﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sezin Gizem Işıklı | Akademik Kaynak</title>
	<atom:link href="https://www.akademikkaynak.com/yazar/sezinisikli/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.akademikkaynak.com</link>
	<description>Akademik Düşünce Enstitüsü yayın organı akademikkaynak.com - bilimin ışığıyla.</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Oct 2022 16:26:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2018/04/cropped-akademikkaynak-fovicon-32x32.png</url>
	<title>Sezin Gizem Işıklı | Akademik Kaynak</title>
	<link>https://www.akademikkaynak.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Antik Dönemde Ionıa Bölgesindeki Kehanet Merkezleri</title>
		<link>https://www.akademikkaynak.com/antik-donemde-ionia-bolgesindeki-kehanet-merkezleri.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sezin Gizem Işıklı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Mar 2022 14:21:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.akademikkaynak.com/?p=12485</guid>

					<description><![CDATA[<p>ÖZET İnsan, prehistorik dönemlerden itibaren varlığının dünya üzerindeki anlamını kavramaya çalışmış; kendinden üstün bir varlığın bulunması ihtimalini düşünmeye başlamış, geleceği hakkında öngörülere ihtiyaç duymuştur. İnsanı harekete geçiren merak duygusu ilerleyen yaşamı ve çevresinde olanlar üzerine bilgi alma isteğine evrilmiş; bu da kehanet kavramının doğuşuna ve kutsal alanların yaygınlaşmasına zemin hazırlamıştır. Ionia bölgesinde bulunan Didyma ve [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/antik-donemde-ionia-bolgesindeki-kehanet-merkezleri.html">Antik Dönemde Ionıa Bölgesindeki Kehanet Merkezleri</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>ÖZET</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İnsan, prehistorik dönemlerden itibaren varlığının dünya üzerindeki anlamını kavramaya çalışmış; kendinden üstün bir varlığın bulunması ihtimalini düşünmeye başlamış, geleceği hakkında öngörülere ihtiyaç duymuştur. İnsanı harekete geçiren merak duygusu ilerleyen yaşamı ve çevresinde olanlar üzerine bilgi alma isteğine evrilmiş; bu da kehanet kavramının doğuşuna ve kutsal alanların yaygınlaşmasına zemin hazırlamıştır. Ionia bölgesinde bulunan Didyma ve Claros kutsal alanları, antik dönemde kehanet fikrinin gelişimini incelemek ve bu kavram çeperinde yapılan ritüelleri açıklamak konusunda önemli merkezlerdir. Bu çalışmada kehanet kavramının doğuşu, tarihsel arka planı, kullanım alanları ve araçları irdelenirken; Ionia bölgesinde konumlanmış Didyma ve Claros kehanet merkezleri örnekleri üzerinden konunun kavramsal olarak açıklamasının yapılması amaçlanmıştır. Çalışmada konu hakkında makale, tez, kitap ve antik kaynakların incelendiği bir literatür taraması araştırma yöntemi kullanılmıştır. Bu çalışma sayesinde kehanet kavramının çeşitli formları üzerinde durulurken kavramın Ionia bölgesiyle ilişkilenme biçimlerinin çıktı olarak ortaya konulması hedeflenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Anahtar kelimeler:</strong> Ionia, Kehanet, Kutsal Alan, Didyma, Claros</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>GİRİŞ</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Antik Çağ’ın gerisinden günümüze değin değişen formlarıyla kehanet, insan hayatını etkileyen önemli kavramlardan biri olmuştur. İlk dönemlerde insanın kendini üstün bir varlık olarak görürken karşılaştığı yağmur, yangın, sel, yıldırım, mevsim değişimleri gibi doğa olayları benliğinde bir soru işaretinin belirmesine sebep olmuştur. İnsanın doğayla baş edemeyeceğini idrak etmesiyle birlikte bu doğa olaylarını kendinden üstün, ilahi olarak tanımlanabilecek bir varlık veya varlıklar bütününe bağlaması sonrasında bu varlıklarla çeşitli yollarla iletişime geçerek geleceği hakkında bilgi alabileceği inancını doğurmuştur. Bu iletişimi kurabilmek için farklı yollar oluşturan insanlar, alacakları bilginin öylesine bir mekanda kendilerine sunulamayacağını düşünerek kehanet adını verdiğimiz kavramı almak için farklı kutsal alanlar oluşturmuş, sonrasında bu kehaneti alabilecek kutsal nitelikte kahin adını verdiğimiz kişilerle bağlantı kurmuştur. Küçük Asya’da, Ege Denizi’nin kıyısında, Aeolis, Lydia ve Karia bölgeleriyle komşu olan Ionia bölgesi ise antik dönemde büyük anlam taşıyan iki bilicilik merkezine ev sahipliği yapmıştır. Mitolojik ögelerin zemininde şekillenen Didyma Apollon Tapınağı ve Claros Apollon Tapınağı antik dünyanın ev sahipliği yaptığı, komşu bölgelerden sene boyunca ziyaretçi ağırlayan iki kutsal alan olma niteliğini taşımaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong><strong>KEHANET GELENEĞİ VE GELİŞİMİ</strong></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><strong>Kehanet Tanımı</strong></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">Kehanet kelimesinin tanımı Latince ve Grekçe’ye göre farklılıklar göstermektedir. Grek diline göre kelime geleceğe dair farklı araçlarla çıkarımlarda bulunmayı ifade ederken; Latin diline göre tanrısal bir varlıktan bilgi almayı tanımlamaktadır.<a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a> Kavramın, bilmek ve öngörmek eylemleriyle bütünleşikliği de göz ardı edilemez bir çıkarımdır. Olacak şeyleri önceden bilebilmek özellikle Grek dünyasında bu kavramla önem kazanmıştır.<a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a> Kehanetin fal inancından farklı olarak sosyal bir alt yapıya sahip olarak toplumu da etkilediği ve toplum için yapılacakları yönlendirdiği vurgulanmaktadır.<a href="#_ftn3" name="_ftnref3">[3]</a></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><strong>Kehanetin Gelişimi</strong></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">Kehanet kavramının doğuşunun tarih öncesi dönemlere dayandığı bilinmektedir. Malta’da konumlanan Hal Saflieni Hypogeum isimli yer altında bulunan tapınağın ilk kehanet alanı olduğu düşünülmektedir, içinde öngörü almak için bir oda da bulunan bu alan beş bin yıl öncesine tarihlendirilmektedir.<a href="#_ftn4" name="_ftnref4">[4]</a> İlerleyen dönemlerde bu iş için bazı kişilerin kutsandığına inanılması ve ilahi varlıklarla iletişim kurduklarının düşünülmesi fikri kehanet için belirli alanlar yapılmasına katkı sağlamış, kutsal olduğuna inanılan bölgelerde tapınma alanları oluşturulmuş, bu alanlar ziyaretçi çekmesinin yanı sıra kutsal alanlarda gelişen mimari ve turizm faaliyetlerine de dolaylı yoldan fayda sağlamıştır.</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><strong>Kehanetin Kullanıldığı Alanlar</strong></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">Kehanet hayatın her alanında kullanılan bir geleceği öğrenme yöntemidir. Diplomatik ve imparatorlukları, devletleri etkileyecek meselelerin yanı sıra vatandaşlık değişimleri, gündelik hayatla ilgili küçük detaylar, doğacak çocuğu nasıl bir birey olabileceği potansiyeli gibi pek çok soruya cevap aranmaktadır. Antik dönemde kehanetin çeperi toplumun her kesimini kapsamaktadır; kentliler sorularını sormak için yakınlarındaki merkezlere başvurmuşlardır.<a href="#_ftn5" name="_ftnref5">[5]</a></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><strong>Kehanet Araçları</strong></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">Duru görü yöntemi kahinin transa geçerek gelecek hakkında bilgiler almasıdır.<a href="#_ftn6" name="_ftnref6">[6]</a> Hayvanlarla ilişkilendirilen kehanet yöntemlerinde kuşlar, horozlar, kediler, köpekler kullanılmıştır.<a href="#_ftn7" name="_ftnref7">[7]</a> Hayvanların kurban edilerek kanlarının akıtılması ritüelleri, kurban edilen hayvanlarının iç organları incelenerek çeşitli varsayımlarda bulunulması, kuş uçuşlarının takip edilerek çeşitli kehanetlere varılmaya çalışılması, kahinin kutsal suyla yıkanarak gelecekten haber almaya hazır hale geldiği inancı bir diğer kehanet araçlarına örnektir.</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><strong>Kehanet için Alanlar</strong></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">Kehanetin kökenine bakıldığında tarihi çok eski zamanlara dayanmaktadır; bu sebeple tapınak mimarisi oluşmadan önce de küçük sunaklarda veya kehanet veren kişilerin danışmanlığında bu öngörülere ulaşılmıştır. İlerleyen dönemlerde kavram gelişmiş ve tapınaklar bu öngörülerin yapıldığı, içinde kahinlerin de bulunduğu yapılara evrilmiştir. Bir alanın kutsal olması için ise tapınak inşa edilmesi yeterli olmamış, mutlaka oraya kutsallık atfedilecek bir işaret, bir su kaynağı gibi aracılar aranmıştır.