﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Fatma Sucu | Akademik Kaynak</title>
	<atom:link href="https://www.akademikkaynak.com/yazar/fatmasucu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.akademikkaynak.com</link>
	<description>Akademik Düşünce Enstitüsü yayın organı akademikkaynak.com - bilimin ışığıyla.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 28 Aug 2020 18:20:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2018/04/cropped-akademikkaynak-fovicon-32x32.png</url>
	<title>Fatma Sucu | Akademik Kaynak</title>
	<link>https://www.akademikkaynak.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Seçilmiş Travmalar ve Seçilmiş Zaferler</title>
		<link>https://www.akademikkaynak.com/secilmis-travmalar-ve-secilmis-zaferler.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatma Sucu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Jan 2018 21:35:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Siyaset Bilimi]]></category>
		<category><![CDATA[propaganda]]></category>
		<category><![CDATA[seçilmiş travma]]></category>
		<category><![CDATA[seçilmiş zafer]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.akademikkaynak.com/?p=3247</guid>

					<description><![CDATA[<p>GİRİŞ Politik psikoloji adıyla önceki makalemde ele aldığım mevzu ; bireylerin, toplumların ve milletlerin birbirleriyle olan ilişkilerinin şekil almasında önemli bir rol oynamıştır.  bu makalemde bahsetmiş olduğum seçilmiş travma ve seçilmiş zaferler adlı konu başlıkları ise aslında bize politik psikolojinin şekil almasına nelerin etki ettiğini gösteren iki önemli başlıktır. Algının nasıl yönetildiğine ve  insanların toplumsal [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/secilmis-travmalar-ve-secilmis-zaferler.html">Seçilmiş Travmalar ve Seçilmiş Zaferler</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>GİRİŞ </strong></p>
<p>Politik psikoloji adıyla önceki makalemde ele aldığım mevzu ; bireylerin, toplumların ve milletlerin birbirleriyle olan ilişkilerinin şekil almasında önemli bir rol oynamıştır.  bu makalemde bahsetmiş olduğum seçilmiş travma ve seçilmiş zaferler adlı konu başlıkları ise aslında bize politik psikolojinin şekil almasına nelerin etki ettiğini gösteren iki önemli başlıktır. Algının nasıl yönetildiğine ve  insanların toplumsal olaylara ne gözle bakması gerektiğine aslında politik psikolojiyi iyi bilenler karar verebilir. Günümüzde bunu iyiye kullananlardan daha çok kötüye kullanan politikacılarla ve bireylerle karşı karşıyayız.  Seçilmiş Travma, bir toplumun hafızasına kazınmış elem verici bir olaya karşı gelişmiş olan bakış açısının yardımıyla toplumun nasıl yönetildiğini ve yönlendirildiğini değerlendirir iken ,  Seçilmiş zaferler ise seçilmiş travmaların tam tersi bir mahiyette olup,  bir topluma mutluluk veren bir olayın imtiyaz sahiplerince ele geçirilerek topluma karşı nasıl kullanıldığını  bizlere gösterir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify"><strong>SEÇİLMİŞ TRAVMALAR</strong></p>
<p style="text-align: justify">Travmalar bilinçaltından seçiliyor. Her grubun başına belalar gelir ve  aynı bela, bir çadırın altında yaşayan herkesi etkiler.</p>
<p style="text-align: justify"><em>Belaların ardından grupta dört fonksiyon gerçekleştirilemez: </em></p>
<ol style="text-align: justify">
<li>Aşağılık duygusu</li>
<li>Çaresizlik ve halsizlik</li>
<li>Yas tutamamak</li>
<li>Ortam tehlikeli olduğu için aktif olamamak.</li>
</ol>
