TR

Ortadoğu Ülkelerinde Enerji Güvenliği Ve Ekonomik Büyüme İlişkisi

  1. Giriş

Bu çalışmada Orta Doğu ekonomileri incelenmiştir. İlk olarak ülkelerin kısa bir değerlendirilmesi yapılmıştır. Ardından kişi başı GSYH’ya göre ülkelerin ekonomik yapıları analiz edilmiştir. Ardından öncelikle Orta Doğu’nun dünya enerji kaynakları açısından önemine değinilmiştir. Doğalgaz ve petrol bakımından Orta Doğu’nun önemini belirtilmiş devamında ekonomileri üzerindeki önemi bağlantılı olarak da enerji güvenliği hakkında bilgi verilmiştir. Devamında halen etkileri süren Arap Baharı’na değinilmiştir. Sonrasında Orta Doğu’nun enerji güvenliği, literatür taraması sonucu eklenmesi gerekli görülen politik istikrarsızlık ve büyüme ilişkisi analiz edilmiştir. Doğalgaz ve petrol rezerv verilerinin 1980, doğalgaz üretim verilerinin 1970, petrol üretim verilerinin 1965, politik istikrarsızlık verilerinin 1996, her ülkede mevcut olmayan enerji güvenliği endeksinin 1980 yılından başlaması ve enerji güvenliği risk skorunun 2014 yılından sonra mevcut olmaması analizi güçleştirmiştir.

  1. Enerji Güvenliği

Enerji yararlı iş yapabilme yeteneğidir. Birçok çeşidi bulunmaktadır. Bunlar elektrik enerjisi, kimyasal enerji, mekanik enerji, nükleer enerji, termal enerji ve yerçekimi enerjisidir.[1] Enerji¸ “enerjiye bağlı sorunlar, kesintiler, krizler, savaşlar” kelimeleriyle bağlantılı olarak etkinliğini sürdürmektedir. Enerji ihtiyacının zamanla artmasına bağlı olarak ülkeler arasındaki gerilimler de artmıştır (Pamir, 2016, 27). Enerji, enerji güvenliğini de beraberinde getirmektedir. Enerji güvenliği konusu, devletlerin güvenliklerini oluşturmada en önemli parçalardan biridir (İşeri, Pamir, 2010, 43). Enerji güvenliği; arz kaynakları çeşitlendirilmiş, temiz, kullanacağı ekonominin ihtiyaçlarını karşılayacak kadar kesintisiz olması ve enerjinin makul fiyatlarla temin edilmesidir (Pamir, 2016b, 1).

Orta Doğu’daki petrol ihraç eden ülkelere bağımlılığı ortaya koyan 1973 Petrol Krizi ile modern dönemin enerji güvenliği algısı şekillenmiştir (Çelikpala, 2014, 99). Petrolün ilk kez silah olarak kullanılması 1960’da OPEC’in (Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı) kurulmasıyla gündeme gelmiştir. 1967’de İsrail’in Mısır’a saldırması, 1974’de Arap-İsrail Savaşlarıyla yaşanan gelişmeler sonucu OAPEC’in  (Petrol İhraç Eden Arap Ülkeleri Teşkilatı) kurulmasıyla Petrol Krizi yeni bir boyut kazanmıştır ve ham petrol fiyatlarının büyük oranda ve tek yanlı biçimde artmasıyla dünya ekonomisi durgunluğa girmiştir. Bu nedenle 1973’te ki Arap petrol ambargosuna gibi gelişmelere karşı güvenliği sağlamak, ortak enerji politikalarının geliştirilerek uygulanmasını teşvik etmek ve enerji arzındaki aksamalardan direkt olarak etkilenen ülkeler arasında işbirliği sağlamak için çoğunluğunu OECD (Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) üyesi olan batılı ülkelerin oluşturduğu IEA (Uluslararası Enerji Ajansı) kurulmuştur. 1990’lara geldiğimizde yaşanan siyasi (dondurulmuş anlaşmazlıklar, Rusya faktörü vb.), askeri (Kuveyt Krizi, İran-Irak Savaşı, Körfez Savaşı ile Orta Doğu’daki diğer gelişmeler), çevresel (küresel ısınma vb.) gelişmeler, ekonomik (Asya ekonomik krizi ve azalan petrol arzı ile yükselen fiyatlar) ve doğal afetler enerji güvenliği konusunu daha kapsamlı olarak yeniden gündeme getirmiştir (Çelikpala, 2014, 80-81).

[1]http://www.euas.gov.tr /Sayfalar/EnerjiCesitleri.aspx  Erişim tarihi: 11.11.2019


  1. Orta Doğu Ülkelerinin Analizi

Bu çalışmada Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, İsrail, Kuveyt, Bahreyn, Suudi Arabistan, Umman, Türkiye, Lübnan, İran, Irak, Ürdün, Mısır, Suriye ve Yemen’in yer alığı 15 ülke incelenmiştir. İlk olarak Tablo 1’de 2018 yılında Orta Doğu Ülkelerinin GSYH ve Kişi başı GSYH verilmiştir. Ülke analizleri yapılırken Dünya Bankası, UNCTAD, IMF, Birleşmiş Milletler, TÜİK, Trade Map, UCDP, T.C. Ekonomi Bakanlığı ve T.C. Dışişleri Bakanlığı yararlanılmıştır.

Tablo 1: 2018 Yılında Orta Doğu Ülkelerinde GSYH, Kişi başı GSYH

ÜLKE KİŞİ BAŞINA GSYH ORTA DOĞU DÜNYA GSYH ORTA DOĞU DÜNYA
Katar 59.324,34 1. 7. 152.451,92 8. 54
B. A. E. 37.622,21 2. 25. 348.743,27 4. 30.
İsrail 37.175,74 3. 26. 317.744,78 6. 33.
Kuveyt 27.359,23 4. 33. 110.875,58 9. 57.
Bahreyn 22.579,09 5. 38. 32.179,07 13. 94.
Suudi Arabistan 20.028,65 6. 41. 646.438,38 2. 20.
Umman 14.982,36 7. 52. 66.293,37 10. 71.
Türkiye 10.862,6 8. 65. 863.711,71 1. 17.
Lübnan 8.257,29 9. 75. 49.598,83 11. 79.
İran 5.219,11 10. 96. 418.976,68 3. 25.
Irak 4.609,60 11. 101. 171.489,00 7. 52.
Ürdün 4.087,94 12. 107. 38.654,73 12. 87.
Mısır 3.477,85 13. 121. 332.791,05 5. 31.
Suriye 1.202,53 14. 158. 22.163,08 15. 102.
Yemen 990,33 15. 164. 27.317,61 14. 98.

Kaynak: GSYH ve Kişi başı GSYH’ye göre dünya sıralaması yapılırken Dünya Bankası veri tabanında eksik olan Suriye verileri UNCTAD’den ve Libya verileri IMF’den alınmıştır.

Sırasıyla ülkeleri ele alacak olursak ilk olarak hidrokarbonun önemli olduğu Katar’da BP verilerine göre, doğalgaz rezervi 24.3 trilyon m3, petrol rezervi 25.244 milyar varildir. Trade Map verilerine göre toplam mal ihracatının %81.55’ini oluşturan ve 64.56 milyar $ olan mineral yakıt ve ürünleri ihracatı sayesinde dünyanın sekizinci ihracatçısı konumundadır. Petrol fiyatlarının arttığı 2011-2014 yılları arasında, petrol ürünleri ihracatının toplam ihracattaki payı %90’ı, GSYH’deki payı %50’yi geçmiştir. BP’nin verilerine göre, Katar dünyanın en büyük üçüncü doğalgaz rezervine (%13) sahiptir ve üretimin 300 yıl boyunca sürdürebileceği tahmin edilmektedir. Bir diğer önemli ihraç ürünü sıvılaştırılmış gazın (LNG) ihracatını 77 milyon tona çıkarmayı hedeflemektedir. Dünya Bankası verilerine göre hem enerji fiyatlarının yükselmesi hem de yeni sıvılaştırılmış gaz tesislerinin art arda devreye girmesinden dolayı % 19.59’luk büyüme meydana gelmiştir. EIU’nun verilerine göre 2016-2020 döneminde reel büyüme öngörüsü ortalama  % 4.1’dir. Katar’ın dış ticaretteki büyüklüğü Türkiye ile karşılaştırıldığında daha iyi anlaşılacaktır. 2016 yılında Concentration Indeks değeri 0.52’dir ve bu rakam petrol gelirlerine olan bağımlılığını göstermektedir. İhracatın ve ithalatın arttığı dönemlerin akabinde ihracat gelirlerinin düşmesi aynı oranda ithalatı etkilemediği için dış ticaret fazlası giderek erimiştir. Bu konu Katar ekonomisinin en önemli handikaplarındandır.

İkinci ülkemiz olan Birleşik Arap Emirlikleri’nde serbest piyasa ekonomisi hakimdir. Sanayi ve tarım üretimi yetersiz olduğundan ithalat oranı yüksektir. Kişi başı GSYH bakımından Orta Doğuda 2. dünyada 25. sıradadır. Dünya Bankası verilerine göre kişi başı GSYH değeri 37.622 $, GSYH ise yaklaşık 348.7 milyar $, satın alma gücü paritesine göre dünyada 5. sırada yer alıp 72.830 $’dır ve tüm bu rakamlarla ile dünya ortalamasının üzerindedir. İnsani gelişmişlik endeksi 0.840 ile dünyada 42. sıradadır ve çok yüksek insani gelişme endeks değerine sahip ülkeler grubunda yer alır. 2018 verilerine göre doğalgaz rezervi 6.09 trilyon m3, petrol rezervi 97.8 milyar varildir ve dünyanın 7. büyük doğalgaz ve petrol rezervine sahiptir. GSYH’nın yaklaşık % 30’u ihracat gelirlerinin yaklaşık % 29’unu oluşturan doğalgaz ve petrol ihracatı 10.59 milyar $’dır. Mineral yakıtlar ve ürünleri ihracatının mal ihracatı içerisindeki payı yaklaşık % 15’tir ve ile dünyanın en büyük 10. ihracatçısı konumundadır. 2018 yılında Concentration Indeks değeri 0.26’dır ve bu rakam petrol gelirlerine olan bağımlılığını göstermektedir. Petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar diğer sektörleri de etkilemektedir. Küresel finansal krizinin ardından petrol fiyatının düşmesi, dolayısıyla cari işlemler fazlası ve bütçe gelirleri azaldı ve ekonomi küçüldü. Hükümet doğalgaz ve petrole bağımlılığın azalması için emlak, finans, sağlık ve turizm gibi sektörlere yatırım yapmaktadır.