<a href="#_ftn8" name="_ftnref8">[8]</a></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><strong>Kahinler</strong></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">Kahin kelimesi Arap dilinde evren ve gelecekte yaşanacaklar hakkında bilgi veren kimse olarak tanımlanmaktadır.<a href="#_ftn9" name="_ftnref9">[9]</a> Kültepe’de yapılan kazılarda çeşitli büyülerin yazılmış olduğu tabletlere ulaşılmış, bu tabletlerde kadın kahinlere farklı bir hitap biçimiyle sailtum denildiği ortaya çıkarılmıştır.<a href="#_ftn10" name="_ftnref10">[10]</a> Yunan kültüründe kahinlere Yunan ışık tanrısı Apollon’un öncülük ettiği düşünülmüş ve ondan geldiğine inanılan sözler kutsal alana başvuranlara aktarılmıştır.<a href="#_ftn11" name="_ftnref11">[11]</a></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><strong>Kehanetlerde Adı Geçen Varlıklar ve Mitolojik Ögeler</strong></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">İfritler, Mezopotamya mitolojisinde adı geçen, büyülerde de bulunan varlıklardır. Bu varlıklar kötü kaderle ve kötülükle ilişkilendirilmektedir; Kültepe’de bulunan metinlerde isimleri sıkça görülmektedir.<a href="#_ftn12" name="_ftnref12">[12]</a> Demon ya da daimon adıyla anılan, şeytan veya cin olarak da tanımlanan doğa üstü varlıklar çeşitli büyü ve kehanetlerde anılmakta, büyü metinlerinde de yer almaktadır. Eski Yunan mitolojisinden ise tanrıçalardan Gaia, Themis ve Phobe; tanrılardan Zeus, Apollon ve Hermes önemli kült merkezlerinden adı geçen ilahi varlıklardır.</p>
<p><strong>IONIA BÖLGESİ</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Milattan önce 1000’lerde bölgeye yapılan göçler sonrasında yerleşimin şekillendiği bölge, Aiol, Ion ve Dor göçlerini karşılamıştır. Ionia bölgesinde 12 kent devletinden oluşan bir Panianion birliği bulunmaktadır. Bu kentler; Phokaia, Miletos, Erytrai, Lebedos, Khios, Priene, Myus, Ephesos, Kolophon, Teos, Klazomenai, Samos ve sonradan dahil olan Smyrna’dır. Bölgeyi bir çekim merkezi haline getirmede ön ayak olan Didyma ve Claros bu birliğe dahil değildir. Pers saldırılarıyla zor duruma düşen coğrafya, İskender’in seferleriyle farklı bir boyut kazanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong><strong>IONIA BÖLGESİNDE KEHANET MERKEZLERİ</strong></p>
<ul>
<li style="list-style-type: none;">
<ul>
<li><strong>Didyma Kutsal Alanı</strong></li>
</ul>
</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">Antik dönemde bir liman kenti olan Miletos’a bağlı Didyma Miletos’a 20 kilometre uzaklıktadır ve aralarında bir kutsal yol bulunmaktadır. Dönemin muhafazakar ve çağdaş olarak tanımlanan yaklaşımlarını beraberinde barındıran Apollon tapınağı Didyma’da bulunmaktadır.<a href="#_ftn13" name="_ftnref13">[13]</a> Tapınağın içerisindeki kahin ona danışanlara kehanet verirken Ion ayaklanmasını Perslerin bastırması sonucundan tapınak yağmalanmış ve uzun bir süre hizmet verememiştir. Anlatılanlar ışığında, Büyük İskender’in bölgeye gelişiyle tapınak tekrar ayağa kaldırılarak hizmete açık hale getirilmiştir.<a href="#_ftn14" name="_ftnref14">[14]</a> Didyma Apollon Kutsal alanı bir bilicilik merkezi olarak antik dönemde çok büyük öneme sahip olmuştur. Miletos’tan başlayan kutsal yol boyunca yürüyen insanlar bu tapınağa gelip Brankhid kahinlerine kehanet danışmak için yolculuklar düzenlemişlerdir.</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><strong>Didyma Kutsal Alanının Barındırdığı Mitolojik Ögeler</strong></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">Eski Yunan mitolojisinde Zeus’un oğullarından olarak tanınan tanrı Apollon, Didyma kutsal alanına da ismini vermiştir. Mitosa göre Apollon, bu bölgede çobanlık yapan Brankhos ile karşılaşınca çok etkilenmiş ve ona nasıl kehanet verileceğini öğretmiştir; bunun üzerine kahinlik sıfatını edinen Brankhos Aydın’ın Didim ilçesinde Didyma Apollon tapınağının yapımına ön ayak olmuştur.<a href="#_ftn15" name="_ftnref15">[15]</a>  Zaman içerisinde Brankhos soyundan gelenler Brankhid rahipleri olarak anılmış, Didyma bir kehanet merkezi olmuştur.</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><strong>Claros Kutsal Alanı</strong></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">İzmir’in Menderes ilçesinde konumlanan Claros Kutsal alanı antik dönemde en büyük öneme sahip üç kehanet merkezinden biri olma özelliğini taşımaktadır; kutsal alan Delphoi ve Didyma ile birlikte geleceğe dair öngörülerin yapıldığı kritik alanlardandır.  Alanın içindeki Apolon kült merkezinde bir telli çalgı olan barbitostan türeyen Barbitoslu figürinlere sıkça rastlanmaktadır. Claros’ta Zeus’un birleştiği Leto ve bu birleşmeden doğan Artemis ve Apollon’un kültünün olmasıyla beraber şarap ve eğlence tanrısı Dionysos’un da kültü bulunmaktadır.<a href="#_ftn16" name="_ftnref16">[16]</a></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><strong>Kutsal Alanının Barındırdığı Mitolojik Ögeler</strong></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">Kutsal alanın çevresi sularla çevrilidir ve bu sular kutsal olarak değerlendirilmektedir. Kente zorla sürgün edilen Manto’nun kentte kahine oluşu ve bu kutsal suyun Manto’nun gözyaşlarından oluştuğu yaygın olarak anlatılan bir efsanedir, bu suyu içen kehanet vericilerin ilahi varlıklarla konuştuğuna inanılmaktadır.<a href="#_ftn17" name="_ftnref17">[17]</a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>SONUÇ</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İnsanın merak hissinin peşinden giderken çeşitli aracılarla geleceğini öğrenmeye çalışmasının kökeni çok eski tarihlere dayanmaktadır. Bu öğrenme yollarında farklı kadim kültürlerde benzer özellikler görülmektedir. Örneğin; pek çok medeniyette hayvanlar birer kehanet aracı olarak algılanmış; hareket biçimleri, çıkardıkları sesler, öldükten sonra organlarının biçimleri birer işaret olarak yorumlanmıştır. Spor müsabakalarının sonuçlarını çıkılacak seferlerden sonra olacakları, doğacak çocukların kaderlerini, birinin vatandaşlık almaya layık olup olmadığını, ekilen mahsullerinden verim alınıp alınamayacağını öğrenmek gibi pek çok farklı alana hizmet edebilen kehanet yöntemi yüzyıllarca insanların hayatına yön vermesinde ve önemli kararlar almasında büyük rol oynamıştır. Yunan dünyası göçleriyle yerleşimin yaygınlaştığı Ege bölgesindeki Ionia coğrafyası antik dönemde halkın her kesiminin başvurduğu kehanet merkezleri olan Didyma ve Claros’a ev sahipliği yapmıştır. Buralarda inşa edilen tapınaklar senenin her döneminde ziyaretçileri ağırlamış ve insanın merak dürtüsünün peşinden gitmesinde bir aracı olmuştur. Günümüzde yerleşim bulunmasa da antik çağlardan beri anlatılan mitosları ve görkemli yapılarıyla bu alanlar kehanet fikrinin sembolik olarak devam etmesine ve anlaşılmasına; bu eylemler yapılırken mitoloji ile bağ kurulmasına katkıda bulunmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Karatosun, Musa Osman. «Kehanet Türleri ve Kadim Kültürlerdeki Uygulamaları.» <em>Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi</em>, 2016: s.278</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> Kürklü, Ali Emre. «Grek kültüründe kâhinlik: Antik Ege&#8217;de kehanet merkezleri .» <em>Yüksek Lisans Tezi.</em> Trakya Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Görsel Kültür Ana Bilim Dalı, 2020.s.1</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref3" name="_ftn3">[3]</a> Kürklü, Ali Emre. s.23</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref4" name="_ftn4">[4]</a> Kürklü, Ali Emre.s.23-24.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref5" name="_ftn5">[5]</a> Estin, Colette, ve Helene Laporte. <em>Yunan ve Roma Mitolojisi.