﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ezgi Altundağ | Akademik Kaynak</title>
	<atom:link href="https://www.akademikkaynak.com/yazar/ezgaltndag/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.akademikkaynak.com</link>
	<description>Akademik Düşünce Enstitüsü yayın organı akademikkaynak.com - bilimin ışığıyla.</description>
	<lastBuildDate>Sun, 01 Nov 2020 10:42:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2018/04/cropped-akademikkaynak-fovicon-32x32.png</url>
	<title>Ezgi Altundağ | Akademik Kaynak</title>
	<link>https://www.akademikkaynak.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye&#8217;de Özelleştirme Hareketi ve Başarısının Değerlendirmesi</title>
		<link>https://www.akademikkaynak.com/turkiyede-ozellestirme-hareketi-ve-basarisinin-degerlendirmesi.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ezgi Altundağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 May 2019 11:08:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi ve Finans]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.akademikkaynak.com/?p=7981</guid>

					<description><![CDATA[<p>ÖZET Bu çalışma da Keynesyen politikaların gündeme gelmesinin ardından dünya ekonomilerini etkilemiş olan özelleştirme kavramı, ortaya çıkması, amaçları, yöntemleri ile birlikte açıklanmaya çalışılmıştır. Tüm dünya ekonomilerinde popüler hale gelen özelleştirme kavramı ülkemizde 1980‟li yıllardan sonra siyasi değişikliklerin ortaya çıkmasıyla beraber kendini göstermeye başlamıştır. Özelleştirme kavramının ülkemizde meydana getirdiği durumlar ve bu kavramın ülkemizdeki gelişimi göz [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/turkiyede-ozellestirme-hareketi-ve-basarisinin-degerlendirmesi.html">Türkiye’de Özelleştirme Hareketi ve Başarısının Değerlendirmesi</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>ÖZET</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bu çalışma da Keynesyen politikaların gündeme gelmesinin ardından dünya ekonomilerini etkilemiş olan özelleştirme kavramı, ortaya çıkması, amaçları, yöntemleri ile birlikte açıklanmaya çalışılmıştır. Tüm dünya ekonomilerinde popüler hale gelen özelleştirme kavramı ülkemizde 1980‟li yıllardan sonra siyasi değişikliklerin ortaya çıkmasıyla beraber kendini göstermeye başlamıştır. Özelleştirme kavramının ülkemizde meydana getirdiği durumlar ve bu kavramın ülkemizdeki gelişimi göz önüne alınarak uygulama örnekleri bu çalışmada yer almaktadır. Son olarak çalışmada ülkemizde meydana gelen özelleştirme faaliyetleri değerlendirilmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div class="ead-preview"><div class="ead-document" style="position: relative;padding-top: 90%;"><div class="ead-iframe-wrapper"><iframe src="//docs.google.com/viewer?url=https%3A%2F%2Fwww.akademikkaynak.com%2Fwp-content%2Fuploads%2F2019%2F05%2F17-nisan-g%C3%BCncel.pdf&amp;embedded=true&amp;hl=en" title="Embedded Document" class="ead-iframe" style="width: 100%;height: 100%;border: none;position: absolute;left: 0;top: 0;visibility: hidden;"></iframe></div>			<div class="ead-document-loading" style="width:100%;height:100%;position:absolute;left:0;top:0;z-index:10;">
				<div class="ead-loading-wrap">
					<div class="ead-loading-main">
						<div class="ead-loading">
							<img title="loading Türkiye&#039;de Özelleştirme Hareketi ve Başarısının Değerlendirmesi  "decoding="async" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/plugins/embed-any-document/images/loading.svg" width="55" height="55" alt="loading Türkiye&#039;de Özelleştirme Hareketi ve Başarısının Değerlendirmesi  ">
							<span>Loading...</span>
						</div>
					</div>
					<div class="ead-loading-foot">
						<div class="ead-loading-foot-title">
							<img title="EAD-logo Türkiye&#039;de Özelleştirme Hareketi ve Başarısının Değerlendirmesi  "decoding="async" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/plugins/embed-any-document/images/EAD-logo.svg" alt="EAD-logo Türkiye&#039;de Özelleştirme Hareketi ve Başarısının Değerlendirmesi  " width="36" height="23"/>
							<span>Taking too long?</span>
						</div>
						<p>
							<div class="ead-document-btn ead-reload-btn" role="button">
								<img title="reload Türkiye&#039;de Özelleştirme Hareketi ve Başarısının Değerlendirmesi  "decoding="async" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/plugins/embed-any-document/images/reload.svg" alt="reload Türkiye&#039;de Özelleştirme Hareketi ve Başarısının Değerlendirmesi  " width="12" height="12"/> Reload document							</div>
							<span>|</span>
							<a href="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2019/05/17-nisan-güncel.pdf" class="ead-document-btn" target="_blank">
								<img title="open Türkiye&#039;de Özelleştirme Hareketi ve Başarısının Değerlendirmesi  "loading="lazy" decoding="async" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/plugins/embed-any-document/images/open.svg" alt="open Türkiye&#039;de Özelleştirme Hareketi ve Başarısının Değerlendirmesi  " width="12" height="12"/> Open in new tab							</a>
					</div>
				</div>
			</div>
		</div></div>The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/turkiyede-ozellestirme-hareketi-ve-basarisinin-degerlendirmesi.html">Türkiye’de Özelleştirme Hareketi ve Başarısının Değerlendirmesi</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kayıt Dışı Ekonominin Tarihçesi</title>
		<link>https://www.akademikkaynak.com/kayit-disi-ekonominin-tarihcesi.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ezgi Altundağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Jan 2019 20:53:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi ve Finans]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada kayıt dışı ekenomi]]></category>
		<category><![CDATA[kaçakçılık]]></category>
		<category><![CDATA[kayıt dışı ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'de kayıt dışı ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[yasa dışı ticaret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.akademikkaynak.com/?p=7053</guid>

					<description><![CDATA[<p>GİRİŞ Kayıt dışı ekonomi kavramı devleti, ekonomiyi ve bireyleri her anlamda etkileyen şemsiye bir kavramdır. Bu kavram 25-30 yıldan beri iktisatçıların ve hükümetlerin ilgisini çekmektedir. Ekonomik istikrarsızlık, durgunluk, enflasyon, sosyal güvenlik yükü, işsizlik, sık sık değiştirilen vergi mevzuatları, erken emeklilik, birden fazla işte çalışmanın yasaklanması, hükümet politikaları ve vergi oranlarından kaynaklanan hoşnutsuzluk gibi faktörler kayıt [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/kayit-disi-ekonominin-tarihcesi.html">Kayıt Dışı Ekonominin Tarihçesi</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><span style="font-size: 20px;"><a name="_Toc533626838"></a><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">GİRİŞ</span></span></h1>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Kayıt dışı ekonomi kavramı devleti, ekonomiyi ve bireyleri her anlamda etkileyen şemsiye bir kavramdır. Bu kavram 25-30 yıldan beri iktisatçıların ve hükümetlerin ilgisini çekmektedir. Ekonomik istikrarsızlık, durgunluk, enflasyon, sosyal güvenlik yükü, işsizlik, sık sık değiştirilen vergi mevzuatları, erken emeklilik, birden fazla işte çalışmanın yasaklanması, hükümet politikaları ve vergi oranlarından kaynaklanan hoşnutsuzluk gibi faktörler kayıt dışı ekonomi, vergi kaçırma ve vergiden kaçınmaya yol açmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Kayıt dışı ekonomiyi temelde, devletin bilgisi olmayan kanuni veya kanun dışı faaliyetlerden oluşmaktadır. Yapılan çalışmalar, devletin ekonomi içindeki ağırlığının artmaya başladığı 1970’lerden beri kayıt dışı faaliyetlerde bir artış olduğu gözlenmektedir. Kayıt dışı ekonomi tüm dünya ülkelerinin bir problemidir. Gelişmekte olan ülkeler de kayıt dışı ekonomi yüksek seviyelerde seyrederken gelişmiş ülkelerde bu durum daha düşük seviyelerde seyretmektedir.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Çalışmada ilk olarak kayıt dışı ekonominin tarihçesi açıklanıp tanımlaması yapılmıştır. Ekonomik ve mali, hukuki ve idari, sosyal ve yapısal, siyasi nedenleri ele alınarak kayıt dışı ekonomiye neden olabilecek faktörler açıklanmıştır. Daha sonra kayıt dışı ekonominin dünya üzerindeki görünümü, kayıt dışı ekonominin boyutunun belirlenmesine yardımcı olan yöntemlerden elde edilen veriler ışığında açıklanmaya çalışılmıştır.</span></p>
<h1><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 28px;"><a name="_Toc533626839"></a><a name="_Toc533011012"></a><a name="_Toc528601121"></a><span style="font-size: 24px;">1. KAYIT DIŞI EKONOMİNİN TANIMI </span></span></h1>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Bir ekonomik yapı içerisinde kayıt dışı ve kayıtlı olmak üzere iki sektörlü yapı ekonomistlerin ilgisini ancak 1970’lerin sonuna doğru çekmeye başlamıştır. 1950’lerde ve 1960’larda şehirlere göçün neticesinde çok belirgin bir hale gelen gayri resmi sektör, resmi kurum ve kuruluşlardan ve özellikle sosyal güvenlik sisteminden kopuk bir kesimin varlığının ifadesi olduğundan önce sosyologlar ve antropologlar tarafından inceleme konusu yapılmıştır. Kayıt dışı çalışan emeğe ilişkin “üçüncü dünya” bağlamında ilk tanımlama K. Hart tarafından getirilmiş, fakat asıl akademik yaklaşım Uluslararası İş Örgütü (ILO) tarafından 1972’de geliştirilmiştir. Gelişmiş ülkelerde kayıt dışılığın boyutları üzerine ilk çalışma ise 1958’de yapılmıştır. İzleyen yıllarda Amerika Gelir İdaresi de kayıt dışılığın boyutlarını tahmin etmeye yönelik çalışmalar yapmış ve kayıt altına alma yönünde Kongreye önerilerde bulunmuştur. Ancak hem ekonomistlerin hem de dünyanın dikkatinin konuya yönelmesi 1970’lerin sonlarına doğru olmuştur. Türkiye’de kayıt dışı ekonomiye bilimsel ve politik anlamda ilgi, yaklaşık on beş yıllık gecikme ile 1990’ların başında oluşmaya başlamıştır. Fakat geçen süre içinde Türkiye, açığını fazlası ile kapatmıştır (Tütüncü,2013:3).</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Kayıt dışı ekonomi çok boyutlu ve değişik faaliyetleri kapsayan oldukça karmaşık bir olgudur. Bir yönüyle, bir iktisadi üretim ve tüketim faaliyetinin başka bir üretim veya tüketim faaliyeti üzerinde olumlu veya olumsuz etkisi olarak tanımlanan dışsallık veya dışsal ekonomi, tarafların bilgi ve amacı dışında gerçekleştiğinden kayıt dışı ekonomi ile özdeşleşebilmekte ve başkaları üzerinde reel etkiler bırakmaktadır. İktisadi kararların bu şekilde etkilenmesinden kayda geçmesi ve bildirilmesi gerektiği halde bildirilmeyenler kayıt dışı ekonomi sınıfında nitelendirilmektedir. Kayıt dışı ekonomi faaliyetlerinden tanımlanamaması, ölçülememesi veya saptanamamasına bağlı parasal bir etkiye sahip olanlar, birer dışsallık kaynağı olmakta ve dışsallık oluşturmaktadır (Çolak, 2012:5-6).</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Kayıt dışı ekonomi genel olarak, kamu otoritelerinin denetimi dışında kalan her türlü ekonomik işlem olarak tanımlanmaktadır. Kayıt dışı ekonominin kapsamı içine hem yasalarla yasaklanmış ekonomik faaliyetler, hem de yasalarla yasaklanmadığı halde bilinçli olarak kayıtlara geçirilmeyen, belgelendirilmeyen ekonomik faaliyetler girmektedir (Bozkurt, 2014:43).</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Her ülkede farklı şekillerde ortaya çıkan ve farklı niteliklere sahip olan bir ekonomi türüdür. Bu farklılık nedeniyle kayıt dışı kavramı açıklanırken ve sınıflandırmaya tabi tutulurken, birçok farklı kavram kullanılmıştır. Bunlar arasında, “yer altı ekonomisi’’, “gizli ekonomi’’, “ikinci ekonomi’’, “paralel ekonomi’’, “gölge ekonomi’’, “enformel ekonomi’’, “vergi dışı ekonomi’’, ve “illegal ekonomi’’ kavramlarını sıralamak mümkündür (Şölen, 2017:4). Aslında yukarıdaki her bir kavram geniş anlamdaki kayıt dışı ekonomi kavramının alt bileşenlerini oluşturmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Ev işleri, özel ders vermek, kullanılmış eşya ve araç alıp satmak, tamirat ve bakım işleri, kaçak çalışmak veya çalıştırmak, kitap, kaset, CD veya bazı sanat ürünlerinin kopyalanması suretiyle alım satımı, tarımsal içerikli üretimin ve ticaretinin kısmen veya tamamen gizlenmesi, hırsızlık, falcılık ve büyücülük, tefecilik, kumar ve bahis oyunları, alkollü içecekler ve uyuşturucu üretimi ile ticareti, fuhuş ve benzeri eğlence ticareti, rüşvet, irtikap, yolsuzluk, silah ticareti ve suç unsuru içeren faaliyetler, yasadışı döviz ticareti, çalışan işçi sayısının düşük gösterilmesi, sağlık ve benzeri profesyonel bazı hizmetlerin gizlenmesi, günlük normal ücretli çalışma harici ikinci bir kayıtsız işte çalışmak, bavul ticareti gibi uluslararası mal ticareti faaliyetleri, kayıt dışı ekonominin alt tanımlamalarına uygun örnekler olarak verilebilmektedir (Çolak, 2012:6).</span></p>