Üçüncü ülkemiz doğal kaynaklar bakımından yetersiz olan İsrail’dir. Magnezyum, fosfat, kalya taşı ve brom ülkenin önemli madenlerindendir. İsrail’in enerji, stratejik altyapısı ve kaynakları savaşların potansiyel hedefleridir. İsrail’in enerji güvenliği ihtiyaçları Ürdün’e sağlanan önemli su hacimlerinden, Filistin Otoritesi ve Gazze Şeridi’nde tüketilen elektrik ve sıvı yakıtlarını tedarik ettiği gerçeğinden de etkilenmektedir. Dünya Bankası verilerine göre kişi başı GSYH değeri 37.175.74 $, GSYH ise yaklaşık 317.7 milyar $’dır ve dünya ortalamasının üzerindedir. İhracatın GSYH’ye oranı % 30.27’dir. İnsani gelişmişlik endeksi 0.899 ile dünyada 19. sıradadır ve çok yüksek insani gelişme endeks değerine sahip ülkeler grubunda yer alır. Hammadde ithalatı toplam ithalatın % 75’ini oluşturmaktadır. Mineral yakıtlar ve ürünleri ithalatının mal ithalatını içerisindeki payı % 8.83’tür, toplam ithalatın içerisindeki payı ise % 5.10’dur.

Dünya Bankasına göre Kuveyt kişi başı GSYH açısından dünyanın en zengin 33., GSYH açısından ise 110.8 milyar $ ile dünyanın 57. büyük ekonomisidir ve Orta Doğu ve dünya ortalamasının oldukça üzerindedir. Satın alma gücü paritesine göre kişi başı gelir 83.150 $’dır. İnsani gelişmişlik endeksi 0.8 ile dünyada 51. sıradadır ve çok yüksek insani gelişme endeks değerine sahip ülkeler grubunda yer alır. BP verilerine göre 101.5 milyar varil petrol rezervi, 1.784 trilyon m3 doğalgaz rezervi bulunmaktadır. Mineral yakıtlar ve ürünleri 41.5 milyar $’dır ve toplam mal ihracatı içerisindeki payı % 89.64’ünü oluşturarak dünyanın en büyük 12. ihracatçısı konumundadır. Concentration Indeks değeri 0.63’tür ve bu rakam petrol gelirlerine olan bağımlılığını göstermektedir. İstihdamı arttırma, Kuveyt’in bölgesel konumda rolünü arttırma, ülkeyi ticaret ve finans merkezine dönüştürme, petrole bağımlılığı azaltma, insani gelişme ve demokratik sistemin güçlendirilmesi için “Kuwait 2035 Vision” isimli eylem planı hazırlanmıştır.

Bir diğer ülke olan Bahreyn’in Dünya Bankası verilerine göre kişi başı GSYH’sı 22.579.09 $’dır ve dünyada 38. sıradadır. Satın alam gücü paritesine göre kişi başı gelir 44.170 $’dır. Ülkede yaklaşık 20 yıldır sabit olarak 1$=0.376 BD Ekonomide tarımın payı % 0.34, sanayinin payı % 39.80 ve hizmet sektörünün payı % 59.87’dir. Concentration Indeks değeri 0.31’dir ki bu da ekonominin petrol gelirlerine bağımlı olduğunu göstermektedir. 1936 yılında bölgenin ilk petrol ihraç eden ülkesidir. Trade Map verilerine göre mineral yakıt ve ürünleri ihracatı 6.255 milyar $’dır ve dünyanın en büyük 41. ihracatçısıdır. İnsani gelişmişlik endeksi 0.824 ile dünyada 47. sıradadır ve çok yüksek insani gelişme endeks değerine sahip ülkeler grubunda yer alır.

Bir diğer ülke olan Suudi Arabistan’ın nominal GSYH 646.438 milyar $, kişi başı GSYH 20.028 $ ve Orta Doğu ile Dünya ortalamasının üzerindedir. Satın alma gücü paritesine göre kişi başı gelir 55.750 $ ile dünyada on ikinci sırada, hizmet sektöründe % 54.03 payla ilk sırada yer almaktadır. Concentration Indeks değeri 0.55’dir. Trade Map’in verilerine göre dünya mineral yakıt ve ürünleri ihracatının % 10.85’ini gerçekleştirerek birinci sıraya yerleşmiştir. BP’nin verilerine göre 266.45 milyar varil kanıtlanmış petrol rezervi bulunmaktadır ve bu oran dünya toplam rezervinin % 15.61’ini oluşturarak dünyada en fazla kanıtlanmış petrol rezervlerine sahip ülke konumunda olduğu ifade edilmektedir. Ülkenin petrol üretim rezervlerinin yaklaşık 85 yıllık bir tüketim için yeterli olduğu tahmin edilmektedir. Ayrıca ülke BP’ye göre 8.43 trilyon m3 doğalgaz rezervi ile dünya rezervinin % 4.52’sine sahiptir. Ve doğalgaz ve petrol dışında bakır, çinko, boksit, altın, gümüş, magnezyum ve fosfat gibi madenlere de sahiptir. Bir diğer önemli sektör ise hac, iş ve Körfez ülkeleri aralarında gerçekleştirilen eğlence turizmidir. Ülke İnsani Gelişmişlik Endeksine göre 0.847 ile 38. sırada yer alıp, çok yüksek insani gelişme endeksine sahip ülkeler grubundadır. Ayrıca ‘’Kral Abdullah Şehri” isimli sanayi şehri oluşturulması planlanmaktadır. Böylece doğalgaz ve petrol bağlılığının azaltılması amaçlanmaktadır.

Dünya Bankası verilerine göre Umman’ın kişi başı GSYH’di 14.982.36 $’dır ve Orta Doğu ve Dünya ortalamasının üzerindedir. Ekonomide tarımın payı % 1.98, sanayinin payı % 47.52 ve hizmet sektörünün payı % 50.50’dir. BP verilerine göre doğalgaz rezervi 0.705 trilyon m3, petrol rezervi ise 5.373 milyar varildir. Trade Map verilerine göre mineral yakıt ve ürünleri ihracatı, toplam mal ihracatının % 63.36’sına eşittir ve dünyada 28. sıradadır. Concentration Indeks değeri 0.53’tür ki bu da ekonominin petrol gelirlerine bağımlı olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla ekonomideki kırılganlık artmaktadır. GSYH ve dış ticaretteki dalgalanmalar petrole bağımlılığın olumsuz sonuçlarını göstermektedir. Ekonomik problemleri çözmek için 3 temel konuya odaklanılmıştır; ekonomik çeşitlendirme, yabancı işgücünün yerli işgücü ile değişimi ve özelleştirmedir. Son olarak satın alma gücü paritesine göre kişi başı gelir 41.330 $’dır. İnsani gelişmişlik endeksi 0.796 ile dünyada 52. sıradadır ve yüksek insani gelişme endeks değerine sahip ülkeler grubunda yer alır.

Türkiye 1960 yılında kurulan K.K.T.C.’nin üzerinde garantörlük hakkı olduğundan dolayı Doğu Akdeniz bölgesinde ki enerji kaynakları uluslararası hukuk çerçevesinde paylaşılma talebi Türkiye’nin hakkı söylemlerini oluşturmaktadır (Bilge Adamlar Kurulu Raporu, 2013, 2). Ayrıca Türkiye SSCB’yi tehdit olarak gören ülkelerden biridir. Nedeni coğrafi yakınlık olmasıyla beraber Orta Asya ve Türkiye SSCB’nin sıcak denizlere açılma imkanını ifade ettiğinden dolayı ABD’nin düşürülmesi gereken en önemli kalelerinden biriydi. ABD içinse Türkiye hem önemli bir müttefik hem de tampon güçtü (Bilgin, 2005, 65). Fosil enerji kaynağı açısından tüketimini karşılayamayacak durumdadır. Bu yüzden son yıllarda nükleer enerji ve yenilenebilir enerji alternatifleri için yatırımlar yapmaktadır. Elektrik enerjisi üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarının (hidrolik hariç) payı % 9’dur. Hidroenerjinin payı ise % 33’dür ve fosil yakıtlı termik santrallerin payı % 56’dır. Dünya fosil yakıt rezervleri içerisinde oldukça küçük bir paya sahiptir (Strateji Geliştirme Başkanlığı, 2016). Orta Doğu ülkelerinin aksine petrol ve doğalgaz rezervleri çok azdır. Doğalgaz rezervi enerji üretiminin % 1.9’unu, petrol rezervleri ise % 7.8’ini karşılamaktadır. Enerji fiyatlarının yükselmesi Türkiye’nin enerji risk değerini artırmıştır. Enerji güvenliği riskinin en yüksek olduğu yıl 1.173.90 ile 2011 yılı olmuştur. Sürekli dış ticaret açığı verdiği için ihracatta ürün çeşitliliğini gösteren Concentration Indeks değeri 2018 yılı için 0.074 olmuştur. Böylece Orta Doğu ülkeleri arasında ürün çeşitlendirmesi en yüksek olan ülke olmuştur.

Sıradaki ülke olan Lübnan’ın kişi başı GSYH’sı 8.257.29 $’dır ve Orta Doğu ortalamasının üzerinde, dünya ortalamasının altındadır. Satın alma gücü paritesine göre kişi başı gelir 14.070 ile dünya ortalamasının altındır. Ülkede yaşanan iç istikrarsızlıkların yanı sıra bölgesel istikrarsızlıklar ihracat ve ekonomik büyümeyi istenilen seviyeye getirememiştir. Ekonomide tarımın payı % 3.76, sanayinin payı % 16.74 ve hizmet sektörünün payı % 79.50’dir. Ülke ciddi oranda dış ticaret açığı vermektedir. Petrol ve ürünleri ihracatının sınırlılığı ve ihracatta ürün çeşitliliğini gösteren Concentration Indeksi değerinin 0.12 olması dış ticaret dalgalanmalarının olmamasının nedeni açıklamaktadır. Trade Map verilerine göre mineral yakıt ve ürünleri ithalatı 3.678 milyar $’dır. Bu rakam dış ticaret açığının en önemli nedenini göstermekle birlikte petrol ve ürünlerinde ithalata bağımlı olduğunu da göstermektedir. Ülkenin başlıca doğal kaynakları demir cevheri, kireçtaşı ve tuzdur. Ülkede yatırımların azalması ve Suriyeli göçmenlerin ucuz işgücü oluşturması, işsizliğin ve yoksulluğun artmasına neden olmaktadır. İnsani gelişmişlik endeksi 0.763 ile dünyada 76. sıradadır ve yüksek insani gelişme endeks değerine sahip ülkeler grubunda yer alır.

Dünyanın 25. ekonomisi konumunda olan İran’da kişi başı GSYH 5.219.11 $’dır ve Orta Doğu ve dünya ortalamasının altındadır. Dünya Bankası verilerine göre satın alma gücü paritesi kişi başı gelir 20.010 $’dır ve dünya ortalamasının üzerindedir. İnsani Gelişmişlik Endeksine göre 0.774 ile 69. sırada yüksek insani gelişme endeks değerine sahip ülkeler grubunda yer almaktadır. Dünya Bankası ve İran Merkez Bankası verilerine göre 2011 yılından beri düşüş eğiliminde olmakla beraber cari işlemler dengesi fazla veren bir ülkedir. Petrolü çıkardığımızda cari işlemler dengesi açık vermektedir. 1980’li yıllardan beri maruz kaldığı uluslararası ambargolar ülke ekonomisinin potansiyelinden daha az gelişmesine sebep olmuştur. BP verilerine göre toplam 158.40 milyar varil petrol rezervine sahiptir ve ürettiği 3.9 milyon varil/gün petrolün 1.4 milyon varil/günlük kısmını ihraç etmektedir. Aynı şekilde doğalgaz 33.50 trilyon m3 toplam rezervi bulunmaktadır. İran’ın başlıca doğal kaynakları doğalgaz ve petrol ile krom, bakır, kömür, kurşun, manganez, demir cevheri, çinko ve sülfürdür. Trade Map verilerine göre mineral yakıtlar ve ürünlerinin ihracatı 56.2 milyar $’dır ve mal ihracatındaki payı % 67.6 ise dünyanın en büyük 5. ihracatçısıdır. İhracatın petrol ve ürünlerine bağımlı olduğunu gösteren bir diğer veri Concentration Indeks değeri 0.52 olmuştur. Son yıllarda ekonomisinin durgunlaşması, işsizliğin artması, ulusal paranın değer kaybetmesi, bütçe açıkları, cari işlemler fazlasındaki düşüş ekonomisinin başlıca problemleridir. Ayrıca bölgesel problemlerde ekonomisi için önemli bir tehdittir.