</em> Ankara: Tübitak Yayınları, 2002.s.68</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref6" name="_ftn6">[6]</a> Karatosun, Musa Osman. «Kehanet Türleri ve Kadim Kültürlerdeki Uygulamaları.» <em>Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi</em>, 2016: s.284</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref7" name="_ftn7">[7]</a> Karatosun, Musa Osman.s.286</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref8" name="_ftn8">[8]</a> Wycherley, R.E. <em>Antik Çağda Kentler Nasıl Kuruldu?</em> İstanbul: Arkeloji ve Sanat Yayınları, 2011.s.115.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref9" name="_ftn9">[9]</a> Karatosun, Musa Osman. «Kehanet Türleri ve Kadim Kültürlerdeki Uygulamaları.» <em>Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi</em>, 2016: s.277.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref10" name="_ftn10">[10]</a> Erol, Hakan. «Anadolu’nun İlk Yazılı Belgelerinde Büyü ve Kehanet.» <em>Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih &#8211; Coğrafya Fakültesi Dergisi</em>, 2014:s.45.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref11" name="_ftn11">[11]</a> Kürklü, Ali Emre. «Grek kültüründe kâhinlik: Antik Ege&#8217;de kehanet merkezleri .» <em>Yüksek Lisans Tezi.</em> Trakya Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Görsel Kültür Ana Bilim Dalı, 2020.s.74.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref12" name="_ftn12">[12]</a> Erol, Hakan. «Anadolu’nun İlk Yazılı Belgelerinde Büyü ve Kehanet.» <em>Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih- Coğrafya Fakültesi Dergisi</em>, 2014: s.38</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref13" name="_ftn13">[13]</a> Gates, Charles. <em>Antik Kentler .</em> İstanbul: Koç Üniversitesi Yayınları, 2017.s.383.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref14" name="_ftn14">[14]</a> Gates, Charles.s.384.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref15" name="_ftn15">[15]</a> Kürklü, Ali Emre. «Grek kültüründe kâhinlik: Antik Ege&#8217;de kehanet merkezleri .» <em>Yüksek Lisans Tezi.</em> Trakya Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Görsel Kültür Ana Bilim Dalı, 2020.s.115.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref16" name="_ftn16">[16]</a> Gürbüzer, Elçin Doğan, ve Cennet Pişkin Ayvazoğlu. «Klaros’tan Pişmiş Toprak Barbitoslu Figürinlerin İkonografisi.» <em>Adalya</em>, 2017: s.74.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref17" name="_ftn17">[17]</a> Kürklü, Ali Emre. «Grek kültüründe kâhinlik: Antik Ege&#8217;de kehanet merkezleri .» <em>Yüksek Lisans Tezi.</em> Trakya Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Görsel Kültür Ana Bilim Dalı, 2020.s.134.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>KAYNAKÇA</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Erol, Hakan. «Anadolu’nun İlk Yazılı Belgelerinde Büyü ve Kehanet.» <em>Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih &#8211; Coğrafya Fakültesi Dergisi</em>, 2014: 37-48.</p>
<p style="text-align: justify;">Estin, Colette, ve Helene Laporte. <em>Yunan ve Roma Mitolojisi.</em> Ankara: Tübitak Yayınları, 2002.</p>
<p style="text-align: justify;">Gates, Charles. <em>Antik Kentler .</em> İstanbul: Koç Üniversitesi Yayınları, 2017.</p>
<p style="text-align: justify;">Gürbüzer, Elçin Doğan, ve Cennet Pişkin Ayvazoğlu. «Klaros’tan Pişmiş Toprak Barbitoslu Figürinlerin İkonografisi.» <em>Adalya</em>, 2017: 65-82.</p>
<p style="text-align: justify;">Karatosun, Musa Osman. «Kehanet Türleri ve Kadim Kültürlerdeki Uygulamaları.» <em>Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi</em>, 2016: 277-308.</p>
<p style="text-align: justify;">Kürklü, Ali Emre. «Grek kültüründe kâhinlik: Antik Ege&#8217;de kehanet merkezleri .» <em>Yüksek Lisans Tezi.</em> Trakya Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Görsel Kültür Ana Bilim Dalı, 2020.</p>
<p style="text-align: justify;">Şahin, Nuran. <em>Apollon Klarios Bilicilik Merkezi.</em> 248-272, İzmir: Ege Üniversitesi Arkeoloji Kazıları, 2012.</p>
<p style="text-align: justify;">Wycherley, R.E. <em>Antik Çağda Kentler Nasıl Kuruldu?</em> İstanbul: Arkeloji ve Sanat Yayınları, 2011.</p>
<p style="text-align: justify;">https://worldarkeoloji.blogspot.com/2016/01/didim-apollon-tapnag-didyma.html</p>The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/antik-donemde-ionia-bolgesindeki-kehanet-merkezleri.html">Antik Dönemde Ionıa Bölgesindeki Kehanet Merkezleri</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kültür Bağlamında İstanbul&#8217;un Fati̇h Ve Beşi̇ktaş İlçeleri̇nin Karşılaştırmalı Mekan Anali̇zi̇</title>
		<link>https://www.akademikkaynak.com/kultur-istanbul-fatih-besiktas.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sezin Gizem Işıklı]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Aug 2020 20:38:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kentleşme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.akademikkaynak.com/?p=10873</guid>

					<description><![CDATA[<p>ÖZET İstanbul, kent kültürü kavramının tarihsel süreç içerisinde dinamik bir şekilde canlı kaldığı, içerisinde yaşayanların kent dokusuna izler bıraktığı bir şehirdir. Bu şehirde bulunan Fatih ve Beşiktaş ilçeleri ise kamusal mekanda kentleşmenin oluştuğu iki sembol görevi görmektedir. Fatih ve Beşiktaş, İstanbul tarihi açısından önemli bir konuma sahiptir. İki ilçenin de bulundukları lokasyon İstanbul’un şehir merkezi [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/kultur-istanbul-fatih-besiktas.html">Kültür Bağlamında İstanbul’un Fati̇h Ve Beşi̇ktaş İlçeleri̇nin Karşılaştırmalı Mekan Anali̇zi̇</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong><span style="font-size: 16px;">ÖZET</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">İstanbul, kent kültürü kavramının tarihsel süreç içerisinde dinamik bir şekilde canlı kaldığı, içerisinde yaşayanların kent dokusuna izler bıraktığı bir şehirdir. Bu şehirde bulunan Fatih ve Beşiktaş ilçeleri ise kamusal mekanda kentleşmenin oluştuğu iki sembol görevi görmektedir. Fatih ve Beşiktaş, İstanbul tarihi açısından önemli bir konuma sahiptir. İki ilçenin de bulundukları lokasyon İstanbul’un şehir merkezi sayılan konumlarındandır ve önemli pek çok diğer bölge için transit geçiş bölgeleridir. Bu coğrafi yakınlık ve kültürel zenginlik ile birlikte iki ilçenin de kültürlenme biçimleri, kentlilerin davranışları ve kentlilerin mekanları kullanış biçimleri arasında büyük ölçüde farklılıklara rastlanmaktadır. Bu çalışmada İstanbul şehrinin kültür yapı taşlarını oluşturan Fatih ve Beşiktaş’ın kültür çerçevesinde mekan analizi yapılarak, iki ilçenin benzer ve farklı noktaları sebep ve sonuçları ile değerlendirilmeye çalışılmıştır. Çalışmada şehir kültürü, kentlilik, İstanbul’un tarihi ve kültürel öğelerine değinen kitap, makale, şiir, roman, web sitesi gibi çeşitli kaynaklardan yararlanılarak literatür taraması yapılmıştır. Ayrıca araştırmaya katkı sunması amacıyla her iki ilçede de tepkisiz gözlem yöntemiyle saha çalışması yapılmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>Anahtar Kelimeler:</strong><em> Kent, Kültür, Mekan, Kent Kültürü, İstanbul, Fatih, Beşiktaş </em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>ABSTRACT</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Istanbul is a city where the concept of urban culture has remained dynamically alive in the historical process, and its inhabitants leave traces on the urban fabric. Fatih and Beşiktaş districts in this city serve as two symbols of urbanization in public space. Fatih and Beşiktaş have an important position in terms of the history of Istanbul. The locations of both districts are considered to be the city center of Istanbul and are transit areas for many other important regions. Along with this geographical proximity and cultural richness, there are great differences between the ways of acculturation of the two districts, the behavior of the citizens and the way the citizens use the places. In this study, the spatial analysis of Fatih and Beşiktaş, who constitute the cultural building blocks of the city of Istanbul, was made within the framework of culture, and the similar and different points of the two districts were tried to be evaluated with their reasons and results. In the study, a literature review was conducted using various sources such as books, articles, poems, novels, and websites that touch on urban culture, urbanity, historical and cultural elements of Istanbul. In addition, field work was carried out in both districts with the method of unresponsive observation in order to contribute to the research.