<h2><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><a name="_Toc533626840"></a><a name="_Toc533011013"></a><span style="font-size: 20px;"><a name="_Toc528601122"></a>1.1. Kayıt Dışı Ekonominin Nedenleri </span></span></h2>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Kayıt dışı ekonomiyi ortaya çıkaran nedenleri ekonomik ve mali, hukuki ve idari, sosyal ve yapısal, siyasal nedenler olarak gruplandırmak mümkündür. Kayıt dışılığın nedenlerinin, birbirleriyle olan bağlantıları açısından bir bütün olarak göz önünde tutulması gerekmektedir. Aşağıda bu nedenlere kısaca değinilmiştir (Işık ve Acar, 2003:119).</span></p>
<h3><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><a name="_Toc533626841"></a><a name="_Toc528601123"></a>1.1.1. Ekonomik ve Mali Nedenler</span></h3>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Ekonomik nedenler, ekonominin gelişmişlik düzeyi, ekonomik istikrarsızlıklar ve kriz, gelir dağılımdaki adaletsizlik ve yoksulluk şeklinde sıralanabilir. Kayıt dışı istihdamın yaygınlaşmasında ise vergi ve sosyal güvenlik yükümlülüklerinin getirdiği yükün yanı sıra emek piyasasının içinde bulunduğu koşulların elverişliliği de önemli bir faktördür.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Mali nedenler daha çok vergisel faktörlerdir. Marjinal vergi oranları, vergi denetimleri, vergi yükü dağılımındaki adalet ve vergi afları gibi unsurların yanı sıra; vergi benzeri yükümlülüklerden olan sosyal güvenlik yükümlülüklerinin getirdiği yük de mali nedenler arasında sayılabilir (Kargı ve Güven, 2017:5).</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"> Gelir dağılımı açısından bakıldığında; gelir dağılımındaki adaletsizlik, düşük gelir grubunun genişliği ve orta gelir grubu üyelerinin nispi olarak azlığı kayıt dışılığın nedenleri arasındadır. İktisadi kriz ve durgunluk dönemleri de kayıt dışılığa uygun bir zemin oluşturmaktadır. Böyle dönemlerde işsiz kitleler, kayıtlı ekonomide bulamadıkları istihdam imkanlarını kayıt dışı faaliyetlerde arayabilmektedir. Müteşebbisler ise kriz ve durgunluğun etkilerini minimuma indirmek ve özellikle istihdam ve üretim açısından esnek davranabilmek gayesiyle kayıt dışı faaliyetlere yönelmektedirler.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Ülkelerarası bütünleşme ve globalleşme eğilimleri ile birlikte dış ticaretteki rekabet, firmaları maliyet avantajları aramaya ve ucuz emek gücüne yöneltmektedir. Kayıt dışı faaliyetler böyle bir imkan sunabilmesi açısından cazip olabilmektedir (Işık ve Acar, 2003:120).</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Kayıt dışılığa sebep olan bir diğer unsur ise yüksek enflasyondur. Bilindiği üzere, yüksek ve süregelen enflasyon, vergi sisteminde adaletsizliklere yol açmaktadır. Fiyatlar genel düzeyinin artışıyla birlikte nominal gelirleri artan ekonomik birimler, yüksek gelir dilimleri üzerinden vergilendirilmekte; bu sebeple, reel gelirleri artmadığı halde mükelleflerin ödemekle yükümlü olduğu vergi miktarı artmaktadır. Enflasyondan kaynaklanan vergi adaletsizliği ise kayıt dışılığa teşvik unsuru oluşturmaktadır (Us, 2004:11).</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Mali sistem ve vergi mevzuatının karmaşıklığı, vergilerin oran ve çeşit olarak fazlalığı ve prosedür olarak zorluluğu mükelleflerin kayıt dışı kalmalarına neden olmaktadır. İstisna, muafiyet ve teşvikler de kayıt dışılığı artırmaktadır (Önder, 1992:51).<a name="_Toc528601124"></a></span></p>
<h3><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><a name="_Toc533626842"></a>1.1.2. Hukuki ve İdari Nedenler</span></h3>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Kayıt dışı ekonomiye yol açan nedenlerden bir diğeri de hukuki nedenlerdir. Hukuki nedenler arasında yasaların basit ve açık olmaması, sık sık değişikliğe uğraması, yasalarda yer alana çeşitli istisna ve muafiyetler ile gelir idaresinin faaliyetlerinde etkinsizliğini saymak mümkündür (Akkoç, 2010:31).</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Vergi mevzuatının basit ve mükellefler tarafından kolaylıkla anlaşılır olması, bir vergi sisteminin başarısındaki en önemli faktörlerdendir. Vergi mevzuatının herkes tarafından kolayca anlaşılıp yorumlanması, mükellefin karşılaşacakları işlemler konusunda tereddüt içinde kalmamalarını sağlayacaktır.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Vergi kanunlarının sık sık değişmesi de mükellefleri olumsuz yönde etkilemektedir. Vergi mevzuatının kısa dönemde değişmemesi ve uzun dönemde süreklilik göstermesi, mükellefin ne tür bir uygulama ile muhatap olacağını bilmesi açısından önemlidir. Sık aralıklarla vergi sisteminde düzenlemeler yapılması, gelecekte mükellefin karşı karşıya bulunduğu belirsizlikleri artıracağından orta ve uzun vadeli plan yapılmasını zorlaştırır. Dolayısıyla mükellef vergi kanunlarının değişeceği beklentisi içine girer ve işlemlerini de mümkün olduğu kadar kayıt dışına çıkarmaya çalışır. Bu nedenle vergi kanunlarının basit, anlaşılır olması ve sık değişmemesi toplanacak vergi miktarının arttırılması için gereklidir.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Kayıt dışı ekonomi kapsamı içerisinde oldukça önemli bir yer tutan muafiyet ve istisnalar nedeniyle de, devletin vergi gelirlerinde de azalma meydana gelmektedir. Çünkü vergi istisna ve muafiyetleri, kamu harcaması niteliğindedir ve kayıt düzenini bozduğu gibi kamu kesimi borçlanma gereğini artırıcı etki yapmaktadır (Günay, 2000:21-23). Mükelleflere tanınan muafiyetler, vergi istisnaları, genel bütçe gelirlerine dahil olamayan ancak, devletçe zorunlu kılınarak karşılıksız olarak alınan katılma payları, kamu vakıf ve derneklerine yapılan zorunlu bağışlar gibi ‘’kayıt dışı vergiler’’ vergi idaresinin hantal yapısı, bu yapı nedeniyle ortaya çıkan denetleme zorluğu, denetim sıklığının seyrekliği gibi nedenler de mükellefleri kayıt dışı çalışmaya itmektedir. (Işık ve Acar, 2003:121).<a name="_Toc528601125"></a></span></p>
<h3><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><a name="_Toc533626843"></a>1.1.3. Sosyal ve Yapısal Nedenler</span></h3>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Vergi ödemenin satın alma güçlerini azaltacağını düşünen mükellefler, vergi ödemeye karşı isteksiz davranırlar. Toplanan vergilerin verimli alanlarda kullanılmaması, israfa varan kamu harcamaları, devlet kadrolarının popülist nedenlerle aşırı şişirilmesi gibi faktörler mükelleflerin devlete olan güvenini sarsmakta ve vergi ödememe yoluna gitmelerine ortam hazırlamaktadır (Işık ve Acar, 2003:122).</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Kırsal kesimden kentlere olan iç kesimlere göçler de kayıt dışı ekonominin gelişmesine neden olmaktadır. Daha iyi bir yaşam ve daha iyi bir gelir için kente gelen bireyler, genellikle yeterli kalifiyeye sahip olmayan bireylerdir. Gelişmekte olan ülkelerde sanayileşme hızı nüfus artış hızını yakalayamadığı için, iç göçlere istihdam sağlamada eksiklikler yaşanmakta ve istihdam edilmeyen birey, her türlü işe ve gelire razı olabilmekte bu da bireyin kayıt dışı istihdam edilerek kötü şartlarda ve çok düşük ücretle çalıştırılmasına yol açmaktadır (Uslu, 2007:39).</span></p>
<h3><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><a name="_Toc533626844"></a><a name="_Toc528601126"></a>1.1.4. Siyasal Nedenler</span></h3>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Kayıt dışı ekonomiye yol açan, boyutlarını büyüten veya kayıt dışı ekonominin ortadan kaldırılmasını zorlaştıran nedenlerden biri de, kayıt dışı ekonominin zaman zaman siyasal himayeye sahip olması olarak düşünülebilir. Siyasetçilerin yeniden seçilmelerini garantiye almaya yönelik oy kaygısı taşımaları, oy potansiyeli yüksek seçmen kitlelerini zor duruma sokacak uygulamalardan kaçınmalarına, söz konusu kesimlerin kayıt dışı faaliyetlerinin bir kısmını görmezden gelmelerine neden olabilmektedir.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Örneğin, ortalama seçmenin küçük çiftçi ve küçük esnaf olduğu Türkiye gibi ülkelerde kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin siyasal faturası ağır olabilir. Bu yüzden, “götürü’’ ve ‘’basit’’ usulde vergilendirme adı altında Türkiye’de kayıt dışı ekonominin bugüne kadar belli ölçülerde yasal himayeye sahip olduğunu söylemek mümkündür (Tütüncü, 2013:31-32).</span></p>
<h2><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><a name="_Toc533626845"></a><a name="_Toc533011014"></a><span style="font-size: 20px;">1.2. Kayıt Dışı Ekonominin Tarihi</span></span></h2>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Kaçakçılık; bir malın yasalara aykırı olarak gizli yollardan bir ülkeye sokulması ya da bir ülkeden çıkarılmasıdır. Gümrük vergisinden kaçmak, ihracat yada ithalat yasağını aşmak için başvurulan bir yoldur.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Kaçakçılığın geçmişi, ticaretle ilgili ilk vergilerin konmasına ya da ilk düzenleme kadar inebilir (Babat, 2017).</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Devletin gelire ihtiyaç duyduğu zamanlarda sigara, alkol, kumar, ve benzeri mal ve hizmetler üzerine aşırı vergiler uygulayarak gelirini artırmaya çalışması yaygın bir uygulamadır. Günah vergisi olarak isimlendirilen bu tür müdahaleler ilk kez Amerika’da 1791 yılında sigara ve 1794 yılında viski üzerinden alınmaya başlamıştır. Günah vergileri toplumsal açıdan her ne kadar pozitif dışsallık ortaya koymuşsa da negatif dışsallıklar da ortaya çıkarmıştır. Toplumun günah vergisine karşı direnç göstermesi kaçakçılığın ortaya çıkmasında etkili olmuştur. İnsanlar kaçak tütün ve kaçak alkole yönelmişlerdir (Karakaş vd, 2015:3-8).</span></p>