Bir diğer ülke olan Irak, Dünya Bankası verilerine göre ekonomik faaliyetlerin GSYH’deki payı tarım % 5.10, sanayi % 37.30 ve hizmet % 57.70’dir. Kişi başı GSYH 4.609.60 $’dır ve Orta Doğu ile dünya ortalamasının altındadır. İnsani Gelişmişlik Endeksine göre 0.649 ile orta derecede insani gelişme endeks değerine sahip ülkeler grubunda dünyada 121. sırada yer almaktadır. Dünyanın en düşük maliyetle gaz ve petrol üretimi yapan ülkelerinden birisidir. BP verilerine göre doğalgaz rezervi 3.694 trilyon m3, kanıtlanmış petrol rezervi 153 milyar varildir. Trade Map verilerine göre toplam mineral yakıt ve ürünleri ihracatı 47.7 milyar $’dır, mal ihracatının % 94.44’üne eşittir ve dünyanın 9. mineral yakıt ve ürünleri ihracatçısıdır. Petrol rezervlerinin 150 yıl ömrü olduğu tahmin edilmektedir ve bu rakam Orta Doğu ve Afrika bölgesindeki en yüksek rakamdır. Concentration Indeks değeri 0.97’dir ve bu rakam petrol gelirlerine olan bağımlılığını göstermektedir.

Sıradaki ülkemiz Dünya Bankası verilerine göre kişi başı GSYH değeri 4.087.97 $ olan ve Orta Doğu ile dünya ortalamasının oldukça altında olan Ürdün. Satın alma gücü paritesine göre kişi başı gelir 8.980 $’dır ve dünya ortalamasının altındadır. Ekonomide tarımın payı % 4.30, sanayinin payı % 28.94 ve hizmetlerin payı % 66.76’dır. Ürdün sürekli dış açık veren bir ülkedir. Concentration Indeks değeri 0.16’dır. İhracatta petrol ve ürünleri gelirlerine bağımlı olmamakla beraber, ithalatta bağımlıdır. Trade Map verilerin göre mineral yakıt ve ürünleri ithalatı 2.7 milyar $’dır ve mal ithalatının % 14.09’unu oluşturmaktadır. 2010-2016 döneminde artan petrol fiyatlarının ithalat rakamlarını attırması/ azalan petrol fiyatlarının ithalat rakamlarını düşürmesi bu durumu destekler niteliktedir. Sınırlı sanayi altyapısı ve hammadde kıtlığı, beraber petrol ve gıda maddelerinde dışa bağımlılık, yoksulluk ve hızlı nüfus artışı dış ticaretinde kronik açıklar vermesine neden olmaktadır. İnsani Gelişmişlik Endeksine göre 0.741 ile yüksek insani gelişme endeks değerine sahip ülkeler grubunda dünyada 86. sırada yer almaktadır.

Dünya Bankası verilerine göre dünyanın 31. en büyük ekonomisi olan Mısır’ın kişi başı GSYH ‘sı 3.477.85 $’dır ve hem dünya hem Orta Doğu ortalamasının altındadır. Sanayinin GSYH’da ki payı % 32.89, tarımın payı % 11.93 ve hizmetlerin payı % 55.18’dir. İnsani Gelişmişlik Endeksine göre 0.691 ile 69. sırada orta insani gelişme endeks değerine sahip ülkeler grubunda yer almaktadır. BP verilerine göre toplam 3.47 milyar varil petrol rezervine sahiptir ve 1.85 trilyon m3 doğalgaz rezervi bulunmaktadır. Trade Map verilerine göre mineral yakıtlar ve ürünlerinin ithalatı 8.2 milyar $, ihracatı 3.2 milyar $’dır dolayısıyla dış ticaret açığı vermektedir. Dünya Bankası verilerine göre 31 milyar $’dır. Bu açığı tarım, turizm, tekstil ve hazır giyim, petrol, doğalgaz,  çelik, çimento, kimyasallar ve ilaç sanayi, Süveyş Kanalı ve işçi gelirleriyle dengelemeye çalışmaktadır. 2009 yılında Dünya Bankası Uluslararası Finans Kurumu en aktif reformlar gerçekleştiren ilk 10 ülkeyi seçmiştir ve Mısır 4. sırada yer almaktadır. Ancak Arap Baharı reformları sekteye uğratmıştır. Ülkenin en önemli ekonomik problemi enflasyon ve işsizliktir. Mısır enerji güvenliğini sağlamak için birçok zorlukla karşı karşıya kalmıştır. Doğalgaz ve petrol rezervleri azalmıştır. Petrol ithalatı, kaynaklarının düşük çeşitliliği ülkenin jeopolitik risklere maruz kalmasını arttırmaktadır. Ayrıca ülkenin enerji sektörü için entegre stratejisi yoktur. Fakat farklı enerji kurumları tarafından geliştirilen enerji yönetimi için uygun politikalar oluşturmayı engelleyebilecek çelişkili stratejiler vardır. Bu tür zorluklar ülkeyi enerji arzına karşı daha savunmasız hale getirmektedir (Hegazy, 2015).

UNCTAD verilerine göre Suriye’de kişi başı GSYH 1.202.53 $’dır ve Orta Doğu ve dünya ortalamasının oldukça altındadır. Arap Baharından en fazla etkilenen ülke olan Suriye, öncesinde Orta Doğu ülkeleri arasında en büyük 12. ekonomi iken, sonrasında 18. sıraya gerilemiştir. BP verilerine göre 0.285 trilyon m3 doğalgaz ve 2.5 milyar varil petrol rezervi bulunmaktadır. Trade Map verilerine göre petrol ve ürünleri ihracatı 324.000 $’a gerileyerek neredeyse bitme noktasına gelmiştir. Petrolün zorunlu olarak çok küçük paya düşmesinden dolayı 2010 yılı Concentration Indeks değeri 0.28 iken, 2018 yılında 0.17’ye düşmüştür. İç savaş sonucu petrol ve ürünleri, fosfat, tekstil ürünleri ve çeşitli tüketim ürünlerinin üretim kapasitesinin zarar görmesi sonucu ihracat önemli miktarda azalmıştır, uluslararası yaptırımlar da eklenince ülke temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale gelmiştir. İnsani Gelişmişlik Endeksine göre 0.536 ile düşük insani gelişme endeks değerine sahip ülkeler grubunda dünyada 149. sırada yer almaktadır.

İncelenen son ülke olan Yemen Dünya Bankası verilerine göre kişi başı GSYH değeri 990.33 $’dır ve Orta Doğu’nun en fakir ülkesi, dünyanın 164. Ülkesidir. Satın alma gücü paritesine göre kişi başı gelir 2.490 $’dır ve dünya ortalamasının oldukça altındadır. Son yıllarda yaşanan iç çatışmalardan dolayı insani yardımlara muhtaç durumdadır. Yemen Dünya Bankası’ndan uzun yıllardır fakirliğin azaltılmasına yönelik çoğunluğu hibe şeklinde yardım almaktadır.  Orta Doğu ülkelerinin aksine doğal kaynaklar açısından oldukça fakir bir ülkedir. Trade Map verilerine göre mineral yakıt ve ürünleri ihracatı 158 milyon $’dır. Concentration Indeksi 0.45 olan Yemen azalmakta olan petrol gelirlerine bağımlıdır. BP verilerine göre 0.266 trilyon m3 doğalgaz ve 3 milyar varil petrol rezervi bulunmaktadır. Mevcut petrolün standardı, üretimi ve ekonomik değeri düşüktür. Sanayinin GSYH’da ki payı % 48.08, tarımın payı % 9.75 ve hizmetlerin payı % 42.16’dir. İnsani Gelişmişlik Endeksine göre 0.482 ile düşük insani gelişme endeks değerine sahip ülkeler grubunda dünyada 168. sırada yer almaktadır.


Tablo 2: Ülkelerin Ekonomik ve Enerji Verileri

GÖSTERGE ÜLKE 1980 1990 2000 2010 2018
GSYH Katar 7.829.094.613 7.360.439.423 17.759.890.110 125.122.306.346 152.451.923.077
B.A.E. 43.598.748.449 50.701.443.748 104.337.372.362 289.880.430.197 348.743.265.705
İsrail 24.154.568.627 58.986.997.917 132.339.311.284 233.609.522.091 317.744.784.695
Kuveyt 28.638.550.499 18.427.777.778 37.711.864.407 115.419.050.942 110.875.579.087
Bahreyn 3.072.698.328 4.229.787.234 9.062.906.915 25.713.271.277 32.179.069.149
Suudi Arabistan 164.541.738.059 117.630.271.802 189.514.926.213 528.207.200.000 646.438.380.560
Umman 5.981.760.278 11.685.045.514 19.507.412.224 58.641.621.847 66.293.368.010
Türkiye 68.789.289.566 150.676.291.094 272.979.390.595 771.876.791.232 863.711.710.427
Lübnan 4.074.000.000 2.838.485.354 17.260.364.842 38.419.626.628 49.598.825.982
İran 94.362.275.579 124.813.263.926 109.591.707.802 487.069.570.464 418.976.679.729
Irak 53.405.689.130 179.885.815.375 16.898.428.910 138.516.722.650 171.489.001.692
Ürdün 3.910.036.925 4.160.003.917 8.460.424.401 26.425.379.437 38.654.727.746
Mısır 22.912.500.556 43.130.416.913 99.838.543.960 218.888.324.505 332.791.045.964
Suriye 13.062.421.025 12.308.624.284 19.325.894.913 60.465.112.082 21.846.932.753
Yemen 1.975.643.000 5.647.251.908 9.636.342.275 30.906.749.533 27.317.605.346
GSYH Büyüme (%) Katar -1.00 -14.60 8.00 19.29 2.22
B.A.E. 23.87 18.33 10.85 1.64 3.04
İsrail 1.67 7.32 8.17 5.22 4.09
Kuveyt -20.62 -26.27 4.69 -2.37 3.55
Bahreyn 2.58 4.44 5.30 4.33 3.00
Suudi Arabistan 5.65 15.19 5.63 5.63 1.74
Umman 6.04 -0.13 5.40 4.80 3.00
Türkiye -2.45 9.27 6.64 8.49 3.18
Lübnan 1.50 26.53 1.34 8.04 2.00
İran -21.60 13.59 5.85 5.80 13.40
Irak 24.75 57.82 1.41 6.40 11.00
Ürdün 19.01 0.97 4.25 2.31 2.00
Mısır 10.01 5.70 5.37 5.15 4.30
Suriye 11.98 7.64 2.74 3.40 -3.40
Yemen 10.41 6.18 7.70 -9.78
 