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Key Words: <em>City, Culture, Space, Urban Culture, Istanbul, Fatih, Beşiktaş</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>GİRİŞ</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">İstanbul şehri, yüzlerce yıldır pek çok farklı kültüre ve yaşam tarzına ev sahipliği yapmış yaşayan bir tarih özelliği taşımaktadır. İstanbul’un içinde barındırdığı her bir medeniyet kent dokusuna farklı bir bırakmış ve bu izler ile şehir, koca bir kültür mirası siluetine kavuşmuştur. İstanbul’un sahip olduğu iki ilçe olan Fatih ve Beşiktaş, bu tarihe tanıklık eden en eski yerleşim bölgelerinden ikisidir. Şehirle ilgili yazılmış pek çok kitapta, araştırmada, makalede, şiirde, adı geçen; filmlere ve dizilere konu olan, şarkılarda yer alan bu iki mekanın taşıdığı kültürel ruh ve kent mirası İstanbul’u tanımak ve anlamak için önemli birer yol gösteridir. Fatih ve Beşiktaş ilçelerinin kültür bağlamında mekan analizlerinin incelenmesi, bir anlamda İstanbul dokusunun kültür çerçevesinde anlamlandırılmasında etkili bir role sahiptir.</span></p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>1.KÜLTÜR VE MEKAN İLİ̇ŞKİ̇Sİ̇Nİ̇N İNCELENDİĞİ̇ ÖĞELER</strong></span></h2>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Bu çalışmada, kültür ve mekan ilişkisinin derinlemesine analizi yapılırken, kentliler ve kentsel mekanın birlikte değerlendirilebilmesi için çeşitli anahtar kavramlardan faydalanılmaktadır. Bu çalışmada; camiler, kütüphaneler, meydanlar, kutsal mekanlar, kültür merkezleri, hamamlar, sinemalar, tiyatrolar, edebi̇ metinler, saraylar ve diziler incelenerek ortak bir analiz oluşturulmuştur.</span></p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>1.1 Temel Kavramlar</strong></span></h2>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong> Kent:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Bireyler ve yöneticiler arasında en görünür ilişkilerin yapılandırıldığı mekanlar kent mekanlarıdır.<a href="#_ftn1" name="_ftnref1"><sup>[1]</sup></a> Bir diğer anlamı ile kent, toplumsallaşma süreçlerinin geliştiği ve coğrafi koşullar ile sınırlandırılan bir toprak parçasıdır.<a href="#_ftn2" name="_ftnref2"><sup>[2]</sup></a> Kent içinde vatandaşların yaşadığı; binalar, insanlar, manzaralar, sokaklar ve deneyimleri barındıran bir siluetler tablosudur.<a href="#_ftn3" name="_ftnref3"><sup>[3]</sup></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>Kültür:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Tarih ve toplum ekseninde beslenen, yaşam biçimleri ve düşüncelerin oluşturduğu bireyler arasında aktarım ile yayılan araçlar ve anlamlar bütünüdür.<strong>          </strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>Kent Mekanı:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Kent içindeki dinamiğin işlediği ve toplumsal süreçler çerçevesinde canlı kalan, kentteki canlı ve cansız tüm varlıkların birlikteliği ile oluşan mekandır.<a href="#_ftn4" name="_ftnref4"><sup>[4]</sup></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>Kent Kültürü:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Kent içinde şekillenen yaşam formlarından meydana gelen ve kentin ruhunu oluşturan anlamlar birleşimidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>Kentleşme:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Kırsal alanlardan modernleşme sürecindeki kent alanlarına geçilerek bu formda yaşama devam edilmesidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>İstanbul:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Şehir ve kültür kavramının iç içe geçtiği, dünya tarihi açısında büyük değere sahip, yedi tepe üzerine kurulmuş, Asya ve Avrupa kıtalarını birleştiren bir şehirdir.<a href="#_ftn5" name="_ftnref5"><sup>[5]</sup></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>Fatih:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Haliç, Bizans surları ve Marmara arasında kalan; tarihi yaklaşık 8500 yıllık bir döneme dayanan, İstanbul’un tarihi ve kültürel açıdan en zengin ilçelerinden biridir.<a href="#_ftn6" name="_ftnref6"><sup>[6]</sup></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>Beşiktaş:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Bizans döneminde şehir dışı bölgede bulunan, Osmanlı’nın İstanbul’u fethi ile yerellik kazanan ilk bölgelerden biri olan İstanbul, tarihi ve kültürel açıdan önemli bir konuma sahip olan, Boğaziçi’nde bir İstanbul semtidir.<a href="#_ftn7" name="_ftnref7"><sup>[7]</sup></a><strong> </strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>Kentli:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Kırsal alan dışında, büyük ve gelişmiş kent merkezlerinde yaşayarak kentin ruhu ve kültürü ile etkileşim içerisinde bulunan vatandaşlardır.<a href="#_ftn8" name="_ftnref8"><sup>[8]</sup></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>Kentsel Dönüşüm:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Kent politikalarının bir parçası olarak ortaya çıkan kavram, içinde kente dair geliştirme politikalarını, kentse değişimi ve yasal düzenlemeleri barındırmaktadır. Dünyadaki kentsel dönüşüm projelerine kıyasla Türkiye’de uygulanan kentsel dönüşüm projeleri, kenti geliştirmek çok siyasal kazanımları hedeflemektedir.<a href="#_ftn9" name="_ftnref9"><sup>[9]</sup></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>Kent Dokusu:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Kent yerleşiminin içinde barındırdığı kültürel, sosyal, ekonomik, politik kavramlarının kente kattığı anlam bütünüdür.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>Küreselleşme:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Toplumların ve kültürlerin benzeşmesiyle dünya çapında ekonomik, kültürel, sosyal ve siyasal bir davranış bütünlüğü oluşturulmasıdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>Kamusal Mekan:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Vatandaşların ortak çıkarı için ortak bir eylem, düşünme yöntemi ve politikanın üretim mekanlarıdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>Siluet:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Şehrin barındırdığı yapıların ve renklerin oluşturduğu görünümdür.</span></p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>1.2. İki̇ İlçeni̇n Tari̇hi̇: Fatih</strong></span></h2>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Fatih ilçesi, İstanbul’un Avrupa yakasında bulunan; Bizans surları, Haliç ve Marmara arasında kalan, tarihi yarımadanın bir parçasıdır. İlçenin tarihi milattan önceki dönemlere dayanmaktadır. Marmaray inşaatı sırasında yapılan kazılarda, bölgede Neolitik çağa dair buluntulara rastlanmıştır. Neolitik dönem, kentleşme kültürünün dünyada ilk izlerinin oluştuğu döneme karşılık gelmektedir. Bölgede yapılan diğer kazı çalışmalarında ise MÖ 5000 &#8211; 3000 yıllarına dayanan buluntularla karşılaşılması, ilçenin yaklaşık 8500 yıllık bir tarihçesi olduğunu göstermektedir. Bölge 1204 Ladin istilasına dek Avrupa uygarlığının başkenti olma özelliğine sahiptir. Bölgenin gücünü zamanla iyice yitirmesinin ardından, Fatih Sultan Mehmed’in fethi ile Roma uygarlığından Osmanlı İmparatorluğu’na geçmiştir. Böylelikle imar faaliyetleri başlamıştır; ayrıca iskan faaliyetleri başlayarak çok kültürlü bir yapı ile canlılık kazanmıştır.<a href="#_ftn10" name="_ftnref10"><sup>[10]</sup></a></span></p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>1.3. İki̇ İlçenin Tarihi̇: Beşiktaş</strong></span></h2>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">İstanbul’un Boğaziçi kesiminde bulunan Beşiktaş ilçesi, Osmanlı öncesinde sur dışı olarak adlandırılan, şehrin dışında kalan bir bölgedir. Osmanlı’nın bölgenin yönetimini ele geçirmesi ile ilçe, yönetimsel bir statüye kavuşmuştur. 