<h1><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><a name="_Toc533626846"></a><a name="_Toc533011015"></a><a name="_Toc528601127"></a><span style="font-size: 20px;">2. KAYIT DIŞI EKONOMİNİN DÜNYA GÖRÜNÜMÜ</span></span></h1>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Tüm ülkeler açısından kayıt dışı ekonomi bir problem niteliğindedir. Ülkelerin farklı sosyal ve kültürel yapıları, farklı hukuk sistemleri, farklı gelir seviyeleri ve refah düzeyleri gibi etmenler, kayıt dışı ekonominin boyutlarını ülkeden ülkeye farklılaştırmaktadır (Kargı ve Güven, 2017:9). Bu çalışmadaki, asıl konumuz Dünya’daki kayıt dışı ekonominin boyutu ile gelişim trendini belirlemek ve dinamiklerini incelemek olduğu için kayıt dışı ekonomiyi tahmin etmeye yönelik geliştirilmiş yöntemlerin ayrıntılarına girilmeyecek sadece hangi yöntemlerin var olduğu belirtilecektir. Söz konusu yöntemler; doğrudan ve dolaylı olarak iki grupta toplanabilir (Yılmaz, 2004:20-21).</span></p>
<ol>
<li><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">a) Doğrudan Ölçme Yöntemleri (Mikro Ölçümler): Anket sonuçlarından hareketle genelleme yaparak kayıt dışı ekonominin hacmini tahmin ederler. Hane halkı anketleri, vergi uyum çalışmaları, vergi denetim çalışmaları ve mikro ekonomik sek törel çalışmalar bunlara örnektir.</span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">b) Dolaylı Ölçme Yöntemleri (Makro Ölçümler): Bu yöntemler tahmin için makro ekonomik göstergeleri kullanırlar her birinin esas aldığı ve izlediği göstergeler birbirinden farklıdır. Bu yöntemler arasında; karşılaştırma yöntemi (GSMH’nın gelir ve harcama yöntemine göre tahminlerinin karşılaştırılmasında ortaya çıkan uyumsuzluk), parasalcı yaklaşımlar (sabit oran yaklaşımı, mübadele yaklaşımı ve ekonometrik yaklaşım), istihdam yaklaşımı, üretim giderlerini esas alan yaklaşım ve çoklu sebep çoklu göstergeler yaklaşımı (MIMIC) sayılabilir.</span></li>
</ol>
<h2><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><a name="_Toc533626847"></a><span style="font-size: 20px;"><a name="_Toc533011016"></a>2.1. ABD’de Kayıt Dışı Ekonomi</span></span></h2>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Amerika’daki vergi sistemini inceleyenler, senelerce sözde gönüllü olan vergi mükellefiyet sisteminin oldukça başarılı olduğunu övünçle ifade etmişlerdir. Amerikalılar, vergilerini samimiyetle hesaplayıp, sene sonunda ödeme vakti geldiğinde minimum bir gecikmeyle vergilerini ödemek suretiyle, vergi yükümlülüklerini içtenlikle kabul ediyorlarmış gibi gösterirler. Olayın bu şekilde yorumlanması tabii ki tamamen doğru olmaktan uzaktır. Vergi Kanunlarına itaat oranlarının yüksek olduğu doğrudur, ancak bu durum hiç şaşırtıcı değildir. Çünkü 1943’den beri ücret ve maaşlar devlet vergi gelirlerinin büyük bir bölümünü oluşturan bir kesintiye maruz kalmaktadır, yani vergiler ücret (ödeme) çeklerinden kesilmektedir. Bu durumda gelirlerin olduğundan düşük gösterilmesi imkansızdır. Kanuni masrafların (indirimlerin) listesinin tutulduğu sırada vergi yükünü azaltma şansı doğmaktadır. İşin püf noktası; dosyalama esnasında sadece ek bir ödemeyi önlemek için değil, aynı zamanda yıl boyu yapılan ödemelerden iade almak için de yeterli indirimi sağlayacak evrakların –hastane masrafları, kar dağıtımı, kazanç masrafları, vb.- biriktirilmesinde yatmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Bu uygulama genel olarak yasaldır ve vergi kaçırma yerine vergi kaçamağı adı altında gerçekleşmektedir. Aslında kongre, vergi kanunlarında bir takım değişikliklere giderken hep bu vergi kaçamağı olanaklarını da göz önünde bulundurmaktadır. Hatta, sosyal ve ekonomik amaçlarına ulaşmak için federal hükümet, kamu harcamalarından çok mali politikaların vergi unsurlarından faydalanmıştır. Kanun, bireylerin ve kurumların yürüttüğü bir çok faaliyet için kolaylık ve zorluk yaratacağı sanılan çok çeşitli hükümlerle donatılmıştır (Altuğ, 1999:213-214).</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">IRS’e (International Revenue Service-Uluslararası Gelir Servisi) göre, vergi mükellefleri sadece vergi kaçırmakla kalmayıp kanunun açıklarından da çok iyi faydalanmaktadırlar. Amerikan vatandaşları vergi kaçakçılığı karşısında, hırsızlık gibi diğer yasadışı faaliyetlere göre daha az suçluluk duymaktadırlar.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Kayıt dışı ekonomi ile ilgili olarak ABD’de yapılan çalışmaların ilki Cagan (1958) tarafından yapılmıştır. Cagan yöntemini genişleten Feige, Gutmann ve Tanzi’nin çalışmaları da ABD’de kayıt dışı ekonominin büyüklüğünü ölçmeye yönelik çalışmalara örnektir.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Feige’nin ABD’de kayıt dışı ekonominin ölçümü konusunda yapmış olduğu çalışmanın metodu Fisher’ın mübadele denkleminden gelmektedir (MV=PT). PT, toplam işlemleri gösterirken, MV ise toplam ödemeleri göstermektedir. Toplam işlemler ile toplam ödemeler arasındaki fark ise kayıt dışı ekonomiyi vermektedir (MV-PT=Kayıt Dışı Ekonomi). Buna göre Feige; 1976’da kayıt dışı ekonomi oranını %19.1 bulurken, 1978’de ise %26.6 bulmuştur (Feige,1977’den Aktaran Kılıç ve Özçelik, 2006:342).</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"> Gutmann’ın ABD ekonomisi için yaptığı uygulamada, ABD’nin kayıt dışı milli gelirini 1976 yılı için 176 milyar dolar, 1977 yılı için ise 195 milyar dolar olarak tahminlemiş ve medyanın konuyu sansasyonel bir şekilde kamuoyuna yansıtması konuya ilgiyi artırmıştır. Gutmann, 1981 yılında yaptığı başka bir çalışmada ise ABD milli gelirinde %15 oranında kayıt dışılık olduğunu saptamıştır (Erdinç, 2016:104).</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Tanzi’nin yapmış olduğu çalışmada ise 1980’de % 4.5’lik oranında kayıt dışılık tespit edilmiştir. Tanzi çalışmasında, ABD’de kayıt dışı ekonominin II. Dünya Savaşı yıllarında en yüksek olduğunu tespit etmiştir (Ilgın, 1999’den Aktaran Kılıç ve Özçelik, 2006:342).</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>TABLO 1: ABD İçin Yapılmış Kayıt Dışı Ekonomi Tahminleri</strong></span></p>
<table width="576">
<tbody>
<tr>
<td width="180"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Araştırmacı</strong></span></td>
<td width="123"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Çalışmanın Yapıldığı Zaman Dilimi</strong></span></td>
<td width="104"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>KDE Tahmini Büyüklüğü</strong></span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>(%)</strong></span></td>
<td width="170"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Yöntem</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="180"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Gutmann</strong></span></td>
<td width="123"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>1976</strong></span></td>
<td width="104"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>10</strong></span></td>
<td width="170"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Basit Nakit Para Oranı</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="180"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Gutmann</strong></span></td>
<td width="123"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>1993</strong></span></td>
<td width="104"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>14</strong></span></td>
<td width="170"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Geliştirilmiş Nakit Para Oranı</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="180"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Tanzi</strong></span></td>
<td width="123"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>1980</strong></span></td>
<td width="104"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>6,1</strong></span></td>
<td width="170"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Ekonometrik Yöntem</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="180"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Zilberfarb</strong></span></td>
<td width="123"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>1986</strong></span></td>
<td width="104"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>11</strong></span></td>
<td width="170"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Ekonometrik Yöntem</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="180"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Simon ve Witte</strong></span></td>
<td width="123"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>1980</strong></span></td>
<td width="104"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>6-11</strong></span></td>
<td width="170"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Doğrudan Yöntem</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="180"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>O’Neill</strong></span></td>
<td width="123"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>1981</strong></span></td>
<td width="104"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>6,5</strong></span></td>
<td width="170"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="180"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>McCrohan ve Smith</strong></span></td>
<td width="123"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>1981</strong></span></td>
<td width="104"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>11</strong></span></td>
<td width="170"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Anket Yaklaşımı</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="180"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Feige</strong></span></td>
<td width="123"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>1978</strong></span></td>
<td width="104"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>26,6</strong></span></td>
<td width="170"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>İşlem Hacmi</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="180"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Feige</strong></span></td>
<td width="123"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>1982</strong></span></td>
<td width="104"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>49</strong></span></td>
<td width="170"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>İşlem Hacmi</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="180"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Porter ve Bayer</strong></span></td>
<td width="123"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>1982</strong></span></td>
<td width="104"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>27,1</strong></span></td>
<td width="170"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Basit Parasal Oran Yöntemi</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="180"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Porter ve Bayer</strong></span></td>
<td width="123"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>1981</strong></span></td>
<td width="104"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>56,9</strong></span></td>
<td width="170"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Geliştirilmiş Parasal Oran</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="180"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Porter ve Bayer</strong></span></td>
<td width="123"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>1982</strong></span></td>
<td width="104"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>67,7</strong></span></td>
<td width="170"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>İşlem Hacmi</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="180"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Smith ve diğ.</strong></span></td>
<td width="123"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>1981</strong></span></td>
