﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mesut Can Akçay | Akademik Kaynak</title>
	<atom:link href="https://www.akademikkaynak.com/yazar/mesutcanakcay/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.akademikkaynak.com</link>
	<description>Akademik Düşünce Enstitüsü yayın organı akademikkaynak.com - bilimin ışığıyla.</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Nov 2020 11:58:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2018/04/cropped-akademikkaynak-fovicon-32x32.png</url>
	<title>Mesut Can Akçay | Akademik Kaynak</title>
	<link>https://www.akademikkaynak.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kitap İncelemesi: Türkçülüğün Manifestosu: Üç Tarzı Siyaset</title>
		<link>https://www.akademikkaynak.com/uc-tarzi-siyaset.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mesut Can Akçay]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Apr 2018 18:31:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kitap Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[islamcılık]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlıcılık]]></category>
		<category><![CDATA[türkçülük]]></category>
		<category><![CDATA[üç tarzı siyaset]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.akademikkaynak.com/?p=4885</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kitap Adı: Üç Tarzı Siyaset Yazar: Yusuf Akçura Yayınevi: Andaç Yayınları Sayfa Sayısı: 80 Ortalama Fiyat: 5-10 TL Akçura’nın en önemli eseri olarak gösterilen ‘Üç Tarzı Siyaset’’ ile Türkçülük meselesi açıkça ele alınmış ve Osmanlı Devleti’nin takip ettiği üç ana akım (Osmanlıcılık, Türkçülük, İslamcılık) tüm yönleriyle incelenmiştir. Yusuf Akçura’nın ‘’Pantürkizmin babası’’ olarak tanınmasının bir yönü [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/uc-tarzi-siyaset.html">Kitap İncelemesi: Türkçülüğün Manifestosu: Üç Tarzı Siyaset</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Kitap Adı:</strong> Üç Tarzı Siyaset</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yazar:</strong> Yusuf Akçura</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yayınevi:</strong> Andaç Yayınları</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sayfa Sayısı:</strong> 80</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ortalama Fiyat:</strong> 5-10 TL</p>
<p><img title="unnamed-300x246 Kitap İncelemesi: Türkçülüğün Manifestosu: Üç Tarzı Siyaset  "fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium wp-image-4886 alignleft" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2018/04/unnamed-300x246.jpg" alt="unnamed-300x246 Kitap İncelemesi: Türkçülüğün Manifestosu: Üç Tarzı Siyaset  " width="300" height="246" srcset="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2018/04/unnamed-300x246.jpg 300w, https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2018/04/unnamed-768x630.jpg 768w, https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2018/04/unnamed-1024x841.jpg 1024w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Akçura’nın en önemli eseri olarak gösterilen ‘Üç Tarzı Siyaset’’ ile Türkçülük meselesi açıkça ele alınmış ve Osmanlı Devleti’nin takip ettiği üç ana akım (Osmanlıcılık, Türkçülük, İslamcılık) tüm yönleriyle incelenmiştir. Yusuf Akçura’nın ‘<em>’Pantürkizmin babası’’</em> olarak tanınmasının bir yönü de bu kitapta ele aldığı konuları sonraki yazılarında da kaleme almasıdır (s.7).</p>
<p style="text-align: justify;">Kitabın birinci bölümü ’nde Osmanlı ülkelerinde garptan feyz alarak kuvvet kazanmak ve yeniden ilerlemek arzuları ortaya çıkınca belli başlı üç siyasi yol ve tasavvurun takip edildiğini ifade eden Akçura’ya göre Osmanlıcılık; Osmanlı milletini vücuda getirmek için ortaya çıkmıştır. Osmanlı Devleti hükümdarlarının hilafet makamına sahip olmasından faydalanarak bütün İslamları söz konusu hükümetin idaresinde siyaseten birleştirme fikri ise İslamcılık cereyanını ifade etmektedir. Ve son olarak da ırka dayanan siyasi bir Türk milleti teşkil etmek (s.19) bu üç siyasi yolu tamamlamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Kitabın birinci bölümünde Osmanlı milleti yaratma düşüncesinin kökenine inen, Akçura; Osmanlı millet fikrinin en ziyade Ali ve Fuat paşalar zamanında geçerli olduğuna dikkat çekmektedir. Ve Fransız prensiplerinin; plebisit ile milletler teşkil etmenin resulü Üçüncü Napolyon’un bu Batılılaşmış paşalara destek olduğunu ifade ettikten sonra ‘’<em>Sultan Abdülaziz devrinde Fransızlara özgü islahatlar ve bu islahatların örneği olan Mektebi Sultanı bu sistemin ‘’A la mode’’ olduğu zamanların meyvesiydi</em>’’ (s.21) diyerek açıklamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">İkinci bölümde Akçura her üç siyaset’ in de yararları üzerinde durmakta ve genellemeler ortaya koymaya çalışmaktadır. Akçura bunu yaparken kendisine şu soruları sormaktadır. <em>Lakin, hangi cemiyetin menfaatine çalışmalıyız? Filhakika neden Türkler veya Müslümanlar menfaatine hizmet edelim de, mesela Slavlar veya Ortodoksların faydası için uğraşmayalım? </em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Ben Osmanlı ve Müslüman bir Türküm. Binaenaleyh Osmanlı Devleti ve İslamiyet ve bütün Türklerin menfaatine hizmet etmek istiyorum</em>.. cevaplarını verdikten sonra şu soruyu sormaktadır; Lakin siyasi, dini ve soya dayalı olan bu üç cemiyetin menfaatleri müşterek midir? Bölümün devamında İslam’ın menfaati ile osmanlı devleti ve türkçülüğün menfaatlerinin çatışması’nı konu almaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Akçura bu menfaat çatışmasını şu şekilde ifade etmektedir; ‘<em>’Osmanlı Devletinin menfaati, bütün Müslümanların ve Türklerin menfaatlerine aykırı değildir. Zira tebaası olan Müslümanlar ve Türkler onun kuvvetlenmesiyle kuvvetlenmiş demek olduğu gibi, diğer Müslüman ve Türkler de, kuvvetli bir destek bulmuş olurlar. Fakat İslam’ın menfaati, Osmanlı Devletinin ve Türklüğün menfaatine tamamen uymaz. Zira, İslam’ın kuvvet kazanması, Osmanlı tebaasından bir kısmının (gayrimüslim olanların) sonunda kaybını ve bu cihetle Osmanlı devletinin günümüzdeki topluluğundaki bir parçasının yok olmasını mucip olacağı gibi, Türklüğün müslim ve gayrimüslim dini anlaşmazlığıyla bölünmesine ve binaenaleyh kuvvetsizleşmesine sebep olur ‘’ </em>(s.31-32).</p>