Kişi başı GSYH ($)

Katar 34.986.46 15.448.67 29.986.29 70.306.23 59.324.34
B.A.E. 41.826.00 27.256.29 33.071.27 35.049.15 37.622.21
İsrail 6.228.61 12.658.15 21.042.98 30.642.94 37.175.74
Kuveyt 20.868.74 8.776.74 18.389.38 38.497.62 27.359.23
Bahreyn 8.537.93 8.528.98 13.636.35 20.722.10 22.579.09
Suudi Arabistan 16.892.36 7.204.73 9.126.95 19.259.59 20.028.65
Umman 5.181.80 6.448.13 8.601.19 19.280.75 14.982.36
Türkiye 1.564.25 2.794.35 4.316.55 10.672.05 10.862.60
Lübnan 1.563.74 1.050.12 5.334.90 8.858.28 8.257.2
İran 2.440.31 2.219.84 1.657.17 6.531.93 5.219.11
Irak 3.911.54 10.297.43 717.09 4.502.75 4.609.60
Ürdün 1.646.73 1.168.35 1.657.89 3.679.19 4.087.94
Mısır 519.57 751.24 1.428.18 2.602.48 3.477.85
Suriye 1.462.63 988.95 1.177.63 2.876.71 1.185.37
Yemen 243.29 468.38 539.10 1.309.23 990.33
 

Sanayinin GSYH’deki Payı

Katar 43.87 66.64 52.18
B.A.E. 53.44 40.38
İsrail 24.72 22.89 20.84
Kuveyt 61.05 48.40
Bahreyn 45.45 39.80
Suudi Arabistan 71.49 49.16 54.17 58.38 43.29
Umman 69.76 62.77 47.52
Türkiye 23.82 32.16 30.05 27.98 31.98
Lübnan 22.76 15.66 16.74
İran 35.93 33.51 40.56 44.61 35.00
Irak 73.97 72.25 84.80 55.79 37.30
Ürdün 24.15 26.24 25.55 30.72 28.94
Mısır 36.78 28.67 33.13 37.53 32.89
Suriye 25.45 37.94
Yemen 36.26 45.27 47.74 48.09
Tarımın GSYH’deki Payı Katar 0.37 0.12 0.18
B.A.E. 0.78 0.80
İsrail 11.31 12.76 9.13 6.56 9.96
Kuveyt 0.42 0.53
Bahreyn 0.30 0.34
Suudi Arabistan 0.99 5.71 4.92 2.64 2.68
Umman 2.56 1.35 1.98
Türkiye 26.50 18.09 11.26 10.27 7.02
Lübnan 7.11 4.58 3.76
İran 11.31 12.76 9.13 6.56 9.96
Irak 4.70 8.25 4.63 5.16 5.10
Ürdün 7.86 7.71 2.35 3.42 4.30
Mısır 18.26 19.37 16.74 13.99 11.93
Suriye 29.81 23.75
Yemen 28.53 15.07 10.29 9.75
Hizmetlerin GSYH’deki Payı Katar 55.76 33.25 47.64
B.A.E. 45.78 58.81
İsrail 73.87 75.42 77.86
Kuveyt 38.54 51.07
Bahreyn 54.25 59.87
Suudi Arabistan 27.52 45.14 40.91 38.98 54.03
Umman 28.25 35.88 50.50
Türkiye 49.68 49.75 58.69 61.75 61.00
Lübnan 70.13 80.06 79.50
İran 52.76 53.72 50.31 48.83 55.04
Irak 21.33 19.50 10.57 39.04 57.70
Ürdün 67.99 66.05 72.11 65.86 66.76
Mısır 44.96 51.96 50.13 48.48 55.18
Suriye 44.73 38.31
Yemen 35.21 39.66 41.97 42.16
Askeri Harcama (%GSYH)

 