<td width="104"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>1,5</strong></span></td>
<td width="170"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Anket Yaklaşımı</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="180"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Lacko</strong></span></td>
<td width="123"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>1990</strong></span></td>
<td width="104"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>10,5</strong></span></td>
<td width="170"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Fiziksel Girdi Yak.</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="180"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Araştırmacı</strong></span></td>
<td width="123"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Çalışmanın Yapıldığı Zaman Dilimi</strong></span></td>
<td width="104"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>KDE Tahmini Büyüklüğü (%)</strong></span></td>
<td width="170"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Yöntem</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="180"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"> <strong>Johnson ve diğ.</strong></span></td>
<td width="123"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>1990-1993</strong></span></td>
<td width="104"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>13,9</strong></span></td>
<td width="170"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Para Talebi Yaklaşımı</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="180"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Schneider ve Enste</strong></span></td>
<td width="123"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>1990-1993</strong></span></td>
<td width="104"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>8,2</strong></span></td>
<td width="170"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Para Talebi Yaklaşımı</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="180"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Paglin </strong></span></td>
<td width="123"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>1992</strong></span></td>
<td width="104"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>8</strong></span></td>
<td width="170"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Anket Yaklaşımı</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="180"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Schneider </strong></span></td>
<td width="123"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>2000</strong></span></td>
<td width="104"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>8,7</strong></span></td>
<td width="170"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>MIMIC Yöntemi</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="180"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Schneider </strong></span></td>
<td width="123"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>2002</strong></span></td>
<td width="104"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>8,7</strong></span></td>
<td width="170"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>MIMIC Yöntemi</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="180"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong> Schneider </strong></span></td>
<td width="123"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>2003</strong></span></td>
<td width="104"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>8,7</strong></span></td>
<td width="170"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>      MIMIC Yöntemi</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Kaynak: </strong>R. Kılıç &amp; Ö. Özçelik, Küresel Bir Sorun: Kayıt Dışı Ekonomi, Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Sayı 16, Aralık, s.343.</span></p>
<h2><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 20px;"><a name="_Toc533626848"></a><a name="_Toc533011017"></a><a name="_Toc528601129"></a>2.2. Gelişmiş Ülkelerde Kayıt Dışı Ekonominin Boyutu</span></h2>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Dünya da kayıt dışı ekonomi ile ilgili olmak üzere 1970’lerin sonundan bu yana, birçok ülkede kayıt dışı ekonominin boyutlarını tespit etmeye yönetmeye yönelik araştırmalar yapılmıştır. Kayıt altına alınamayan ekonomik faaliyetler, ekonomik, politik, kültürel ve diğer faktörlerin etkileşimleri sonucunda ortaya çıkmakta ve bu faaliyetler ülkeden ülkeye değişmektedir. Bu nedenle kayıt dışı ekonominin saptanması aşamasında ülkeler kendi özellikleri göz önünde bulundurarak yöntem belirlemek zorundadırlar (Biçer, 2006:32).</span></p>
<h3><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><a name="_Toc533626849"></a><a name="_Toc528601130"></a>2.2.1. İngiltere</span></h3>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">            Gelişmiş ülkeler içerisinde yer alan İngiltere’nin tarihi geçmişine ait kaynak sayısının fazla olması sebebiyle bu çalışmada incelenmiştir.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">İngiltere Gelir İdaresi Başkanı Sir William Pile’nin, vergilendirilmemiş kazançların GSMH’nın yüzde 7,5’ine eşit olmasına “bu makul değildir” dediği 1979 yılından beri yer altı ekonomisi, İngiltere’de sıcak bir konu olmuştur. Bu, akademisyenleri yer altı ekonomisini çeşitli metotlarla ölçme denemelerine götürmüştür.  </span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Amerikalı ekonomist Edgar Feige ise Sir William’ın yarı yarıya haklı olduğu ve gerçeğin 1979’daki GSMH’nın %15’ine yakın olduğu düşüncesindedir (Katkat, 2007:43).</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">İngiltere’de son 25 yılda yapılan çok sayıda değişiklik sonucunda vergi sistemi oldukça karmaşık bir hale gelmiş ve vergi kanunlarının dili ve yapısı eleştirilmeye başlanmıştır. Bu nedenle, vergi sisteminin basitleştirilmesi amacıyla 1996 yılında Vergi Kanunlarının Yeniden Yazılması Projesi başlatılmıştır. Bu projenin amacı; dolaysız vergi kanunlarının temel yapısında değişiklik yapılmadan daha açık ve basit hale getirerek vergi kaçakçılığının önlenmesinde yol almaktır. Ancak projenin amacına ulaştığını söylemek pek mümkün değildir. Uygulanan tüm ağır yaptırımlara (hapis cezalarına, para cezalarına) rağmen İngiltere’de her yıl 10 milyon sterlin vergi kaçırıldığı tahmin edilmektedir. Bu rakamların devlete ciddi zararlar verdiği gerekçesi ile vergi idaresi, son yıllarda müfettişlerin sayısını arttırmıştır. KDV’sini yanlış beyan eden, faturasız satış yapan kısaca KDV kaçıran işletmeler için ciddi yaptırımlar uygulanmaktadır. Hatalı bildirimde eksik bildirilen tutarın %100’u kadar para cezası uygulanır (Gonca, 2005). </span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">İngiltere’de kayıt dışı faaliyetlerin çoğunlukla ikinci işte çalışanlar (bağımsız çalışanlar da bu grubun içindedir), mevsimsel işçiler, resmi işsizler, devlet yardımı alan kişiler ve yasadışı göçmenler arasında yaygındır. Bu tür faaliyetlerin bulunduğu sektörler; tarım sektörü, toplumsal sosyal ve kişisel hizmetler, inşaat sektörü, turizm, otel ve yiyecek içecek sektörü ve moda ve tekstil sektöründe (resmi hükümetin bu alan ile ilgili çok az bilgisi vardır)’dir.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">İngiltere hükümeti, vergi otoriteleri, emek piyasası otoriteleri ve yerel yönetimler kayıt dışı faaliyetlerin kayıt altına alınmasına büyük önem verirken, işçi birlikleri bu konuya pek ilgi göstermemektedir (Şen, 2008:70-71).<a name="_Toc528601131"></a></span></p>
<h3><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><a name="_Toc533626850"></a>2.2.2. İtalya</span></h3>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Eğer kayıt dışı üretime ve vergi kaçırmaya yönelik herhangi bir Olimpik müsabaka yapılıyor olsaydı, tüm altın madalyaları herhalde İtalya alırdı. Endüstrinin merkezilikten arındırılması, ev işçiliğinin ve çocuk işçilerin yeniden doğuşu ve modern ekonomik gelişmenin doğasına aykırı bu gibi diğer olgular ilk olarak İtalya’da açığa çıkmış olup, Avrupa ve Kuzey Amerika ülkelerindekine özgü unsurlar, bir zamanlar nispeten geri kalmış ülkelerin özelliklerini yansıtıyordu; ancak 1970’lerin sonunda, görülenin aksine tüm kapitalist dünyaya yayılmakta olan değişimin başını aslında İtalya’nın çekmekte olduğu ortaya çıktı(Altuğ, 1999:245-246).</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Büyük ve gelişmekte olan bir “gizli ekonomi’’nin (economia sommersa) varlığı, 1970’lerin başından itibaren İtalyan yaşamının vazgeçilmez bir gerçeği halini almıştır. Tamamen “kara veya kayıtsız iş’’ (lavoronera) ile uğraşan nüfus miktarı 20 milyon resmi iş gücüne karşılık, 50 milyon gibi bir rakama ulaşmaktadır ve bu 20 milyonluk resmi iş gücünün en azından %10’u bir yandan da tamamen kayıt dışından yürütülen “gece işçiliği-moonlighting’’ (doppia lavoro) ile de meşgul olmaktadır. İtalyan iktisatçılar, Amerika ve İngiltere’deki meslektaşlarının aksine, kayıt dışına yönelik GSMH hesapları yapma konusunda gönülsüz davranmaktadırlar ancak, hesap yapanlar bu rakamın resmi milli gelirin %3 ‘una denk olduğunda karar kılmışlardır. İtalya’nın merkezi istatistik ajansı ISTAT, 1979 yılında politik baskılara boyun eğerek geçmişe dönüp, ülkenin son 20 yıla ait tüm milli kayıtlarını gözden geçirmiş ve bütün rakamları, ölçülmeyen iktisadi faaliyetleri yansıtmaları açısından, yaklaşık %8’lik bir oranda arttırmıştır. Bu işlem, hep İtalyan hükümetine büyük miktarlarda borç veren ve gizli istatistiklerle bu kadar kolay bir şekilde oynanmasına razı olmayan Uluslararası Para Fonunda görevli, adı skandallara karışmış memurlarla birlikte anılır. Ancak, İtalya’daki yaygın kanı, ISTAT’ın resmi rakamları gerçekleri yansıtacak kadar yükseltmediği düşüncesi doğrultusundadır (Altuğ, 1999:245-246).</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">İtalya’ da kadın çalışanlar, emekliler ve gençler kayıt dışı ekonominin bir parçasıdır. Özellikle tarım ve inşaat sektöründe kayıt dışı istihdam oldukça yaygınlaşmıştır (Çelik ve Güney, 2017:238). İtalya’da kayıt dışını önlemeye yönelik yapılan uygulamalarda özellikle vergiye karşı belli dönemlerde ciddi direnişler olmuştur. Devletin vergi kaybı sebebiyle getirmiş olduğu fatura sistemine karşın 1980 yılında grev yapılmıştır. Maliye Bakanlığı, elektronik yazar kasa ile kayıt dışı ekonomiyle mücadeleye girince bu sefer rakamlar düşük gösterilmeye çalışılmıştır. İtalya’da kayıt dışılığın önlenmesinde özellikle vergi yasaları ve sosyal güvenlik alanlarında çalışmalar yapılmaktadır. İnşaat, tarım, taşımacılık gibi kayıt dışılığın ön plana çıktığı sektörlerde vergi kanunlarında revizyonlar yapılarak vergi yükü azaltılmaya çalışılmalıdır. Kurumlar vergisinde her işçi başına belli miktarda mahsup imkanı tanınması yanında vergi affıyla mücadelesini artırmış ve başta off-shore yatırımlara vergi kalkanı imkanı getirmiş, sosyal güvenlik alanlarında da vergi indirimleri sağlamıştır (Gonca, 2005).  <a name="_Toc528601132"></a></span></p>