<p style="text-align: justify;">Kitabın üçüncü bölümü’ n de Osmanlılar’ ın bir araya gelmesine engel olan başlıca yapıların kritiğini yapmaktadır. Akçura bu yapıları beş madde de ele almaktadır. İlki, Müslümanlar ve Türklerin birleşme ve uyuşmayı istememesidir. İkincisi, İslam’ın istememesidir.<a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a> Üçüncüsü Gayrimüslimlerin istememesi, dördüncüsü Rusya ve onun himayesinde ki balkan devletlerinin istememesi ve  son olarak da Avrupa kamuoyunun bir kısmının<a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a> istememesidir. (s.34-39)</p>
<p style="text-align: justify;">Kitapta ayrıca Türklüğün yeni doğmuş bir çocuk olduğu üzerinde durulmuş ve Türklük siyasetinin faydaları tartışılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Kitap Türk milliyetçiliği için büyük öneme sahiptir. Bazı batılı aydınlar, ‘’Marksistler için Komünist Manifesto ne ise, Pantürkistler için de bu makale o’dur’’ diyerek kitabın önemini ifade etmişlerdir (s.7).</p>
<p style="text-align: justify;">Yusuf Akçura tarafından 1904’te Kahire’ de Türk Gazetesi’ne bu kitabın  özü  olan ‘’Üç Tarzı Siyaset’’ adlı makale gönderilmiştir.Bu kitapta ise, Türk Gazetesi’nin başyazarı Ali Kemal (Bey) tarafından kaleme alınan ‘’Cevabımız’’ adlı bölüm de eklenmiş ve kitap son şeklini almıştır (s.7).</p>
<hr />
<p>İleri Okumalar</p>
<p>Akçura,Yusuf.&#8221;<em>Türkçülük&#8221;</em>,Toker Yayınları,ilk baskı,2006</p>
<p>Gökalp,Ziya,&#8221;Türkçülüğün Esasları&#8221;Bilgeoğuz Yayınları,1.baskı,2013</p>
<p>Dipnotlar:</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Din’in Müslm ve Gayrimüslim&#8217;in hukuken tam masavatını kabul etmemesi. (Eşitliğin sağlanamaması)</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> Hristian topraklarından İslam unsurlarından atmak ideolojisine sahip olan kesimi  ifade etmektedir.</p>The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/uc-tarzi-siyaset.html">Kitap İncelemesi: Türkçülüğün Manifestosu: Üç Tarzı Siyaset</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akademik Yazında İttihat ve Terakki Partisi</title>
		<link>https://www.akademikkaynak.com/ittihat-ve-terakki-literatur-taramasi.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mesut Can Akçay]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Feb 2018 16:21:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bibliyografya]]></category>
		<category><![CDATA[İttihat]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[Literatür]]></category>
		<category><![CDATA[Terakki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.akademikkaynak.com/?p=3901</guid>

					<description><![CDATA[<p>İttihat ve Terakki Partisi 1908 devrimiyle iktidara gelişinden,1.Dünya Savaşına hatta Milli Mücadele dönemine kadar geçen süreçte Osmanlı toplumu içerisindeki faaliyetleriyle akademik yazında ayrı ve önemli bir çalışma alanı oluşturmuştur. İttihat ve Terakki çalışmalarını bütüncül olarak ele alan çalışmaların olmasına karşın daha mikro alanlarda da çalışmalar olmuş ve bu mikro çalışmaların bütün içerisinde ki yeri saptanmaya [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/ittihat-ve-terakki-literatur-taramasi.html">Akademik Yazında İttihat ve Terakki Partisi</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img title="books-300x169 Akademik Yazında İttihat ve Terakki Partisi  "decoding="async" class="wp-image-3900 aligncenter" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2018/02/books-300x169.jpg" alt="books-300x169 Akademik Yazında İttihat ve Terakki Partisi  " width="450" height="254" srcset="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2018/02/books-300x169.jpg 300w, https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2018/02/books-768x432.jpg 768w, https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2018/02/books.jpg 800w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 16px;">İttihat ve Terakki Partisi 1908 devrimiyle iktidara gelişinden,1.Dünya Savaşına hatta Milli Mücadele dönemine kadar geçen süreçte Osmanlı toplumu içerisindeki faaliyetleriyle akademik yazında ayrı ve önemli bir çalışma alanı oluşturmuştur. İttihat ve Terakki çalışmalarını bütüncül olarak ele alan çalışmaların olmasına karşın daha mikro alanlarda da çalışmalar olmuş ve bu mikro çalışmaların bütün içerisinde ki yeri saptanmaya çalışılmıştır. Zaten akademik yazının bir yönü de biriken bu süreçlerin ortaya çıkarılmasıdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 16px;">İttihat ve Terakki Partisi çalışmalarında çok çeşitli alanlarla karşılaşırız ki bu da diğer alt alanlarla ilişkilendirildiğinde oldukça kabarık bir kaynak taramasını gerektirecektir. Bu çalışmada İttihat ve Terakki çalışmalarının; hatıra, kitap, makale ve dergi konusunda geliştirilen yazınlardan örnekler vereceğiz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 16px;"><strong>Bütüncül Kaynak Örnekleri</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 16px;">Jön Türklerin siyasi ve sosyal tutumlarını, dönemin düşünce sistemiyle karşılaştırarak 1908 devrimine kadar gelinen süreçte dönemin aydınlarının ve çalışmalarının sistematik bir taraması için ;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 16px;">Mardin, Şerif, ‘<em>’Jön Türklerin Siyasi Fikirleri 1895-1908’</em>’ , İstanbul, İletişim Yayınları, 20.Baskı, 2015</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 16px;">Hanioğlu, M. Şükrü, ‘’ <em>Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti ve Jön Türkler 1889- 1902’’</em> , İstanbul, İletişim Yayınları, 1985</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 16px;">Daha geniş bir çalışma taraması için ;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 16px;">Kuran, Ahmet Bedevi,’’ <em>İnkılap Tarihimiz ve İttihat ve Terakki’’</em>, İstanbul, Tan Gazetesi Yayınları,1948</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 16px;">İttihat ve Terakkinin 1914-1918 yılları arasında ki siyasal hayatını, dış politika kararlarını, ordu ve askerin dönemsel bazda incelemesi için;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 16px;">Ahmad, Feroz,<em>’’İttihat ve Terakki (1914-1918</em>)’’, İstanbul, Kaynak Yayınları, 10.Baskı, 2010</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 16px;">Çalışma alanının daha geniş bir düzlemde anlaşılması için;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 16px;">Akşin, Sina, ‘’ <em>Jön Türkler ve İttihat ve Terakki’</em>’ İstanbul, İmge Kitabevi, 2009</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 16px;">çalışmalarını örnek olarak gösterebiliriz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 16px;"><strong>Mikro Kaynak Örnekleri</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 16px;">Dönemin bir yönünü ele alan ve neden sonuç ilişkisine dayalı olgular ortaya koyan makale kaynakları için;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 16px;">Tekeli, İlhan, ‘’ <em>İttihat ve Terakki Hareketinin Oluşumunda Selanik&#8217;in Toplumsal Yapısının Belirleyiciliği</em>’’, Türkiye’ nin Sosyal ve Ekonomik Tarihi 1071-1920 , s.351-382, 1980</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 16px;">Tekeli, İlhan, ‘’ <em>İttihat Ve Terakki Döneminde Dış Dünya Ve Uygulanan Dış Politika’’</em> ,Toplum ve Bilim Dergisi, s.28, s.111-132, Kış 1985</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 16px;">Bir dönemin gün gün belgeler ve tanıklıklarla incelenmesi için;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 16px;">Akşin, Sina, ‘<em>’31 Mart Olayı’’</em> , Ankara, İmge Kitabevi, 4.Baskı,2015<a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 16px;">Dönemin aydınları ve tanıklarının değerlendirmeleri ve çıkarımlarının ilk elden anlaşılabilmesi için;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 16px;">Duru, Kazım Nami, ‘<em>’İttihat ve Terakki Hatıralarım’’</em> , İstanbul, Sucuoğlu Matbası, 1957</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 16px;">Temo, İbrahim, ‘<em>’İbrahim Temo’ nun İttihat ve Terakki Anıları</em> ‘’,İstanbul, Arba Yayınları,1985</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 16px;">Erdinç, Şadi Erol, Ilıkan, Faruk, ‘’ <em>İttihat ve Terakki Mektupları</em> ‘’ , Toplumsal Tarih Dergisi’ c.2, s.9, s.4 0-41 ,1994</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 16px;">çalışmalarından yararlanılabilir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 16px;">Görüldüğü üzere İttihat ve Terakki çalışmalarının konusuna göre değişen bir kaynak taraması çalışmacıları beklemektedir. Verilen kaynak örnekleriyle ifade ettiğimiz gibi konular arasında ki ilişkiler birbirine yakınlık gösterebilmektedir. Burada çalışılmak istenilen konunun bütünlüğüne göre yapılacak literatür taraması hem çalışılacak konunun özgünlüğünü hem de var olan kaynaklara getireceği yeni bir bakış açısı için önem taşımaktadır.</span></p>
<hr />
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 14px;"><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Sina Akşin’in doktora tezi olan ‘’31 Mart Olayı’’isimli eseri ilk olarak 1970 yılında yayınlanmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 14px;">Literatür taraması için bir kaynak: http://kaynakca.hacettepe.edu.tr/</span></p>
<p><span style="font-size: 14px; font-family: georgia, palatino, serif;">Kapak görseli ; http://www.chicagoaga.org/chapter-info/chapter-history/</span></p>
<p><span style="font-size: 14px; font-family: georgia, palatino, serif;">Dipçe: Sizde daha farklı kaynak örneklerini bizimle paylaşabilirsiniz: mesutcanakcay@akademikkaynak.com /mesutyir1@gmail.com</span></p>
<p style="text-align: justify;">The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/ittihat-ve-terakki-literatur-taramasi.html">Akademik Yazında İttihat ve Terakki Partisi</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>1908 Devrimi ve İttihat ve Terakki Partisi</title>
		<link>https://www.akademikkaynak.com/1908-devrimi-ve-ittihat-ve-terakki-partisi.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mesut Can Akçay]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Jan 2018 11:21:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sosyal Bilimler]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[1908 Devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[İttihat]]></category>
		<category><![CDATA[Makedonya Sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[Terakki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.akademikkaynak.com/?p=3343</guid>

					<description><![CDATA[<p>24 Temmuz sabahı Selanik halkı top sesleriyle şaşkınlık içerisinde uyanmıştı sokaklarda Eşitlik, Özgürlük, Adalet, Kardeşlik sloganları yükseliyordu. Halkta bir heyecan ve mutluluk coşkusu hakimdi ve kısa süre sonra tüm bu yaşananların meşrutiyetin ilanı olduğu ortaya çıkacaktı. Herkeste meşrutiyetin ülkedeki tüm kötülükleri gidereceği düşüncesi hakimdi tüm Osmanlı meşrutiyet heyecanı içerisinde gösteriler yapıyor top atışlarıyla meşrutiyeti kutluyordu… [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/1908-devrimi-ve-ittihat-ve-terakki-partisi.html">1908 Devrimi ve İttihat ve Terakki Partisi</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img title="1908_mesrutiyet-300x187 1908 Devrimi ve İttihat ve Terakki Partisi  "decoding="async" class="aligncenter wp-image-3345" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2018/01/1908_mesrutiyet-300x187.jpg" alt="1908_mesrutiyet-300x187 1908 Devrimi ve İttihat ve Terakki Partisi  " width="473" height="295" srcset="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2018/01/1908_mesrutiyet-300x187.jpg 300w, https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2018/01/1908_mesrutiyet.jpg 600w" sizes="(max-width: 473px) 100vw, 473px" /></p>
