﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dilek Kavacık | Akademik Kaynak</title>
	<atom:link href="https://www.akademikkaynak.com/yazar/dilekkavacik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.akademikkaynak.com</link>
	<description>Akademik Düşünce Enstitüsü yayın organı akademikkaynak.com - bilimin ışığıyla.</description>
	<lastBuildDate>Sun, 10 Jun 2018 19:44:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2018/04/cropped-akademikkaynak-fovicon-32x32.png</url>
	<title>Dilek Kavacık | Akademik Kaynak</title>
	<link>https://www.akademikkaynak.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hizmet İçi Eğitimin Kurumlarda Uygulanışı</title>
		<link>https://www.akademikkaynak.com/hizmet-ici-egitim-kurumlar.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dilek Kavacık]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Jun 2018 22:01:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yönetim Bilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hizmet İçi Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Kurumlar]]></category>
		<category><![CDATA[Uygulama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.akademikkaynak.com/?p=5273</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde teknolojide yaşanan hızlı gelişme ve yoğun rekabet, kurumların öğrenilmiş olan bilgilerin zamanla yetersiz hale gelmesine sebep olmuştur. Sürekli olarak değişen koşullar kurumlarında buna ayak uydurmasını zorunlu hale getirmiştir. Hızla değişen koşullara ayak uydurmanın yolu ise kurumlarda hizmet içi eğitimden geçmektedir. Bir çalışan için herhangi bir örgün eğitimden aldığı mesleki bilgiler bir süre sonra yetersiz [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/hizmet-ici-egitim-kurumlar.html">Hizmet İçi Eğitimin Kurumlarda Uygulanışı</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img title="haberler64074 Hizmet İçi Eğitimin Kurumlarda Uygulanışı  "fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-5275 aligncenter" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2018/06/haberler64074.jpg" alt="haberler64074 Hizmet İçi Eğitimin Kurumlarda Uygulanışı  " width="346" height="318" srcset="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2018/06/haberler64074.jpg 400w, https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2018/06/haberler64074-300x276.jpg 300w" sizes="(max-width: 346px) 100vw, 346px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Günümüzde teknolojide yaşanan hızlı gelişme ve yoğun rekabet, kurumların öğrenilmiş olan bilgilerin zamanla yetersiz hale gelmesine sebep olmuştur. Sürekli olarak değişen koşullar kurumlarında buna ayak uydurmasını zorunlu hale getirmiştir. Hızla değişen koşullara ayak uydurmanın yolu ise kurumlarda hizmet içi eğitimden geçmektedir.<br />
Bir çalışan için herhangi bir örgün eğitimden aldığı mesleki bilgiler bir süre sonra yetersiz kalmaktadır. Bunu engellemenin en önemli yolu yine eğitim olarak görülmektedir. Başarının devamı ve verimliliğin sürekliliğini isteyen kurumlar bunu ancak hizmet içi eğitim yatırımları yaparak sağlayabilirler. Kamu çalışanlarının da kendilerini geliştirip yenileyebileceği en önemli kaynak hizmet içi eğitim programlarıdır.<br />
Belirli bir maaş karşılığında çalışması için işe alınmış ya da çalışmakta olan kişilere görevleriyle ilgili gerekli bilgi ve beceri kazandırmak amacıyla verilen belli programlar hizmet içi eğitim olarak adlandırılır. Hizmet içi eğitim, verilen kuruma yönelik hazırlanan programlarla gerçekleştirilmektedir.<br />