Katar 7.88 10.74 1.50
B.A.E. 5.63 6.04
İsrail 17.14 12.26 7.08 6.23 5.66
Kuveyt 3.32 48.71 7.15 3.76 5.92
Bahreyn 5.66 3.96 3.28
Suudi Arabistan 12.60 13.92 10.53 8.57 9.85
Umman 19.70 16.52 10.78 8.32 13.73
Türkiye 3.88 3.53 3.66 2.32 1.71
Lübnan 7.55 5.39 4.13
İran 5.10 2.95 2.34 2.76 2.97
Irak 5.57 2.71 3.63
Ürdün 10.65 7.75 6.26 5.90 4.58
Mısır 5.78 3.64 2.68 2.05 1.67
Suriye 17.25 6.87 5.34
Yemen 6.55 4.92 4.69
İşsizlik (%) Katar 1.40 0.40 0.20
B.A.E. 2.30 4.10 3.80
İsrail 4.80 9.60 11.10 8.50 4.80
Kuveyt 0.50 0.80 1.80 2.70
Bahreyn 1.40 3.60 3.70
Suudi Arabistan 4.60 5.60 5.50
Umman 19.60 18.40 16.50
Türkiye 7.20 8.00 6.50 10.70 10.80
Lübnan 8.80 6.20 6.50
İran 14.20 11.80 13.50 11.40
Irak 16.90 15.20 15.10
Ürdün 16.80 13.70 12.50 15.30
Mısır 4.60 8.04 9.00 9.00 12.10
Suriye 3.80 9.60 8.40 50.00
Yemen 11.60 17.80 16.20
Enflasyon (%) Katar 6.80 3.00 1.65 -2.43 2.88
B.A.E. 0.88 1.62
İsrail 131.03 17.17 1.12 2.69 -0.54
Kuveyt 6.93 9.83 1.81 4.50 3.20
Bahreyn 3.87 0.93 -0.70 1.96 2.80
Suudi Arabistan 4.17 2.08 -1.13 5.34 3.52
Umman 3.20 1.10
Türkiye 110.17 60.31 54.92 8.57 7.78
Lübnan 3.99 -0.81
İran 20.64 7.63 14.48 10.14 8.57
Irak 4.98 2.88 0.40
Ürdün 11.11 16.19 0.67 5.01 -0.79
Mısır 20.82 16.76 12.68 11.27 13.81
Suriye 19.30 19.40 -3.85 4.40 43.92
Yemen 5.59 11.17 12.25
İthalat Katar 2.044.864.141 2.363.461.538 3.965.659.341 29.717.307.692 63.458.791.209
B.A.E. 15.034.403.220 20.684.008.452 58.267.448.402 229.100.884.956 353.764.465.623
İsrail 11.434.313.725 20.434.455.213 47.198.145.832 76.856.913.613 89.536.301.620
Kuveyt 9.822.419.904 10.701.388.542 11.368.970.013 35.034.891.835 51.478.491.066
Bahreyn 3.540.992.040 4.001.596.011 5.132.180.851 13.097.074.468 21.088.031.915
Suudi Arabistan 44.920.491.779 36.904.405.874 46.926.133.333 174.202.933.333 195.108.000.000
Umman 2.252.461.204 3.224.967.490 5.053.315.995 24.166.450.715 23.783.875.163
Türkiye 8.205.107.972 26.485.716.695 61.561.836.212 196.445.801.104 214.637.229.815
Lübnan 3.920.323.127 2.836.044.898 6.202.985.075 23.142.116.397 23.370.607.170
İran 27.125.991.304 29.707.835.778 21.688.407.084 94.350.200.000 87.190.863.041
Irak 16.856.078.564 13.361.852.686 10.406.238.912 47.207.400.000 29.612.000.00
Ürdün 3.335.683.115 3.728.039.777 5.795.768.688 18.241.408.451 21.623.661.972
Mısır 9.821.666.806 14.109.376.716 22.779.979.451 58.196.067.049 65.506.371.747
Suriye 4.719.467.803 3.440.367.093 5.523.717.815 19.548.915.280
Yemen 1.255.579.803 969.206.656 3.279.240.887 10.629.004.000 6.854.527.750
İhracat Katar 5.777.192.392 3.934.890.110 11.949.450.549 77.975.824.176 72.397.252.747
B.A.E. 33.976.465.132 33.179.046.648 76.941.683.390 225.274.880.871 362.069.434.990
İsrail 8.973.568.627 17.523.868.713 47.072.572.536 81.742.711.955 96.172.733.427
Kuveyt 22.438.031.447 8.281.249.653 21.297.262.386 76.953.942.777 53.477.829.252
Bahreyn 3.813.478.376 4.887.765.691 7.176.063.830 17.880.319.149 23.782.180.851
Suudi Arabistan 104.411.278.444 47.445.927.904 82.259.466.667 261.831.200.000 198.290.400.000
Umman 2.252.461.204 3.224.967.490 5.053.315.995 24.166.450.715 23.783.875.163
Türkiye 3.550.856.151 20.138.041.278 53.091.138.836 157.839.601.615 189.714.991.81
Lübnan 2.124.351.357 511.008.099 2.447.097.844 13.751.783.155 12.644.960.396
İran 12.961.626.484 16.573.631.049 23.526.115.003 118.843.286.440 93.867.660.645
Irak 33.905.858.449 13.848.182.695 15.872.391.262 54.598.900.000 33.194.500.000
Ürdün 1.579.389.057 2.489.227.060 3.538.928.068 12.751.830.986 13.576.056.338
Mısır 6.991.666.528 8.646.612.831 16.174.959.636 46.731.006.458 34.442.761.209
Suriye 2.433.274.526 3.488.165.260 6.839.334.310 19.747.456.954
Yemen 123.791.341 689.302.985 3.990.303.812 9.270.503.495 897.781.961
Dış Ticaret Dengesi Katar 3.732.328.251 1.571.428.571 7.983.791.209 48.258.516.484 8.938.461.538
B.A.E. 18.942.061.912 12.495.038.1 95 18.674.234.988 -3.826.004.084 8.304.969.367
İsrail -2.460.745.098 -2.910.586.499 -125.573.296 4.885.798.342 6.636.431.808
Kuveyt 12.615.611.543 -2.420.138.889 9.928.292.373 41.919.050.942 1.999.338.187
Bahreyn 272.486.336 886.169.681 2.043.882.979 4.783.244.681 2.694.148.936
Suudi Arabistan 59.490.786.665 10.541.522.029 35.333.333.333 87.628.266.667 3.182.400.000
Umman 1.495.656.630 2.293.888.166 5.420.026.008 14.333.418.986 14.333.418.986
Türkiye -4.654.251.821 -6.347.675.417 -8.470.697.377 -38.606.199.489 -24.922.238.005
Lübnan -1.795.971.770 -2.325.036.799 -3.755.887.231 -9.390.333.242 -10.725.646.774
İran -14.164.364.820 -13.134.204.728 1.837.707.919 24.493.086.440 6.676.797.604
Irak 17.049.779.88 5.486.330.010 5.466.152.351 7.391.500.000 3.582.500.000
Ürdün -1.756.294.058 -1.238.812.717 -2.256.840.621 -5.489.577.465 -8.047.605.634
Mısır -2.830.000.278 -5.462.763.885 -6.605.019.815 -11.465.060.591 -31.063.610.538
Suriye -2.286.193.276 47.798.167 1.315.616.496 198.541.674
Yemen -1.131.788.463 -279.903.672 711.062.925 -1.358.500.505 -5.956.745.789
Yoğunlaşma Endeksi Katar 0.61 0.50 0.52
B.A.E. 0.47 0.37 0.26
İsrail 0.29 0.24 0.27
Kuveyt 0.59 0.65 0.63
Bahreyn 0.42 0.30 0.31
Suudi Arabistan 0.67 0.70 0.55
Umman 0.75 0.53 0.53
Türkiye 0.10 0.08 0.07
Lübnan 0.12 0.14 0.12
İran 0.63 0.74 0.52
Irak 0.98 0.95 0.97
Ürdün 0.21 0.17 0.16
Mısır 0.25 0.15 0.14
Suriye 0.55 0.28 0.17
Yemen 0.86 0.76 0.45
Petrol Tüketim (Milyon ton) Katar 0.693 1.715 1.697 6.478 11.704
B.A.E. 5.08 15.39 19.67 30.74 43.47
İsrail 8.01 8.88 13.53 11.21 11.62
Kuveyt 4.192 3.268 11.805 20.942 21.993
Bahreyn
Suudi Arabistan 27.72 51.21 72.08 137.10 167.93
Umman
Türkiye 15.40 22.93 30.95 31.79 41.17
Lübnan
İran 28.77 51.93 69.78 83.58 83.83
Irak
Ürdün
Mısır 13.17 23.76 27.20 36.30 40.64
Suriye
Yemen
Petrol Üretim (Milyon ton) Katar 23.673 21.122 40.229 71.122 79.443
B.A.E. 84.30 107.60 124.49 133.34 182.37
İsrail
Kuveyt 86.834 46.797 109.880 123.299 152.734
Bahreyn
Suudi Arabistan 509.83 342.62 456.04 473.82 585.70
Umman 14.117 34.239 47.025 42.202 49.316
Türkiye
Lübnan
İran 74.16 162.79 191.70 211.70 216.43
Irak 131.073 105.301 128.796 121.48 218.970
Ürdün
Mısır 29.78 45.50 38.92 35.03 33.84
Suriye 7.889 20.225 28.096 18.530 1.101
Yemen 8.706 21.349 14.273 0.780
Petrol Rezerv (Bin milyon varil) Katar 3.585 2.993 16.867 24.684 25.244
B.A.E. 30.41 98.10 97.80 97.80 97.80
İsrail
Kuveyt 67.930 97.025 96.500 101.500 101.500
Bahreyn
Suudi Arabistan 168.03 260.34 262.77 264.52 266.45
Umman 2.484 4.353 5.848 5.500 5.373
Türkiye
Lübnan
İran 58.30 92.85 99.53 151.17 158.40
Irak 30.000 100.000 112.500 115.000 153.000
Ürdün
Mısır 2.92 3.46 3.63 4.50 3.47
Suriye 1.452 1.880 2.325 2.500 2.500
Yemen 2.000 2.400 3.000 3.000
Doğalgaz Tüketim (Milyar metreküp) Katar 4.741 6.300 10.860 29.839 41.654
B.A.E. 4.92 16.91 31.43 60.79 76.63
İsrail 0.002 0.033 0.010 5.340 9.660
Kuveyt 4.071 4.190 9.600 14.520 21.925
Bahreyn
Suudi Arabistan 9.72 33.52 49.81 87.66 109.38
Umman
Türkiye 0.00 3.37 14.57 39.00 42.11
Lübnan
İran 4.80 24.14 62.93 152.87 200.80
Irak
Ürdün
Mısır 2.18 8.07 20.00 45.11 51.28
Suriye
Yemen
Doğalgaz Üretim (Milyar metreküp) Katar 4.741 6.300 24.900 131.165 181.248
B.A.E. 7.52 20.11 38.38 51.28 61.86
İsrail
Kuveyt 4.071 4.190 9.600 11.733 17.123
Bahreyn 2.337 5.806 8.766 13.083 15.454
Suudi Arabistan 9.72 33.52 49.81 87.66 109.38
Umman 0.866 3.279 10.951 29.336 35.421
Türkiye
Lübnan
İran 4.80 26.17 59.65 152.37 202.44
Irak 1.281 3.980 3.150 1.303 1.131
Ürdün
Mısır 2.18 8.07 20.00 61.32 41.82
Suriye 0.045 1.521 5.133 8.050 3.602
Yemen 5.976 0.728
Doğalgaz Rezerv (Trilyon metreküp) Katar 2.800 4.615 14.443 25.047 24.299
B.A.E. 2.37 5.62 5.99 6.09 6.09
İsrail 0.003 0.001 0.045 0.202 0.156
Kuveyt 1.054 1.518 1.557 1.784 1.784
Bahreyn 0.233 0.177 0.110 0.219 0.163
Suudi Arabistan 3.18 5.22 6.30 7.90 8.43
Umman 0.081 0.280 0.859 0.520 0.705
Türkiye
Lübnan
İran 14.10 17.00 26.00 33.09 33.50
Irak 0.777 3.107 3.109 3.171 3.694
Ürdün
Mısır 0.08 0.38 1.43 2.21 1.85
Suriye 0.090 0.182 0.241 0.285 0.285
Yemen 0.245 0.324 0.315 0.266
Elektrik Tüketimi (Kişi Başına Kwh) Katar 10 15
B.A.E. 8.356 12.233 10.968
İsrail 4.176 6.323 6.953
Kuveyt 8.206 14.028 16.723
Bahreyn 15.621 20.015 18.038
Suudi Arabistan 11.38 14.30 18.91
Umman 2.187 3.202 5.521
Türkiye 930 1653 2492
Lübnan 518 2.985 3.479
İran 943.00 1.535.00 2.631.00
Irak 1.305 1.237 1.196
Ürdün 935 1.294 1.866
Mısır 663 965 1551
Suriye 689 1.065 1.853
Yemen 122 139 250
CO2 Emisyonu (Ton karbondioksit) Katar 10.386.433 15.826.727 22.575.920 70.765.159 106.749.651
B.A.E. 26.632.311 84.687.932 128.959.778 222.556.814 287.968.856
İsrail 23.563.469 35.006.075 61.851.296 72.518.481 72.889.558
Kuveyt 20.974.411 19.218.234 53.189.719 89.409.404 108.572.364
Bahreyn 7.887.717 12.427.463 18.643.028 29.266.327
Suudi Arabistan 99.768.294 208.465.834 287.084.386 501.479.213 621.819.430
Umman 6.046.883 11.386.035 21.895.657 47.417.977
Türkiye 74.896.556 137.012.255 209.005.931 288.616.798 361.782.038
Lübnan 6.178.895 8.214.080 15.247.386 20.047.489
İran 96.772.312 194.936.633 326.299.463 548.189.534 630.946.880
Irak 45.558.808 47.693.002 72.445.252 112.195.532
Ürdün 4.726.763 10.403.279 15.507.743 21.180.592
Mısır 45.954.185 89.096.457 121.666.424 195.501.964 220.637.413
Suriye 20.802.891 37.359.396 51.040.973 61.605.600
Yemen 3.318.635 9.596.539 14.642.331 23.432.130
CO2 Emisyonu (Kişi Başına Metrik Ton) Katar 46.41 33.22 38.12 39.76 41.54
B.A.E. 25.55 45.53 40.88 26.91 31.07
İsrail 6.08 7.51 9.83 9.51 8.53
Kuveyt 15.28 9.15 25.94 29.82 26.79
Bahreyn 21.92 25.06 28.05 23.59
Suudi Arabistan 10.24 12.77 13.93 18.29 19.27
Umman 5.24 6.28 9.65 15.59
Türkiye 1.70 2.54 3.30 3.99 4.55
Lübnan 2.37 3.04 4.71 4.62
İran 2.50 3.47 4.93 7.35 7.86
Irak 3.34 2.73 3.07 3.65
Ürdün 1.99 2.92 3.04 2.95
Mısır 1.04 1.55 1.74 2.32 2.31
Suriye 2.33 3.00 3.11 2.93
Yemen 0.41 0.80 0.82 0.99
Enerji Güvenliği Risk Skoru* Katar 2.075.89 1.426.48 1.448.80 1.528.19 1.505.02
B.A.E. 943.13 1.332.90 1.258.26 1.689.27 1.582.07
İsrail 1.326.12 1.071.29 1.072.76 1.261.53 1.107.46
Kuveyt 1.178.80 924.60 1.126.70 1.493.78 1.407.8
Bahreyn 1.202.30 1.440.46 1.296.10 1.586.60 1.535.77
Suudi Arabistan 920.42 1.135.41 1.096.81 1.435.29 1.393.97
Umman 859.12 862.81 946.19 1.674.52 1.482.47
Türkiye 908.57 964.50 955.25 1.140.67 1.064.20
Lübnan
İran 920.42 1.135.41 1.096.81 1.435.29 1.958.37
Irak 2.668.15 1.924.97 1.596.22 1.888.11 1.602.68
Ürdün
Mısır 1.488.75 1.459.88 1.302.30 1.781.90 1.637.04
Suriye 1.626.80 2.012.79 1.622.63 2.004.65 2.040.51
Yemen
Enerji Kullanımı (Kişi başı kg Petrol Eşdeğeri) Katar 14.800 13.698 18.438 15.532
B.A.E. 6.938 10.980 9.991 7.459
İsrail 2.017 2.460 2.899 3.042
Kuveyt 7.618 4.339 9.127 10.699
Bahreyn 7.795 10.555 11.989 10.208
Suudi Arabistan 499.98 840.85 940.89 1.030.50
Umman 997 2.328 3.337 6.154
Türkiye 715 978 1201 1475
Lübnan 949 723 1.517 1.471
İran 984.23 1.233.04 1.860.26 2.739.57
Irak 712 1.147 1.102 1.219
Ürdün 641 920 953 989
Mısır 342 562 581 863
Suriye 500 841 941 1030
Yemen 157 208 266 332

Not: *Enerji güvenliği risk skoru en son değeri 2014 yılına aittir.

Kaynak: Dünya Bankası, TÜİK, T.C. Ekonomi Bakanlığı, T.C. Dışişleri Bakanlığı, IMF, BP, UNCTAD, UN, UCDP, BM, Trade Map.


  1. Orta Doğu Ülkelerinde Enerji Güvenliği ve Ekonomik Büyüme İlişkisi

Orta doğu ülkelerinin ortalama kişi başı GSYH değeri ise 8.636 $ seviyesindedir. Dünya ortalaması 10.191 $ olduğu düşünülürse, doğalgaz ve petrol bakımından oldukça zengin olan Orta Doğu ülkelerinin dünya kişi başı GSYH değerinin çok altında olması düşündürücü bir durumdur. Genel olarak bölgenin dış ticareti incelendiğinde dış ticaret açığının olduğu görülmektedir. Dünya doğalgaz ve petrol rezervlerinin yaklaşık olarak yarısı Orta Doğu bölgesindedir. Üretimde ise dünya üretiminin yaklaşık beşte birini gerçekleştirmektedir. Bölge aynı zamanda doğalgaz ve petrol ticaret noktası olduğu için enerji güvenliği açısından stratejik öneme sahiptir.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın yayınladığı Key World Energy Statistics’e göre doğalgaz üretiminde ABD 1. sırada, ham petrol üretiminde 2. Sırada yer almaktadır. Ancak ihracatçı olan ilk 10 ülke arasında bulunmamakla birlikte dünyanın en büyük petrol ithalatçı ülkesidir. Bu durum bize doğalgaz ve petrolü üretimde girdi olarak kullanan dünyanın en büyük devleti olduğunu ve daha fazla katma değer oluşturduğunu göstermektedir.