<p style="text-align: justify;"><em>24 Temmuz sabahı Selanik halkı top sesleriyle şaşkınlık içerisinde uyanmıştı sokaklarda Eşitlik, Özgürlük, Adalet, Kardeşlik sloganları yükseliyordu. Halkta bir heyecan ve mutluluk coşkusu hakimdi ve kısa süre sonra tüm bu yaşananların meşrutiyetin ilanı olduğu ortaya çıkacaktı. Herkeste meşrutiyetin ülkedeki tüm kötülükleri gidereceği düşüncesi hakimdi tüm Osmanlı meşrutiyet heyecanı içerisinde gösteriler yapıyor top atışlarıyla meşrutiyeti kutluyordu…</em></p>
<p style="text-align: justify;">1876 yılında ilan edilen Kanuni Esasi ile Osmanlı toplumu meşruti bir düzene geçmiştir. Batıda ki demokratik, anayasal süreçlerin kesin bir şekilde Osmanlıda ki başlangıcı 1839 tarihli Tanzimat Fermanı olsa’ da bu sürecin zirveye ulaşması 1876 Anayasası ile olmuştur. 14 Şubat 1878  de Padişah iradesiyle askıya alınan anayasa 23 Temmuz 1908’e kadar yürürlüğe konmamış bu süre içerisinde Sultan Abdülhamid’ in <em>istibdat</em> yönetimine karşı, <em>Yeni Osmanlıların</em> meşrutiyet mücadelesi başlamış ve 23-24 Temmuz 1908 tarihine kadar sürmüştür.</p>
<p style="text-align: justify;">2.Meşrutiyete gidilen süreçte Makedonya ayrı bir önemi vardır. Gerek etnik ve milliyetçi çatışmalar gerekse İttihat ve Terakkinin bu bölgede örgütlenmesi açısından bölge ayrı bir öneme sahip olmuştur. Ayrıca sanayileşmiş batılı devletlerin bölge üzerindeki çıkarları da 2.Meşrutiyete gidilen süreçte etkili olmuştur. Bu açıdan süreci Makedonya’dan başlayarak işlemek yerinde olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1908’e  Gidilen  Süreçte Makedonya<a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Osmanlı İmparatorluğuna çok uluslu niteliğini kazandıran Makedonya ayrıca Osmanlı-Türk geleneğinin doğduğu yeri ifade etmektedir. Rumeli 19.yy’ ın başlarından itibaren sanayileşmiş batılı devletlerin dikkatini çekmeye başlamıştır. Fransız devriminin getirdiği milli devlet düşüncesinin ilk parıltılarının görüldüğü ve ilk ayrılıkçı faaliyetlerin başladığı yer yine bu bölge olmuştur. Makedonya sorununun başlangıcı Ayestefanos ve Berlin antlaşmalarına dayanır. Bu antlaşmalarla bölge paylaşıma açık hale gelmiş ve bu paylaşım sorunu otuz beş yıl sürmüş Balkan savaşlarıyla bölge Osmanlı sınırlarının dışında kalmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Makedonya, sosyo kültürel yapısı ve Osmanlı içerisindeki yeri itibariyle İttihat ve Terakki aydınlarının çalışmalarını sürdürdüğü ve örgütlendiği bir merkez olmuştur. Makedonya‘ yı diğer Osmanlı vilayetlerinden ayıran en önemli yanlarından biri de bir burjuva sınıfının ortaya çıkmasıdır. Milliyetçi karaktere bürünen halk aydınlanma değerlerini öğrenmiş ve ayrılıkçı faaliyetlerin önemli bir unsuru olmuştur. 19.yy’ın sonlarında bölgenin nüfusu 2 milyona ulaşmış ve ‘’<em>Makedonya Makedonyalınındır</em> ..’’ sloganı ortaya çıkmıştır. Artan siyasi gerginlik bölgesel çatışmalara yol açmış ve bu tarihten sonra bölgenin Osmanlı sınırları içerisinde kalması için mücadele edilmeye başlanmıştır. Bu anlamda Osmanlı Hürriyet Cemiyeti’nin burada kurulmasının tesadüf olmadığını söyleyebiliriz.</p>
<p style="text-align: justify;">Ocak 1908 den itibaren Makedonya sorunu yeniden gündeme gelmiştir. Artan siyasi gerginlik havası içerisinde hem Makedonya hem de Osmanlı siyasetine yönelik müdahale yanlısı tutuma sahip batılı devletlerin etkisi artık daha da somutlaşmaya başlamıştır. Öyle ki 1907’nin Eylül ayında başlayan yabancı devlet etkisi bu sürecin hızlanmasında etkili olmuştur. Eylül 1907 de Rusya, Avusturya ile iş birliği  yaparak bir <em>adliye programı</em> hazırlanmıştır. Buna göre -Makedonya da- her üç vilayette de bir müslüman bir hristian olmak üzere iki <em>adliye müfettişi</em> olacak ve bu adliye müfettişleri başta <em>harp divanları</em><a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a> olmak üzere Osmanlı adliye memurlarının denetlenmesinden sorumlu olacaktır. Osmanlı, doğrudan iç işlerine müdahale anlamına gelen bu programı tehlikeli görerek <em>Mürzteg</em><a href="#_ftn3" name="_ftnref3">[3]</a> programı çerçevesinde bir takım ıslahatlar yapacağını açıklamıştır. Aralık 1907 de bu sefer İngiltere Makedonya sorununa yönelik bir <em>genelge</em> hazırlar. Buna göre Yabancı subayların jandarma komutanı olması, seyyar jandarma birliklerinin kurulması, Osmanlı askeri sayısının azaltılması gibi hükümleri Berlin antlaşmasının<a href="#_ftn4" name="_ftnref4">[4]</a> bölgede Islahatlar yapılmasını öngören maddelerine dayanarak ortaya atmıştır. Osmanlı bu önerilere karşı çıksa da diğer batılı devletlerin desteklediğini görmekteyiz.</p>
<p style="text-align: justify;">Başta söylediğimiz gibi Makedonya sorunun asıl hızlanmaya başladığı tarih 1908’dir. 3 Mart’ta İngiltere yayınlamış olduğu bir belgeyle, bölgede tek bir valinin olması, süresinin belirlenmesi, vali ve memurların maaşlarının diğer devletler tarafından karşılanması, Türk askerinin sayısının azaltılması gibi hükümleri açıklamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Makedonya’ya yönelik devletlerin genel tutumlarına baktığımızda her devletin kendi menfaati ve siyaseti doğrultusunda politikalar geliştirdiğini ya da geliştirilen politikalara destek verdiğini görürüz. Örneğin Rusya, İngiltere’nin 3 Mart tarihli programına yönelik olarak <em>Makedonya Müfettişi</em> <em>Umumisi</em>’nin devamından yana tutum sergilemiştir. Ayrıca Makedonya da artan etnik çatışmalar sonucunda, Sultanın bölgedeki etkinliği giderek azalırken İttihat ve Terakki’nin örgütlenmesi ve halk desteğini bulması da aynı yönde artmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1908’e Gidilen Süreçte Ordunun Tutumu </strong></p>