Diğer bir tanıma baktığımızda; hizmet içi eğitim; “Personelde hizmetlerin gerektirdiği bilgi ve becerileri kazandırmanın yanı sıra, personelin kendisini geliştirme ve örgüt içinde daha üst konuma yükselme imkânı da sağlayan bir süreçtir.” şeklinde tanımlanmaktadır (Bilgin vd., 2007:11).</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><strong>Hizmet İçi Eğitim Türleri</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Hizmet içi eğitimin hedefleri, personele verilecek eğitim türlerini de belirleyebilir. Ayrıca kişinin yetenekleri, personelin görev yeri, örgütün personel ihtiyacı da söz konusu belirlenmenin etkenlerindendir. Eğitim türlerinin belirlenmesinde değişik ölçütler kullanılmaktadır. Bu ölçütler, eğitim veren kuruluşların türü, eğitimin yapıldığı yer, eğitilenlerin hizmette bulundukları aşama, eğitilenlerin nitelikleri ve görevlerine göre çeşitli sınıflandırmalar yapılmaktadır. Bu sınıflandırmalara bakarsak (Canman, 1995:88);<br />
1- <em>Eğitilenlerin Hizmette Bulundukları Aşamaya Göre Hizmet İçi Eğitim,</em><br />
<em>2- Üst Kademelere Yükseltilecek Personel İçin Yükselme Eğitimi,</em><br />
<em>3- Kurumda Görevi Değiştirilecek Personel İçin Alan Değiştirme Eğitimi,</em><br />
<em>4- Uygulama Zamanına Göre Hizmet İçi Eğitim,</em><br />
<em>5- Uygulama Yerine Göre Hizmet İçi Eğitim</em> şeklinde karşımıza çıkmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><strong>Hizmet İçi Eğitim Kavramının Yasal Dayanağı</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Kamu çerçevesinde uygulanan eğitim ya da programlarının yasal dayanakları bulunmak durumundadır. Hizmet içi eğitim kavramının yasal dayanağını da bilindiği üzere 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu oluşturmaktadır. Hizmet içi eğitim kavramı 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 214, 215, 218 ve 219 sayılı maddeleri kapsamında düzenlenmiştir.<br />
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 214. maddesine göre hizmet içi eğitim; “Devlet memurlarının yetiştirilmesini sağlamak, verimliliğini arttırmak ve daha ileri görevlere hazırlamak amacıyla uygulanacak hizmet içi eğitim, Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığı tarafından ilgili kurumlarla birlikte hazırlanacak yönetmelikler dâhilinde yürütülür.” şeklinde ifade edilmiştir.<br />
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 215. maddesine göre; “Her kurumda, yetiştirilme etkinliklerini, düzenlemek, yürütmek ve değerlendirmekle görevli birden çok eğitim birimi kurulmalı, kurumlarda da bunlardan birinin merkez eğitim birimi olarak kurulmalıdır.” şeklinde öngörülmüştür.<br />
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 218. maddesine göre; “Devlet memurları hizmetle ilgili olarak kurumlarında ya da eğitim merkezlerinde eğitilebileceklerdir.” şeklinde ifade edilmiştir.<br />
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 219. maddesine göre; “Kurumlar, yıllık hizmet içi eğitim programlarına göre yaptıkları eğitim çalışmalarının sonuçlarını altışar aylık dönemler olarak, Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığa rapor vermeye yükümlü kılınmıştır.” Böylece kurumlarda hizmet içi eğitim ile etkinliklerin denetlenmesi amaçlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><strong>Hizmet içi eğitim kavramının kurumlarda uygulanma yöntemleri</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Hizmet içi eğitimin temel amacı, kişiye hizmetin daha iyi görülebilmesi için gerekli olan bilgi, beceri ve davranışları kazandırmaktır. Dolayısıyla burada karşılaşılan bilgi, beceri ve davranışların hangi yöntemler uygulanarak kazandırılacağı konusu ön plana çıkmaktadır. Hizmet içi eğitim programında uygulanacak olan yöntem, o eğitim programının başarılı ya da başarısız olmasında çok önemli olmaktadır. Çünkü bir eğitim programının başarılı olması, eğitim yöntemlerinin iyi seçilmesine bağlıdır. Uygulanmakta olan hizmet içi eğitim yöntemleri şunlardır (Peker, 2010:9-10-11-12):<br />
