TR

Türkiye’de Finansal Kırgınlık Hipotezinin Analizi

  1. GİRİŞ

Ekonomik kırılganlık, finansal piyasalarda aksaklık gibi finans piyasasını ilgilendiren olumsuzlukları belirtmek için kullanılan ancak bu kavramlardan farklı bir durumu ifade eden Minsky’nin hipotezi ile gündeme gelen bir olgudur. Ekonomiyi krize hazırlayan aşamalar finansal istikrarsızlık, piyasa aksaklığı ve finansal kırılganlıktır. Minsky’nin finansal istikrarsızlık hipotezi Genel Teori’yi destekleyici niteliktedir. Hipotez sistem davranışı üzerinde borç etkisini önemsemektedir. (Korkmaz ve Yamak, 2015: 54). Ekonominin sahip olduğu finansal rejimlerin dengesiz yapısı, finansal istikrarsızlığın temelini oluşturur. Ortodoks para miktar teorisinin aksine, bankaların finansal faaliyetlerde bulunmasının amacı kâr elde etmektir. Bankalar satın aldıkları varlıklarda ve pazardaki yükümlülüklerinde yenilik yapmaya çalışan borç tüccarlarıdır. Kâr güdüsü ve finansal sistemin risk alınmasını kolaylaştıran yapısı, finansal istikrarsızlığa neden olmaktadır. (Minsky 1992: 1-6).

Finansal piyasaların önemli sorunlarından birisi asimetrik bilgidir  (Sarılı, 2016: 183). Genelde kredi piyasasında meydana gelen finansal krizleri açıklamak için kullanılır. Finansal sözleşmede taraflar arası bilgi farklılıklarına odaklanır ve mali yapının ekonomiye etkisini inceler. Borçlular borç verene göre daha avantajlı durumdadırlar. Bu avantaj ters seçim ve ahlaki riziko problemlerine neden olur (Mishkin, 1996: 3).

Bir diğer önemli nokta olan finansal kırılganlık, Minsky tarafından geliştirilmiştir. Fisher ve Keynes tarafından öne sürülen düşünceye göre yatırımların borçla finanse edilmesi, piyasaları istikrarsız dolayısıyla kırılgan hale getirir (Boğa, 2017: 5). “Ekonomide değişen şeyin ne olduğu sorusunu anlamak için, başlangıçta kâr eden iş adamları ve bankacıların (finans aktörleri) sistemi nasıl kırılgan hale getirdiklerini anlamak gerekir” ifadesinde piyasayı kötüleştiren noktanın kâr amacı güden kapital sistem olduğu ileri sürülmüştür. Minsky ekonomiyi istikrarsızlaştıran faktörler doğrudan kapitalist sistemin karmaşık yapısı olduğunu ileri sürer. Yeniliklerin finansal enstrümanlara yansıması ekonomiyi krizlere karşı hassaslaştırır. İktisadi yapıdan dolayı kırılganlığın uzun vadede ortaya çıktığını ve kaçınılmaz bir durum olduğunu öne sürmüştür (Minsky, 1986: 11-78). Borçlanmalardan dolayı likidite darlığına düşüldüğünde, borçların geri döndürülememesi balonun patlaması sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Devamında zararına satışlar ve varlık fiyatlarının düşmesi yaşanmaktadır (Minsky, 1976: 13-14). Ülkenin yapısına göre kırılganlığın derecesi değişmektedir. Yükselen piyasa ekonomilerinde şok sonrası ekonominin toparlanması daha fazla zaman alırken; daha az kırılganlığa sahip olan ülkelerde toparlanma süresi daha kısa sürmektedir (Bayraktar ve Elüstü, 2016: 11). Ayrıca piyasanın güvenlik boyutuna ve gücüne göre kırılganlığın şiddeti belirlenir. Ponzi ve spekülasyon finansmanın ağırlığı fazlaysa ve ekonomide toplam güven marjı ne kadar küçük ise finansal kırılganlığın şiddeti artmaktadır (Minsky, 1986: 233).