<h2><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><a name="_Toc533626851"></a><a name="_Toc533011018"></a><span style="font-size: 20px;">2.3. Gelişmekte Olan Ülkelerde Kayıt Dışı Ekonomi</span></span></h2>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Gelişmekte olan ekonomiler de şehir emek gücüne yeni, hacimli girişlerin kendi istihdamlarını yarattıkları veya küçük ölçekli aile mülkiyetli teşebbüslerde çalıştıkları görülür. Kendi kendini istihdam edenler; işportacılık, cadde satıcılığı, mektup yazıcılığı, bıçak bileyiciliği, eski toplayıcılığı, seyyar dükkancılık gibi bir grup aktivite sergilerler. Diğerleri; tamirci, marangoz, küçük berber, hizmetçilik gibi işler bulurlar. Yapılan çalışmalar bu ekonomilerde şehir emek gücünün %20-70 ortalama olarak % 50 oranında informal aktivitelerde çalışmakta olduğunu göstermektedir. Gelişmekte olan ülkelerde şehir nüfusunun öngörülemeyen (kestirilemeyen) büyüme oranı, şehrin informal sektörünün ilave emek gücünü absorbe etmekteki (emmekteki) başarısızlığı, informal Sektörün büyüyen işsizlik problemine deva olma rolü üzerine dikkatleri çekmiştir (Altuğ, 2010:33).</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Jagannathan’a göre; gelişmekte olan ülkelerdeki piyasalar, neo-klasik teorinin öne sürdüğü gibi tam işleyen piyasalar değillerdir. Gelişmekte olan ülkelerin en fakirlerinde bile organize olmuş denebilecek piyasalar vardır. Bu piyasaların temelini kanunlar ve düzenlemeler oluşturur. Bu organize piyasaların dışında organize olamamış veya kayıt dışı sektörler vardır. Kayıt dışı sektörün büyüklüğü GSMH’nın %30’u ile %70’i arasında değişmektedir. Bu kayıt dışı sektörün büyük bir kısmını kırsal kesim ve ikincil piyasa oluşturur (Kılıç ve Özçelik, 2006:353).</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>TABLO 2: Bazı Gelişmekte Olan Ülkeler İçin Kayıt Dışı Oranları</strong></span></p>
<table width="553">
<tbody>
<tr>
<td width="276"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>ÜLKELER</strong></span></td>
<td width="276"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Kayıt Dışı Ekonominin GSMH’ya Oranı (100)- 2017</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="276"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Nijerya ve Mısır </strong></span></td>
<td width="276"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>27-32</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="276"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Fas ve Tunus</strong></span></td>
<td width="276"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>40-42</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="276"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Guatemala, Meksika, Peru ve Panama</strong></span></td>
<td width="276"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>28-37</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="276"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Brezilya ve Şili</strong></span></td>
<td width="276"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>37-67</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="276"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Tayland</strong></span></td>
<td width="276"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>37</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="276"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Filipinler, Sri Lanka, Malezya</strong></span></td>
<td width="276"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>34-47</strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td width="276"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Hong Kong ve Singapur</strong></span></td>
<td width="276"><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>77-84</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Kaynak:</strong> Tr.tradingeconomics.com tarafımdan düzenlenmiştir. Erişim tarihi: 16.10.2018.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Gelişmekte olan ülkelerdeki kayıt dışı ekonominin büyüklüğünün, geçiş ekonomileri ve gelişmiş ekonomilere oranla daha büyük olduğu konusunda birçok çalışma bulunmaktadır (Kılıç ve Özçelik, 2006:354).</span></p>
<h2><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><a name="_Toc533626852"></a><a name="_Toc533011019"></a><span style="font-size: 20px;"><a name="_Toc528601133"></a>2.4. Geçiş Halindeki Ülkelerde Kayıt Dışı Ekonomi</span></span></h2>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">“Sovyet bloğunun dağılmasıyla birlikte 1990’lı yılların başından itibaren Orta-Doğu Avrupa ve eski Sovyet Birliği ülkelerini etkisi altına alan dramatik bir politik ve ekonomik değişim sürecine girildi. Bu değişim ekonomi literatüründe “geçiş ekonomileri’’ olarak adlandırılmıştır. Diğer bir ifadeyle, üretim araçlarının mülkiyetinin devletin tekelinde olduğu ve üretim kararlarının “nomenklatura’’ (Sovyet elitleri, parti hiyerarşisi, yöneticiler ve bürokratlar.) tarafından alındığı merkezi planlamaya dayalı ekonomik sistemden, fiyatların piyasa güçleri tarafından benimsendiği serbest piyasa ekonomisine geçişi içeren biz dizi ekonomik ve sosyal reform çalışmaları başlatıldı’’ (Turan, 2007:127).</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Geçiş ekonomileri olarak adlandırılan bu ülkeler (Bal, 2004:6).</span></p>
<ul>
<li><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Orta ve Doğu Avrupa Ülkeleri: Arnavutluk, Bulgaristan, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Makedonya, Macaristan, Romanya, Slovak Cumhuriyeti ve Slovenya.</span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Baltık Cumhuriyetleri: Estonya, Letonya ve Litvanya.</span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Eski Sovyet Cumhuriyetleri: Azerbeycan, Beyaz Rusya, Ermenistan, Gürcistan, Kazakistan, Moldova, Özbekistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Ukrayna.</span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Asya’daki Geçiş Ekonomileri: Çin, Kamboçya, Laos ve Vietnam</span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"> Kazakistan’da hükümet, kayıt dışı ekonominin önlenmesi için özel çalışma grubu oluşturdu. Başkan Daniel Ahmetov, kabine toplantısında yaptığı açıklamada, kayıt dışı ekonominin gayri safi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 22-30’u olduğunu, şimdiye kadar dikkate alınmayan bu sektöre karşı oluşturulan çalışma grubuyla daha etkili yöntemler alınacağını söylemiştir.Kazak Başbakanı, kayıt dışı ekonominin özellikle tarım, inşaat, tıp, ilaç, eğitim, otelcilik ve lokantacılık, kumar ve gazino işletmeciliği, toptan ve perakende satışlar ve ulaşım sektöründe bulunduğunu bildirmiştir. Özel Çalışma Grubu’nun Başkanlığını da yürütecek olan Ahmetov, kayıt dışı ekonominin büyümesine, katı vergilendirme sistemi, yerleşmemiş iş ve çalışma yasaları, şirket kaydında karşılaşılan güçlükler ve bürokratik engellere ekonomik istikrarsızlıklara zemin oluşturduğunu ifade etmiştir (Katkat, 2007:53-54).</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Bulgaristan’da KNSB (Bağımsız Sendikalar Birliği) tarafından organize edilen kayıt dışı ile ilgili problemlerin ele alındığı oturumda, kayıt dışı ekonomide çalışanların sayısının devamlı arttığı bildirilmiştir. Ülkede yaklaşık 600 bin kişinin kayıt dışı ekonomide çalıştığı tahmin edilirken bu kişilerin devlet bütçesini yılda yaklaşık 2 milyar leva zarara uğrattıkları belirtilmiştir.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Demokrasiyi İnceleme Merkezi tarafından yapılan araştırma sonuçlarında, hiçbir işverenin evde çalıştığını bildirmediğini, bunun da ülkede kimsenin evde çalışmadığı anlamına geldiğini, ancak evde çalışanların sayısını gün geçtikçe arttığı ortaya konulmuştur. Ev Çalışanları Derneği’nden bir yetkili, sadece Güneybatı Bulgaristan’da kadınların %65’inin evde çalıştıklarını, bu kişilerin herhangi bir iş sözleşmesi bulunmadığı, ayda 100 leva maaş aldıkları ve sigortalarının bulunmadığı bildirildi. Araştırmada ayrıca, 2 bin zanaatkarın, aile ticareti yapanların, tüccarların, taksicilerin, çocuk bakıcılarının ve ev temizlikçilerinin kayıt dışı ekonomide çalıştığı ve bunların sayısının giderek arttığı savunulmuştur.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Araştırmaya göre, kayıt dışı ekonomide en fazla geliri, bazı firmalardan aldıkları siparişleri yerine getiren bilgi teknolojileri uzmanları almaktadır. NOİ verilerine göre çalışanların sadece %84’ü sigortalıdır. Bu durumdan dolayı uzmanlar kanunların değişmesini istemektedirler (Katkat, 2007:53-54).</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Günümüz itibariyle ise Bulgaristan’da kayıt dışı ekonomi için, Bağımsız Sendikalar Birliği (KNSB) lideri Plamen Dimitrov “Gayrı resmi ekonomi ve kayıt dışı çalışma- uluslararası, Avrupa ve ulusal uygulamalar” konulu  konferansta yaptığı açıklamada, Bulgaristan’da kayıt dışı ekonomi oranı %30 olarak bildirdi. AB verilerine göre, AB içinde özel sektörde kayıt dışı ekonomi oranı ortalama %11.6, Dünya Bankası verilerine göre ise % 18.  Ödenmeyen sigortalardan dolayı devlet hazinesi yıllık 500 milyon ile 1 milyar Euro arasında zarara uğramaktadır (Bnr, 2018).</span></p>
<h2><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><a name="_Toc533626853"></a><a name="_Toc533011020"></a><a name="_Toc528601134"></a><span style="font-size: 20px;">2.5. OECD Ülkelerinde Kayıt Dışı Ekonomi</span></span></h2>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Son yıllarda OECD ülkelerinde kayıt dışı ekonomi ile mücadele önemli bir politika amacı olarak görülmektedir. OECD ülkelerinde gelir toplama yetkisine sahip olan kamu kurumlarında yapılan araştırma bulgularına göre; kayıt dışı ekonominin ciddi gelir kayıplarına yol açmakta ve önemli bir büyüklüğe sahip olduğu ortaya konmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">OECD ülkelerinde kayıt dışı ekonominin gayri safi hasıla içerisindeki payına ilişkin 2003-2015 yılları arası ortalaması Grafik 1’de sunulmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Grafik1:OECD Ülkelerinde Kayıt Dışı Ekonominin Gelişimi</strong><a href="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2019/01/Adsız-1.png"><img title="Adsız-1 Kayıt Dışı Ekonominin Tarihçesi  "loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-7054" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2019/01/Adsız-1.png" alt="Adsız-1 Kayıt Dışı Ekonominin Tarihçesi  " width="604" height="252" srcset="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2019/01/Adsız-1.png 604w, https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2019/01/Adsız-1-300x125.png 300w" sizes="auto, (max-width: 604px) 100vw, 604px" /></a></span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;"><strong>Kaynak</strong>: Friedrich Schneider, 2013’den Aktaran TEYYARE, E. “OECD Ülkelerinde Kayıt Dışı Ekonomi ve Kurumsal Kalite İlişkisi”, Uluslararası Yönetim ve İşletme Dergisi, Cilt 14, Sayı 1, 2018,s.57.  </span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Grafik 1 incelendiğinde OECD ülkelerinde kayıt dışı ekonominin ortalama büyüklüğü yaklaşık %12,4’dür. En yüksek oranın yaklaşık %27 ile Türkiye’ye ait olduğu, en düşük oranın ise yaklaşık %6’lık bir oran ile İsviçre’ye ait olduğu görülmektedir. Buna göre kayıt dışı ekonomi Türkiye’de İsviçre’ye göre yaklaşık 4 kat daha fazladır. Genel olarak incelendiğinde 12 ülkenin kayıt dışı büyüklüğü OECD ortalamasının altında iken 13 ülkenin kayıt dışı büyüklüğü ise OECD ortalamasının üstünde yer almaktadır.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">OECD ülkelerinde özellikle vergisel kayıpların önüne geçebilmek dolayısıyla da kayıt dışı ekonomiyi azaltmak adına bazı stratejilerin ülkeler nezdinde gerçekleştiği görülmektedir. Bu bağlamda kayıt dışı ile mücadele de genel olarak stratejiler şöyledir (Teyyare, 2018:8-9).</span></p>
<ul>