<p style="text-align: justify;">1907-1908 arası dönemde gerek 3.ordu<a href="#_ftn5" name="_ftnref5">[5]</a> gerekse 2.ordu<a href="#_ftn6" name="_ftnref6">[6]</a> açısından huzursuzlukların baş göstermeye başlar. Bunun temel sebebi İstanbul da bulunan 1.ordu’nun Sultan Abdülhamid’ e yakınlığı ve kapıkulu anlayışının hakim olmasıydı. Diğer ordular merkez tarafından ihmal edilip meslekte yükselmesi uzun yıllara yayılırken 1.ordu mensupları kısa sürede rütbe atlayabiliyordu. Bu anlamda saraya yakın kişiler kısa sürede terfiler almıştır. Ordu’da ki huzursuzlukların bir diğer nedeni de subayların maaşlarını 2-3 ay da bir almaları idi. Ve subaylar maaşlarını geç almalarına karşılık <em>müteahhid </em>adı verilen kişilere maaşlarını kırdırma yoluna gitmişlerdir. Ayrıca askeri eğitimlerde 2. Abdülhamid’in talimatıyla gerçek mermiyle talim yapılamaması ordunun modern tekniklerle eğitim yapmasına engel oluyordu. Yine donanmada askerlik dışı uygulamaların görülmesi ordu içindeki huzursuzluğun diğer bir nedenidir. Donanmanın Haliçte demir atması ve bakımının yapılmaması neticesinde Amiral Gamble Paşa<a href="#_ftn7" name="_ftnref7">[7]</a>’nın çabalarıyla dahi suya çıkamadığını görmekteyiz. Bunların dışında <em>Jandarma Islahı</em> ile gelen yabancı subayların -Makedonya da- refah içinde yaşaması Ordu içerisindeki huzursuzlukları daha da arttırıyordu.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Süreci Hızlandıran Gelişmeler</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Makedonya’nın radikal çetelerinden İç İhtilal Örgütü<a href="#_ftn8" name="_ftnref8">[8]</a> ve Dış İhtilal Örgütü<a href="#_ftn9" name="_ftnref9">[9]</a>’nün çatışmaları artarak devam ediyordu. İttihat ve Terakkinin Manastır şubesi ve orta rütbeli subaylarla tabanını genişletiyordu. Haziran ayında İttihat ve Terakkinin faaliyetlerinin artmasıyla, 2.Abdülhamit, olayları durdurmak için Yarbay Nazım Beyi<a href="#_ftn10" name="_ftnref10">[10]</a> görevlendirir. İttihat ve Terakki faaliyetlerine engel olacağı gerekçesiyle Yarbay Nazım Bey için suikast kararı alır ancak bu suikastten Yarbay Nazım Bey kurtulur. Bu olay üzerine İsmail Paşa heyeti bölgeye gönderilir. İngiltere Kralı ve Rus Çarının Reval<a href="#_ftn11" name="_ftnref11">[11]</a> de bir araya gelmesi İttihat ve Terakki üzerinde Makedonya’nın Osmanlıdan alınacağı endişesini doğurmuş ve süreci hızlandırıcı bir etkisi olmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">1908 yılının Haziran ayı sonlarında Resne’ de Kolağası Niyazi Bey’in öncülüğünde dağa çıkma olayı yaşanmıştır. Buna göre Niyazi Bey yanına aldığı 3 Subay ve 150 kadar fedai ile birlikte dağa çıkar (3 Temmuz  1908). İttihat ve Terakki’nin Manastır Şubesi, Niyazi Bey’in bu hareketine karşı olumsuz tavır sergilemiştir. Niyazi Bey uğradığı kasabalarda halk üzerinde olumlu etkiler bırakmıştır. Gittiği yerlerde Osmanlıcılık düsturuyla din ayrımı gözetmeksizin herkesin desteğini almak istediğini söyleyerek taraftar toplamaya çalışmıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img title="httpscommons.wikimedia.orgwikiFileNiyazi_Ahmet_Rsneli_Bey.jpg-300x194 1908 Devrimi ve İttihat ve Terakki Partisi  "loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-3344 aligncenter" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2018/01/httpscommons.wikimedia.orgwikiFileNiyazi_Ahmet_Rsneli_Bey.jpg-300x194.jpg" alt="httpscommons.wikimedia.orgwikiFileNiyazi_Ahmet_Rsneli_Bey.jpg-300x194 1908 Devrimi ve İttihat ve Terakki Partisi  " width="408" height="264" srcset="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2018/01/httpscommons.wikimedia.orgwikiFileNiyazi_Ahmet_Rsneli_Bey.jpg-300x194.jpg 300w, https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2018/01/httpscommons.wikimedia.orgwikiFileNiyazi_Ahmet_Rsneli_Bey.jpg.jpg 750w" sizes="auto, (max-width: 408px) 100vw, 408px" /></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Firzovik Toplantısı</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İttihat ve Terakki açısından en büyük halk desteğini  sağlayan süreçlerden biri de Firzovik Toplantısı’dır. Buna göre; Arnavutlar, Üsküpe yakın bir köye gelmesi beklenen Avusturyalı öğrencileri taşıyan bir yolcu trenine, bölenin Hristianlara verileceği, Avusturya askerlerinin Üsküpe gireceği söyletisi üzerine protesto gösterilerine başlamıştır. 2. Meştutiyete gidilen süreçte Firzovik Toplantısının ayrı ve hızlandırıcı bir etkisi olmuştur zira İttihat ve Terakki bu süreci iyi bir şekilde yürütmüştür. Yaşanan olayların ardından 3.Ordu Komutanı Kazım Paşa, olayların bastırılması için Miralay Galip Beyi görevlendirmiştir. Miralay Galip Bey İttihatçı bir meşrutiyet yanlısı askerdir. Ayaklanmanın önderleriyle yaptığı görüşmeler sonrasında olayı politik bir hale getirmiş ve Arnavutlar, İttihat ve Terakki saflarına geçmiştir. Bu gelişmeler meşrutiyete gidilen süreci hızlandıran temel taşları oluşturmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İstanbul Merkezli Hükümet Değişikliği ve Meşrutiyetin İlanı</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Serasker Rıza Paşa’ nın yerine Ömer Rüştü Paşa Harbiye Nazırlığına getirilmiştir. Ayrıca Sadrazam Arnavut asıllı Ferit Paşa’ nın yerine Sait Paşa Sadrazamlığa getirilmiştir. (22 Temmuz 1908 ) Sait Paşa Sadrazam olduktan sonra yaptığı uzun süren Meclisi Vükela toplantısı sonrasında 23 Temmuzu 24 Temmuza bağlayan gece Sultan Abdülhamid’ in <em>meşrutiyet</em>i ikinci defa ilan ettiğini, <em>Kanuni Esasi</em>’ nin yürürlüğe girdiğini açıklamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">24 Temmuz sabahı Selanik halkı top sesleriyle şaşkınlık içerisinde uyanmıştı sokaklarda <em>Eşitlik, Özgürlük, Adalet, Kardeşlik</em> sloganları yükseliyordu. Halkta bir heyecan ve mutluluk coşkusu hakimdi ve kısa süre sonra tüm bu yaşananların meşrutiyetin ilanı olduğu ortaya çıkacaktı. Herkeste meşrutiyetin ülkedeki tüm kötülükleri gidereceği düşüncesi hakimdi tüm Osmanlı meşrutiyet heyecanı içerisinde gösteriler yapıyor top atışlarıyla meşrutiyeti kutluyordu…</p>