<em>1- İş Başında Sistemli Gözetim,</em><br />
<em>2- Görev Değiştirme Yöntemi,</em><br />
<em>3- Düz anlatım Yöntemi,</em><br />
<em>4- Panel,</em><br />
<em>5- Seminer,</em><br />
<em>6- Komiteler,</em><br />
<em>7- Duyarlılık Eğitimi,</em><br />
<em>8- Örnek Olay,</em><br />
<em>9- Rol Oynama Yöntemi,</em><br />
<em>10- Evrak Sepeti Yöntemi,</em><br />
<em>11- İşi Yaptırarak Öğretme Yöntemi</em> şeklinde konuları ve amaçlarına göre ayrılmıştır farklı yöntemler karşımıza çıkmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: 'times new roman', times, serif;"><strong>Sonuç</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Genel olarak baktığımızda, çağımızda yaşanan hızlı değişim ve ilerleme kurumları ve çalışanları etkilenmektedir. Sosyal, ekonomik ve teknolojik değişmeler kurumlarda çalışanları yaşanan değişime ayak uydurmaya, yenilikleri öğrenmeye zorunlu olarak yönlendirmiştir. Yaşanan değişimin farkında olan kurum ve kuruluşlar rekabet ortamında yok olmamak adına personelini yetiştirmeyi amaçlamışlardır. Yani bu amaçla personele hizmet içi eğitim vererek, dönemin şartlarına uyumlu, başka kurum personelleriyle rekabet edebilecek güçte personel yetiştirmeyi amaç edinmişlerdir.<br />
Bir ülkede değişen şartlara uyum ve kurumların kalkınması isteniliyorsa bunun yolu eğitime önem vermekten geçmektedir. Yetişmiş ve bilinçli insan gücü kurumlarda kalkınmayı ve ilerlemeyi sağlayacaktır. Verilen hizmet içi eğitimler sayesinde örgütler amaçlarına ulaşırken, çalışanlarda daha bilgili ve yetenekleri gelişmiş bir hale geleceklerdir. Verilecek olan eğitimler gelişi güzel seçilmemeli, daha önceden yapılacak çalışmalar ile kurumun ihtiyacına göre belirlenmelidir. Eğitim bu şekilde verildiği takdirde, iş görenlerin ve yöneticilerin beklentileri doğrultusunda hareket edilmiş olacaktır. Ayrıca yöneticilerin eğitimler bizzat kendilerinin katılımları, çalışanlar üzerinde daha olumlu etki yaratacaktır. Kurumların verimliliğinin yükselmesi ve bu verimliliğin sürekli olabilmesi için verimlilikle elde edilen ekonomik kazanımların da çalışanlara aktarılması gerekmektedir. Aksi halde, verimlilik büyük oranda artmasını beklemek yersiz olacaktır. Düşük moralli çalışanlardan uzun sürekli verim beklemek, çağdaş yönetim ilkelerini uygulayamamak anlamına gelecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Hizmet içi eğitim kavramı bir kurum örneğinde incelenmek istenirse; Tülün YÜCEL’in “TODAİE’de Hizmet İçi Eğitim” adlı çalışması geniş kapsamda bilgi verecektir.<br />
İYİ OKUMALAR..</p>
<hr />
<p style="text-align: justify;"><strong>KAYNAKÇA</strong></p>
<p>Bilgin, K., vd. (2007),<em> Yerel Yönetimlerde Hizmet İçi Eğitim</em>, Matsa Basımevi, Ankara.</p>
<p>Canman, D. (1995), <em>Çağdaş Personel Yönetimi</em>, TODAİE Yayınları, Ankara.</p>
<p>Peker, K. (2010), “<em>Hizmet İçi Eğitim ve Yöntemler</em>i”, Mevzuat Dergisi, Yıl:3, Sayı:156, s.s. 1-16.</p>
<p><em>657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu</em>, R.G.:23.07.1963, Sayı:12056.</p>The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/hizmet-ici-egitim-kurumlar.html">Hizmet İçi Eğitimin Kurumlarda Uygulanışı</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Marka Kent Örneği: Antalya</title>
