TR

İbn Haldun’a Göre Devlet

    “Ortaçağın karanlık gecesinde muhteşem ve münzevi bir yıldız; ne öncüsü var ne devamcısı. Mukaddime, çağları aydınlatan bir fecir; girdapları, mağaraları, zirveleriyle. ” Cemil Meriç Tunuslu düşünür İbn Haldun’u bu şekilde anlatmıştır. Orta Çağ İslam – Arap düşünürlerinden olan İbn Haldun (1332-1406) çok yönlü bilimsel kimliği ile İslam düşüncesinin önemli kişilerindendir. Kendine özgü ekonomik ve mali görüşleri olmakla beraber daha çok tarihçi, sosyolog, felsefeci ve siyasi bilimci olarak tanınmaktadır. Söz konusu bilimsel alanlardaki görüşleri Mukaddime isimli eserinde yer almaktadır. Bu eserinde, esas itibariyle tarihi temel alarak toplumların sosyal, siyasal ve ekonomik yapılarını inceleme konusu yapmıştır. Bu yazıda İbn Haldun’un Mukaddime’de geniş bir şekilde anlattığı devlet üzerine görüşlerini ele alınacaktır.

    İbn Haldun, siyaset biliminin temel inceleme konularından biri olan “devlet”i canlı bir varlık gibi kabul etmektedir. Ona göre devlet de insan gibi doğar, büyür, gelişir ve gerekli önlemler alınmazsa yıkılır ve yerine yeni bir devlet kurulur. İbn Haldun devlet üzerinde görüşlerini Mukaddime’de şu şekilde açıklamıştır:

“Devlet, insan tabiatının bir gereğidir. Çünkü ona göre insan tabiatı hem toplu yaşamaya hem de bir hakimiyet altında bulunmaya muhtaçtır. Devlet ile toplum arasında sıkı bir ilişki vardır ve bu ilişki felsefedeki madde ile şeklin münasebeti gibidir. Bundan dolayıdır ki, birindeki çözülme diğerinin de çözülmesini etkiler. Devletin olmadığı yerde anarşi olur. Anarşinin olduğu yerde hayat olmaz. İbn Haldun insan neslinin devamını bile devletle kaim görür.  ” (Mukaddime. I, 472 ).

     İbn Haldun’a göre devletin unsurları: Irk, vergi toplama, hudutları koruma, hakimiyet ve kanun koymadır. İbn Haldun ırktan nüfus ve kültürü kastetmektedir ki devlet ona göre bu unsur üzerine kurulur. Bu unsuru onda “asabiyet” temsil eder. “Bir devlette iki esasın mevcudiyeti zaruridir. Birincisi asabiyettir ki asker ve ordu bunun özünü teşkil eder. İkincisi mal ve paradır. Aksaklık ve bozulma da önce bu iki esasa arız olur. Görüldüğü gibi İbn Haldun’a göre  devleti kültür ve ekonomi üzerine dayandırıyor.

    İbn Haldun, devletlerin geçirdiği beş aşamanın bulunduğunu ve bu aşamaları sırasıyla zafer, istibdat, ferağ, müsalemet ve israf  olduğunu belirtmiştir.  Devletlerin geçirdiği bu beş aşama batının doğrusal tarih anlayışının aksine döngüsel olarak devam etmektedir.

Devletlerin geçirdiği bu aşamaların temel özellikleri şunlardır:

1- Zafer aşamasında, rakiplerin yenilerek hâkimiyetin ele geçirildiği fakat devlet teşkilatlanmasının henüz tamamlanmadığı devredir.

2- İstibdat aşamasında hükümdarın yönetimde kontrolü tamamen kendi eline aldığı, iktidarı kimseyle paylaşmadığı dönemdir. Burada artık kurum ve kurallarıyla bir devletin oluşmaya başladığı dönemdir.

3- İktidarın iyice pekişmiş olduğu ve ‘‘ferağ’’ adı verilen üçüncü devrede ise artık iktidarın nimetlerinden yararlanılmaya başlanılmaktadır. Bu dönem, rahatlık ve sükunet çağıdır. Bir yandan da gösterişin, şatafatın arttığı, ilimlerin, sanatların geliştiği dönemdir. Kısacası bu dönem dinlenme ve rahatlık dönemidir.

4- Müsalemet (huzur, barış) devresinde kanaat ve barış hâkim olup önceki hükümdarların örnek alınmasıyla iktidarın sürdürülmesi ve devletin yaşatılmaya çalışılmasının güvenli bir yol olduğuna inanılır. Öncekilerin kurduğu düzene de kanaat edilir

5.  İsraf döneminde ise devlet  bir sona doğru ilerlemeye başlar. Hükümdar ve çevresi, öncekilerin biriktirdiği serveti telef ederler. Görevler, ehil olmayanlara dağıtılır. Ordu bozulur. Zevk düşkünlüğü arttığı için gelirler giderleri karşılayamaz. Devletin çöküş aşaması bu dönemde başlamaktadır.

   İbn-i Haldun  üzerinde derin okumalar yapılması gereken çok önemli bir düşünürdür. Devleti canlı bir organizma olarak ele alan ve sistemleştirdiği bu düşüncesi ile birçok kişiyi derinden etkilemiştir. Bu yazıda İbn Haldun devlet üzerine görüşleri kısaca özetlenmeye çalışılmıştır.

 

YAZAR

Anadolu Üniversitesi Adalet Önlisans (2015) OMÜ İİBF- Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi (2016) OMÜ Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı Tezli Yüksek Lisans (2019) Ankara Üniversitesi Yönetim Bilimleri Doktora (2019- ) Çalışma Alanları: Kentsel Alan Yönetimi, Göç Politikaları, Kamu Politikası

İLETİŞİM


Akademik Kaynak
 

 TR