Son olarak ekonomik kırılganlık endeksine değinecek olursak ilk olarak 2000 senesinde yayınlanan kişi başı GSYİH’ye beşeri sermayenin eklenmesiyle oluşturulan, Birleşmiş Milletler Kalkınma Politikası Kurulu’nun az gelişmiş ülkeleri tanımlamak için kullandığı kırılganlık endeksidir. Bu endeks 2006 yılından itibaren 3 yılda bir yayımlanmaktadır (Cariolle, 2011; 5). Kırılganlık özellikle LCD’leri belirlemek için faydalıdır.


 

  1. FİNANSAL KRİZLER

Mishkin’e göre finansal kriz (1996: 39); “Elverişsiz seçim ve ahlaki tehlike sorunlarının ileri boyutlara varması ile fonların en verimli yatırım olanaklarını ekonomik birimlere yönlendirmedeki etkinliğini kaybetmesi sonucu finansal piyasalarda ortaya çıkan doğrusal olmayan bir bozulmadır.” Finansal krizlerin nedeni; döviz sisteminin belirlenmesindeki hatalar, finansal serbestleşme ve finansal yapıdaki zayıflıklar, yanlış makro ekonomik politikalar, ekonomideki belirsizliğin artması, faiz oranlarındaki değişim ve bilançoların bozulmasıdır. Finansal krizlerin sınıflandırılması tabloda gösterilmiştir.

Tablo 1: Finansal Krizlerin Sınıflandırılması

Krizin Nedenlerine Göre Krizin Çıkış Noktasına Göre Krizin Ölçeğine Göre
§Varlık fiyatları balonunda çöküş

§Makro ekonomi politikalarının tetiklediği finansal krizler

§Ahlaki tehlikenin tetiklediği finansal krizler

§Spekülatif balon patlaması

§Genel düzeni bozan çalışmalar

§ Finansal panik

§Döviz kurunda spekülatif ataklar

§Para Krizi

§Borç Krizi (Kamu)

§Bankacılık Krizi

§Enflasyon Kriz

§Ödemeler Dengesi Krizi

§Yayılan Finansal Krizler

§Sistematik Finans Krizleri

§Uluslararası Finansal Krizler

Kaynak: Racickas ve Vasiliauskaite, 2012: 38

Finansal krizleri birbirinden beslenmesi belirtilmesi gereken bir diğer konudur. Yani; Banka Krizleri↔Sistematik Krizler↔Borç Krizleri↔Döviz Kuru Krizleri. Bu krizlerin ne olduğuna değinecek olursak ilk olarak banka krizleri bankaların yükümlülüklerini, öz kaynaklarını ve varlıklarını etkin yönetememesinden dolayı, mevduat sahiplerinin sermaye ve tasarruflarını çekme talebinde bulunmasıyla, bankaların likidite sıkışıklığına düşerek finans kurumlarının birleşmesi, kapanması ya da kamu tarafından devralınmasıyla sonuçlanan kriz türüdür (WB, 2016; Sahiti vd, 2013: 3132).

Değineceğimiz ikinci finans krizi türü olan sistemik finans krizleri ülke ekonomisinin sosyal ve politik yapısından kaynaklanmaktadır. Finansal sistemin kredi dağıtımı, banka ve para krizlerinin eş-anlı yaşandığı gibi önemli işlevlerinin sekteye uğradığı kriz türüdür (Delice, 2003: 62; Yücel ve Kalyoncu, 2010: 56). Finansal kurumların ödeme sıkıntısına düşmesi, menkul kıymetler piyasasındaki ani çöküşler, beklentilerin belirsizliği krizin ana göstergeleridir (Sevim, 2012: 10). Bu kriz türünün sonuçları ana hatlarıyla (Reinhart ve Rogoff, 2010: 285-286);

  • Üretim ve işsizlik oranlarında düşüşler yaşanmaktadır.
  • Üretimde uzun süren ve derin daralmalar yaşanmaktadır. Bu durum kamu borçlarının ciddi oranda artmasına neden olmaktadır.
  • Hisse senedi fiyatlarında düşüşler yaşanmaktadır.
  • Reel konut fiyatlarında düşüşler yaşanmaktadır.
  • Varlık piyasalarında uzun süren ve derin çöküşler yaşanmaktadır.
  • Bazı ülkelerde faizler arttığı için borçlanmanın maliyeti de artmaktadır.
  • Hükümetler vergi gelirlerinde sıkıntı yaşamaktadırlar.