16. yüzyıldan sonraki dönemde Beşiktaş sınırlarında pek çok tarihi mekan inşa edilmiş; bölge, padişahların gözdesi ve dinlenme mekanlarının ev sahibi olan bir dönüşüm içine girmiştir. Beşiktaş, zaman içerisinde İstanbul dokusunu ve tarihini barındıran önemli figürlerden biri haline gelmiştir.<a href="#_ftn11" name="_ftnref11"><sup>[11]</sup></a></span></p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>1.4. İlçe Yapıları</strong></span></h2>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Fatih ilçesinde 57 idari mahalle bulunmaktadır. Bunlar: Aksaray Mahallesi, Akşemsettin Mahallesi, Alemdar Mahallesi, Ali Kuşçu Mahallesi, Atikali Mahallesi,  Ayvansaray Mahallesi, Balabanağa Mahallesi,  Balat Mahallesi, Beyazıt Mahallesi,  Binbirdirek Mahallesi, Cankurtaran Mahallesi, Cerrahpaşa Mahallesi, Cibali Mahallesi, Demirtaş Mahallesi, Dervişali Mahallesi, Emin Sinan Mahallesi, Hacı Kadın Mahallesi, Haseki Sultan Mahallesi, Hırka-i Şerif Mahallesi, Hobyar Mahallesi, Hoca Gıyasettin Mahallesi, Hoca Paşa Mahallesi, İskenderpaşa Mahallesi,  Kalenderhane Mahallesi, Karagümrük Mahallesi, Katip Kasım Mahallesi, Kemal Paşa Mahallesi, Kocamustafapaşa Mahallesi, Küçük Ayasofya Mahallesi, Mercan Mahallesi, Mesihpaşa Mahallesi, Mevlanakapı Mahallesi, Mimar Hayrettin Mahallesi, Mimar Kemalettin Mahallesi, Molla Fenari Mahallesi, Molla Gürani Mahallesi, Molla Hüsrev Mahallesi, Muhsine Hatun Mahallesi, Nişanca Mahallesi, Rüstem Paşa Mahallesi, Saraç İshak Mahallesi, Sarıdemir Mahallesi, Seyyid Ömer Mahallesi, Silivrikapı Mahallesi, Sultan Ahmet Mahallesi, Sururi Mahallesi, Süleymaniye Mahallesi, Sümbül Efendi Mahallesi, Şehremini Mahallesi, Şehsuvarbey Mahallesi, Tahtakale Mahallesi, Taya Hatun Mahallesi, Topkapı Mahallesi, Yavuz Sinan Mahallesi, Yavuz Sultan Selim Mahallesi, Yedikule Mahallesi ve Zeyrek Mahallesi’dir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">İlçenin yüzölçümü, 15,93 km karedir; nüfusu ise 433.873’tür.<a href="#_ftn12" name="_ftnref12"><sup>[12]</sup></a><a href="#_ftn13" name="_ftnref13"><sup>[13]</sup></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Beşiktaş ilçesi 23 idari mahalleye sahiptir. Bunlar: Abbasağa Mahallesi,</span><br />
<span style="font-size: 16px;">Akat Mahallesi, Arnavutköy Mahallesi, Balmumcu Mahallesi, Bebek Mahallesi, Cihannüma Mahallesi, Dikilitaş Mahallesi, Etiler Mahallesi, Gayrettepe Mahallesi, Konaklar Mahallesi, Kuruçeşme Mahallesi,  Kültür Mahallesi, Levazım Mahallesi, Levent Mahallesi,  Mecidiye Mahallesi,  Muradiye Mahallesi, Nisbetiye Mahallesi, Ortaköy Mahallesi, Sinanpaşa Mahallesi, Türkali Mahallesi, Ulus Mahallesi, Vişnezade Mahallesi ve Yıldız Mahallesi’dir.İlçenin yüzölçümü; 18,01 km karedir, nüfusu ise, 185.447’dir.<a href="#_ftn14" name="_ftnref14"><sup>[14]</sup></a><a href="#_ftn15" name="_ftnref15"><sup>[15]</sup></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">İki ilçenin yapılanmasına bakıldığında Fatih ilçesinin yüzölçümünün daha küçük olmasına rağmen daha fazla bir yerel bölünmüşlüğe sahip olduğu görülmektedir. Bununla birlikte Fatih ilçesinde yaşayanların sayısının Beşiktaş’a kıyasla neredeyse üç katı olduğu belirlenmiştir. Bu durumun sebebi Fatih’in daha eski bir yerleşim mekanı olması ve İstanbul’da yaşayan orta ve alt kesime de hitap edişi olarak yorumlanabilmektedir.</span></p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>1.5.Mekanlar</strong></span></h2>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Mekanlar, bir kentin ruhunu ve silüetini yaratan, tarihi ve kültürel yapıların yer aldığı, kentlilerin yaşamlarında bir parça olan yerlerdir. İstanbul’da bulunan camiler, kütüphaneler, meydanlar, kutsal mekanlar, hamamlar ve saraylar bu mekanlara örnek teşkil etmektedir.</span></p>
<h3 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>1.5.1. Camiler</strong></span></h3>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">İstanbul’da Osmanlı döneminde pek çok ibadet mekanı inşa edilmiştir. Bu mekanlar tek camilerden ziyade; medrese, mektep, hamam gibi mekanları da içinde bulunduran büyük ve küçük külliyeler içerisinde konumlanmıştır. Sultanahmed, Fatih, Beyazıd, Kılıç Ali Paşa külliyeleri bu mekanlara örnek verilebilmektedir. Tek camilerin sayısı ile hem Fatih hem de Beşiktaş ilçesinde oldukça fazladır. Bu camilere Fatih’te Muratpaşa, Hadım İbrahim Paşa, Mesih Ali Paşa Camileri; Beşiktaş’ta Molla Çelebi, Sinan Paşa, Büyük Mecidiye Cami örnek olabilmektedir. Bu durum halkın konumdan bağımsız olarak dini yaşantısına devam etmesinin önemini göstermektedir.<a href="#_ftn16" name="_ftnref16"><sup>[16]</sup></a></span></p>
<h3 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>1.5.2. Kütüphaneler</strong></span></h3>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Kütüphaneler teknoloji çağında eski önemini yitirse de yüzyıllardır kentlilerin kültür ile buluşma mekanlarından birisi olmuştur. Fatih ilçesinde tarihi öneme sahip Köprülü Ahmet Paşa Kütüphanesi, Aşir Efendi Kütüphanesi, Nuruosmaniye Kütüphanesi, Atıf Efendi Kütüphanesi, Koca Ragıp Paşa Kütüphanesi ve 3. Ahmed Kütüphanesi bulunmaktadır.<a href="#_ftn17" name="_ftnref17"><sup>[17]</sup></a> Beşiktaş ilçesinde Bahçeşehir Üniversitesi’nin Barbaros Kütüphanesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi’nin Şevket Sabancı Kütüphanesi bulunsa da Osmanlı döneminden kalan bir kütüphane bulunmamaktadır. Bu durumun, Fatih ilçesinin kültürlenme bakımından daha fazla mekana sahip olduğunu göstermektedir.</span></p>
<h3 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>1.5.3. Meydanlar </strong></span></h3>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">İstanbul’a ilk kez gelenlerin ilk uğrak noktalarından biri Fatih’te bulunan Sultanahmed Meydanıdır. Meydan, dünyanın başlangıç noktası olarak anılmaktadır. Meydan ile Ayasofya arasında bulunan Yerebatan Sarnıcının yanında bir Milion taşı vardır ve bu Roma İmparatorluğu’nun her bölgesine uzanan yolların başlangıç noktası olarak bilinmektedir.<a href="#_ftn18" name="_ftnref18"><sup>[18]</sup></a> Beşiktaş’ta bulunan Ortaköy Meydanı, Osmanlı rokokosunun şaheseri olarak bilinen Ortaköy Camisine sahiptir. Turistlerin ilk geldikleri bölgelerden olmasa da genellikle uğrak noktalar arasında yerini alır. Kozmopolit bir semt olmasının yanı sıra eğlence mekanları ve antika dükkanları ile anılmaktadır.<a href="#_ftn19" name="_ftnref19"><sup>[19]</sup></a></span></p>
<h3 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>1.5.4. Kutsal Mekanlar</strong></span></h3>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">İstanbul içinde taşıdığı kutsal mekanlar bakımından hem Türkiye hem de dünya için önemli bir noktadadır. Tarih boyunca özellikle Ramazan ve cuma günlerinde kentliler tarafından sıkça ziyaret edilen dergâh ve türbeler, hala eski değerini korumaktadır.<a href="#_ftn20" name="_ftnref20"><sup>[20]</sup></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Fatih ilçesinde Kocamustafapaşa Sünbül Efendi, Şazeli Tekkesi, Şeyh Türlü Tekkesi (Edirnekapı), Karagümrük Cerrahi Tekkesi; Beşiktaş ilçesinde Yahya Efendi ve Hamdiye Şazeli Tekkesi dini yaşamın devam ettiği mekanlardır.</span></p>
<h3 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>1.5.5. Hamamlar</strong></span></h3>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Hamamlar, özellikle Osmanlı döneminde halkın sık sık kullandığı hem külliyelerin içinde hem de müstakil olarak konumlanmış mekanlardır. Fatih ilinde sembol haline gelen beş önemli hamam bulunmaktadır. Bunlar: Hürrem Sultan Hamamı (Sultanahmed meydanı), Çemberlitaş Hamamı, Cağaloğlu Hamamı, Beyazıd Hamamı, Tahtakale Hamamı ve Ayakapı Hamamıdır. Beşiktaş’ta ise tarihi önem taşıyan Ortaköy Hamamı bulunmaktadır. Bu durumda, hamamların Osmanlı döneminde daha çok tarihi yarımada bölgesinde inşa edildiği görülmektedir.<a href="#_ftn21" name="_ftnref21"><sup>[21]</sup></a></span></p>