Dünya ihracat rakamlarına baktığımızda 20.816.311 milyar $’dan 1.345.188 milyar $’ı yani % 6.46’sı Orta Doğu ülkelerine aittir. Bu bölge için oldukça düşük bir rakamdır. Genel olarak bölge dış ticaret açığı yaşamaktadır. Orta Doğu ülkeleri doğalgaz ve petrolü ABD’nin yaptığı gibi katma değerini artırmak yerine gelirleri rahatça elde etme kolaylığına kaçmaktadırlar. Orta Doğu ülkeleri dünya petrol ticaretinde ham petrolde % 46.39 gibi önemli bir paya sahip iken, işlenmiş petrol ürünleri ihracatında gerilerde yer almaktadır. Bu nedenle Concentration Index değeri Orta Doğu ülkelerinde ortalama 0.354, dünya ortalaması ise 0.064’tür. Bu rakam bize Orta Doğu ülkelerinin ihracatta doğalgaz, petrol ve ürünleri gibi birkaç ürüne yoğunlaştıklarını göstermekle birlikte ülke ekonomilerinin kırılganlığını arttırmaktadır. Dolayısıyla enerji güvenliği konusunu Orta Doğu’da önemli hale getirirken stratejik öneminden dolayı tüm dünyayı etkilemektedir.

Ülkelerin enerji güvenliği riskini hesapladığımızda 2010 yılında Irak hariç tüm Orta Doğu’da enerji güvenliği riskinin arttığı görülmektedir. 2011 yılında Arap Baharı’nın da etkisiyle Bahreyn, Umman ve Suriye hariç ülkelerde ki ve dünyada ki enerji güvenliği riskinin arttığı görülmektedir. 2012 yılında Suriye hariç ülkelerin enerji güvenliği risk değeri bir önceki yıla göre azalmıştır. Suriye’de artmasının nedeni yaşanan iç savaştır. Grafik 1’i incelediğimizde enerji riskinin zirve yaptığı 2011 yılını net olarak görmekteyiz. Benzer şekilde 2011 yılında Arap Baharı’nın etkisiyle bir önceki yıla göre doğalgaz üretiminin Suriye ve Irak’ta, petrol üretiminin ise Mısır, Suriye ve Yemen’de düştüğü görülmektedir. Suriye en yüksek düşüşlerin yaşandığı ülkedir. 2010 yılında Suriye 18.53 milyar varil petrol üretimi yaparken 2016 yılında 1.10 milyar varil petrol üretimi yapmıştır. Mineral yakıtlar ve ürünleri ihracatı gelirleri de % 73 düşmüştür. Politik istikrarsızlıkların yanı sıra enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar bu düşüşlere neden olmuştur. Ayrıca bu dönemde başta Suriye ve Yemen olmak üzere Birleşik Arap Emirlikleri, Türkiye Irak, Ürdün, Bahreyn ve İsrail’in ihracat gelirlerinde azalma yaşanmıştır. Ülkelerin bir kısmında ihracat oranları düşerken ithalat daha az oranda düşmüş veya artmıştır. Rakamların bu şekilde olmasının bir nedeni de ülkelerin doğalgaz ve petrol başta olmak üzere çok sınırlı ürün çeşidi ile ihracat yapmasıdır. Politik istikrarsızlıklar enerji güvenliğini etkilemiş devamında üretimin ve ihracatın düşmesine, ülke ekonomilerinin kırılganlığının artmasına ve büyüme oranlarına zarar görmesine neden olmuştur.

Grafik 1: Arap Baharı Olaylarının Orta Doğu’da Enerji Güvenliği Risk Değerine Etkisi

Kaynak: Global Ener Institute, Energy Security Risk Index.

Arap Baharı döneminde askeri harcamaların GSYH’deki paylarına bakıldığında en fazla artış olan ülkeler Umman, Kuveyt, Suudi Arabistan, Irak ve İran olarak sıralanmaktadır. Ancak Suriye’nin verilerinin bulunmadığını da tekrar hatırlatmak gerekir. Dış borç stoğunda en fazla artış 2010 yılında yaklaşık 300 milyar $ iken 2018 yılında 405 milyar $’a yükselen Türkiye olmuştur. Onu sırasıyla Mısır, Ürdün, Lübnan ve Yemen izlemektedir. Suriye’nin ise dış borcu azalmıştır. İşsizlik oranlarında en büyük artış 2010 yılında % 8.40 iken 2018 yılında % 50[1] olduğu tahmin edilen Suriye’de olmuştur. Onu sırasıyla Mısır, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Türkiye ve Bahreyn izlemektedir. Enflasyon oranlarında en büyük artış 2010 yılında % 4.40 iken 2018 yılında % 43.92’ye yükselen Suriye’de olmuştur. Onu sırasıyla Katar, Mısır, Yemen, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri izlemektedir. Son olarak nominal GSYH verilerine bakacak olursak en büyük düşüş Suriye ve İran’da olmuştur. 2010 yılında Kuveyt, 2011 yılında Umman, Suriye ve Yemen, 2012 ve 2013 yıllarında Suriye ve İran, 2014 yılında Irak, Suriye ve Yemen, 2015 yılında Irak, İran, Suriye ve Yemen ve 2016 yılında Suriye ve Yemen’in büyüme oranlarının düştüğü görülmektedir. Büyüme oranlarında en yüksek daralma 2012 yılında % 30.90 ve 2013 yılında % 36.50 ile Suriye’dir. Enerji güvenliği risk değerlerine göre Suriye Orta Doğu’nun 1., dünyanın 4. riskli ülkesidir. Uluslararası Ülke Risk Rehberi’ne göre de Suriye Orta Doğu’nun 1., dünyanın 3. riskli ülkesidir.

[1] 2018 yılında Suriye’ye ait veri bulunmadığından T.C. Ekonomi Bakanlığı Dış İlişkiler web sayfasındaki Suriye bölümünden alınmıştır.


Tablo 3: Literatür Taraması

YAZAR ÜLKE DÖNEM KONU SONUÇ
Alesina vd. (1996) 113 ülke 1950-1982 Politik istikrarsızlık ile kişi başı GSYH büyümesi arasındaki ilişki. Politik istikrarsızlık büyümeyi azaltmaktadır.
Martin & Rogers (2000) 97 ülke 1979-1992

1960-1988

Ekonomik istikrarsızlık ile büyüme arasındaki ilişki. Politik istikrarsızlık ekonomik istikrarsızlıkta önemli bir etkendir.
Campos & Nugent (2002) 98 ülke 1960-1995 SPI ile ekonomik büyüme arasındaki nedensellik ilişkisi. Politik istikrarsızlığın büyümeye etkisi negatiftir. Uzun vadeli ilişki yoktur.
Miljkovic & Rimal (2008) 122 ülke 1960-1988 Politik istikrarsızlık ve büyüme arasındaki ilişki. Politik istikrarsızlıkla enflasyon arasındaki ilişki pozitiftir.
Caporalea & Leirer (2010) 50 ABD eyaleti 1975-2005 Politik istikrarsızlık ve büyüme arasındaki ilişki. Politik istikrarsızlığın büyümeye etkisi negatiftir.
Khan & Saqib (2011) Pakistan 1951-2007 Politik istikrarsızlık ve enflasyon arasındaki ilişki. Politik istikrarsızlıkla enflasyon arasındaki ilişki pozitiftir.
Campos & Karanasos & Tan (2012) Arjantin 1896-2000 Politik istikrarsızlık, finansal gelişme ve büyüme ilişkisi. Politik istikrarsızlığın büyüme ve finansal gelişme üzerindeki etkisi olumsuzdur.
Zouhaier & Kefi (2012) 11 MENA Ülkesi 2000-2009 Politik istikrarsızlık, yatırım ve büyüme ilişkisi. Politik istikrarsızlığın yatırım ve büyüme üzerine etkisi yoktur.
Knutsen (2013) Sahra Altı Afrika 1984-2004 Demokrasi ve büyüme arasındaki ilişki. Demokrasinin büyümeye etkisi güçlü ve pozitif olarak bulunmuştur.
Bellettini & Ceroni & Prarolo (2013) 62 ülke 1984-2008 Siyasi devamlılık ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki. Siyasi kalıcılıkla ekonomik büyüme arasındaki ilişki negatiftir.
Aisen & Veiga (2013) 169 ülke 1960-2004 Politik istikrarsızlık ve diğer politik ve kurumsal değişkenlerin ekonomik büyümeyi etkisi. Demokrasinin küçük de olsa büyümeye etkisi olumsuzdur. Politik istikrarsızlığın büyümeye etkisi olumsuzdur.
Man (2014) 187 ülke 1988-2007 Siyasi rekabet ile büyüme arasındaki ilişki. Siyasi rekabet ile büyüme arasındaki ilişki olumsuzdur.
Alper (2018) BRICS-T 1996-2016 Politik istikrar ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki. Politik istikrardaki 1 birimlik artış ekonomik büyümeyi % 1.27 oranında arttırmaktadır.

Yaşanan olaylar ve literatür taraması sonucunda görülmüştür ki ülkelerin politik istikrarsızlıkları, enerji güvenliğini dolayısıyla dış ticaret, işsizlik, enflasyon, büyüme rakamlarını ciddi oranda etkilemektedir. Büyümeyi temsilen kişi başı GSYH kullanılmıştır. Veri Dünya Bankasından alınmakla birlikte eksik kısımlar IMF ve UNCTAD’dan tamamlanmıştır. Lübnan, Ürdün ve Yemen’in enerji güvenliği risk skoru olmadığı için analize dahil edilememiştir. Daha önce de belirtildiği gibi enerji güvenliği risk skoru en son değeri 2014 yılına aittir. O yüzden analiz 1996-2014 dönemine uygulanmıştır. Politik istikrarsızlık verisinin negatif değerleri de olduğu için tüm değerlerine 5 puan eklenmiştir. Ayrıca analize başlamadan önce verilerin logaritmaları alınmıştır. Daha sonra IPS ve LLC testleri ile birim kök olup olmadığına bakılmıştır.

Levin & Lin & Chu (2002, 18) zaman serisinin durağan olduğu alternatif hipoteze karşı birim kök içeren boş hipotezi test etmek için havuzlanmış kesitsel zaman serisi verileri ile homojen paneller için uygulama geliştirmiştir. Test paneldeki her grubun birim kök içerip içermediğini kontrol etmektedir. LLC testi, ADF birim kök testini baz alarak panel birim kök testini açıklamaktadır. Im & Pesaran & Shin (2003, 53) birim kök testi birim kök istatistiklerinin ortalamasına dayanan heterojen paneller için geliştirilmiştir. Yatay kesitlerde ayrı ayrı birim kök olup olmadığını test etmektedir.