Bir diğer finans krizi iç-dış borç krizidir. Dış borçlanma krizi, finansmanın dış kaynaklarca temin edilmesi ve vadesi gelen borçların ödenememesi halinde, ülkelerin daha yüksek faizle borçlanması sonucu oluşan krizdir. İç borç krizinde ise dış borçlanmadan farklı olarak, banka mevduatlarının dondurulması ve mevduatlarının zorla yerli paraya çevrilmesi mümkündür (Reinhart ve Rogoff, 2010: 59).

Son kriz türü döviz kuru krizleridir. Döviz kurunda meydana gelen spekülatif hareket sonucu ülkenin revalüasyon/devalüasyon gibi bir uygulama yapmasıyla sonuçlanan süreçtir (The Global Economy, http://www.theglobaleconomy.com/guide/article/74/ Erişim: 05.03.2019). Ülkede eş-anlı olarak kısa vadede bankacılık ve enflasyon krizleri de yaşanabilir. Döviz kuru krizi yaşayan bir ülke aynı zamanda, kısa vadede bankacılık ve enflasyon krizlerini veya iç-dış borçların ödenememesi de yaşayabilmektedir (Reinhart ve Rogoff, 2010: 309).

Krugman (1979) döviz kuru krizlerini açıklamak için, Birinci Nesil Kriz Modelini oluşturmuştur. Temel makro değişkenlerdeki bozulmaların krize işaret etmesi Birinci Nesil Kriz Modelinin tahmin edilebilir olduğunun ifadesidir. Bu model zamanla yeni döviz krizlerini açıklamakta yetersiz kalınca, Obstfeld (1994) İkinci Nesil Kriz Modelini geliştirilmiştir. Belirsizlik halinde iktisadi ajanların beklentilerinin ekonomiyi önemli boyutta etkileyebileceğine dikkat çekmektedir. Modelin iki temel özelliği geleceğe dair kendi kendini besleyen beklentiler ve çoklu dengedir. (İTO, 2001: 24). 1997/98 Asya Krizlerini iki modelde açıklamakta yetersiz kalınca Üçüncü Nesil Kriz Modeli geliştirilmiştir. Krugman (1998) bu modelde ilk iki modelden farklı olarak önce bankacılık ardından para krizlerinin yaşandığını vurgulamıştır.


 

  1. LİTERATÜR TARAMASI
YAZAR DÖNEM DEĞİŞKEN SONUÇ
Frankel & Rose (1996) 1971-1992 Dış kaynaklı değişkenler (uluslararası rezerv/ithalat, cari işlemler/GSYIH, dış borç/GSYIH, reel döviz kuru); iç değişkenler (bütçe/GSYIH, kredi artışı, GSYIH büyüme oranı), borç kalemi (ticari banka, imtiyazlı, değişken faizli, kısa vadeli, kamu ve çok taraflı). Krizlerin, doğrudan yabancı yatırımları azalttığı, yerel kredi büyümesinin arttığı ve rezervlerin düştüğü dönemlerde meydana geldiği sonucuna varılmıştır.
Hardy & Pazarbaşıoğlu (1999) 1980-1997 GSYIH büyümesi, özel tüketim ve yatırımdaki büyüme, reel mevduat faiz oranı, kredi hacmindeki, sermayedeki artış, enflasyon, reel döviz kurundaki değişim, ithalat. Yüksek enflasyon ve faiz oranlarının kriz riskini artırdığını ve GSYİH’deki düşüşün banka sektöründe kredi kanallarıyla belirleyici unsur olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca tüketimdeki artışın kriz öncesi öncü bir gösterge olabileceği sonucuna varılmıştır.
Güneş & Akkaya (2004) 2003-2007 Tesadüfi olarak seçilen altın fiyatı, dış borç stoku, ithalat, ihracat, devletin nihai tüketim harcaması, GSYIH, iç borç stoku, TCMB döviz rezervi, TCMB altın rezervi, TCMB dış yükümlülükler, REK,  TÜFE, ÜFE, parasal durum, uluslararası rezervler, yurtiçi kredi hacmi ve FBE. 2004’ün 3. Çeyreğinde, 2005’te ve 2006 senelerinde kriz belirtileri kısmen saptanabilmiştir. 2008 Mortgage Krizi’nin Türkiye Ekonomisi üzerindeki etkisinin sınırlı olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.
Gerni vd, (2005) 1990:01 – 2004:10 Reel döviz kurlarındaki değişim, M2Y’nin M2’ye oranı, rezervlerde değişim oranı, enflasyon oranı, borsa indeksi, kamu gelirlerinin giderlerini karşılama oranı, sanayi üretim indeksi, ihracatın ithalatı karşılama oranı, net hatadaki değişim oranı, ABD ve Türkiye + reel faiz oranı farklılığı. 1990 sonrası kriz nedeninin liberalizasyon hareketlerinden kaynaklandığı sonucuna ulaşılmıştır.
Kaya & Yılmaz (2007) 1990-2002 ve