<p style="text-align: justify;">İstanbul gazeteleri meşrutiyetin ilanını küçük bir haber gibi vermiştir. Ayrıca meşrutiyetin ilan edildiğine dair bir <em>Tebligatı Resmiye</em> yayınlanmıştır. İstanbul halkı başta meşrutiyetin ilanını şaka olarak algılamış daha sonra idrakına varmıştır. Müslüman ve Gayrimüslimler kol kola kutlamalara katılmıştır. Tüm Osmanlıya, barış geldiği havası hakim olmuştur. 24 Temmuz Hürriyetin ilanı olarak tanımlanmış ve (Rumi 10 Temmuz tarihi) milli bayram olarak ilan edilmiştir.<a href="#_ftn12" name="_ftnref12">[12]</a> (<em>İydi Milli</em>)</p>
<p><img title="httpdevlet.com_.trmakalelery70-IKINCI_MESRUTIYETIN_ILANINA_ZEMIN_HAZIRLAYAN_FAKTORLER.html_-300x132 1908 Devrimi ve İttihat ve Terakki Partisi  "loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-3346 aligncenter" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2018/01/httpdevlet.com_.trmakalelery70-IKINCI_MESRUTIYETIN_ILANINA_ZEMIN_HAZIRLAYAN_FAKTORLER.html_-300x132.jpg" alt="httpdevlet.com_.trmakalelery70-IKINCI_MESRUTIYETIN_ILANINA_ZEMIN_HAZIRLAYAN_FAKTORLER.html_-300x132 1908 Devrimi ve İttihat ve Terakki Partisi  " width="459" height="202" srcset="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2018/01/httpdevlet.com_.trmakalelery70-IKINCI_MESRUTIYETIN_ILANINA_ZEMIN_HAZIRLAYAN_FAKTORLER.html_-300x132.jpg 300w, https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2018/01/httpdevlet.com_.trmakalelery70-IKINCI_MESRUTIYETIN_ILANINA_ZEMIN_HAZIRLAYAN_FAKTORLER.html_-768x339.jpg 768w, https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2018/01/httpdevlet.com_.trmakalelery70-IKINCI_MESRUTIYETIN_ILANINA_ZEMIN_HAZIRLAYAN_FAKTORLER.html_.jpg 850w" sizes="auto, (max-width: 459px) 100vw, 459px" /></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sonuç</strong></p>
<p style="text-align: justify;">2.Meşrutiyet, İttihat ve Terakki’nin öncülüğünde verilen anayasanın yürürlüğe girmesi mücadelesinin bir sonucudur. 1908 Devrimini tetikleyen unsurlardan en önemlisi Makedonya sorunudur. Makedonya da başlayan olaylar İttihat ve Terakki tarafından, iyi bir şekilde yönetilmiş ve meşrutiyete gidilen süreç hızlanmıştır. Ayrıca 2. ve 3. Orduda ki hayal kırıklıkları ve tatminsizlik, askerlerin meşrutiyete karşı tavrını şekillendirmiş ve orta rütbeli subaylar açıkça İttihat ve Terakki’ye destek vermiştir. Ayrıca 1908 Devrimi imparatorluğun yeniden yapılandırılması açısından da ayrı bir yere sahip olmuştur. Zira <em>1908 Devrimiyle,</em> İmparatorluktan ulus devlete geçilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Okuma Listesi</strong></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><strong><em>Ahmad, Feroz, ’’İttihat ve Terakki (1908-1914) İstanbul, Kaynak Yayınları, 8.baskı, 2010</em></strong></li>
<li><strong><em>Tekeli,İlhan.İlkin,Selim,‘’Cumhuriyetin Harcı: Kökten Modernitenin Doğuşu’’ İstanbul, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, 1.baskı, 2003</em></strong></li>
<li><strong><em>Kansu, Aykut, ‘’1908 Devrimi’’ Çeviri: Ayda Erbal, İletişim Yayınları, 8.baskı, 2017</em></strong></li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong><span style="color: #000000;">Kaynakça ve Notlar</span></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Makedonya  neresidir?  Manastır, Selanik, Kosova, Serez ve Drama’ yı kapsayan bölgeye batılı devletler Makedonya derken Osmanlı Devleti, Vilayat-ı Selase adını vermiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref2" name="_ftn2"></a> [2] Sıkı Yönetim Mahkemeleri</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref3" name="_ftn3"></a> [3]   Makedonya da kurulan ilk uluslararası polis barış koruma misyonu olarak ifade edebiliriz.1903 Avrupa devletlerinin müdahalesi sonrasında <em>Mürzteg programı</em> ile Osmanlı zabıtasını reformdan geçirmek üzere bir program hazırlanmıştır. Buna göre program 9 maddeden oluşacaktır. Bu maddeler arasında, <em>bölgenin İtalyanlardan oluşan jandarma birliğine teslim edilmesi, devlet memuriyetliklerinde hristian memurların çalışması,işenen suçlar konusunda Müslüman ve hristian ortak bir komisyonun kur</em>ulması gibi hükümler yer almıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref4" name="_ftn4">[4]</a> Bkz: Berlin antlaşması’ nın 21. maddesi.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref5" name="_ftn5">[5]</a> Selanik merkezli ordu</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref6" name="_ftn6">[6]</a> Edirne merkezli ordu</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref7" name="_ftn7">[7]</a> Türkiye’ye Bahriye Danışmanı olarak 1908 yılı sonunda atanan Koramiral Sir Douglas Gamble , 15 aylık boyunca bahriye gücünün revize edilmesine yönelik çalışmalar yapmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref8" name="_ftn8">[8]</a> Makedon İç İhtilal Örgütü (İMRO) : Bölgeyi 5 ihtilal bölgesine ayırmıştır: Üsküp, Manastır, Serez, İstiroca, Pirlepe. Her bölge nahiyelere ayrılmış ve 10’ar kişilik çeteler kurulmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref9" name="_ftn9">[9]</a> İMRO’nun kurulmasından sonra, Bulgaristan da Makedonya komitelerinin karşısında yer aldığı için 1894’te Makedon Dış İhtilal Örgütü’nü kurulmuştur. Ayrıntılı bilgi için bkz: Tekeli İlhan, İlkin Selim, ‘<em>’Cumhuriyetin Harcı : Köktenci Modernitenin Doğuşu’’ </em>İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları , (2003) 1.baskı , İstanbul</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref10" name="_ftn10">[10]</a> Enver Paşanın eniştesi Kaymakam (Yarbay) Nazım Bey.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref11" name="_ftn11">[11]</a> VII. Edward ile Rus Çarı olan Nikola (Finlandiya’nın Baltık kıyısında) arasında yapılan görüşmeyi, İttihat ve Terakki basına bir açıklama yapılmadığı için Osmanlı topraklarını paylaştıklarına yönelik bir görüşme olarak algılamış ve propaganda faaliyetlerine başlamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref12" name="_ftn12">[12]</a> İydi Milli, Osmanlı Devletinde ki tek milli bayramdır.Cumhuriyetin ilanından sonra 1934 yılına kadar Milli Bayram olarak kutlanmaya devam etmiştir.</p>