Değişkenler arasında uzun dönemli katsayıları tahmin etmeden önce eşbütünleşmenin varlığı test edilmelidir. Bu nedenle uygulanan eşbütünleşme testlerinden Pedroni (1999, 1), çok sayıda regrasyona sahip panellerde eşbütünleşme yokluğunu test etmek ve yaklaşık kritik değerleri hesaplamak için artık bazlı bir yöntem açıklamaktadır. Uygulanan diğer test Kao (1999, 1) eşbütünleşme testidir. DF ve ADF temelli eşbütünleşme testleri sunmaktadır. Johansen ise iki farklı yaklaşım önermektedir. Olasılık istatistiklerinin iz istatistiği ve durağan olmayan zaman serilerinde eşbütünleşme vektörlerinin varlığını belirlemek için maksimum özdeğer istatistiğidir (Morshed, 2010, 17). Fisher’da özel bağımsız test sonuçlarını kullanan birleştirilmiş bir test elde etmiştir. Maddala ve Wu (1999, 631), Johansen testlerini birleştirerek Fisher’ın sonuçlarını kullanmışlardır. Bu test Johansen Fisher Panel Eşbütünleşme Testidir. Eşbütünleşme ilişkisinin varlığı durumunda kısa dönem katsayılarının tahmini, uzun dönem katsayılarının ve bu katsayıların büyümeye etkisinin tahmin edilmesi için FMOLS analizi uygulanmıştır. Daha sonra değişkenler arasında nedensellik ilişkisi olup olmadığına bakılmıştır.


  1. Orta Doğu Ülkelerinde Enerji Güvenliği ve Ekonomik Büyüme İlişkisinin Ekonometrik Analiz Sonuçları

Tablo 4: LLC & IPS Birim Kök Testi Sonuçları

LLC t-stat IPS W-stat
Sabit Düzey Birinci Fark Düzey Birinci Fark
Değişkenler İstatistik Olasılık İstatistik Olasılık İstatistik Olasılık İstatistik Olasılık
LNGSYH -0.59411 0.2720 -10.6262 0.0000 219.362 0.9901 -962.623 0.0000
LNEG -1.25000 0.1044 -9.1908 0.0000 140.431 0.9210 -888.180 0.0000
LNPI -0.69123 0.2444 -8.28696 0.0000 -100.500 0.1574 -787.840 0.0000
  LLC t-stat IPS W-stat
Sabit ve Trend Düzey Birinci Fark Düzey Birinci Fark
Değişkenler İstatistik Olasılık İstatistik Olasılık İstatistik Olasılık İstatistik Olasılık
LNGSYH -1.55049 0.0632 -9.22012 0.0000 -0.33152 0.3624 -619.631 0.0000
LNEG 2.0626 0.9830 -6.75624 0.0000 -0.71692 0.5061 -741.652 0.0000
LNPI 0.10300 0.4587 -7.98364 0.0000 0.01364 0.2361 -572.305 0.0000

LLC ve IPS birim kök testleri sonuçlarına göre seriler birinci farkı alındığında durağan hale gelmektedir. Optimal gecikme uzunluğu VAR analiziyle yapılmıştır. Uygun gecikme uzunluğunun Schwarz bilgi kriterine göre 0, Akaike bilgi kriterine göre 4 olduğu görülmektedir.

 

 

Tablo 5: Kao Eşbütünleşme Testi ve Johansen Fisher Panel Eşbütünleşme Testi Sonuçları

KAO EŞBÜTÜNLEŞME TESTİ (ADF) t-ist: -2.432517 Olasılık: 0.0065
JOHANSEN FİSHER PANEL EŞBÜTÜNLEŞME TESTİ
Eşbütünleşme Hipotezleri Fisher İstatistiği

(İz testi)

Olasılık Fisher İstatistiği

(Mak. özdeğer)

Olasılık
Yok 275.6 0.0000 204.2 0.0000
En çok 1 120.6 0.0000 109.3 0.0000
En çok 2 63.20 0.0003 63.14 0.0003

Analiz sonuçlarına göre eşbütünleşme ilişkisi vardır.

Tablo 6: Pedroni Eşbütünleşme Testi Sonuçları

KESİT İÇİ TESTLER t-ist. Olasılık Ağırlık, t-ist. Olasılık
Panel ADF -8.101547 0.0000 -8.053692 0.0000
Panel PP -8.036185 0.0000 -8.196322 0.0000
Panel v -0.793514 0.7823 -2.693541 0.9925
Panel rho -3.926715 0.0000 -2.326718 0.0000
KESİTLERARASI TESTLER t-ist. Olasılık
Panel ADF -7.593247 0.0000
Panel PP -9.823175 0.0000
Panel rho -0.625417 0.2154

Analiz sonuçlarına göre toplam 11 test istatistiğinin 8’inde eşbütünleşme ilişkisi vardır. Ardından FMOLS ile değişkenlerin uzun dönem katsayıları tahmin edilmiştir. % 1 anlamlılık seviyesinde enerji güvenliği risk skoru değişkeninin 1 birim artması kişi başı GSYH’yi 0.43 birim azaltırken; % 10 anlamlılık seviyesinde politik istikrar değişkeninin 1 birim artması kişi başı GSYH’yi 0.28 birim arttırmaktadır. Sonuçlar beklentilerle uyumludur.

Tablo 7: FMOLS Test Sonuçları

DEĞİŞKENLER Katsayı t-ist. Olasılık
∆LNEG -0.437358 -3.052416 0.0096*
∆LNPI 0.286914 1.826641 0.0631**
R2 0.1816241

Not: % 1*, % 10**

Tablo 8’de kısa dönem katsayılarının hesaplanmasında hangi modelin kullanılacağına karar vermek için yapılan test sonuçları paylaşılmıştır. F testine göre kesit etkisinin kabul edildiği model hariç sonuçlar sabit etkinin varlığını desteklemektedir. Ayrıca modelin anlamsız olduğunu göstermektedir. Breusch-Pagan LM testine göre rassal etkili modelin varlığı kabul edilmiştir. Honda LM testine göre klasik modele karşı rassal etkinin varlığı kabul edilmiştir. Ancak kesit etkisi negatiftir. Dolayısıyla rassal etki tahmini geçersizdir. LM testleri bir arada düşünüldüğünde çift yönlü rassal etki ve tek yönlü rassal zaman etkisi vardır.

Tablo 8: Uygun Modelin Seçilmesi İçin Yapılan Test Sonuçları

TEST İstatistik Olasılık ETKİ SONUÇ
F testi 0.13625 0.9999 Kesit etkisi H0 kabul. Sabit kesit etkisi yoktur.
5.29347 0.0000 Zaman etkisi H0 red. Sabit zaman etkisi yoktur.
3.09574 0.0000 Çift yönlü etki H0 red. Sabit çift yönlü etkisi yoktur.
Breusch-Pagan LM 5.93625 0.0165 Kesit etkisi H0 red. Rassal kesit etkisi yoktur.
7.29347 0.0000 Zaman etkisi H0 red. Rassal zaman etkisi yoktur.
7.09574 0.0000 Çift yönlü etki H0 red. Rassal çift yönlü etkisi yoktur.
Honda LM -2.44692 Kesit etkisi – Rassal kesit etkisi yoktur.
8.49317 0.0000 Zaman etkisi H0 red. Rassal zaman etkisi yoktur.
4.39554 0.0000 Çift yönlü etki H0 red. Rassal çift yönlü etkisi yoktur.
Hausman 0.14692 0.9324 Kesit etkisi H0 kabul. Rassal kesit etkisi
8.31537 0.0163 Zaman etkisi H0 red. Rassal zaman etkisi
6.39454 0.0514 Çift yönlü etki H0 red. Rassal çift yönlü etkisi

Hausman testine göre zaman ve çift yönlü etkide sabit etki, kesit etkide rassal etki vardır. Honda LM testinde rassal kesit etkisi negatif olduğundan dolayı geçersizdir. Bu nedenle analizin tek yönlü sabit zaman etkisiyle yapılması uygun görülmüş ve modelin sonuçları tablo 9’da verilmiştir. Tabloya göre bağımsız değişkenlerin bağımlı değişkeni açıklama oranı % 28’dir. Enerji güvenliği risk skoru % 1, politik istikrar ise % 5 seviyesinde anlamlıdır. Enerji güvenliği risk skorundaki 1 birimlik artış kişi başı GSYH’yi 0.62 birim azaltmaktadır. Politik istikrardaki 1 birimlik artış kişi başı GSYH’yi 0.34 birim arttırmaktadır. F istatistiğine göre model anlamlıdır.

Tablo 9: Sabit Etkili Modelin Tahmin Sonuçları

  ∆LNEG ∆LNPI c R2 D-W ist. F ist. Olasılık
Katsayı -0.62647 0.34621 0.06351 0.28631 2.27631 5.41692 0.00000
t ist. -2.89364 1.95364 5.65326
Olasılık 0.00436* 0.05364** 0.00000

Not: *% 1, **% 5

Enerji güvenliği, politik istikrar ve büyüme arasındaki panel Granger nedensellik ilişkisinin sonuçları tablo 10’da gösterilmektedir. Tabloya göre enerji güvenliğinden politik istikrara ve büyümeden politik istikrara tek yönlü panel Granger nedensellik ilişkisi görülmüştür. Ayrıca enerji güvenliği ve büyüme arasında çift yönlü panel Granger nedensellik ilişkisi görülmüştür.

Tablo 10: Panel Granger Nedensellik Testi Sonuçları

HİPOTEZ F ist. Olasılık
Enerji güvenliği risk skoru kişi başı GSYH’nın nedeni değildir. 3.08614 0.0147**
Enerji güvenliği risk skoru politik istikrarın Granger nedeni değildir. 3.25415 0.01694**
Kişi başı GSYH enerji güvenliği risk skorunun Granger nedeni değildir. 3.91524 0.0014*
Kişi başı GSYH politik istikrarın Granger nedeni değildir. 2.14351 0.0400**
Politik istikrar enerji güvenliği risk skorunun Granger nedeni değildir. 0.59154 0.7324
Politik istikrar kişi başı GSYH Granger nedeni değildir. 1.91642 0.1054

Not: *% 1, **% 5


  1. Sonuç

Dünya nüfusu yükseldikçe enerjiye duyulan ihtiyaç artmaktadır. Dünyada tüketilen toplam enerjinin yaklaşık % 29’u katı yakıtlar, % 33’ü petrol ve ürünleri, % 21’i doğalgaz kaynaklarından elde edilmektedir. Bu enerjinin yarısını sırasıyla Çin, ABD ve AB ülkeleri tüketmektedir. Çevre dostu olan yenilenebilir enerji kaynaklarına olan ilgi artsa da, kaynakların enerji ihtiyaçlarımızı karşılayabilmesi henüz mümkün değildir. Günümüzde en önemli enerji kaynaklarının başında doğalgaz, petrol ve ürünlerinin gelmesinden dolayı bu açıdan zengin olan bölgeler dünyanın en stratejik yeri haline gelmiştir. Bu kapsamda Orta Doğu; dünyanın en büyük doğalgaz ve petrol rezervlerine sahip, dünyanın en büyük doğalgaz ve petrol üreticisi olan ülkelerinin bulunduğu, doğalgaz ve petrol ticaretinin en stratejik noktalarının yer aldığı bölgedir. Orta Doğunun enerji kaynakları ve yoğun politik istikrarsızlık olaylarıyla anılması, bölgenin istikrarsızlığını net olarak ortaya koymaktadır. Politik istikrarsızlıkların dünyanın en stratejik noktası olan Orta Doğuda yaşanmış olması bağlantılı olarak enerji güvenliğini de yakından ilgilendirmektedir. Bölge sivil ve politik haklar, ekonomik özgürlükler açısından kötü düzeydedir. Küreselleşme endeks değerine göre 7 ülke dünya ortalamasının altındadır ve kalan ülkeler ise tam olarak küreselleşmeye ayak uyduramamışlardır. Bu durum ülkelerde iç karışıklıklara dolayısıyla politik istikrarsızlığın yükselmesine neden olmaktadır. Bu durum ülkelerin üretim verilerinin ihracat rakamlarının önemli oranda, doğrudan yabancı yatırımların düşmesine neden olmaktadır. Dolayısıyla GSYH, kişi başı GSYH ve rakamlarını negatif etkilemektedir.