		<link>https://www.akademikkaynak.com/marka-kent-ornegi-antalya.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dilek Kavacık]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jan 2018 17:38:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Özel Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Bilimler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.akademikkaynak.com/?p=3326</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu çalışmada marka kent unsuruna değinilerek, bu süreçte dikkat çeken bir il olan Antalya örneğine yer verilecektir. Kentlerin markalaşma sürecine bakmadan önce bu sürecin alt yapısını hazırlayan küreselleşme kavramına değinmekte yarar vardır. Küreselleşme kavramı esasen yeni bir olgu olarak izlenim uyandırsa da, yeni bir kavram değildir. Farklı coğrafyalarda yaşayan insan toplulukları arasındaki ilişkilerin tesis edildiği [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/marka-kent-ornegi-antalya.html">Bir Marka Kent Örneği: Antalya</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img title="antalya Bir Marka Kent Örneği: Antalya  "decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-3335" src="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2018/01/antalya.jpg" alt="antalya Bir Marka Kent Örneği: Antalya  " width="643" height="485" srcset="https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2018/01/antalya.jpg 643w, https://www.akademikkaynak.com/wp-content/uploads/2018/01/antalya-300x226.jpg 300w" sizes="(max-width: 643px) 100vw, 643px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Bu çalışmada marka kent unsuruna değinilerek, bu süreçte dikkat çeken bir il olan Antalya örneğine yer verilecektir.<br />
Kentlerin markalaşma sürecine bakmadan önce bu sürecin alt yapısını hazırlayan küreselleşme kavramına değinmekte yarar vardır. Küreselleşme kavramı esasen yeni bir olgu olarak izlenim uyandırsa da, yeni bir kavram değildir. Farklı coğrafyalarda yaşayan insan toplulukları arasındaki ilişkilerin tesis edildiği zamana kadar uzanmaktadır. 1980’li yıllardan itibaren kitle iletişim araçlarının yaygınlaşması ve teknolojideki gelişmeler sayesinde, etkisini arttırdığı ifade edilen bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır.<br />
Kaypak’ın küreselleşme tanımına baktığımızda; “ Küreselleşme, bu kavrama iyi bakanlar tarafından, insanların yaşan standartlarını yükseltmekte, gelir dağılımındaki eşitsizlikleri ve yoksulluğu azaltan, teknoloji ve bilginin yayılmasını sağlayan ve insan haklarının gelişmesini sağlayan bir kavramdır. Bu bakış açısının tam tersini düşünenler için ise, bu sürecin az gelişmiş ülkelerden çok gelişmiş ülkelere kaynak transferine sebep olduğunu, zenginin daha zengin, fakirin daha fakir kaldığını, kültürel ve siyasal müdahaleleri beraberinde getirdiğini ifade etmiştir.<br />
Kent yaşantısı da küreselleşme ile birlikte önemli değişiklikler yaşamaktadır. Zengin-yoksul arasındaki uçurumun derinleşmesi, toplumlar arasındaki farkların giderek azalması, tüketim kültürünün yaygınlaşması küreselleşmenin kentsel yaşam üzerindeki en belirgin etkileridir.<br />
Bu süreç bağlamında karşımıza marka kent kavramı çıkmaktadır. Marka kavramına baktığımızda; marka, pazarlama disiplinine ait bir kavramdır. Marka, bir ticari malı, herhangi bir nesneyi tanıtmaya, benzerinden ayırmaya yarayan özel isim ve işarettir (TDK, 2017).<br />
Markalaşma; bir ürünün, bir şeyin tanınma, isim yapma ve bilinme sürecidir. Markalaşma sürecinde hedeflenen şey; bilinmektedir.<br />
Bir kentin marka kent olabilmesi için, tercih edilen cazibe merkezi haline gelmesi gerekir. Cazibeyi arttırmak ise markalaşmadan geçmektedir. Öncelikle kendini dışa açmak, ülkedeki yatırımcıları, alıcıları ve turistleri kente çekebilmek gerekir (Kaypak, 2013:210-212). Buradan hareketle kentleri markalaştırma, asıl olarak gelişmekte olan ülkelerin kalkınmasıdır.<br />
Şehir markası, bir şehrin sahip olduğu kültürel, tarihsel, doğal ve toplumsal özellikleriyle bütünleştirerek ve diğer şehirlerden ayırt etmek amacıyla kendine özgü bir işaretle yaşama geçirdiği bir ‘ Gelişim-Tanınma-İmaj ’ projesidir (Banger,2006).<br />