2003-2005

M2Y para arzının GSYH içindeki payı, bütçe dengesinin GSMH içindeki payı, kısa vadeli dış borç stokunun GSMH içindeki payı, dış ticaret dengesinin GSMH içindeki payı, reel döviz kuru değerlenme oranı. Kullanılan tüm değişkenlerin katsayısı pozitif artmıştır ve değişkenlerdeki artışın krizi artıracağı bulgusuna ulaşılmıştır.
Tarkun (2012) 1992:01 ve 2011:11 Bileşik öncü göstergeler, iç borç stoklarından tahvil, yurtiçi mevduat bankalarının kredi hacmi, Londra altın satış fiyatı, sanayi üretim endeksi, piyasada bulunan madeni para, para arzı (M2), piyasada bulunan banknot, İMKB, brüt rezervlerin ithalatı karşılama oranı, dolar kuru, Cumhuriyet altını fiyatı, dış krediler. Sanayi üretim endeksi, Londra altın fiyatı,  madeni para, banknot, para arzı, bileşik öncü göstergeler, brüt rezerv/ithalat, dış kredi ve dolar kurunun düştüğü, yurtiçi mevduat bankalarının kredi hacmi, tahvil ve cumhuriyet altın fiyatlarının ise arttığı geçtiği durumlarda kriz ihtimalinin arttığı tespit edilmiştir.
Yamak & Korkmaz (2015) 1987-2007 ve

1998-2012

Kredi/gelir oranı, reel GSYİH’nin 6 çeyreklik hareketli standart sapması. Minsky Hipotezi’nin Türkiye’de geçerli olmadığı, ikinci dönem için ekonomik istikrarsızlığın, dış kredi/gelir dikkate alındığında finansal istikrarsızlığa neden olabildiği, iç kredi/gelir dikkate alındığında finansal istikrarsızlığın ekonomik istikrarsızlığa neden olabildiği sonuçlarına ulaşılmıştır.
Boğa (2017) 1992-2014 Yurtiçi kredi büyümesi/GSYH, M2/Uluslararası rezervler, dışborç/GSYH, dış ticaret dengesi/GSYH, REK. Doğrudan yabancı yatırım ve portföy yatırımlarında değişkenlerin modeli açıklama gücü zayıf olduğu anlaşılmıştır. Finansal kırılganlık değişkenleri ve uluslararası sermaye akımları arasında güçlü bir ilişki yoktur.

 

  1. METODOLOJİ
    • PROBİT MODEL

Fayda teorisine ve rasyonel seçim yaklaşımlarına dayanmaktadır. Birikimli dağılım fonksiyonunun normal olamamasından dolayı tahmin yapılması için fonksiyonun tersi alınarak doğrusallaştırılır (Güriş ve Çağlayan, 2005: 659 / 685). Probit modelde P olasılık değerleri 0-1 arasında kalmaktadır ve hata terimleri normal dağılıma sahiptir. Bağımlı değişken, nitel değerlerden oluşmaktadır. Kriz varsa Y=1, kriz yoksa Y=0 olur  (Hsiao, 2003: 224).

  • LOGİT MODEL

Bu modelde bağımsız değişkenin değeri sonsuza giderken, bağımlı değişken 1’e asimptottur (İnal vd, 2006: 57-58). Logit modelde aynı zamanda P olasılık değerleri doğrusal olasılık modelin aksine 0-1 arasında kalmaktadır. Bağımlı değişken nitel değerlerden oluşur. İki durumlu (var-yok, kız-erkek, öğrenci-mezun vb…) bağımlı değişken modele dummy değişkeni eklenmektedir (Gujarati, 1995: 297). Dummy değişkeni genellikle 0 ve 1 değerlerini alır. Kriz varsa Y=1, kriz yoksa Y=0 olur.