<h3 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>1.5.6. Saraylar </strong></span></h3>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Fetihten sonra İstanbul’da kiliselerin camiye çevrilmesi ve büyük sarayların yapılmasına hız verilmiştir. İstanbul’un tarihi yarımada ve Boğaziçi noktalarında fetih sonrası dönemde pek çok ihtişamlı saray yaptırılmıştır. Fatih’teki Topkapı Sarayı ve Beşiktaş&#8217;taki Dolmabahçe Sarayı bu yapılara örnek verilebilmektedir.<a href="#_ftn22" name="_ftnref22"><sup>[22]</sup></a></span></p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>1.6. Sosyal Alanlar</strong></span></h2>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Sosyal alanlar, şehir içinde yaşayan bireylerin bir araya gelerek hem öğrenme sağladığı hem de sosyalleşme faaliyetlerinin gerçekleştiği canlı mekanlardır. Kültür merkezleri, sinemalar, tiyatrolar ve cafeler yüksek içerisinde yoğun bir nüfusu barındıran İstanbul için önemli alanlardır.</span></p>
<h3 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>1.6.1. Kültür Merkezleri</strong></span></h3>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Kültür merkezleri içinde çeşitli toplantı, film gösterimi, seminer, konser ve sanatsal faaliyet düzenlenen, halkın kültüre ulaşması için kurulan birer sosyalleşme mekanlarıdır. Beşiktaş ilçesinde Beşiktaş Kültür Merkezi, Akatlar Kültür Merkezi, Levent Kültür Merkezi, Mustafa Kemal Kültür Merkezi, Ortaköy Kültür Merkezi ve Fulya Gösteri Merkezi olmak üzere çeşitli merkezler mevcuttur. Fatih ilçesinde ise Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi ve Zübeyde Hanım Kültür Merkezi olmak üzere iki merkez mevcuttur. Bu durum yoğun nüfusuna rağmen Fatih’in güncel sanat ve kültürü geri planda bırakarak tarihi öğeler çevresinde geliştiği şeklinde yorumlanabilir.<a href="#_ftn23" name="_ftnref23"><sup>[23]</sup></a></span></p>
<h3 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>1.6.2. Sinemalar</strong></span></h3>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Sinemalar, Cumhuriyet tarihinden itibaren şehirlilerin birlikte vakit geçirme ve eğlenme alanlarından birisi olmuştur. Fatih ilçesi, nüfus yoğunluğuna ve bulunduğu merkezi konuma rağmen Historia AVM’de bulunan bir sinema salonuna sahiptir. Salonun konumu metroya yakın olsa dahi, salon kişilerin kültürlenme mekanlarından uzakta, Fatih-Emniyet bölgesinde yer almaktadır. Beşiktaş ilçesinde ise birbirine yakın ve iş merkezlerine, halkın uğrak noktalarına yakın olan Kanyon, Zorlu Center, Özdilek Park, Metrocity, Etiler Akmerkez, Etiler Deniz Private Cinecity salonları bulunmaktadır. Bu durum bir bütçe ayırarak gerçekleşen kültürlenme ve sosyalleşme faaliyetlerinin Beşiktaş bölgesinde yoğun olduğunu göstermektedir.<a href="#_ftn24" name="_ftnref24"><sup>[24]</sup></a> Ayrıca bir konfor karşılaştırması yapıldığında, vatandaşların daha konforlu bir sinema izleme alanına erişebileceği alanlar Beşiktaş’ta bulunmaktadır.</span></p>
<h3 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>1.6.3. Tiyatrolar</strong></span></h3>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Osmanlı döneminden itibaren tiyatrolar halkın sosyalleştiği önemli bir kültür aracı olmuştur. Fatih ilçesinde bulunan Reşat Nuri Gültekin Sahnesi İstanbul Büyükşehir Belediyesine aittir ve her halk kesiminin erişebileceği bilet fiyatlarına sahiptir. Kocamustafapaşa’da ise özel tiyatro olan Semaver Kumpanya bulunmaktadır. Beşiktaş ilçesinde bulunan Tiyatro Ayna (Etiler), Tiyatro Kedi ve Dostlar Tiyatrosu özel tiyatrolardır ve bilet fiyatları belediye tiyatrolarına göre daha yüksektir. Bu durum, Beşiktaş ilçesinin tiyatrolar açısından Fatih’e kıyasla gelir seviyesi yüksek bir kesime hitap ettiğini göstermektedir.<a href="#_ftn25" name="_ftnref25"><sup>[25]</sup></a></span></p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>1.7 Edebi Yazılar</strong></span></h2>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">İstanbul şehri verdiği ilham ve yarattığı atmosfer ile peç çok yazar ve şairin eserlerine konu olmuştur. Bu eserlerde Fatih ve Beşiktaş ilçelerine de sıkça yer verilmiştir.</span></p>
<h3 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>1.7.1. Şiirler</strong></span></h3>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Fatih hakkında bir şiir:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">“Garip İstanbul&#8217;umun türküsü…</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Topkapılısı, Karagümrüklüsü, Eyüplüsü</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Fakir fukarası, dulu, yetimi</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Gariplerin Türküsü…”</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Ziya Osman Saba<a href="#_ftn26" name="_ftnref26"><sup>[26]</sup></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Beşiktaş hakkında bir şiir:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">“Beşiktaş’ta Barbaros Meydanı</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Sağı anıt, solu türbe,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Ortası Kare şeklinde</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Parkıdır yoksulların,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Bilhassa yaz ayları”</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Behçet Necatigil<a href="#_ftn27" name="_ftnref27"><sup>[27]</sup></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Her iki şiir de incelendiğinde temalarında yoksulluk bulunmaktadır. Cumhuriyetin erken dönemlerin yazılmış bu şiirler, ilçelerdeki gelir farkının ve halkın ekonomik durumunun her zaman kesin bir çizgi ile ayrılmış olmadığının; bu farkın belli bir dönemden sonra oluştuğunun bir örneğidir.</span></p>
<h3 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>1.7.2. Kitaplar</strong></span></h3>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><em>Halide Edip ADIVAR &#8211; Mor Salkımlı Ev</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Yazar, ilk teravih namazını kılmak için gittiği Süleymaniye Camiine giderken gördüklerini betimler. Sokaklar yüzlerce fenerle doludur, büyük bir kalabalık camiye doğru yol almaktadır. Mahyayı ilk kez o gece gördüğünü söyleyen yazar havada uzanan ışıkları doğaüstü bir nur görünümü olarak anlatır.<a href="#_ftn28" name="_ftnref28"><sup>[28]</sup></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><em>Samiha AYVERDİ &#8211; Boğaziçi’nde Tarih</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Yazar, Beşiktaş, Bebek ve Arnavutköy’de gördüklerini bir tarih zinciri içinde aktarır. Deniz kıyısında konumlanmış Dolmabahçe Sarayı’nı, Boğaziçi’nde bulunan Bebek ve Arnavutköy semtlerini tarihin beşiğinde sallanan güzellikler olarak tasvir etmektedir.<a href="#_ftn29" name="_ftnref29"><sup>[29]</sup></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Her iki eser bölümü incelendiğinde Halide Edip’in paylaştığı anının İstanbulluların dini yaşamı çerçevesinde; Samiha Ayverdi’nin paylaştığı anının ise Boğaziçi’ndeki doğal güzellik çerçevesinde geliştirilmiş olduğu görülmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><em>Rupert WILBRANDT &#8211; İstanbul Çeşitlemeleri</em></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">İstanbul’un her noktasını gezen ve bu süreç sonrasında deneyimlerini İstanbul Çeşitlemeleri 1 ve 2 kitaplarında okuyuculara aktaran yazar tarihi yarımada gezilerinden bahsederken Fatih’in tarihi ve kültürel dokusuna kitapta sıkça yer vermektedir. Beşiktaş ilçesi ile ilgili olarak ise Yıldız Sarayı, Malta Köşkünü ele alan yazar daha çok Boğaziçi gezilerini aktardığı kısımlarda bu ilçeden bahsetmiştir.<a href="#_ftn30" name="_ftnref30"><sup>[30]</sup></a> Bu durum, Fatih’in kültürel Beşiktaş’ın ise doğal kimliğinin gezgin bir yazar tarafından ön plana çıkarıldığını göstermektedir.</span></p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>1.8 Diziler</strong></span></h2>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Diziler özellikle son otuz yıllık dönemde Türkiye’de popüler kültür açısından önemli bir noktada bulunmaktadır. Türkiye’de yayınlanan dizilerin pek çoğu mekan çeşitliliği, erişilebilirlik gibi nedenlerle İstanbul şehrinde çekilmektedir. İstanbul’un Fatih ve Beşiktaş ilçelerinde çekilen diziler incelendiğinde Fatih bölgesinde çekilen dizi sahnelerinin, halkın düşük gelirli kesiminin ve yoksulluğun ekranlara yansıdığı sahneler olduğu görülmektedir. Beşiktaş ilçesinde çekilen dizilerde ise daha şatafatlı hayatlara, zenginliğe ve lükse yer verilmektedir. Bu durum, iki ilçenin mekan kıyaslamasında gelir bakımından farklılıklar olduğunu öne çıkarmaktadır.