<li><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Gelir idarelerini güçlü kılmak üzere özellikle yönetim ile ilgili liderlik, koordinasyon, strateji değerlendirme gibi konularda gerekli düzenlemelerin yapılması.</span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Risk algılama ve değerlendirme, dış paydaş algısı ve davranışlarını izleme gibi konularda kapsamlı araştırmaların yapılması.</span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Üçüncü şahıslara ilişkin bilgi kaynaklarını içeren geliştirilmiş risk algılama sürecinin kullanılması.</span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Eğitim, destek hizmeti, iletişim odaklı girişim, gönüllü uyumu teşvik edici yasal mekanizmaların oluşturulması.</span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">İlgili ülkelerin kamu kurumları arasında bilgi değişimine ilişkin etkin iletişim ve mekanizmaların oluşturulması.</span></li>
<li><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Stratejilerin etki değerlendirilmesine ve izlenmesine ilişkin mekanizmaların oluşturulması.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">OECD ülkelerinde geliştirilen stratejiler ile öncelikle vergisel yükümlülüklerin yerine getirilmesi bakımından gönüllü uyumu teşvik edici mekanizmaların çalıştırılması amaçlanmaktadır.</span></p>
<h1 style="padding-left: 330px;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 24px;">SONUÇ</span></h1>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Kayıt dışı ekonomi 18. Yüzyıldan beri ülkelerin başa çıkmak zorunda olduğu küresel bir problemdir. Kayıt dışı ekonomiyi ölçmeye yönelik bir takım yöntemler geliştirilmiş olmasına rağmen kayıt dışı ekonomi tam anlamıyla ölçülememektedir. Dünya’daki birçok ülke üzerinde yapılan araştırmalar doğrultusunda gelişmekte olan ülkelerde kayıt dışı ekonominin gelişmiş ülkelere oranla daha yüksek olduğu ortaya koyulmuştur. Aynı ülkeler üzerinde farklı yöntemlerle yapılan çalışmalarda kayıt dışı ekonominin oranlarının farklı çıkması ülkelerin gelişmişlik düzeyine, kültürel farklılıkları ve yasalarında görülen farklılıklara dayandırılmıştır.</span></p>
<p><span style="font-family: georgia, palatino, serif;">Ülkeler bu durumdan her anlamda olumlu ve olumsuz bir şekilde etkilenmektedir. Bu etkileri azaltmak amacıyla mevzuat ve ekonomik sistemlerinin altyapısında bir takım çalışmalar ve geliştirmeler ortaya koymaktadırlar.</span></p>
<hr />
<h1 style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 16px;"><a name="_Toc533626855"></a><a name="_Toc533011022"></a>KAYNAKÇA</span></h1>
<p><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12px;">AKKOÇ, F. “Kayıt Dışı Ekonominin Algılanması ve Önleme Çabaları Arasındaki İlişkinin Belirlenmesi, Aydın İli Örneği”, <strong>Yüksek Lisans Tezi,</strong> 2010, s.31.</span></p>
<p><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12px;">ALTUĞ, N. “Gelişmiş ve Gelişmekte Olan Ülkelerde Kayıt Dışı Ekonominin   Kapsamı”, <strong>İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası, Mali             Çözüm,</strong> 2010, s.29-45.</span></p>
<p><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12px;">ALTUĞ, O. <strong>“Kayıt Dışı Ekonomi”,</strong> Türkmen Kitabevi, İstanbul, 1999.</span></p>
<p><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12px;">AYDIN, Z. &amp; GÜREL, F.N. &amp; KARAKAŞ, A. “Günah Vergileri ve Dünya  Uygulamaları”, 2015,  <a href="https://slideplayer.biz.tr/slide/5585446/">https://slideplayer.biz.tr/slide/5585446/</a> Erişim  Tarihi:19.12.2018.</span></p>
<p><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12px;">BABAT, H. “Türkiye’de Başlıca Kaçakçılık Türleri ve Kaçakçılığın Ekonomiye Zararları”, <strong>Ekonomi-Maliye, Güvenlik, Sahipkıran Akademi Yazıları,</strong> <a href="http://sahipkiran.org/2017/02/12/turkiyede-kacakcilik-turleri/"><strong>http://sahipkiran.org/2017/02/12/turkiyede-kacakcilik-turleri/</strong></a>, SASAM   STAJ, 2017. Erişim Tarihi: 26.12.2018</span></p>
<p><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12px;">BAL, H. “Geçiş Ülkelerinde Yolsuzluk ve Kayıt Dışı Ekonomi: Kırgızistan Bavul  Ticareti Örneği”, <strong>İşletme İktisat Finans Dergisi,</strong> Cilt 19, Sayı 219, 2004,      s.72-92.</span></p>
<p><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12px;">Bulgaristan Haberleri<strong>; </strong><a href="http://bnr.bg/tr/post/101023167"><strong>http://bnr.bg/tr/post/101023167</strong></a> Erişim Tarihi: 15.10.2018.</span></p>
<p><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12px;">BİÇER, Y.  “Türkiye’de Kayıt Dışı Ekonomiyi Önlemeye Yönelik Vergi Politikaları  ve Değerlendirme”, <strong>Yüksek Lisans Tezi,</strong> 2006, s.32.</span></p>
<p><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12px;">BOZKURT, C. “Kayıt Dışı Ekonominin Bir Değerlendirmesi ve Türkiye”, <strong>Gaziantep Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi,</strong> Sayı 13(1), 2014, s.41-58.</span></p>
<p><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12px;">ÇOLAK, M. “Kayıt Dışı Ekonomi İle Mücadelede Hukuki Düzenleme Politikası”, <strong>Yayınlanmış Doktora Tezi,</strong> 2012, s.5-532.</span></p>
<p><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12px;">ERDİNÇ, Z. <strong>“Kayıt Dışı Ekonomi”,</strong> Seçkin Kitabevi, Ankara, Temmuz 2016.</span></p>
<p><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12px;">GONCA, G. “Avrupa Birliği Ülkelerinde Vergi Kayıp ve Kaçakları”, <a href="http://www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/gulen/001/">http://www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/gulen/001//</a>, 24.05.2005, Erişim Tarihi: 18.10.2018</span></p>
<p><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12px;">GÜNAY, A. “Türkiye’de Kayıt Dışı Ekonominin Vergi Gelirleri Üzerindeki Etkisi”, <strong>Yüksek Lisans Tezi,</strong> 2000, s.6-146.</span></p>
<p><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12px;">IŞIK, N. &amp; ACAR, M. “Kayıt Dışı Ekonomi; Ölçme Yöntemleri, Boyutları, Yarar ve Zararları Üzerine Bir Değerlendirme”, <strong>Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, </strong>Sayı 21, s.117-136.</span></p>
<p><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12px;">KARGI, V. &amp; GÜVEN, A. “Küreselleşme Sürecinde Kayıt Dışı Ekonomi”, <strong>Vergi Raporu,</strong> <a href="http://vergiraporu.com.tr/ReadArticle.aspx?Id=032efe4f-0a00-48a1-9934-ce1c1c29c3cd">http://vergiraporu.com.tr/ReadArticle.aspx?Id=032efe4f-0a00-48a1-9934-ce1c1c29c3cd</a> Erişim Tarihi: 17.10.2018</span></p>
<p><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12px;">KATKAT, M. “Muhasebe Vergi Yönünden Denetimin Kayıt Dışı Ekonomi Üzerindeki Başarısı”, <strong>Yayınlanmış Doktora Tezi, </strong>2007, s.43-54.</span></p>
<p><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12px;">KILIÇ, R. &amp; ÖZÇELİK, Ö. “Küresel Bir Sorun: Kayıt Dışı Ekonomi”, <strong>Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi,</strong> Sayı 16, Aralık, s.337-358.</span></p>
<p><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12px;">ÖNDER, İ. “Kayıt Dışı Ekonomi ve Vergileme”, <strong>İ.Ü Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi,</strong> Sayı 23-24, Ekim 2000-Mart 2001, s.241-254.</span></p>
<p><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12px;">SCHNEIDER, F. “Size and Development of the Shadow Economy of 31 European and 5 Other OECD Countries from 2003 to 2012: Some New Facts, 2013, s.1-7. <a href="https://www.researchgate.net/figure/Size-of-the-Shadow-Economy-of-31-European-Countries-in-2012-in-of-off-GDP_fig1_268185661">https://www.researchgate.net/figure/Size-of-the-Shadow-Economy-of-31-European-Countries-in-2012-in-of-off-GDP_fig1_268185661</a> Erişim tarihi: 16.10.2018.</span></p>
<p><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12px;">ŞÖLEN, E. “Kayıt Dışı Ekonomide Vergi ve Vergi Denetiminin Önemi”, <strong>Yüksek Lisans Tezi,</strong> 2017, s.4-18.</span></p>
<p><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12px;">TEYYARE, E. “OECD Ülkelerinde Kayıt Dışı Ekonomi ve Kurumsal Kalite İlişkisi”, <strong>Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Dergisi,</strong> Cilt 14, Sayı 1, 2018, s.51-65.</span></p>
<p><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12px;">TURAN, G. “Piyasa Ekonomisine Geçiş Ülkelerinde Yoksulluk ve Gelir Eşitsizliği”, <strong>Kamu-İş,</strong> Sayı 2, 2017, s. 121-135.</span></p>
<p><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12px;">TÜTÜNCÜ, A. “ Kayıt Dışı Ekonomi ve Türkiye’de Kayıt Dışı Ekonomi Boyutunun Tahmini”, <strong>Yüksek Lisans Tezi,</strong> 2013, s. 3-32.</span></p>
<p><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12px;">US, V. “Kayıt Dışı Ekonomi Tahmini Yöntem Önerisi; Türkiye Örneği”, <strong>Türkiye Ekonomi Kurumu Tartışma Metni,</strong> Sayı 17, 2014, s.11-16.</span></p>
<p><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12px;">USLU, E. “Kayıt Dışı Ekonomi ve Mücadele Yöntemleri”, <strong>Yüksek Lisans Tezi, </strong>2007, s.39-45.</span></p>
<p><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12px;">YILMAZ, G. “Kayıt Dışı Ekonomi; Ulusal ve Küresel Boyutları ve Dinamiklerinin Analizi”, <strong>19. Maliye Sempozyumu, </strong>2004, s.16-53.</span></p>
<p><span style="font-family: 'times new roman', times, serif; font-size: 12px;">Tr.tradingeconomiscs, “<a href="https://tr.tradingeconomics.com/country-list/corruption-index">https://tr.tradingeconomics.com/country-list/corruption-index</a>”, Erişim Tarihi: 16.12.2018 </span></p>
<p>&nbsp;</p>The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/kayit-disi-ekonominin-tarihcesi.html">Kayıt Dışı Ekonominin Tarihçesi</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özelleştirme  ve Kuzey Amerika Ülke Örnekleri</title>
		<link>https://www.akademikkaynak.com/ozellestirme-ve-kuzey-amerika-ulke-ornekleri.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ezgi Altundağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Jan 2019 16:17:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.akademikkaynak.com/?p=6979</guid>

					<description><![CDATA[<p>ÖZET  Bu çalışmada, özelleştirme kavramının tanımı açıklanmaya çalışılmış, daha sonra özelleştirmenin gündeme gelme sebepleri ve belli başlı amaçları üzerinde durulmuştur. Ayrıca özelleştirme yöntemleri ile ilgili bilgi verildikten sonra Dünya’da üretim dalında, haberleşme ve sağlık hizmetleri üzerine yapılan özelleştirme uygulamalarına dair örneklere yer verilmiştir. Ardından Kuzey Amerika ülkelerinden Amerika Birleşik Devletleri, Meksika ve Kanada’ da gerçekleşen [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/ozellestirme-ve-kuzey-amerika-ulke-ornekleri.html">Özelleştirme  ve Kuzey Amerika Ülke Örnekleri</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><span style="font-size: 16px;"><strong>ÖZET</strong></span></h1>
<p style="text-align: justify;"> Bu çalışmada, özelleştirme kavramının tanımı açıklanmaya çalışılmış, daha sonra özelleştirmenin gündeme gelme sebepleri ve belli başlı amaçları üzerinde durulmuştur. Ayrıca özelleştirme yöntemleri ile ilgili bilgi verildikten sonra Dünya’da üretim dalında, haberleşme ve sağlık hizmetleri üzerine yapılan özelleştirme uygulamalarına dair örneklere yer verilmiştir. Ardından Kuzey Amerika ülkelerinden Amerika Birleşik Devletleri, Meksika ve Kanada’ da gerçekleşen özelleştirme yöntemleri ve özelleştirme uygulamalarına dair örneklere yer verilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">   <strong><span style="font-size: 16px;">GİRİŞ</span></strong></p>