Bu çalışmada veriler aylık olarak kullanılmıştır. Kriz öncesi süreçte aylık verilerin kullanılması avantaj sağlamaktadır. Ancak verilere ulaşmanın zorluğundan dolayı modelin oluşturulması kısıtlanmaktadır. Bu durum göz önüne alınarak veri seti oluşturulmuştur. Veri seti OECD, IMF (IFS), TCMB, TÜİK’ten temin edilmiştir. veri seti 1990:01 – 2018:12 dönemini kapsamakta olup mevsimsellik ve durağanlık tespiti araştırması yapılmıştır. Kullanılan değişkenler; finansal baskı endeksi (FBE),  döviz kuru (DK), brüt döviz rezervleri (DR), TL Faiz oranı (FO), bist kapanış endeksi (BIST), M2 para arzı (M2), reel faiz (RF), M2/Rezervler (M2/REZ), brüt rezervler (BREZ), iç borç stoğu (IB), toplam ticari banka mevduatı (MEV), ithalat (ITH), ihracat (IHR). FBE eşik değeri 2.63 olarak hesaplanmıştır. Bu rakamın aşıldığı dönemler krizin olduğu dönemleri göstermektedir.

Tablo 2: Finansal Baskı Endeksi Kriz Dönemleri

FBE Değeri: 2.61
DÖNEM DEĞER KRİZ TESPİTİ
1991 Ocak 3.94 Kriz var.
1994 Şubat 3.01 Kriz var.
1994 Mart 3.27 Kriz var.
1998 Ağustos 3.81 Kriz var.
2000 Kasım 7.00 Kriz var.
2001 Şubat 16.94 Kriz var.
2001 Kasım 3.97 Kriz var.
2002 Ocak 2.87 Kriz var.
2011 Ekim 5.51 Kriz var.

 

4.3.DURAĞANLIK ANALİZİ

Zaman serilerinde verilerin durağan olması gerekmektedir. Serinin durağanlığı, ortalaması ve varyansının zaman içinde değişmeyeceğini ifade etmektedir (Yavuz, 2011: 241). Durağan olmayan seriler sahte regresyona neden olur ve analizin güvenilirliğini geçersiz kılar. Bu çalışmada durağanlığın tespiti için ADF testi uygulanmıştır. İTH, İHR, MEV, M2 ve IB değişkenleri düzeyinde durağandır ve birim kök yoktur. M2/REZ ve BIST değişkenleri ise birinci farkında durağandır.

Tablo 3:ADF Testi Sonuçları

  DÜZEY BİRİNCİ FARK
DEĞİŞKENLER SABİT SABİT VE TREND SABİTSİZ SABİTSİZ
FBE -8.39*(2)
BIST 0.47(6) -2.61(5) -1.53(6) -6.65(4)*
M2 -2.83***(11) -4.56*(11) -1.56***(11)
M2/REZ 3.89(5) 1.82(5) 5.67(5) -5.83*(3)
BREZ -3.82*(13) -4.13*(13) -3.0*(13)
IB 1.52***(9) -3.88**(11) -1.93***(11) -2.65**
MEV -2.63***(11) -3.28**(11) -2.63***(11)
ITH -3.62*(13) -3.98**(13) -2.76*(13)
IHR -2.81**(13) -2.75(13) -2.0**(13)
 
 
*=%1 -3.25 -3.24 -2.14 -2.14
**=%5 -2.55 -3.61 -1.29 -1.29
***=%10 -2.17 -3.35 -1.01 -1.01

NOT: Parantez içindeki rakamlar içsel gecikme değerlerini göstermekte olup, çalışmada Akaike bilgi kriteri baz alınmıştır.