<p style="text-align: justify">İnsanlar bu fonksiyonları gerçekleştirmesi için, bilinçaltına yerleşen bu olayı çocuklarına, torunlarına nesilden nesile aktarır. Olayın tasarımı yıllar içinde yayılarak &#8221; seçilmiş travma&#8221; haline gelir.</p>
<p style="text-align: justify">Bu konu hakkında önemli bir örnek olarak <em>Kosova Savaşını</em>  gösterebiliriz.</p>
<p style="text-align: justify">1. Kosova Savaşı 1389 yılında Osmanlı Devleti ile Haçlılar arasında Sırbistan&#8217;da Üsküp&#8217;ün kuzeyinde meydana gelmiştir. I. Murat&#8217;ın komuta ettiği Osmanlı Devleti ordusu ile Sırp Despotu Lazar&#8217;ın komutasındaki, Macar, Sırp, Bosna, Eflak, Hırvat ve Çek kuvvetlerinden oluşturulmuş Haçlı ordusu arasında meydana gelmiştir. I. Kosova Savaşı&#8217;nı Osmanlı Ordusu kazanmıştır. Sırp Despotu Lazar tutsak edilmiştir. Savaş&#8217;ın kazanılması sonucunda bölge halkı sosyal refah içinde yaşamaya başlamış ve Lazar&#8217;ın külleri Belgrad&#8217;ın kuzeyine sürgüne gönderilmiştir.  Olay tam 600 yıl sonra canlandı.</p>
<p style="text-align: justify"><strong> Nasıl mı ?</strong></p>
<p style="text-align: justify"> Miloseviç &#8216; in öncülüğünde Sırp kilise yetkilileri ve bazı akademisyenler aracılığıyla Lazar&#8217;ın küllerinin sürgünden getirilmesi planları yapıldı. İstenildiği gibi 1989 yılında Kosova Savaşı&#8217;nın yıl dönümünde Lazar&#8217;ın külleri bir tabutun içine konularak 1 yıl boyunca tüm Sırp köylerinde gezdirildi. Dini yetkililer dolaylı yada dolaysız olarak nefret içerikli konuşmalar yaptılar. Sırp kimliğinin sağlamlaşması istemiyle yapılan bu hareketler, toplum içinde şiddete ve Türklere karşı aşırı nefrete yol açmıştır.  Sırpların karşısında Türkler diye nitelendirdiği kitle Müslüman Boşnaklar ve Arnavutlardı. Bu travma bilinçli olarak 600 yıl sonra bir topluma yeniden yaşatılmış ve Sırpların, Türklerin bir uzantısı olarak düşündüğü Arnavutlara karşı  kitlesel bir şiddet hareketine meyletmesine yol açmıştır. Seçilmiş travma dolayısıyla Sırplar, toplum içi şiddet ve nefretten ziyade, Boşnak kadınlarına sistematik şekilde tecavüz etmeye başlamışlardır ve zaten tecavüzler çoğunlukla savaşlarda, kaos ortamlarında ortaya çıkar. Çünkü savaşan taraflar gerilim ve stres altındadır. Gerilim ve stres ortaya çıktığında toplumların genelinde libido ve şiddet  birleşerek artmaya başlar.  Sözün özü yıllarca araştırılan tecavüz olaylarının altında yatan esas neden de nefret ve seçilmiş travmadır.</p>
<p style="text-align: justify">Politik ideolojiler bireyler veya birey grupları tarafından oluşturulup sunulurlar. Fakat, politik ideolojiler, onları yetiştirecek ve kabul edecek bir büyük gruba ihtiyaç duyarlar.Seçilmiş travmaların etkisi bir toplumu &#8220;<em>aşırı yetkilendirilmiş</em>&#8221; bir ideolojiye kucak açmaya hazırlar. Kriegman (1988) aşırı yetkilendirmeyi tanımlarken <em>“birey çocukluğunda çektiği acının masum kurban</em><em>ı olarak kendini özel ayrıcalıklarla yetkilendirilmiş olarak hissedebilir”</em> ifadelerini kullanır. Üyeler atalarının “ötekiler”tarafından kurban edilip küçük düşürülmüş olduğunu hissederler.</p>
<p style="text-align: justify"> Yetkileri eline alan lider,genellikle  topluma her istediğini yaptırabilecek yıkıcı bir güce sahip hale gelir.</p>
<p style="text-align: justify"><em>5 adımda yıkıcı liderler ve propaganda aletleri şunlardır: </em></p>
<ol style="text-align: justify">
<li>Bir düşman grup tarafından yapılan saldırı veya ekonomik buhran gibi bir başka felaket yada görülebilen yeni bir kurbanlaştırma, olmayan durumu bile takip ederek büyük grup içine &#8220;paylaşılan kurbanlaştırılma&#8221; duygusunu katar.</li>
<li>Seçilmiş travma harekete geçer.</li>