Bir diğer konu Orta Doğu ülkelerinin mevcut kaynaklarını tam olarak kullanamamalarıdır. Bu ülkelerin genel olarak doğalgaz ve petrolü direkt ihracata yönlendirerek sıcak paraya çevirdikleri, görülmektedir. Orta Doğu Concentration Index değerinin ortalaması (0.354) dünya ortalamasının (0.064) çok üzerindedir. Ancak ABD doğalgaz ve petrol rezervlerine sahiptir fakat aynı zamanda dünyanın en büyük doğalgaz ve petrol ithalatçısıdır. Yani Orta Doğu hiçbir katma değer katmadan satarken ABD katma değer ekleyerek daha fazla gelir elde etmektedir. Ham petrolde Orta Doğu dünyanın en büyük ihracatçısı iken ABD dünyada çok küçük bir paya sahiptir. İşlenmiş petrol ve ürünlerinde Orta Doğu 184 milyon ton ihracat yaparken ABD 203 milyon ton ihracat yapmaktadır.

Politik istikrarsızlıkların temeli kurumsal zayıflıklar ve emperyal güçlerin müdahalelileridir. Çözüm adına doğalgaz ve petrol kaynaklarının daha verimli kullanılması gerekmektedir. Enerji yoğunlukta ileri teknoloji ürünler üretmede girdi olarak ve bunun için gereken sermayeyi sağlamak bakımından kullanılmalıdır. Ülkeler enerji planlaması ve güvenliğini hükümet dışı kuruluşların görüş ve değerlendirmelerini karar verme sürecinde dikkate almalıdır. ABD, Rusya, Çin, İran gibi güçlerin dış politikalarını değerlendirmeden oluşturulacak enerji politikaları yanlış veya eksik olma riski taşır. Ek olarak politikanın çevre politikasıyla birlikte ele alınması gerekmektedir. Ülkeler güvenlik ve gelişme kavramlarını bütün olarak yeniden tanımlamalıdır. Bu tanım aynı zamanda çevrenin sürdürülebilirliği ve güvenliği içermelidir. Çünkü ülkeler arz güvenliği ile enerji güvenliğinin farkını göremez dolayısıyla politikalarına yansıtamaz ve çevresel güvenliğini tehdit eden tutumunu sürdürürlerse, kısa süre içinde büyük enerji krizleri ve bağlantılı olarak ekonomik krizler yaşayacaklardır.

Bu çalışmada 1996-2014 döneminde Orta Doğu ülkelerinin enerji güvenliğinin büyümeyle olan ilişkisi incelenmiştir. Yapılan birim kök testleri sonuçlarına göre seriler birinci farkı alındığında durağan hale gelmektedir. Analiz sonuçlarına göre değişkenler arasında uzun dönemli ilişkinin varlığı tespit edilmiştir. Ardından FMOLS ile değişkenlerin uzun dönem katsayıları tahmin edilmiştir. % 1 anlamlılık seviyesinde enerji güvenliği risk skoru değişkeninin 1 birim artması kişi başı GSYH’yi 0.43 birim azaltırken; % 10 anlamlılık seviyesinde politik istikrar değişkeninin 1 birim artması kişi başı GSYH’yi 0.28 birim arttırmaktadır. Sonuçlar beklentilerle uyumludur. Breusch-Pagan LM testine göre rassal etkili modelin varlığı kabul edilmiştir. Honda LM testine göre klasik modele karşı rassal etkinin varlığı kabul edilmiştir. Ancak kesit etkisi negatiftir. Dolayısıyla rassal etki tahmini geçersizdir. LM testleri bir arada düşünüldüğünde çift yönlü rassal etki ve tek yönlü rassal zaman etkisi vardır.

Hausman testine göre zaman ve çift yönlü etkide sabit etki, kesit etkide rassal etki vardır. Honda LM testinde rassal kesit etkisi negatif olduğundan dolayı geçersizdir. Bu nedenle analizin tek yönlü sabit zaman etkisiyle yapılması uygun görülmüştür. Bağımsız değişkenlerin bağımlı değişkeni açıklama oranı % 28’dir. Enerji güvenliği risk skoru % 1, politik istikrar ise % 5 seviyesinde anlamlıdır. Enerji güvenliği risk skorundaki 1 birimlik artış kişi başı GSYH’yi 0.62 birim azaltmaktadır. Politik istikrardaki 1 birimlik artış kişi başı GSYH’yi 0.34 birim arttırmaktadır. F istatistiğine göre model anlamlıdır.

Enerji güvenliğinden politik istikrara ve büyümeden politik istikrara tek yönlü panel Granger nedensellik ilişkisi görülmüştür. Modelin kısa dönemi kapsamasından dolayı bu sonuç çıkmış olabilir. Çünkü politik istikrarsızlığın yaşandığı 1960-2016 dönemine bakacak olursak enerji risk değerinin olumsuz etkilendiğini ve doğalgaz ve petrol üretiminin düştüğünü görmekteyiz. Ayrıca enerji güvenliği ve büyüme arasında çift yönlü panel Granger nedensellik ilişkisi görülmüştür.

Bu sonuçlar literatürle uyumlu olarak politik istikrarsızlığın ve enerji güvenliği risk skorundaki artışın Orta Doğu ekonomilerini olumsuz etkilediğini göstermektedir.

 

 

 


KAYNAKÇA

Aisen A., Veiga, Fj., (2013), How Does Political Instability Affect Economic Growth?, European Journal Of Political Economy, 29, s.151-167.

Alesina, A., Özler, S., Roubını, N., Swagel, P., (1996), Political Instability And Economic Growth, Journal Of Economic Growth, 1(2), s.189-211.

Alper, A., (2018), Brics-T Ülkelerinde Politik İstikrar Ve Ekonomik Performans İlişkisi Üzerine Bir Analiz, Business And Economics Research Journal, 9(1), s.49-56.

Bellettini, G., Ceroni, Cb., Prarolo, G., (2013), Political Persistence And Economic Growth, European Journal Of Political Economy, 31, s.165-179.

Bilge Adamlar Kurulu Raporu, (2013), Doğu Akdeniz’de Enerji Keşifleri ve Türkiye, Rapor No: 59, İstanbul.

Bilgin, M., (2005), Avrasya Enerji Savaşları, Iq Kültür Ve Sanat Yayıncılık, Yayın No:126, İstanbul.

Campos, Nf., Nugent, Jb., (2002), Who Is Afraid Of Political Instability?, Journal Of Development Economics, 67(1), s.157-172.

Campos, Nf., Karanasos, Mg., Tan, B., (2012), Two To Tangle: Financial Development Political Instability And Economic Growth In Argentina, Journal Of Banking and Finance, 36(1), s.290-304.

Caporalea, T., Leirer, J., (2010), Take The Money And Run: Political Turnover Rentseeking And Economic Growth, Journal Of Economic Behavior Ve Organization, 76(2), s.406-412.

Çelikpala, M., (2014), Enerji Güvenliği: Nato’nun Yeni Tehdit Algısı. Uluslararası İlişkiler, 10(40).

Etkb Dünya ve Ülkemiz Enerji Ve Tabii Kaynaklar Görünümü, (2016), Strateji Geliştirme Başkanlığı, Ocak.

Global Energy Institute, Energy Security Risk Index, 28.05.19. Https://Www.Globalenergyinstitute.Org/Energy-Security-Risk-İndex

Hegazy, K., (2015), Egypt’s Energy Sector: Regional Cooperation Outlook And Prospects Of Furthering Engagement With The Energy Charter, Energy Charter Secretariat,                     Occasional Paper, Belgium.

Im, Ks., Pesaran, Mh., Shın, Y., (2003), Testing For Unit Roots In Heterogeneous Panels, Journal Of Econometrics, 115(1), s.53.

İşeri, M., Pamir, N., (2010), Enerji Güvenliği: Dünya Ve Türkiye Paneli, Ekonomi-Finans Uygulama Ve Araştırma Merkezi, İstanbul Kültür Üniversitesi.

Kao, C., (1999), Spurious Regression And Residual-Based Tests For Cointegration In Panel Data, Journal Of Econometrics, 90(1), s.1.

Khan, Su., Saqıb, Of, (2011), Political Instability And Inflation In Pakistan, Journal Of Asian Economics, 22(6), s.540-549.

Knutsen, Ch., (2013), Democracy State Capacity And Economic Growth, World Development, 43, s.1-18.

Levin, A., Lin, Cf., Chu, Csj., (2002), Unit Root Tests In Panel Data: Asymptotic And Finite-Sample Properties, Journal Of Econometrics, 108(1), s.18.

Maddala, Gs., Wu, S., (1999), A Comparative Study Of Unit Root Tests With Panel Data And A New Simple Test, Oxford Bulletin Of Economics And Statistics 61, s.631.

Man, G., (2014), Political Competition And Economic Growth: A Nonlinear Relationship?, European Journal Of Political Economy, 36, s.287-302.

Martin, P., Rogers, Ca., (2000), Long-Term Growth And Short-Term Economic Instability, European Economic Review, 44(2), s.359-381.

Miljkovıc, D., Rimal, A., (2008), The Impact Of Socio-Economic Factors On Political Instability: A Cross-Country Analysis, The Journal Of Socio-Economics, 37(6), s.2454-2463.

Morshed, H., (2010), A Panel Cointegration Analysis Of The Euro Area Money Demand, Master Thesis, Lund University, Department Of Statistics, s.17.

Pamir, N., (2016), Enerjinin İktidarı, Yıkılmazlar Basım Yayın, İstanbul.

Pamir, N., (2016), Kafkaslar Ve Hazar Havzasındaki Ülkelerinin Enerji Kaynaklarının Türkiye’nin Enerji Güvenliğine Etkileri, Türkiye’nin Çevresindeki Gelişmeler ve Türkiye’nin Güvenlik Politikalarına Etkileri Sempozyumu, Harp Akademileri, İstanbul.

Pedron,, P., (1999), Critical Values For Cointegration Tests In Heterogeneous Panels With Multiple Regressors, Oxford Bulletin Of Economics And Statistics, 61(1), s.653-670.

Zouhaier, H., Kefi, Mk., (2012), Interaction Between Political Instability And Investment, Journal Of Economics And International Finance, 4(2), s.49-54.

http://www.euas.gov.tr /Sayfalar/Enerjicesitleri.Aspx  Erişim Tarihi: 11.11.2019.

] }

AKADEMİK KAYNAK
 

 TR