<p>            1930-1970 arası dönem bütün dünyada “Refah Devleti” olarak kabul edilmektedir. Bu dönemde ekonomiler Keynesyen ve Post-Keynesyen ekonomi politikalarıyla beslenmiştir. Bu politikaların uygulanması sonucunda kısmen veya tamamen mülkiyet ve yönetimi kamuya ait olan Kamu İktisadi Teşebbüslerini oluşturmuştur. Mevcut ekonomi politikalarının çözüm yerine çözümsüzlüğe neden olduğunu ortaya koyan 1973 yılında yaşanan stagflasyon olgusuna özelleştirme çözüm olarak sunulmuştur.</p>
<p>Özelleştirme uygulamalarını sistemlerine ilk dahil eden ülkeler İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleridir. Daha sonra özelleştirme uygulamaları serbest piyasa ekonomisine sahip olan tüm ülkelerde uygulanmıştır. Devletin piyasa koşullarındaki ağırlığının azaltılması ya da tamamen piyasadan çekilmesi hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ekonomilerde olumlu sonuçlar ortaya çıkarmasının beraberinde olumsuz sonuçlarda ortaya çıkarmıştır. Olumsuz sonuçların ortaya çıkardığı problemler devlet açısından hala sorun teşkil etmektedir.</p>
<p>Bu çalışmanın birinci bölümünde özelleştirme kavramının ortaya çıkışı tarihsel açıdan incelendikten sonra kavram dar ve geniş anlamları çerçevesinde incelenmiştir. Özelleştirme kavramına dünya ekonomilerinin neden ihtiyaç duyduğu ve hangi amaçlarla özelleştirme yaptıkları detaylı bir biçimde incelenmiştir.</p>
<p>Çalışmanın ikinci bölümde, özelleştirme uygulamaları üretim dalında, haberleşme ve sağlık hizmetleri alanlarında ülkeler üzerinden örnekler verilerek açıklanmaya çalışılmıştır.</p>
<p>Son olarak çalışmanın üçüncü bölümünde, Kuzey Amerika ülkelerinde yapılan özelleştirmeye yönelik düzenlemeleri ve özelleştirme örneklerine yer verilmiştir.</p>
<h1><a name="_Toc533439028"></a><strong><span style="font-size: 16px;">1.ÖZELLEŞTİRME KAVRAMININ ORTAYA ÇIKIŞI</span></strong></h1>
<p>Özelleştirme kavramı popüler hale gelmesine rağmen tanımı ve kapsamı konusunda, teoride ve uygulamada tam bir görüş birliğine varılamamıştır. Bu durumun nedeni özelleştirme kavramının disiplinler arası bir kavram olması ve birçok disiplinin doğrudan ilgi alanına girmesidir. Doğal olarak da tanımlarda farklılıklar bulunmaktadır. Özelleştirme kavramının tanımlanmasında teoride ve uygulama da kabul gören iki yaklaşım vardır. Bunlar geniş ve dar anlamda özelleştirme tanımlarıdır. Özelleştirme uygulamaları da ülkeden ülkeye hukuki, ekonomik ve politik etkenlerin farklılıkları nedeniyle ayrı uygulamalarla gerçekleşmekte olduğundan farklı tanımlar ortaya çıkmaktadır (Çetin, 2007:1).</p>
<p>Uluslararası platformda 1970’li yıllarda baş gösteren uluslararası para ve döviz kuru sistemlerinin ekonomilerde gerekli kıldığı yapısal değişiklik sonucu yeni bir ideolojik strateji uygulama gündeme geldi. Sadece ekonomik değil, politik sonuçlar elde etmeyi hedefleyen stratejinin adı özelleştirmedir. Daha önce özelleştirme tartışma ve denemelerinde rastlanmakta ise de, ilk defa 1983 yılında Wehster’s New Collegiate Dictionary’ın 9. baskısında yer almış ve “özel hale getirmek sınai ve ticari hayattaki denetim ve mülkiyeti kamu kesiminden özel kesime aktarmak” olarak kullanılmıştır. Kelimenin ilk kullanışı ise Peter F. Drucker’in 1969 tarihinde basılan “The Age of Discontinuty” adlı çalışmasında “reprivatization” şeklinde olmuştur. 1976 da ise, Robert W. Poole, bu terimi “privatization” olarak ele alıp “Reason Foundation” isimli eserinde kullanılmıştır. 1980’li yıllardan itibaren gerek günlük hayatta, gerekse iktisadi ve siyasi literatürde çok yoğun bir şekilde kullanılmaya başlandı (Kavak, 2013:1).</p>
<p>Peter F. Drucker kaleme almış olduğu  “Yeni Gerçekler” isimli kitabında konuya ilişkin olarak şunları yazmaktadır:</p>
<p>“…..Devletin sınırlarına ilişkin tartışma, ilk kez A. Smith’in kitabından iki yüzyıl sonra ortaya atıldığında, yersiz belki de saçma diye ilgi görmedi. Aslında 1969 tarihinde çıkan “The Age of Discontinuty” başlıklı kitabımla bunu ilk ortaya atan ben oldum. Bu kitapta böyle bir şeyin ileride olabileceğini önceden görerek, öynetimlerin kamuya ait şirket ve sanayileri elden çıkarmaları anlamında kullanılmak üzere “özelleştirme” diye yeni bir terim uydurdum. Ama “The Economist” kitabının eleştirisini yaparken, düpedüz saçmalık ve gerçekleşmesi hiçbir zaman mümkün olmayacak bir şey diyerek bu düşünce ile alay etti. Bunun üzerinden ancak sekiz yıl geçmişti ki Margaret Thatcher İngiltere’de başbakan oldu ve hemen özelleştirmeye başladı. Özelleştirme, o günden sonra yalnızca, bayan Thatcher ya da 1986’da Fransa başbakanı olan Jacques Chirac gibi Muhafazakarların programı haline gelmekle kalmadı. Fransız Sosyalistleri 1988’de başbakanlığı yeniden aldıklarında özelleştirmeye devam sözü verdiler; hatta, işçilerden gelen katı muhalefete rağmen Fransa’da devletleştirilmiş en büyük sanayi olan Renault Otomobil Şirketini özelleştirme kararı aldılar. Özelleştirme Komünist Çin’in resmi politikası haline gelmiştir. Ve özelleştirme Yeni Zelanda’daki İşçi Partisi Yönetimince en ileri aşamaya getirilmiştir. Bu yönetim posta hizmetlerini bile özelleştirmiştir” (Suiçmez ve Yıldırım, 1993:16).</p>
<p>Özelleştirme kavramının ilk ortaya çıkışı ile ilgili bu açıklamalardan sonra özelleştirme tanımlarına geçebiliriz.</p>
<h2> <strong><span style="font-size: 16px;"><a name="_Toc533439029"></a>1.2. Özelleştirme Kavramı</span></strong></h2>
<p>Özelleştirme kavramı daha önce de belirttiğimiz gibi birçok disiplinin ilgi alanına girmektedir. Özelleştirme genel anlamda dar ve geniş olarak tanımlanabilir. Ancak bu tanımlamalara geçmeden önce özelleştirmenin iktisat bilimi ve hukuk bilimi açısından taşıdığı anlamlar açıklanmalıdır.</p>
<p>İktisat bilimi açısından özelleştirme, devletin iktisadi faaliyetlerinin azaltılması veya tamamen ortadan kaldırılmasıdır. Bu bağlamda, devletin iktisadi faaliyetlerini gerçekleştiren KİT’lerin mülkiyetinin özel kesime devredilmesidir.</p>
<p>Hukuk bilimi açısından özelleştirme, KİT’lerin yönetiminin özel kesime devredilmesidir. Buradan da anlaşılacağı üzere iktisat bilimi açısından özelleştirme kavramı ile “mülkiyetin özelleştirilmesi” esas alınırken ya da vurgulanırken, hukuk bilimi açısından “yönetim ve sorumluluğun özel kesime devri (özelleştirmesi)” esas alınmakta ya da vurgulanmaktadır (Demirbaş ve Türkoğlu, 2002:242). Birçok ülkede gerçekleştirilen özelleştirmeler, çoğu kez kamu işletmelerinin mal varlığının ve kontrolünün özel sektöre devri şeklinde gerçekleşmekte, bir kısım ülke de ise yönlendirme ve denetim devletin elinde kalmakla birlikte, kamu işletmelerinin yönetim kurallarının özel hukuka adapte edilmesi şeklinde ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda aşağıdaki tanımlamaları yapabiliriz (Çetin, 2007:2).</p>
<p>→ Kamu sektörü tarafından üretilen mal ve hizmetlerin finansmanın özelleştirilmesi: Bu tür özelleştirmede, kamusal mal ve hizmetlerin devlet tarafından üretimine devam edilmekle birlikte finansmanını vergiler yerine harçlarda ya da fiyat karşılığı satış gelirleriyle karşılanmaktadır. Kamusal mal ve hizmetlerin bir bedel karşılığı sunulması, üretimin özelleştirilmesini cesaretlendirmektedir.</p>
<p>→ Mal ve hizmet üretimindeki kamusal mal ve tekellerin kaldırılması: Bir kısım üretim alanlarındaki kamu tekellerinin tamamen veya kısmen kaldırılarak rekabete açılması da özelleştirmeyi ifade etmektedir.</p>
<p>→ Kamu girişimlerinin mülkiyetinin ve yönetiminin kısmen veya tamamen özel kesime devredilmesi. Mülkiyetin tamamen özelleştirilmesi halinde, yönetim de tamamen özelleştirilmiş olacaktır. Mülkiyetin %51 veya daha fazlasının özelleştirilmesi halinde ise, yönetimde özel kesim hakim olacak, fakat bir kısım yönetim fonksiyonları kısmen bölüşülmüş olacaktır.</p>
<p>Bu farklı tanımlamalar ise, özelleştirmenin sadece kamu mülkiyetinin özel kesime devrini değil, bazı politika ve uygulamaları da içerdiğini göstermektedir.</p>
<h3><span style="font-size: 16px;">  <strong><a name="_Toc533439030"></a>1.2.1. Dar Anlamda Özelleştirme</strong></span></h3>
<p>Dar anlamda özelleştirme, kamu mülkiyetindeki iktisadi kuruluşların yönetim ve mülkiyetinin özel sektöre devridir (Bayraktutan, 2003:81). Bu tanım genel olarak Kamu İktisadi Teşebbüsleri’nin mülkiyet ve yönetiminin özel kesime devrini ifade etmektedir (Kardeş ve Güzel, 1995:2).</p>
<p>Bir kısım bilim adamı yazar ve özelleştirme konusunda otorite sayılan kişilerce dar kapsamlı özelleştirme de kesinlikle bir “mülkiyet devrinin” gerçekleşmesi ve mülkiyet devri işleminin özelleştirilecek Kamu kuruluşunun toplam sermayesinin en az %51’i kadar bir meblağa eşit olması gerektiğini vurgulamaktadırlar. Diğer bir grup ise özelleştirmenin %51’lik bir pay ile sınırlandırılmaması gerektiği, daha düşük oranlarda (%30-35) yapılan mülkiet devrinin de özelleştirme olarak kabul edilmesi gerektiği konusunda fikir birliği sağlamışlardır. Kanaatimizce dar anlamda özelleştirmede %51’in kıstas olarak alınması doğru olup, mülkiyet devri temel ilke olmalıdır (Doğan, 1993:118-119).</p>
<h3><span style="font-size: 16px;"> <a name="_Toc533439031"></a><strong>1.2.3. Geniş Anlamda Özelleştirme</strong></span></h3>
<p>Geniş alamda özelleştirme, mülkiyet veya yönetim transferinden daha fazlasını ifade etmektedir ki, bir iktisadi organizasyonu serbest piyasa mekanizmasına göre işleyen yapıya kavuşturmayı ve bunun için gerekli uygulamaları yapmayı kapsamaktadır (Orkunoğlu, 2010:2). Geniş anlamda özelleştirme milli ekonomi içinde, kamunun rolünün asgariye indirilmesi veya tamamen kaldırılmasıdır. Bu çerçevede; müessese, bağlı ortaklık ve işletmelerdeki kamu hisselerinin de satışından ayrı olarak bu kuruluşların özel kesime kiralanması, yönetimin devri, kamu mal ve hizmetlerinin üretimi için özel sektörle sözleşme yapılması şeklindeki hususlar da özelleştirme kapsamında değerlendirilmektedir.</p>
<p>Diğer bir tanımlama ile geniş anlamda özelleştirme, serbest piyasa güçlerinin ekonomide egemen duruma gelmesi, kamu kuruluşlarının ekonomideki etkinliğinin azaltılması şeklinde açıklanmaktadır (Doğan, 1993:119).</p>
<p>Geniş anlamda özelleştirme kavramının içine giren unsurlar; devletin çeşitli şekillerde (yasal, doğal, vb.) oluşturduğu mal ve hizmet üretimindeki kamusal tekellerin kaldırılması, kamu hizmetlerinden (sosyal mallardan) mümkün olanların fiyatlandırılması kamu kesimi tarafından üretilen mal ve hizmetlerin finansmanının özel kesimce sağlanması, KİT’lerin mülkiyet devrinin yanı sıra, özel kesime kiralanması, yönetimin özel kesimce devri, deregülasyon (kurumsal serbestleşme); yani özel firmaların faaliyetlerinin düzenlenmesi ile ilgili kamu tarafından konulan kurallara son verilmesini içermektedir. Kısaca, mülkiyetin devri dışındaki uygulamaların geniş anlamda özelleştirme tanımını oluşturduğu söylenebilir ki buna özelleştirme benzeri uygulamalar ya da diğer bir deyişle özelleştirme alternatifleri eklenebilir (Orkunoğlu, 2010:2).</p>
<h2><a name="_Toc533439032"></a><strong><span style="font-size: 16px;">1.3. Özelleştirme Kavramının Gündeme Gelme Sebepleri</span></strong></h2>
<p>Özellikle 1980’li yıllardan itibaren özelleştirmenin neden güncelleştiğinin gerekçelerini tetkik edecek olursak, bunun altında iki temel faktörün yattığını görürüz. Bunlar sırasıyla (Kavak, 2013:2).</p>