<li>&#8216;Biz&#8217;lik duygusu artar.</li>
<li>Düşmanı insan dışı bir boyuta sokar.</li>
<li>İntikam için aşırı yetkilendirme tavrı yaratır. Uyuyan yetkilendirilmiş ideolojiyi tekrar harekete geçirir.</li>
</ol>
<p style="text-align: justify">Bu 5 adımla grup üyeleri kendilerini düşmanı yok etmeye yetkilendirilmiş gibi hissederek kültürel ve etnik temizliğe başlarlar.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>SEÇİLMİŞ ZAFERLER </strong></p>
<p style="text-align: justify">Tüm uluslar kendileri açısından seçilmiş zaferlerini canlı tutarlar. Bunun için her yıl düzenlenen törenler ve şenlikleri örnek gösterebiliriz. (Örneğin;  29 Ekim Cumhuriyet Bayramı vb. ) Bu imgeler çok güçlüdür, öyle ki aradan yüzyıllar geçse bile unutulmaz. Seçilmiş zaferler , seçilmiş travmaların tam tersi olarak nitelendirilebilir. Seçilmiş zafer algısında gruplar, tarihsel olay ve döngülerden büyük bir haz almaktadırlar. Sanki daha dün düşmanı yenmişiz de zaferimizi ilan etmişiz gibi hissederler. Seçilmiş travma, büyük gruplara aşağılık kompleksi ve yas tutamama hissini yaşatırken, Seçilmiş zafer ise sesin daha gür çıkmasını ve insanın tarihiyle övünmesi gibi duygu durumlarını ortaya çıkartır.</p>
<p style="text-align: justify">Bu iki durumda da liderler , toplumu etkilemek ve yönlendirmek için travmaları ve zaferleri kamuoyuna taşırlar. Seçilmiş travmayı zafer haline getirmeyi başaran bir lider halkın gözünde -kan dökse bile- kahraman olur. Seçilmiş zaferleri ortaya koyan lider &#8220;ben değil milletimiz başardı, sayenizde buralardayız&#8221; gibi halka minnetini gösteren ifadelerle hitaplarını süsledikçe, yerleştiği kahramanlık mertebesinden güçlükle kaldırılır.</p>
<p><strong>SONUÇ</strong></p>
<p>Seçilmiş travma ve Seçilmiş zafer olarak ele aldığımız konularda aslında liderlerin etkileri büyüktür. Toplum içinde bahsi geçen olay ne kadar zafer olarak bahsedilirse bahsedilsin, siyaset felsefesinin çizgisinden dışarı taşmayacaktır.En nihayetinde Bir zaferi bir millete iliklerine kadar hissettiren, kamuoyunun gözünde en tepede olan kişiden bir  başkası değildir.Keza seçilmiş travma da toplumun acısından nemalanmak isteyen politikacıların kullandığı bir yoldur. Acının içini boşaltırlar ve yerine kini, öfkeyi, şiddeti ve soykırımı doldururlar. Korku içinde olan insanlar karşıt gruptan kendini soyutlar ve şehirler, kahveler, mahalleler, okullar ikiye bölünür ve birçok ülke kamu düzenini bu şekilde yitirir.</p>
<p><strong>Kaynakça:</strong></p>
<p>Volkan, V.D. (2015) &#8221; Seçilmiş Travma, Yetkinin Politik İdeolojisi ve Şiddet&#8221;, https://www.academia.edu/17928522/Secilmis_Travma (e.t. 06.01.2018 )</p>
<p>&nbsp;</p>The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/secilmis-travmalar-ve-secilmis-zaferler.html">Seçilmiş Travmalar ve Seçilmiş Zaferler</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Politik Psikoloji ve Psiko-Politik Analizin Yükselişi</title>
		<link>https://www.akademikkaynak.com/politik-psikoloji-ve-psiko-politik-analizin-yukselisi.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatma Sucu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Dec 2017 16:42:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Siyaset Bilimi]]></category>
		<category><![CDATA[politik psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.akademikkaynak.com/?p=2992</guid>