<a href="#_ftn31" name="_ftnref31"><sup>[31]</sup></a></span></p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>2.TURİSTİK MEKANLARDA GÖZLEM: SÜLEYMANİYE CAMİİ VE DENİZ MÜZESİ</strong></span></h2>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Araştırma çerçevesinde Fatih ilçesinde bulunan Süleymaniye Camisine ve Beşiktaş ilçesinde bulunan Deniz Müzesine gidilerek tepkisiz gözlem yapılmıştır. Her iki yapı da eski bir tarihi geçmişe sahiptir ve ilçelerin herkesin erişebileceği, merkezi noktalarında bulunmaktadır. Süleymaniye Cami yıl içinde hem yerli hem de yabancı turistlerin sıklıkla uğradığı mekanlardan biridir. Gözlemlerde, mekanda bulunan turistlerin mekanın kültürel dokusu ve tarihi ile ilişkilenmekten daha çok popüler kültürün peşinden giderek sürekli mekanı ve mekan içinde kendilerini fotoğraflayarak bu fotoğrafları sosyal medya hesaplarında paylaştıkları görülmüştür. Mekana erişim noktaları olan çevre sokaklar incelendiğinde ise bir düzensizlik, çevre kirliliği ve kültür karmaşası mevcuttur. Beşiktaş’ta yer alan Deniz Müzesinde turist yoğunluğunun çok olmadığı; bununla birlikte mekanda bulunan kişilerin eserleri dikkatle inceledikleri gözlemlenmiştir. Ayrıca müzeye giden çevre yollar belli bir düzen içinde, kültür karmaşasından uzak bir yapıdadır. Bu saha araştırmasında iki ilçenin sahip olduğu kültürel noktaların mekan çerçevesinde nasıl değişiklikler gösterdiği gözlemlenmiştir.</span></p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>3.İLÇELERIN DÖNÜŞÜMÜ</strong></span></h2>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Bedrettin Dalan döneminde İstanbul’un gelişmesinde ve şehirleşmesinden farklı politikalara gidilmiştir. Kent merkezi yeni kurulan iş kuleleri ile Levent-Maslak eksenin değişmiş ve kentlilerin yeni kültürlenme ve sosyalleşme alanları bu mekanlar çevresinde şekillenmeye başlamıştır. Bu dönemde Beşiktaş’ın bu bölgelerine pek çok alışveriş merkezi, restoran ve cafe konumlandırılmış, halkın genel alışkanlıkları bu perspektifte değişime uğramıştır. Kültürün değişen mekansal yapısında Beyoğlu ve Fatih bölgelerine kurtarılmış bölgeler gözüyle bakılmış, bölgeler metropolleşmeden uzakta varlıklarını sürdürmeye devam etmişlerdir. Kurtarılmış olarak adlandırılan mekanlar modernizasyon ve küreselleşme ile eski önemini yitirmeye başlamış, bu yitiriş ve Beşiktaş eksenli dönüşüm ile gelişmişlik ve sınıf ayrımı belirgin bir şekilde görülmeye başlamıştır. Ayrıca kentsel dönüşüm politikalarının canlanmaya başlaması Fatih bölgesindeki halkın yoksullaşmasında ve bölgeler arasında bir tabakalaşma yaratılmasında etkili olmuştur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Sibel Yardımcı’nın Kentsel Değişim ve Festivalizm: Küreselleşen İstanbul’da Bienal kitabında kentsel mekanın değişimine ilişkin İstanbul’u referans alarak yazdığı paragraf bahsedilen durumu açıklar niteliktedir, anlam bütünlüğünün bozulmaması açısından paragraf olduğu gibi alıntılanmıştır. “Yasal ile yasadışı arasındaki ayrım silikleşirken, gelir dağılımındaki eşitsizlik de artar ve toplumsal ve mekansal ayrışma daha da şiddetlenir. Kent gün geçtikçe sınıf, etnik köken, siyasi ve dini yönelim ekseninde bölünür. Alışveriş ve iş merkezleri Castells’in akışlar uzamı ve zamansız zaman olarak nitelendirdiği küresel mekan zamana bağlanırken, yeni kent seçkinleri de küresel kültür öğelerini kullanarak kendini toplumun geri kalanından ayrıştırır.” <a href="#_ftn32" name="_ftnref32"><sup>[32]</sup></a></span></p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>4.SONUÇ</strong></span></h2>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Kültür ve tarih ekseninde İstanbul şehir dokusunda önemli konuma sahip Fatih ve Beşiktaş ilçelerinin zaman içinde aralarındaki benzerlikler yok olmaya yüz tutmuş durumdadır. İstanbul’un kültür mirasının merkezi Fatih ilçesi iken doğal mirasının merkezi Beşiktaş olarak görülmektedir. Geçmiş dönemlerde benzer yaşam standartlarına sahip kentlileri içinde barındıran ilçeler, modernizasyon politikaları ve küreselleşmenin etkisinde görünmez bir sınır ile ayrılmıştır. Fatih ilçesindeki yaşam tarzı, sosyalleşme ve toplumsallaşma daha geleneksel ve mütevazi bir şekilde sürdürülürken; Beşiktaş ilçesi kent zenginlerinin kültürlenme ve sosyal alanlardan faydalanma bölgelerinden biri haline gelmiştir. İki ilçe arasındaki bu dönüşüm, aynı kent merkezlerinde yaşayan insanlar arasında bir sınıf ayrımını meydana getirmiştir. Henri Lefebre’ye göre “Kentsel çekirdekler yok olmaz, istila eden doku onları kemirir ya da kendi örgüsüne dahil eder. Bu çekirdekler dönüşerek direnirler. Yoğun kent yaşamının merkezi olarak kalırlar.” <a href="#_ftn33" name="_ftnref33"><sup>[33]</sup></a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;">Her şeye rağmen, iki ilçe de kendilerini meydana getiren kentsel ruh ve kimlikten tamamen sıyrılmamışlardır ve içlerinde bulunan dinamikler ile kentsel ve kültürel dokunun birer sembolü olmaya devam etmektedirler.</span></p>
<hr />
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><a href="#_ftnref1" name="_ftn1"><sup>[1]</sup></a> Çavdar Ayşe, ve Pelin Tan. İstanbul: Müstesna Şehrin İstisna Hali. Sel Yayıncılık, 2013. s.9.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><a href="#_ftnref2" name="_ftn2"><sup>[2]</sup></a> Çavdar Ayşe, ve Pelin Tan.s.19</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><a href="#_ftnref3" name="_ftn3"><sup>[3]</sup></a> Harvey, David. Kent Deneyimi. İstanbul: Sel Yayıncılık, 2016. s.13.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><a href="#_ftnref4" name="_ftn4"><sup>[4]</sup></a> Çavdar Ayşe, ve Pelin Tan.s.19-20.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><a href="#_ftnref5" name="_ftn5"><sup>[5]</sup></a> Dursun A. Halûk, vd. Şehir ve Kültür: İstanbul. Profil Yayıncılık, 2012 s.9</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><a href="#_ftnref6" name="_ftn6"><sup>[6]</sup></a> http://www.fatih.bel.tr/icerik/86/tarihi-yarimada-fatihin-tarihcesi/</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><a href="#_ftnref7" name="_ftn7"><sup>[7]</sup></a> http://besiktas.bel.tr/sayfa/1794/tarihce</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><a href="#_ftnref8" name="_ftn8"><sup>[8]</sup></a> Dursun A. Halûk, vd. s.9</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><a href="#_ftnref9" name="_ftn9"><sup>[9]</sup></a> Çavdar Ayşe, ve Pelin Tan.s.51.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><a href="#_ftnref10" name="_ftn10"><sup>[10]</sup></a> http://www.fatih.bel.tr/icerik/86/tarihi-yarimada-fatihin-tarihcesi/</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><a href="#_ftnref11" name="_ftn11"><sup>[11]</sup></a>  http://besiktas.bel.tr/sayfa/1794/tarihce</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><a href="#_ftnref12" name="_ftn12"><sup>[12]</sup></a> http://www.fatih.gov.tr/mahallelerimiz</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><a href="#_ftnref13" name="_ftn13"><sup>[13]</sup></a> http://www.istanbulsaglik.gov.tr/w/anasayfalinkler/pano2014/yuzolcumleri_2014.pdf</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><a href="#_ftnref14" name="_ftn14"><sup>[14]</sup></a> http://besiktas.bel.tr/sayfa/984/mahalle-ve-muhtarliklar</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><a href="#_ftnref15" name="_ftn15"><sup>[15]</sup></a> http://www.istanbulsaglik.gov.tr/w/anasayfalinkler/pano2014/yuzolcumleri_2014.pdf</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><a href="#_ftnref16" name="_ftn16"><sup>[16]</sup></a> Dursun A. Halûk, vd. Şehir ve Kültür: İstanbul. İstanbul: Profil Yayıncılık, 2012 s.122-126.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><a href="#_ftnref17" name="_ftn17"><sup>[17]</sup></a> Dursun A. Halûk, vd. s.129.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><a href="#_ftnref18" name="_ftn18"><sup>[18]</sup></a> Dursun A. Halûk, vd. s.68.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><a href="#_ftnref19" name="_ftn19"><sup>[19]</sup></a> Dursun A. Halûk, vd. s.101.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><a href="#_ftnref20" name="_ftn20"><sup>[20]</sup></a> Dursun A. Halûk, vd. s.129.