<p>* Ahmad, Feroz, &#8216;<em>&#8216;İttihat ve Terakki (1908-1914)</em> &#8221;, İstanbul,Kaynak Yayınları, 8.baskı,2010</p>
<p><span style="color: #000000;">Görsel Listesi</span></p>
<p>1.Görsel:http://devlet.com.tr/makaleler/y70-IKINCI_MESRUTIYETIN_ILANINA_ZEMIN_HAZIRLAYAN_FAKTORLER.html</p>
<p>2.Görsel:https://commons.wikimedia.org/wiki/File:Niyazi_Ahmet_Rsneli_Bey.jpg</p>
<p>3.Görsel:https://www.turkcebilgi.com/ikinci_me%C5%9Frutiyet</p>
<p>&nbsp;</p>The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/1908-devrimi-ve-ittihat-ve-terakki-partisi.html">1908 Devrimi ve İttihat ve Terakki Partisi</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmanlıcılık ve İttihat ve Terakki Partisi</title>
		<link>https://www.akademikkaynak.com/osmanlicilik-ve-ittihat-ve-terakki-partisi.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mesut Can Akçay]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jan 2018 19:47:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Siyaset Bilimi]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.akademikkaynak.com/?p=3315</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmanlıcık Düşüncesinin Temelleri Osmanlı Devleti’nin son dönemleriyle akıllarda kalan Osmanlıcılık ideolojisi toplumun tüm kesimlerinden destek göreceğini uman aydınlar tarafından geliştirilmeye çalışılmış hatta 1876 Anayasası’nın toplumun tüm sorunlarını çözeceği ve ayrılıkçı faaliyetlere son vereceği fikrine sahip olmuşlardır. Bir anlamda Osmanlı toplumundaki tüm etnik ve dini kesimleri tek bir çatı altında toplama fikri 19.yy’ da ki millet [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/osmanlicilik-ve-ittihat-ve-terakki-partisi.html">Osmanlıcılık ve İttihat ve Terakki Partisi</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><em>Osmanlıcık Düşüncesinin Temelleri</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">Osmanlı Devleti’nin son dönemleriyle akıllarda kalan Osmanlıcılık ideolojisi toplumun tüm kesimlerinden destek göreceğini uman aydınlar tarafından geliştirilmeye çalışılmış hatta 1876 Anayasası’nın toplumun tüm sorunlarını çözeceği ve ayrılıkçı faaliyetlere son vereceği fikrine sahip olmuşlardır. Bir anlamda Osmanlı toplumundaki tüm etnik ve dini kesimleri tek bir çatı altında toplama fikri 19.yy’ da ki millet sisteminin dönüşüme uğramış şeklidir. Sultan 2.Mahmud’ un ‘’…<em>ben Müslümanı Camii’de  Hristiyan&#8217;ı  Klise de, Yahudiyi Havrada görmek isterim</em>..’’ sözü bunun temelini ortaya koymaktadır. Tabii tam anlamıyla bir ideoloji haline gelmesi bir anda olmamış belli bir süreci kapsamıştır. Bu sürecin başlangıcı 19.yy’ a rastlar. Bunun nedeni Fransız Devrimi’nin getirdiği milli devlet düşüncenin, Osmanlı sınırları içerisinde ki ayrılıkçı faaliyetleri engelleme düşüncesiydi. Bu anlamda ilk somut adım Tanzimat Fermanı ile olmuştur. Batı’da ki aydınlanma düşüncelerinin kısmen de olsa Osmanlı toplumuna girişi 3 Kasım 1839 tarihli Gülhane-i Hattı Hümayun yani Tanzimat Fermanı ile olmuştur. Tanzimat Fermanı Osmanlıcılık diliyle kaleme alınmış ve batıdaki bir takım  anayasal hakları Osmanlı  toplumuna kazandırmıştır. <em>Vergilerin yeniden gözden geçirileceği, herkesin ırz, namus ve can güvenliğinin koruma altına alınacağı, askerliğin belli bir süreye bağlanacağı, ceza yasası’ nın hazırlanacağı </em>gibi hükümler bu fermanda açıkça dile getirilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Osmanlıcılık düşüncesi –ya da ideolojisi- tarihsel olarak dört ana evrede gelişmiştir;</p>
<ol style="text-align: justify;">
<li>1830’lar dan 1875’ e kadar olan süreç: Tanzimatçıların Müslüman ve gayrimüslimlerin eşitliğini sağlamak ve merkezi otoriteyi güçlendirme amacı.</li>
<li>Yeni Osmanlılar hareketinin geliştiği dönem (1868-1878) Yeni Osmanlı muhalefeti öncülüğünde, meşruti düşüncenin ortaya atılıp geliştiği dönem.</li>
<li>Abdülhamid’ in mutlakiyetine karşı, İttihat ve Terakki Hareketinde olan Osmanlıcılık düşüncesi.</li>
<li>Meşrutiyet dönemi: Balkan savaşlarına kadar olan dönemde, İttihat ve Terakkinin resmi yazışmalarında ki <em>Osmanlıcılık</em> düşüncesi.<a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a></li>
</ol>
<p style="text-align: justify;">1876 tarihli Kanuni Esasi’nin ilanıyla Osmanlıcılık düşüncesinin zirve yaptığını görürüz. Osmanlı toplumunun ilk anayasası olmasının yanında tam bir hukuk diliyle kaleme alınmış ve toplumun tümünü kapsayacak şekilde Osmanlıcılık düşüncesi anayasa maddelerinde yer bulmuştur. Anayasa’nın Osmanlı vatandaşlarının haklarına yönelik düzenlenen ikinci bölümünde<em> tüm bireylerin dil, din ve ırk ayrımı gözetilmeksizin Osmanlı sayıldığı</em> açıkça ifade edilmiştir. Ayrıca <em>tüm bireylerin özgür olduğuna da</em> yer verilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Gelişen siyasi ve ekonomik süreçlere savaşlarında dahil olmasıyla 1913’ten sonra ayrılıkçı faaliyetlerin önü alınamamış ve Arap toplumların yanında Arnavutların da Osmanlıcılığa sırt çevirip ayrı milli devletlerini kurmaları sonrasında Osmanlıcılık düşüncesi hem düşünsel hem de pratik olarak önemini yitirmiştir. Bu tarihten sonra İttihat ve Terakki Partisi’nin etkinliğinde gelişen siyasal yapıda Osmanlıcılık ideolojisinin yerine Türkçü paradigmaların hakim olduğunu görmekteyiz.<a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><em>İttihat ve Terakki Partisi Açısından Osmanlıcılık Düşüncesinin Temelleri</em></strong></p>