Küreselleşen dünyada rekabet edebilmek için şehirlerin farklılığının ön plana çıkartılması gerekir. Şehirler, rakiplerinden farklılaşıp özgün hale gelerek marka olurlar. Şehir markası sayesinde şehir sakinlerinin gelir düzeyleri ve yaşam kalitesi artmaktadır.<br />
Türkiye’de 1990’lı yılların sonlarından itibaren, özellikle dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu tarafından markalaşma sorununa çözüm getirilmesi dillendirilmeye başlanmıştır. Çoğunlukla, kentlerin markalaşması şeklinde ilk uygulama çalışmaları 2003 yılında başta İstanbul, Antalya ve Konya olmak üzere, Türkiye’de hemen her kent marka şehir olmak amacıyla bir yol izlemektedir.<br />
Antalya örneğimize baktığımız zaman, turizm sektöründe bir marka niteliği kazanmış olması dikkat çekmektedir. Antalya’nın sahip olduğu arkeolojik, kültürel ve doğal kaynakları bölgenin farklılaştırıcı gücünün daha iyi anlaşılmasına neden olmuştur. Bu süreç, 29 Ağustos 2007 tarihinde, Antalya Büyükşehir Belediyesi ile Antalya Ticaret ve Sanayi Odası tarafından Antalya kentinin marka çalışması yürütmek amacıyla bir protokol imzalamasıyla bu süreç başlamıştır. Antalya markalaşma yolunda Türkiye’nin ilk marka danışmanlık şirketi olan Brandassist ile birlikte bu projeyi yürütme kararı almıştır. 2007 yılında Antalya için imzalanan marka protokolü, Antalya’nın kentsel marka oluşum sürecini araştırmaya yöneltmiştir. Bu bölümde, araştırma kapsamında Avrupa Birliği 6. Çerçeve Projesi’nde de ifade edilen kent markasına destek olabilecek Konyaaltı Sahil Projesi (Beachpark), Antalya’ya bu sahil projesinin etkileri ve markalaşma temaları ele alınmıştır. Bu bilgiler doğrultusunda marka sürecine Konyaaltı sahilinin dahil edilmesindeki gerekçe, bölgenin seçkin yapısı, 4 kilometrelik bir kıyı şeridine sahip plajı ve bu plajın dünyada eşine az rastlanır şekilde 24 saat hizmet veren bir eğlence bölgesine dönüştürülmesidir (http://antalya.bel.tr).<br />
Marka kent olma sürecinde Konyaaltı sahilinden sonra dikkati EXPO (Dünya Sergileri ) çekmektedir. 22 Nisan 2016 tarihinde Antalya’da resmi törenle açılmıştır. Birçok ülkenin kendine ait özellikleri dikkate alınarak, botanik bahçeler hazırlanmış, ülkelerin kültürlerine ait birçok yapıyı içinde barındırmıştır. 121 metrekarelik alana yayılan Dünya Sergileri Fuarı (EXPO), yurtdışından turist çeken, ekonomik ve kültürel anlamda Antalya’nın uluslararası bağlamda dikkat çekmesi açısından önemli olmuştur (http://expo2016.org.tr).</p>
<p style="text-align: justify;">KAYNAKLAR</p>
<p style="text-align: justify;">Banger, Gürcan (2006), “Marka Olmak” , <a href="http://www.gurcanbanger.com/">http://www.gurcanbanger.com/</a>, Erişim Tarihi: 25.12.2017.</p>
<p style="text-align: justify;">Erdem, Ayhan ve Işık, Metin (2015), Nasıl Marka Şehir Olunur? ; City Branding, Eğitim Yayınevi.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://antalya.bel.tr/">http://antalya.bel.tr/</a>  Erişim Tarihi: 26.12.2017.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://expo2016.org.tr/">http://expo2016.org.tr/</a>   Erişim Tarihi: 27.12.2017.</p>
<p style="text-align: justify;">Kaypak, Şafak (2013), “Küreselleşme Surecinde Kentlerin Markalaşması ve Marka Kentler”, Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi 14 (1), 335-355.</p>
<p style="text-align: justify;">Türk Dil Kurumu, <a href="http://tdk.gov.tr">http://tdk.gov.tr</a>,  Erişim Tarihi: 26.12.2017.</p>The post <a href="https://www.akademikkaynak.com/marka-kent-ornegi-antalya.html">Bir Marka Kent Örneği: Antalya</a> first appeared on <a href="https://www.akademikkaynak.com">Akademik Kaynak</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
