2019: 309). İdareye kamu gücü kullanma yetkisi veren bu düzenlemeyle birlikte aynı zamanda sağlıklı ve güvenli yaşama çevreleri teşkil edileceği muhakkaktır. Zira, kırık camlar teorisinde olduğu gibi düzensiz, terk edilmiş, bakımsız yerler hem suç hem de suç korkusuna sebep olabilmektedir. Bu bağlamda kentsel dönüşümün pek çok yönüyle suç ve suç korkusunun önüne geçebileceği düşünülmektedir.</p>
<p><span style="font-size: 12px;"><strong><em>Bu yazı, Berfin GÖKSOY SEVİNÇLİ, Fatma NALBANT ve Bahriye ESELER yazarlığında Kentleşme Sorunları ve Çözüm Önerileri  adlı kitapta yayınlanan Güvenli Kent: Teoriler ve Suç Kavramları Üzerinden Bir Değerlendirme başlıklı bölümden bir kesittir.</em></strong></span></p>
<p>NALBANT FATMA, GÖKSOY SEVİNÇLİ BERFİN, ESELER BAHRİYE (2021). Güvenli Kent: Teoriler ve Suç Kavramları Üzerinden Bir Değerlendirme, Kentleşme Sorunları ve Çözüm Önerileri içinde, Gazi Kitabevi, Editör:Fatih Kırışık, Ahmet Kayan, Basım sayısı:1, Sayfa Sayısı 352, ISBN:978-625-8443-93-6, Türkçe(Bilimsel Kitap)</p>
<p>KAYNAKLAR</p>
<p>Aksoy, E. (2007). Suç ve güvenli kent yaklaşımı. Dosya 06, TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Bülten 55, 11- 15.</p>
<p>Ataç, E., Gürbüz. D. (2009), Kentsel mekânda gelişen suça müdahale etmede disiplinlerarası güvenlik politikaları, <em>Polis Bilimleri Dergisi</em>, 11 (1), 25-46.</p>
<p>Aytaç, S., Derdiman R.C., Baştürk, Ş. Öngen, B. (2015). Kent güvenliği olarak suç korkusu: bursa örneği. <em>Süleyman Demirel Üniversitesi Mühendislik Bilimleri ve Tasarım Dergisi, 3</em>(3), 259-267.</p>
<p>Beavon D.J.K., Brantingham, P.J., Brantingham, P.L. (1994). The influence of street networks on the pattering of property offenses. <em>Criminal Justice Press,</em> 115-149.</p>
<p>Çalı, H. H. (2012). Avrupa kentsel şartı çerçevesinde güvenli kent ve yerel yönetimler. <em>Türk İdare Dergisi, Sayı</em> 475,  9-32.</p>
<p>Frevel, B. (2006). Urban safety. <em>German Policy Studies</em>, 3, (1), Almanya, 1-18.</p>
<p>Gündüzöz, İ. (2016). Türkiye ve dünyada güvenli kent yaklaşımı: kentsel güvenlik mi? güvenli kent mi? <em>Türk İdare Dergisi</em>, 482, 335-370.</p>
<p>Jacobs., J. (1961). <em>The death and life of great american cities</em>. New York: Random House, New York.</p>
<p>Karakuş, Ö. (2013). <em>Suç korkusunun sosyolojik belirleyenleri: sosyal sermaye mi? Sosyal kontrol mü?. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi,</em> 14(1), 1-19.</p>
<p>Kızmaz, Z. (2005). Sosyolojik suç kuramlarının suç olgusunu açıklama potansiyelleri üzerine bir değerlendirme. <em>C.Ü. Sosyal Bilimler Dergisi,</em> 2 (29), 149-174.</p>
<p>Küçük, H., Özden, P. P.  (2019). Kentsel dönüşüm ve kent güvenliği ilişkisi üzerine bir değerlendirme: Esenler havaalanı mahallesi örneği. <em>ASSAM Uluslararası Hakemli Dergi, Assam Uluslararası Hakemli Dergi</em>, 305-321.</p>
<p>Lab, S.P. (2000). Crime prevention; approaches, practices and evaluations. <em>Anderson publishing co., </em>OH, 25-73.</p>
<p>Leones, S.V.C. (2006). The current situation of crime associated with urbanization: problems experienced and countermeasures ınitiated in the philippines. <em>United Nations Asia and Far East Instutue for the Prevention of Crime and the Treatment of Offenders (UNAFEİ) Research Material</em> <em>Series, </em>68, 133-150.</p>
<p>Lynch, K. (1969). The <em>ımage of the city. </em>London: The MIT Press<em>,</em> 46-91.</p>
<p>Lynch, K. (1981). <em>A Theory of good city form</em>. London: The MIT Press.</p>
<p>Moughtin, C., Cuesta, R., Sarris, C., Signoretta, P. (2003). <em>Urban design; method and techniques,</em> Second Edition, Oxford: Architectural Press, 73-183</p>
<p>Wekerle, G.R., Whitzman, C. (1995). <em>Safe cities: guidelines for planning, design and management</em>. A Division of International Thomson Publishing, Inc., U.S.A., 5-25.</p>
<p>Wilson, J., Q., Kelling, G., L. (1982). The police and neighbourhood safety; broken windows.  <em>Atlantic Monthly,</em> 29-38.</p>
<p>Yavuz, Y. (2019). Suç mağduru olma korkusuna sosyolojik bir bakış. <em>Toplum ve Kültür Araştırmaları Dergisi</em>, 4, 28- 52.</p>
<p>6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun, <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6306&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5">https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6306&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5</a> , Erişim tarihi: 07.08.2021</p>
<p>TDK, <a href="https://sozluk.gov.tr/">https://sozluk.gov.tr/</a>, Erişim tarihi: 20.07.2021</p>The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/guvenli-kent-yaklasimi-baglaminda-sucun-degerlendirilmesi.html">Güvenli Kent Yaklaşımı Bağlamında Suçun Değerlendirilmesi</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.akademikkaynak.com/guvenli-kent-yaklasimi-baglaminda-sucun-degerlendirilmesi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