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><a href="#_ftnref21" name="_ftn21"><sup>[21]</sup></a> Dursun A. Halûk, vd. s.128.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><a href="#_ftnref22" name="_ftn22"><sup>[22]</sup></a> Dursun A. Halûk, vd. s.128.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><a href="#_ftnref23" name="_ftn23"><sup>[23]</sup></a> Dursun A. Halûk, vd. s.149-150.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><a href="#_ftnref24" name="_ftn24"><sup>[24]</sup></a> Dursun A. Halûk, vd. s.154-158.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><a href="#_ftnref25" name="_ftn25"><sup>[25]</sup></a> Dursun A. Halûk, vd. s.153.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><a href="#_ftnref26" name="_ftn26"><sup>[26]</sup></a> Dursun A. Halûk, vd. s.205</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><a href="#_ftnref27" name="_ftn27"><sup>[27]</sup></a> Dursun A. Halûk, vd. s.208.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><a href="#_ftnref28" name="_ftn28"><sup>[28]</sup></a> Dursun A. Halûk, vd. s.41.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><a href="#_ftnref29" name="_ftn29"><sup>[29]</sup></a> Ayverdi Sâmiha. Boğaziçi&#8217;nde Tarih. İstanbul: İstanbul Enstitüsü, 1968.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><a href="#_ftnref30" name="_ftn30"><sup>[30]</sup></a> Wilbrandt, Rupert. İstanbul Çeşitlemeleri. İstanbul: Türkiye İş Bankası, Kültür Yayınları, 1997.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><a href="#_ftnref31" name="_ftn31"><sup>[31]</sup></a> https://www.cnnturk.com/magazin/dizi/iste-dizi-ve-filmlerin-cekildigi-mekanlar</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><a href="#_ftnref32" name="_ftn32"><sup>[32]</sup></a> Yardımcı, Sibel. Kentsel Değişim ve Festivalizm: Küreselleşen İstanbul&#8217;da Bienal. İstanbul: İletişim, 2005.s.42-43.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><a href="#_ftnref33" name="_ftn33"><sup>[33]</sup></a> Lefebvre Henri. Şehir Hakkı. Sel, 2015.s.30</span></p>
<hr />
<h2 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 16px;"><strong>5.KAYNAKÇA</strong></span></h2>
<ol style="text-align: justify;">
<li><span style="font-size: 16px;">Akçura, Gökhan. “Kabataş: Yok Olan Bir Semtin ve İskelenin Öyküsü.” Yeni Deniz Mecmuası, 8 Aralık. 2017, s. 60–74.</span></li>
<li><span style="font-size: 16px;">Ayverdi Sâmiha. Boğaziçi&#8217;nde Tarih. İstanbul: İstanbul Enstitüsü, 1968.</span></li>
<li><span style="font-size: 16px;">Çavdar Ayşe, ve Pelin Tan. İstanbul: Müstesna Şehrin İstisna Hali. İstanbul: Sel Yayıncılık, 2013.</span></li>
<li><span style="font-size: 16px;">Dursun A. Halûk, vd. Şehir ve Kültür: İstanbul. İstanbul: Profil Yayıncılık, 2012.</span></li>
<li><span style="font-size: 16px;">Gül Murat ve Helvacıoğlu Büşra. Modern İstanbul’un Doğuşu: Bir Kentin Dönüşümü ve Modernizasyonu. İstanbul: Sel Yayıncılık, 2013.</span></li>
<li><span style="font-size: 16px;">Harvey, David. Kent Deneyimi. İstanbul: Sel Yayıncılık, 2016.</span></li>
<li><span style="font-size: 16px;">Lefebvre Henri. Şehir Hakkı. İstanbul: Sel Yayıncılık, 2015.</span></li>
<li><span style="font-size: 16px;">Wilbrandt, Rupert. İstanbul Çeşitlemeleri. İstanbul: Türkiye İş Bankası, Kültür Yayınları, 1997.</span></li>
<li><span style="font-size: 16px;">Yardımcı, Sibel. Kentsel Değişim ve Festivalizm: Küreselleşen İstanbul’da Bienal. İstanbul: İletişim Yayınları, 2005.</span></li>
<li><span style="font-size: 16px;">http://www.fatih.bel.tr/icerik/86/tarihi-yarimada-fatihin-tarihcesi/</span></li>
<li><span style="font-size: 16px;">http://www.fatih.gov.tr/mahallelerimiz</span></li>
<li><span style="font-size: 16px;">http://besiktas.bel.tr/sayfa/1794/tarihce</span></li>
<li><span style="font-size: 16px;">http://besiktas.bel.tr/sayfa/984/mahalle-ve-muhtarliklar</span></li>
<li><span style="font-size: 16px;">http://www.istanbulsaglik.gov.tr/w/anasayfalinkler/pano2014/yuzolcumleri_2014.pdf</span></li>
<li><span style="font-size: 16px;">http://www.serbestiyet.com/yazarlar/ihsan-bilgin/yerin-ruhu-792763</span></li>
<li><span style="font-size: 16px;">https://www.cnnturk.com/magazin/dizi/iste-dizi-ve-filmlerin-cekildigi-mekanlar</span></li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/kultur-istanbul-fatih-besiktas.html">Kültür Bağlamında İstanbul’un Fati̇h Ve Beşi̇ktaş İlçeleri̇nin Karşılaştırmalı Mekan Anali̇zi̇</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;deki Toplu Ulaşım Fiyat Politikalarının Yerel Düzeyde İncelenmesi Ve Örneklendirilmesi Üzerine Bir Çalışma</title>
		<link>https://www.akademikkaynak.com/turkiyedeki-toplu-ulasim-fiyat-politikalarinin-yerel-duzeyde-incelenmesi-ve-orneklendirilmesi-uzerine-bir-calisma.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sezin Gizem Işıklı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 2020 19:18:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi ve Finans]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.akademikkaynak.com/?p=10771</guid>

					<description><![CDATA[<p>GİRİŞ Ulaştırma, bir ülkenin sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda verimliliğini etkileyen ve bu alanlarla doğrudan bir bağlantıya sahip olan bir sektördür; fakat doğası gereği belli bir mal üretiminde bulunmaz; kavram, ülkedeki diğer sektörlerin etkinliğinde rol alan bir hizmet alanı özelliğini taşımaktadır. En uygun maliyete maksimum düzeyde verim elde etmek, bu sektörün temel amaçlarından biridir. 1. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/turkiyedeki-toplu-ulasim-fiyat-politikalarinin-yerel-duzeyde-incelenmesi-ve-orneklendirilmesi-uzerine-bir-calisma.html">Türkiye’deki Toplu Ulaşım Fiyat Politikalarının Yerel Düzeyde İncelenmesi Ve Örneklendirilmesi Üzerine Bir Çalışma</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GİRİŞ</strong></p>
<p>Ulaştırma, bir ülkenin sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda verimliliğini etkileyen ve bu alanlarla doğrudan bir bağlantıya sahip olan bir sektördür; fakat doğası gereği belli bir mal üretiminde bulunmaz; kavram, ülkedeki diğer sektörlerin etkinliğinde rol alan bir hizmet alanı özelliğini taşımaktadır. En uygun maliyete maksimum düzeyde verim elde etmek, bu sektörün temel amaçlarından biridir. 1. Şehir içi ulaşımın sağlanması ve kentsel erişilebilirliğin artması için şehirlerde toplu ulaşım sistemleri geliştirilmiştir.2 Osmanlı Dönemi’nde 18. yüzyılın ortalarında, deniz taşımacılığı ile başlayan toplu ulaşım günümüzde taksi, taksi dolmuş, minibüs, otobüs, troleybüs, metrobüs, servis olarak çeşitlendirilmek üzere lastik tekerlekli toplu taşıma sistemleri; metro, hafif metro, tramvay, banliyö, monoray, füniküler olarak çeşitlendirilmek üzere raylı toplu taşıma sistemleri; deniz yolu toplu taşıma sistemleri ve havayolu toplu taşıma sistemleri ile devam etmektedir 3 Tüm bu toplu ulaşım sistemlerinin fiyatlandırılmasında merkezi yönetimler yerine genellikle yerel yönetimler görev almaktadır; her yerelin farklı dinamiklerinin olması ve değişen finansal politikalar sebebiyle ulaşım sistemlerinin kullanımı ve fiyatlandırılmasında farklılıklar ve belirsizlikler görülebilmektedir.4</p>
<div class="ead-preview"><div class="ead-document" style="position: relative;padding-top: 90%;"><iframe src="//view.officeapps.live.com/op/embed.aspx?src=https%3A%2F%2Fwww.akademikkaynak.com%2Fwp-content%2Fuploads%2F2020%2F07%2FSezin-I%C5%9F%C4%B1kl%C4%B1-T%C3%9CRK%C4%B0YEDEK%C4%B0-TOPLU-ULA%C5%9EIM-F%C4%B0YAT-POL%C4%B0T%C4%B0KALARININ-YEREL-D%C3%9CZEYDE-%C4%B0NCELENMES%C4%B0-VE-%C3%96RNEKLEND%C4%B0R%C4%B0LMES%C4%B0-%C3%9CZER%C4%B0NE-B%C4%B0R-%C3%87ALI%C5%9EMA.docx" title="Embedded Document" class="ead-iframe" style="width: 100%;height: 100%;border: none;position: absolute;left: 0;top: 0;"></iframe></div></div>The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/turkiyedeki-toplu-ulasim-fiyat-politikalarinin-yerel-duzeyde-incelenmesi-ve-orneklendirilmesi-uzerine-bir-calisma.html">Türkiye’deki Toplu Ulaşım Fiyat Politikalarının Yerel Düzeyde İncelenmesi Ve Örneklendirilmesi Üzerine Bir Çalışma</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