					<description><![CDATA[<p>Politik Psikoloji; büyük grupların, kitlelerin ve ulusların birbirleriyle olan ilişkilerini ele alarak bu ilişkilerde rol oynayan psikolojik etmenleri değerlendirmektedir. Bununla birlikte, politik psikoloji büyük gruplar ve uluslarla, bunların liderleri ve liderler arasındaki ilişkilerin psikolojik boyutlarını da incelemektedir. Politik psikoloji, psikolojik kanıları sosyal uygulamaya bağlayan ve psikolojik süreçleri sosyal olaylarla ilişkilendiren bir kaynak olarak ve görülebilir. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/politik-psikoloji-ve-psiko-politik-analizin-yukselisi.html">Politik Psikoloji ve Psiko-Politik Analizin Yükselişi</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #000000;">Politik Psikoloji</span></strong>; büyük grupların, kitlelerin ve ulusların birbirleriyle olan ilişkilerini ele alarak bu ilişkilerde rol oynayan psikolojik etmenleri değerlendirmektedir. Bununla birlikte, politik psikoloji büyük gruplar ve uluslarla, bunların liderleri ve liderler arasındaki ilişkilerin psikolojik boyutlarını da incelemektedir. Politik psikoloji, psikolojik kanıları sosyal uygulamaya bağlayan ve psikolojik süreçleri sosyal olaylarla ilişkilendiren bir kaynak olarak ve görülebilir. Politik psikoloji, psikolojiyi ve toplumu birleştiren bir kesişim noktasıdır. Bir diğer anlatımla, yönetim biçimleri her ne olursa olsun tüm toplum ve topluluklarda, sağlıklı bir yöneten-yönetilen fotoğrafı çekebilmek için, birey/vatandaş/üye/zümre/grup ya da tüm ulus gibi farklı katmanlarda politik psikoloji açısından bilimsel bir çözümleme yapmaya çalışmak gerekiyor. Hele ki, siyaset gibi tüm varlığını “ilişki yönetimi” üzerine konumlandırması gereken bir sahada, bu ilişkileri yönlendirecek, yönetecek, kriz anlarında çözüm sunabilecek olan güç iletişim olduğundan; iletişim ortamının mükemmelliği için, yapılan bu psikolojik tahlil, çözümleme ve değerlendirmelerin etkililiği kaçınılmaz olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Psiko politik analiz bireylerin , toplumsal grupların, milletlerin birbirleriyle ilişkilerinin şekil almasında rol oynayan etkenler üzerine yoğunlaşır . Bireylerin toplumla, toplumlar arasında ve milletler arasında algı ve ilişkilerin görünüştekinden daha derin psikolojik nedenleri vardır.<br />
Bu alan psikanaliz ile uğraşan bilim insanları tarafından ortaya atılmıştır. Psiko politik analiz siyasal davranışların ve algıların, insanların psikolojik gelişiminde etkisi ve kurumsal etkilerin bileşimiyle ortaya çıkmaktadır.<br />
Harold Laswell, kişisel gelişim ile sosyo-siyasal gelişim arasında bağlantı kurmuş ilk isimlerdendir.<br />
Laswell&#8217;e göre, bireyde iki kimlik yapısı şekillenir.<br />
a) <em>Bireyin Çekirdek Kimliği:</em><br />
&#8211; Yaşamın erken dönemlerinde ayrımlama ve bütünleşme olarak nitelenen iki temel görev vardır.<br />
&gt;&gt; Ayrımlaşma ile birey kendine ait olanla ötekine ait olanı birbirinden ayırt eder. birey duygusal olarak iyiyi ve kötüyü imgesel olarak ayırır ve kendine ait bir iyi-kötü algısını ve diğerine ait iyi-kötü algısını kurgulayarak gelişimini tamamlamaya çalışır.<br />
&gt;&gt;Bütünleşmede ise birey 3 yaşından itibaren özbenlik ve nesne imgelerini bütünleştirmeye başlar. Bunu yaparken çevresinde bulunan insanlarla özdeşim kurarak özbenliğini zenginleştirir. Her yeni imge başarıya bütünleştirilmezse dışsallaştırılma tehdidi ortaya çıkar. Kendi konumunu tehdit altında hisseden birey öz benliğinde yaşadığı gerilimi başka bireylere yansıtarak aşmaya çalışır.<br />
b) <em>Bireyin Grup Kimliği :</em><br />