<p>→ Özelleştirmenin birinci gerekçesi; uluslararası arena da teknolojik değişmelerin çok hızlı olmasıdır. Sektörlerin de ayakta kalabilmek, piyasaya hakim olabilmek için yeni teknolojilere adapte olma zorunluluğu vardır. Özel sektörün hızla değişen teknolojiye daha kolaylıkla uyum temin edebileceği yarıca kıt kaynakların kullanımında kamu sektörüne göre daha başarılı olduğu görüşüdür.</p>
<p>→ Özelleştirmenin ikinci gerekçesi de; hükümetlerin içine düştüğü mali krizler sonucu yeni finansman yollarının aranmasıdır. Özelleştirme ile yeni bir kaynak ortaya çıkmıştır. Böylece işletmeler özelleştirme ile gerek ülke içerisinde gerekse ülke dışında daha etkin bir şekilde rekabete açılabilme şansını elde edeceklerdir. Bunun yanı sıra hükümetlerde büyüyen bütçe açıklarını kapatma ve azaltma yolunu bulmuş olacaklardır.</p>
<h2><span style="font-size: 16px;">             <a name="_Toc533439033"></a><strong>1.4. Özelleştirmenin Amaçları</strong></span></h2>
<p>Özelleştirmenin ana felsefesi, devletin asli görevleri olan güvenlik, genel yönetim ve adaleti sağlaması ayrıca özel sektör tarafından yüklenilemeyecek yatırımları yapması, ekonomik faaliyetleri ise özel sektörün yapmasıdır (Güney, 2013:316).</p>
<p>Özelleştirme ile ulaşılmak istenen amaçlar; ekonomik, mali, sosyal ve siyasal amaçları olarak dörde ayrılıp alt başlıklar da incelenecektir.</p>
<h3><span style="font-size: 16px;"> <strong><a name="_Toc533439034"></a>1.4.1. Ekonomik Amaçlar</strong></span></h3>
<p>Ekonomik amaçlar mikro düzeyde, şirket verimliliğini sağlamak, karlılığı arttırmak, makro düzeyde ise serbest piyasa ekonomisini tüm kurum ve kurallarıyla işler hale getirmek, sermayeyi tabana yaymak, kıt kaynakların optimal dağılımını sağlamak şeklinde sınıflandırılabilir. Aşağıda bunlar ayrıntılı bir şekilde açıklanacaktır (Çetin, 2007:9).</p>
<h4> <strong>1.4.1.1. Piyasa Ekonomisini Güçlendirmek</strong></h4>
<p>Özelleştirme politikasının temel amacı serbest piyasa ekonomisini güçlendirmek ve ona işlerlik kazandırmaktır (Kardeş ve Güzel, 1995:4). Piyasa ekonomisinde egemen olan temel hedef, karın azami ölçülerde maksimize edilmesidir. Bu hedefe ulaşabilmenin yolu ise, rakip firmalara göre daha kaliteli, daha ucuz, mal ve hizmet üretmekten geçmektedir. KİT’lerin üretim stratejilerine bakıldığında ise gerek fiyat, gerekse kalite açısından piyasa taleplerine cevap verebilmekten oldukça uzak oldukları görülmektedir. Çünkü KİT’lerin yapıları itibariyle kuruluşlarının iflas etmesi piyasadaki gücünü kaybetmesi gibi korkuları yoktur. Zira KİT’lerin zararlarının boyutları ne olursa olsun zararları doğrudan devlet hazinesinden karşılanmaktadır. Böyle olunca, ekonomik verimsizlikleri artarken, piyasadaki paylarını kaybetme tehlikesiyle kalite ve standart iyileştirmek, fiyat ve maliyetleri düşürme zorunluluğu hissetmezler.</p>
<p>Özelleştirmenin gerçekleşmesi halinde, özelleştirilen KİT’ler serbest piyasa koşullarında faaliyet göstermek zorunda kalacaklar dolayısıyla piyasa güçlenecektir. Bu da, rekabet ortamının gelişmesini sağlayarak kaynakların daha rasyonel kullanılmasını mümkün kılacak ve sonuçta ekonomideki verimlilik artacaktır (Doğan, 1993:121).</p>
<h4><strong>1.4.1.2. Sermaye Piyasasını Geliştirmek</strong></h4>
<p>Sermaye piyasası, belirli bazı özelliklere sahip hak taşıyıcı belgeler ile ödünç verilebilir orta ve uzun vadeli fonların arz ve talebinin karşılığı organize piyasalardır. Dar anlamda sermaye piyasası, hisse senetleri ve tahvillerin alınıp satıldığı piyasalar olarak tanımlanmaktadır. KİT’lerin hisse senetlerinin satışı ile özelleştirilmesi yeni ve çok sayıda yatırımcının ortaya çıkmasına, sermaye piyasasının genişlemesine ve derinleşmesine yol açacaktır. Sermaye piyasası gibi bir araç aracılığı ile de, bir ekonomide fon fazlası olan kesimlerin tasarrufları fon eksiği olan kesimlere etkin bir biçimde kanalize edilerek ekonomide fonların atıl kalması ya da verimsiz kullanılmasının önüne geçilecektir. Özellikle ülkemiz gibi gelişmekte olan ekonomilerde sermaye piyasasının ihtiyaç duyduğu menkul kıymetlerin yetersiz olması sorunu, özelleştirme uygulamasıyla KİT hisse senetlerinin ihracı ile giderilebilecek ya da azaltılabilecektir. Ayrıca tasarrufların yatırımlara dönüşmesi kolaylaştırılırken, ekonomide tasarrufların yatırımlara dönüşmesi atıl kalması önlenecek ve ekonomi canlanacaktır (Demirbaş ve Türkoğlu, 2002:244-245).</p>
<h4><strong>1.4.1.3. Yabancı Sermayenin Ülkeye Girişini Sağlamak</strong></h4>
<p>Yabancı sermayenin bir ülkeye girişi doğrudan yatırımlar ve portföy yatırımları olmak üzere iki şekilde uygulanır. Doğrudan yatırımlar bir firmanın yabancı ülkede yaptığı komple yatırımlardır. Portföy yatırımları ise, tasarruf sahibi yabancıların faiz ve temettü geliri elde etmek için uluslararası borsada menkul kıymet satın almalarıdır. KİT’lerin özelleştirmesinde bazı işletmeler komple çok uluslu şirketlere satılabilmekte ya da yönetim devri ve kiralama yoluyla devredilebilmektedir. KİT’lere ait hisse senetlerinin bir kısmının New York, Londra, Tokyo gibi önemli borsalarda satılması mümkündür. Böylece özelleştirme yoluyla ülkeye yabancı sermaye girişi sağlanacak, ödemeler dengesi üzerinde olumlu etkiler yapılacaktır. Özel sermaye girişi, sadece döviz gelirlerini arttırmakla kalmaz yeni teknolojilerin getirilmesi ve uluslararası piyasalarla entegre olunması amaçlarına hizmet eder (Üzümcü, 2007:103)</p>
<p><strong>1.4.1.4. Verimliliği Artırmak ve Enflasyonu Önlemek</strong></p>
<p>Özelleştirmenin savunusunda, özel sektörün, kamu sektöründen daha verimli olduğu görüşü bir dayanak noktasıdır. Kamu işletmelerinin, özel işletmelerden daha az verimli olmasının birçok sebebi vardır. Devlet işletmelerinin pek çoğunun verimli bir Pazar politikası izlemediğini savunan Yeni Sağ’ın bu konudaki gerekçelerini şöyle sıralamak mümkündür:</p>
<p>→ Yatay bir talep kombinasyonu ve kar maksimizasyonu yokluğu.</p>
<p>→ Malların optimal üretimi ile kıyaslandığında çok düşük bir üretimin gerçekleştirilmesi.</p>
<p>→ Üretimi artırmak için yeni bir firmanın sanayiye girmedeki doğal ya da tekel pozisyonunu korumak için yarattığı toplumsal engellerden kaynaklanan başarısızlığı.</p>
<p>Özel sektörün tek amacı kar olmamakla birlikte, kamu sektörü salt kar ve toplumsal-sosyal fayda, kamu hizmeti daha fazla önem arz etmektedir. Bu durumda kamu sektörü, özel sektöre kıyasla ortalama verim oranı daha düşüktür (Çetin, 2007:9).</p>
<h4><strong>1.4.1.5. Küreselleşmeye Ayak Uydurmak</strong></h4>
<p>Siyasi sınırların bile küreselleşme olgusuyla birlikte ortadan kalkmaya başladığı günümüzde, uluslararası düzeyde rekabet etmeden yoksun bulunan KİT’lerin özelleştirilerek, eskiden teknolojilerini yenilemeleri, verimliliklerini artırmaları, üretim kalite sınırını yükseltmeleri gündeme gelmiştir. Çünkü artık korumacı politikaların egemen olduğu dışa kapalı ekonomiler yerini ticari rekabete bırakmıştır. Dolayısıyla ekonomiler ister istemez küresel rekabetin hakim olduğu kurallara uygun mal ve hizmet üreten yapılar haline gelecektir. Bu nedenle devletin kontrolündeki işletmelerinde küresel rekabet şartlarında faaliyet gösterecek konuma gelmesi gerekmektedir (Öztüm Tümer, 2004:25).</p>
<h3> <strong><span style="font-size: 16px;"><a name="_Toc533439035"></a>1.4.2 Mali Amaçlar</span></strong></h3>
<p>Özelleştirmede asıl ama ekonomik olmakla birlikte, doğrudan doğruya mali sonuçlar elde edebilmek içinde özelleştirme yoluna gidebilir. Özelleştirme yoluyla gerçekleştirilmek istenen mali amaçları 2 başlık altında toplamak mümkündür. Bunları başlık halinde inceleyecek olursak;</p>
<h4>  <strong>1.4.2.1. Devlete Gelir Sağlamak</strong></h4>
<p>Kamu Teşebbüslerinin geniş bir kitleye arz edilmesinin başlıca faydası devlete gelir sağlamaktır. “Elde edilen gelir ile vergi yükünün büyümesine yol açmadan kamu hizmetlerinin yerine getirilmesine ve yeni yatırımların finansmanına imkan bulunacaktır. İç ve dış kaynak açıklarının “Bir ülkenin evdeki gümüş eşyaları satması” şeklinde de yorumlanmaktadır. Böyle bir özelleştirmenin kısa vadede geçici bir rahatlama yaratacağı, buna karşılık uzun vadede ise kamu gelirlerinin azalmasına, kamu harcamalarının artmasına yol açacağı belirtilmektedir.</p>
<p>Ancak bununla beraber özelleştirme süreci iyi bir biçimde yönetilebilirse kamu açıklarının giderilmesinde önemli bir rol oynayacaktır. Fakat işgücünün yeniden düzenlenmesine dönük önlemlerin maliyeti göz ardı edilmemeli, elde edilen gelirler öncelikle özelleştirme sürecinde doğacak istihdam fazlasına belli bir süre mali  destek ve erken emeklilik gibi güvenceler sağlanmasında, bu kişilerin yeni alanlara yönlendirilmesi için yeniden eğitiminde, yeni iş alanları yaratılmasında ve rehabilitasyonunda kullanmalıdır (https://www.frmtr.com/ekonomi-iktisat-isletme-istatistik/974727-ozellestirmenin-amaclari.html Erişim:21.12.2018)</p>
<h4><strong>1.4.2.2 Kamu İktisadi Teşebbüslerini Borç Yükünden Kurtarmak</strong></h4>
<p>KİT’lerin verimsiz ve zararla çalışmaları nedeniyle, sübvansiyonlar ve borçlanmalar kanalıyla hazinenin finansman yükünü ağırlaştırmaktadır. Bunun yanı sıra, vergi gelirlerinin yetersiz olması durumunda KİT’lerin bu borçları Merkez Bankasından da karşılanabilmektedir. Bu durum hükümetlerin manevra alanını daraltmakta ve enflasyona sebebiyet vermektedir. Bu durumda özelleştirme, kamu kesimi finansman yükünü azaltacak ve aynı zamanda enflasyonla mücadeleye yardımcı olacaktır. Bunun yanı sıra özelleştirme ile devlete ek gelir de sağlanacaktır (Çiftçi, 1997:7).</p>
<p><strong><a name="_Toc533439036"></a><span style="font-size: 16px;">1.4.3. Sosyal Amaçlar</span></strong></p>
<p>Gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerde farklı boyutlarda da olsa gelir dağılımı dengesizliği mevcuttur. Toplumun bireylerinin, ülke zenginliklerinden aynı oranda pay aldığı hemen hemen hiçbir ülke yoktur. Bu da sosyal kargaşaya yol açmaktadır. Bunun engellenmesi için özelleştirmeyi sosyal amaç olarak da değerlendirmek gerekir. Bu aşamada yapılması gereken KİT’ler özelleştirilirken  paylarının bu kuruluşlarda çalışanlarına verilerek gelir ve servet dağılımında denge sağlamaya çalışmaktır. Böylece, mülkiyetin kamu kesiminde yoğunlaşması bireysel özgürlüğün temel unsuru olan mülkiyet hakkına devletçi bir müdahale anlamına gelirken, mülkiyet hakkının kullanımının yaygınlaştırılması demokratik rejimin varlığı ve devamı olarak kabul edilecektir. Özel mülkiyetin yaygınlaşması, demokrasinin özgür biçimde güçlenmesi, emek geliri dışında işletmelerden de gelir sağlayacak kişilerin oluşturulması için özelleştirme yoluyla KİT hisse senetleri gelir ve serveti düşük halka satılmalıdır. Pay senetleri satışının öncelikle çalışanlara, küçük birikim sahiplerine yapılması ve satın alınan bu senetlerin kişilerin ellerinde kalmasının sağlanması, yüksek gelirli kişilerin ellerinde toplanmasının önlenmesi bu amacın gerçekleşmesinde dikkat edilmesi gereken noktalardır (Öztüm Tümer, 2004:28)</p>
<p><strong><a name="_Toc533439037"></a><span style="font-size: 16px;">1.4.4. Siyasal Amaçlar</span></strong></p>
<p>KİT’lerin özelleştirilmesinde akla ilk gelen konunun ideolojik yanıdır. Kapitalist ideolojilerde birey özgürlükleri ilk plandadır. Devletin ekonomiye müdahalesi kabul edilmemektedir. Bu görüşe göre ekonomi serbest piyasa kurallarıyla işlemelidir (Güney, 2013:316).</p>The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/ozellestirme-ve-kuzey-amerika-ulke-ornekleri.html">Özelleştirme  ve Kuzey Amerika Ülke Örnekleri</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