 

  1. TEST SONUÇLARI

Tablo 4: Probit Modellerin Test Sonuçları

 

  DEĞ. KATSAYI PROB STD. HATA Z İST. MCFADDEN R-SQUARED LOG

LIKELIHOOD

AIC PROB

(LR)

FİNANSAL DEĞ. C -2.53 0.00 0.38 -7.29  

0.48

 

-21.29

 

0.12

 

0.00

M2/REZ 0.31 0.00 0.04 -4.24
MEV 0.08 0.42 0.02 0.82
DIŞSAL DEĞ. C -2.26 0.00 0.28 -7.54  

0.42

 

-22.35

 

0.14

 

0.00

ITH -0.04 0.04 0.02 -2.18
IHR 0.04 0.15 0.02 1.62
İÇSEL DEĞ. C -1.52 0.00 0.22 -5.13  

0.28

 

-32.94

 

0.24

 

0.00

M2 -0.11 0.02 0.03 -2.32
BIST -1.36 0.06 6.58 -1.58
ÇOKLU

KOMBNS.

C -3.51 0.00 1.18 -2.62  

0.54

 

-16.54

 

0.16

 

0.00

RF 0.00 0.08 0.00 1.42
REZ -0.16 0.00 0.07 -3.14

Tabloya göre öncelikle finansal değişkenlere bakacak olursak; M2/REZ ve sabit katsayı olan C değişkeninin prob değeri anlamlı, MEV değişkeni anlamlı sonuç vermemiştir. Modelin tahmin gücü 0.48’dir. AIC değeri ise 0.12’dir. Bu sonuçlara göre değerlerde yaşanan artış kriz olasılığını arttırır. Dışsal değişkenlere bakacak olursak C ve ITH değişkenleri anlamlı iken IHR değişkeni anlamsız sonuç vermiştir. Modelin tahmin gücü 0.42’dir. AIC değeri ise 0.14’tür. Bu sonuçlara göre değerlerde yaşanan artış kriz olasılığını arttırır. İçsel değişkenlere bakacak olursak tüm değişkenler anlamlı sonuç vermiş olup modelin tahmin gücü 0.28’dir. AIC değeri ise 0.28’dir. Bu sonuçlara göre değerlerde yaşanan artış kriz olasılığını arttırır. Model oluştururken birden fazla farklı değişkenin eş-anlı kullanılması amaçlanmış, oluşturulan kombinasyonlardan anlamlılığı en yüksek model çoklu kombinasyon olmuştur. Modelin tahmin gücü %54 olup, prob değerleri anlamlıdır. AIC değeri ise 0.16’dır. Değişkenlerde C ve BREZ anlamlı sonuç vermiştir. Bu sonuçlara göre değerlerde yaşanan artış kriz olasılığını arttırır.

Tablo 5: Logit Modellerin Test Sonuçları

 

  DEĞ. KATSAYI PROB STD. HATA Z İST. MCFADDEN R-SQUARED LOG

LIKELIHOOD

AIC PROB

(LR)

FİNANSAL DEĞ. C -5.41 0.00 0.88 -6.29  

0.53

 

-20.29

 

0.12

 

0.00

M2/REZ 0.51 0.00 0.14 -4.24
MEV 0.02 0.42 0.02 0.72
DIŞSAL DEĞ. C -5.26 0.00 0.88 -6.54  

0.47

 

-20.35

 

0.14

 

0.00

ITH -0.04 0.04 0.02 -2.08
IHR 0.05 0.15 0.02 1.62
İÇSEL DEĞ. C -2.52 0.00 0.52 -4.13  

0.28

 

-31.94

 

0.22

 

0.00

M2 -0.11 0.09 0.08 -1.82
BIST -3.36 0.16 1.58 -1.58
ÇOKLU

KOMBNS.

C -8.51 0.02 3.18 -2.62  

0.54

 

-16.54

 

0.16

 