-Bireyin çocukluktan itibaren çevre ile ilişkileri dolayısıyla geniş grup üyeliği edinirler. Özdeşim yolu ile önceki kuşaklardan da nasibini alırlar. Örselenen gruplarda ebeveynler ve grup liderleri özbenlik imgelerini karşısındakine aktararak ortak bir trajedi imgesi ortaya çıkarırlar. Bu şekilde trajedinin kendisi grup kimliğinin belirleyici unsuru haline gelir. Trajedinin zihinsel tasarımla uyumu, kuşaktan kuşağa aktarılan intikamcılık duygusu yerleştikçe önemini yitirir.</p>
<p style="text-align: justify;">Sonuç olarak &#8220;<em>zaman çökmesi</em>&#8221; ile karşı karşıya kalınır. Yani gruptakiler 100 yıl önce yaşanmış tarihi olayları daha dün yaşamışcasına bunun acısını çekerler ve intikam duygularını bu şekilde sürekli besleyip büyütürler. Böylece grup içinde rasyonel olmayan politik kararlar kolaylıkla alınabilir hale gelir. Bireysel ya da grup kimliği içinde oluşan intikam duygusu gelişen olaylar sonucunda, bireysel ve kitlesel şiddet eylemlerine yol açabilir. Psiko-politik analize göre; toplumsal şiddeti benimseyen bu tip travmalar sistematik bir şekilde ve travma yumuşatılmasına gidilerek kalıcı bir şiddet dalgasına dönüşmesi engellenmelidir.<br />
Bu fikirler doğrultusunda uluslararası kuruluşların ve STK&#8217;ların psiko-sosyal önlemlere başvurması gereklidir. Fakat psiko-politik yüzleşme günümüzde kitlelerin algısını yönetmek için kullanılan, toplumları kutuplaştırmaya yarayan bir metod halini almıştır.<br />
Konu hakkında somut örnekler verecek olursak en büyük örneklerinden biri 11 Eylül Saldırılarıdır. 11 Eylül saldırıları sonrasında bu algının kullanılması için büyük finansal destek alan medya sayesinde İslamofobi hızla Dünya&#8217;ya yayılmaya başlamıştır. &#8220;İslamofobi&#8221; yeni savaşlara, Ortadoğu&#8217;da bitmeyen kaosların yaşanmaya başlamasına sebebiyet vermiştir.<br />
Kendi çevremizden de bu konu hakkında bazı örneklere rastlayabiliriz. Toplum içinde çoğu kez yara almış bir insanın siyasete ilgi göstermeye başlaması, içinde bulunduğu durumu değiştirme isteğinden ötürü ortaya çıkan bir şeydir. Tam aksine siyaseten toplumda artık hiç bir şeyin-savaş, darbe, şiddet olayları vs. hariç- değişmeyeceğini düşünen insanlar da siyasetten oldukça uzak dururlar.<br />
Elbette politik psikoloji üzerinde sadece siyaseten gerçekleştirilmiş olan olaylar tesir etmez. Bazen doğanın kendi kendine yarattığı durumlar da politik psikolojiye tesir edebilir hale gelir. Misal 17 Ağustos 1999 da yaşanan Gölcük depremi de Türk toplumunun yaşadığı en büyük travmatik olaylardan bir tanesidir. O zamanlar Erzurum&#8217;da yaşayan ve İstanbul&#8217;da yaşayan bir akrabası olmayan bir adam belki de bu deprem dolayısıyla yaşanan travmanın etkisi altına girmeyecektir. Sadece üzülecektir o kadar. Fakat İstanbul&#8217;da 20000 kişi Türk olduğu için öldürülse ve işkence görse, Erzurum&#8217;da yaşayan aynı kişi bu travmayı çok derinde hissedecek ve etkisi altında kalacaktır. Bu tür yaşanan ağır travmalar çabuk yayılır ve etkisi o grup üzerinden kolay bir şekilde atılamaz. Böylece grubun yaşadığı travma politikleştirilmeye,toplum içinde şiddet olaylarının tırmandırmaya ve kaosa elverişli bir hale gelebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><strong>Kaynakça :</strong><br />
-İnan, Ece, Politik Psikoloji ve Siyasal İletişim, &#8220;www.kamudiplomasisi.org/pdf/politikpsikoloji/pdf&#8221; (17 Kasım 2017)<br />
-Volkan,V.D. (2007) Politik Psikoloji Seminerleri:&#8221;Kimlik Adına Katillik&#8221;,(24-28 Eylül 2007),İstanbul : Bahçeşehir Üniversitesi</p>The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/politik-psikoloji-ve-psiko-politik-analizin-yukselisi.html">Politik Psikoloji ve Psiko-Politik Analizin Yükselişi</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