<p style="text-align: justify;">İttihat ve Terakki Partisi ve aydınları doğrudan bir parti kurma yoluna gitmemiştir ve İttihat ve Terakki mensubu Osmanlı aydınları Jön Türk hareketinin en son şekli olarak karşımıza çıkmaktadır. Fuat ve Ali Paşalar’ın öncülüğünde hazırlanan <em>basın kanunu</em> (1865) sonrası gelişen Osmanlıcı düşünceye dayalı meşruti bir sistem için bir anlamda İttifakı Hamiyet ortaya çıkmıştır. Sonraki süreçte 1889’da kurulan İttihadı Osmani Cemiyeti; İbrahim Temo, Abdullah Cevdet, İbrahim Sükuti, Mehmet Reşit tarafından kurulmuş ve biricik amaçları anayasanın yürürlüğe girmesi ve meşruti düzenin yeniden egemen kılınması olmuştur. Gerçekten de İttihat ve Terakki mensuplarının -1908 devrimiyle amaçlarına ulaşıncaya kadar- sürdürdüğü mücadelenin anahtar kelimeleri; meşrutiyet ve anayasanın yürürlüğe girmesi idi.</p>
<p style="text-align: justify;">Osmanlıcılık ideolojisinin İttihat ve Terakki içerisindeki temellerinden biri de Şurayı Ümmet Gazetesidir. 10 Nisan 1902 de programını ilan ederek yayına giren gazetenin bütününe baktığımızda Osmanlıcılık ideolojisinin örneklerini görürüz. Osmanlıcılığın imparatorluğun tümüne yayılması fikri burada  açıkça yer bulmuştur.<a href="#_ftn3" name="_ftnref3">[3]</a> Şurayı ümmette ele alınan konular bakımından yabancı devlet müdahalesi yoluyla reformların yapılması tartışmalarını da görürüz. Osmanlıcılık fikri de tam olarak bu noktada şekilleniyor ve tüm Osmanlıların tümüne ideolojinin yayılma düşüncesi bu doğrultuda ortaya çıkıyordu.</p>
<p style="text-align: justify;">Şerif Mardin’e göre Osmanlıcılık ideolojisi iki kısımdan oluşur. Bunlardan ilkine teorinin özü, ikincisine de metodoloji diyebiliriz. Teorinin özü bütün Osmanlıların kuvvetlerini birleştirmeleri gerektiği fikriydi, metodolojisi istenen sonucu elde etmek için kullanılacak yöntemlerle ilgiliydi. Söz konusu teorinin üçüncü yanı müdahaleciliğin reddiydi ve her şey de red durumuyla başlıyordu.<a href="#_ftn4" name="_ftnref4">[4]</a> Şura-yı Ümmete göre her ne vakit bir yabancı devlet Osmanlıların işine müdahale etmişse, imparatorluğun bir parçası elden gitmişti.<a href="#_ftn5" name="_ftnref5">[5]</a> Osmanlı İmparatorluğunu  meydana getiren çeşitli unsurların mutluluğu bütün imparatorlukta uygulama alanına konulacak genel bir <em>islahat politikası</em>nın gerçekleştirilmesine bağlıydı.<a href="#_ftn6" name="_ftnref6">[6]</a> Öte yandan bir Osmanlılık hissi yaratılmasının diğer yararı şuydu: Türklerin azınlıkta bulundukları bazı bölgelerinde Osmanlılık hissiyle dolu hale gelen halk artık bir elden düşmanı püskürtmeye çalışacaktı.<a href="#_ftn7" name="_ftnref7">[7]</a>Görüldüğü üzere İttihat ver Terakki Partisinin müdahale karşıtı kanadını temsil eden Şurayı Ümmet gazetesi üzerinden Osmanlıcılık ideolojisinin, aydınların düşüncelerindeki yeri ve beklentileri açısından, tüm imparatorluk kesimlerine yayılması noktasında olduğunu görmekteyiz.</p>
<p style="text-align: justify;">Sonuç olarak <em>Osmanlıcılık</em> ideolojisi bir fikir olarak salt bir süreçler bütününü kapsamamıştır. Tarihsel olarak toplumun karşılaştığı sorunlara bir çözüm yolu olarak düşünülmüş bunun ilk örneği 19.yy’ da görülmüştür. Bu amaçla hazırlanan 1876 anayasasın’da bu düşüncenin teorik izahını görmemiz mümkündür. Ayrıca İmparatorluğun son dönemlerinde siyasetini belirleyen İttihat ve Terakki Partisi’de <em>Osmanlıcılık</em> doğrultusunda 1908’e gelinen süreçte faaliyetlerde bulunmuş ve anayasanın yeniden yürürlüğe girmesinden ayrılıkçı faaliyetlerin yoğunlaştığı 1913’e kadar bu düşünceyle siyasetine yön vermiştir.</p>
<hr />
<p style="text-align: justify;"><strong><em>Okuma Listesi</em></strong></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Mardin,Şerif<em>, ‘’Jön Türklerin Siyasi Fikirleri 1895-1908’’ </em>İletişim Yay, 20.baskı, İstanbul, 2015.</li>
<li>Tanıl Bora, Murat Gültekingil (ed), Cumhuriyete Devreden Düşünce Mirası: Tanzimat ve Meşrutiyet&#8217;in Birikimi, Modern Türkiye&#8217;de Siyasi Düşünce içinde, İletişim Yayınları, 8. baskı, 2009, İstanbul.</li>
<li>Ortaylı, İlber, Erdinç, Erol Şadi<em>, ‘’İttihat ve Terakki’’ </em>İnkilab Kitabevi, 2016.</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Mehmet Ö. Alkan &#8211; Emin Alper &#8211; Masami Arai &#8211; Suavi Aydın &#8211; Rıfat N. Bali…Arus Yumul, ‘<em>’Modern Türkiye&#8217;de Siyasi Düşünce’’ Tanzimat ve Meşrutiyetin Birikimi c.1, İstanbul, İletişim Yayınları 2004.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> Bkz. 1913 tarihli İttihat ve Terakki Partisi Kongresi</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref3" name="_ftn3">[3]</a> Şura-yı Ümmet, 10 Nisan 1902, s. 2.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref4" name="_ftn4">[4]</a> Mardin,Şerif<em>, ‘’Jön Türklerin Siyasi Fikirleri 1895-1908’’ İstanbul, İletişim Yay, 20.baskı , 2015 s,265</em></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref5" name="_ftn5">[5]</a> ‘’Müdahhale-i Ecnebiye,’’ Şura-yı Ümmet, 10 Nisan 1902, s. 1.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref6" name="_ftn6">[6]</a> a.g.e</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="#_ftnref7" name="_ftn7">[7]</a> (Sezai), ‘’Avrupa-i Osmani,’’ Şura-yı Ümmet, 9 Ağustos 1903, s. 2.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">Dipçe: Kapak Fotoğrafı: http://www.gundemturkiye.com/tarih/osmanli/birinci-mesrutiyet.html // adresinden alınmıştır.</p>The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/osmanlicilik-ve-ittihat-ve-terakki-partisi.html">Osmanlıcılık ve İttihat ve Terakki Partisi</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