0.00

RF 0.00 0.08 0.00 1.42
REZ -0.64 0.00 0.17 -3.14

Tabloya göre öncelikle finansal değişkenlere bakacak olursak; M2/REZ ve sabit katsayı olan C değişkeninin prob değeri anlamlı, MEV değişkeni anlamlı sonuç vermemiştir. Modelin tahmin gücü 0.53’dür. AIC değeri ise 0.12’dir. Bu sonuçlara göre değerlerde yaşanan artış kriz olasılığını arttırır. Probit modelle birbirine yakın sonuçlara ulaşılmıştır. Dışsal değişkenlere bakacak olursak C ve ITH değişkenleri anlamlı iken IHR değişkeni anlamsız sonuç vermiştir. Modelin tahmin gücü 0.47’dir. AIC değeri ise 0.14’tür. Bu sonuçlara göre değerlerde yaşanan artış kriz olasılığını arttırır. İthalatın azalmasının krize işaret ettiği sonucuna logit modelle de ulaşılmıştır. İçsel değişkenlere bakacak olursak tüm değişkenler anlamlı sonuç vermiş olup modelin tahmin gücü 0.28’dir. AIC değeri ise 0.22’dir. Bu sonuçlara göre değerlerde yaşanan artış kriz olasılığını arttırır. Probit modelle birbirine yakın sonuçlara ulaşılmıştır. Model oluştururken birden fazla farklı değişkenin eş-anlı kullanılması amaçlanmış, oluşturulan kombinasyonlardan anlamlılığı en yüksek model çoklu kombinasyon olmuştur. Modelin tahmin gücü %54 olup, prob değerleri anlamlıdır. AIC değeri ise 0.16’dır. Değişkenlerde C ve BREZ anlamlı sonuç vermiştir. Bu sonuçlara göre değerlerde yaşanan artış kriz olasılığını arttırır.


 

  1. SONUÇ

Bu çalışmada Türkiye’nin 1990:01-2018:12 döneminde finansal sistemini kırılganlaştıran değişkenlerin probit ve logit modeller aracılığıyla analizi yapılmıştır. Ülkemizde 1990 senesinden sonra finansal krizler sıklaştığı için başlangıç yılı 1990 seçilmiştir. Probit ve logit modellerde bağımlı değişken olan kriz, gölge bağımlı değişken olduğu için tercih edilmiştir. Krizin varlığı gölge bağımlı değişkenle tanımlanmıştır. Bağımlı değişken finansal baskı endeksi ile oluşturulmuş olup, döviz kuru, döviz rezervleri ve gecelik faiz değişkenleri kullanılmıştır. Bağımsız değişkenler ise iç borç stoku, BİST kapanış endeksi, M2 para arzı, faiz oranı, ithalat ve ihracattır. Değişkenlerde mevsimsellik, durağanlık tespiti ve durağanlık var ise kaçıncı seviyede durağan olduğu araştırılmış ve durağan olmayan seriler farkları alınarak durağanlaştırılmıştır. Daha sonra probit ve logit model testleri uygulanmıştır. Değişkenler türlerine göre finansal, dışsal ve içsel olarak tanımlanmış devamında anlamlılıklarına bakılmıştır. Ardından çoklu kombinasyon yapılmıştır. Her iki test sonucu da değişkenlerde yaşanan artışın krizin var olma durumunu göstermiştir.


 

KAYNAKÇA

Bayraktar, Y. & Elüstü S., 2016, “Makroekonomik Kırılganlığın Ölçülmesi: Yükselen Piyasalar Ve Türkiye İçin Karşılaştırılmalı Bir Analizi.” Emek ve Toplum Dergisi, 5(11). 8-29.

Boğa, S., 2017, “Finansal Kırılganlıklar ve Uluslararası Sermaye Hareketleri: Gelişmekte Olan Ülkeler Üzerine Bir Analiz.” Finansal Araştırmalar ve Çalışmalar Dergisi, 9(16), 1309-1123.

Delice, G., 2003, “Finansal Krizler: Teorik ve Tarihsel Bir Perspektif.” Erciyes Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 20, 57-81.

Cariolle, J., 2011, “The Economic Vulnerability Index.” http://www.ferdi.fr/sites/www.ferdi.fr/files/publication/fichiers/I9-CariolleEng_web.pdf (Erişim: 18.11.2019).

Frankel, J.A &, Rose, K., 1996, “Currency Crashes in Emerging Markets: Emprical Indıcators.” Journal of International Economics, (41), 351-366.

Gerni, C. & Emsen, Ö.S. & Değer, M., 2005, “Erken Uyarı Sistemi Yoluyla Türkiye’deki Ekonomik Krizlerin Analizi.”İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Ekonometri ve İstatistik Dergisi, 2, 11-29.

Gujarati, N. D., 1995, Basic Econometrics (3th ed.). New York: McGraw-Hill    International.Güneş, B. & Akkaya, G.C., 2014, “Ekonomik Krizin Türkiye’deki Belirtileri: 2008 Krizi Üzerine Bir İnceleme.” Ekonomi ve Yönetim Araştırmaları Dergisi, 3(2), 133144.

Güriş, S. & Çağlayan, E., 2000, Ekonometri. İstanbul: Der Yayınları.

Hardy, D. C. & Pazarbaşıoğlu, C., 1999, “Determinants and Leading Indicators of Banking Crises: Further Evidence.” IMF Staff Papers, 46 (3), 247-258.

Hsiao, C., 2003, Analysis of Panel Data.UK: Cambridgre University Press.

IMF, 1998, World Economic Outlook. https://www.imf.org/en/Publications/WEO/Issues/2019/07/18/WEOupdateJuly2019, (Erişim: 14.11.2019).

İTO, 2001, Küreselleşme Sürecinde Finansal Krizler ve Finansal Düzenlemeler. Yayın No: 47. İstanbul: Mega Yayınevi.

Kaya, V. & Yılmaz, Ö., 2007, “Para Krizleri Öngörüsünde Logit Yaklaşımının Değeri: Türkiye Tecrübesi.” Turkish Economic Association Discussion Paper, 1. 116.

Korkmaz, Ö. & Yamak, R., 2015, “Minsky Finansal İstikrarsızlık Hipotezi ve Türkiye Örneği.” Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi. 15(3), 51-70.

Krugman, P., 1979, “A Model of Balance-of-Payments Crises.” Journal of Money, Credit and Banking, 11(3), 311-325.

Krugman, P., 1998, “What Happened to Asia?” http://web.mit.edu/krugman/www/DISINTER.html, (Erişim: 14.05.2019).

Minsky, H., 1976, A Theory of Systemic Fragility. http://digitalcommons.bard.edu/cgi/viewcontent.cgi?article=1230&context=hm_arch (Erişim: 08.10.2019).

Minsky, H., 1986, Stabilizing An Unstable Economy. (2nd ed.).  New York, USA: Mc-Graw Hill.

Minsky, H., 1992, “The Financial Instability Hypothesis.”Levy Economics Institute of Bard College.  Working Paper no: 74.

Mishkin, F.S., 1996, “Understanding Financial Crisis: A Devoloping Country Perspective” NBER Working Paper, DOI: 10.3386/w5600.

OECD, 2017, Data https://data.oecd.org/price/inflation-cpi.htm (Erişim: 22.08.2019).

Racickas, E. & Vasiliauskaite, A., 2012, “Classification of Financial Crises and Their Occurrence Frequency in Global Financial Markets.”Socialiniai tyrrimai/ Social Research. 4 (29), 32-44.

Reinhart, C. M. & Rogoff, K. S., 2010, Bu Defa Farklı- Finansal Çılgınlığın 800 Yıllık Tarihi. (çev. Levent Konyar). İstanbul: NTV Yayınları.

Sahiti, A., 2013, “Types of Financial Crisis.”Asian Journal of Busines & Management Sciences. 2(12), 31-39.

Sarılı, S., 2016, Finansal Piyasalar ve Kurumlar (edt. Gündoğdu, A.). (6. bölüm). İstanbul: Seçkin Yayınevi.

Sevim, C., 2012, Öncü Göstergeler Yaklaşımına Göre Finansal Krizler ve Türkiye Örneği. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Çalışma Tebliği. No: 11.

Tarkun, S., 2012, “Türkiye Ekonomisinde 1990 Sonrası Finansal Krizler ve Probit Model Analizi ile Finansal Krizler Öngörüsü.” İnönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 1(1), 47-66.

The Global Economy, 2017, https://www.theglobaleconomy.com/guide/article/74/ (Erişim: 15.09.2019).

World Bank, 2016, Key Terms Explained-Banking Crisis. https://www.worldbank.org/ (Erişim: 01.12.2019).

World Bank, 2016, Key Terms Explained-Global Financial Development Report. https://www.worldbank.org/ (Erişim: 14.12.2019).

Yavuz, N. Ç., 2011, “Durağanlığın Belirlenmesinde KPSS ve ADF Testleri: İMKB Ulusal-100 Endeksi ile Bir Uygulama.” İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Mecmuası, 54(1), 239-247.

Yücel, F. & Kalyoncu, H., 2010, “Finansal Krizlerin Öncü Göstergeleri ve Ülke Ekonomilerini Etkileme Kanalları: Türkiye Örneği.” Maliye Dergisi, (159), 53-69.

] }

AKADEMİK KAYNAK
 

 TR